Kokoreç için özel hazırlanmış mangallı tezgâhlarda kömür ateşinde pişirilir.En los estadios está organizada la recolección selectiva de residuos.
Al, ateşin rengidir.Hielo: Es el contrario de Fuego.
Ejderhaların ateşin atası olduğu kabul görür.El dragón de la chimenea.
Kömür ateşinde pişirilir.El carbón en los almacenes estaba ardiendo.
Bizi azap ateşinden ve cehennemden halas et!”.Portate i vostri culi in chiesa o finirete all'inferno!".
Örneğin; dumanın görülmesi ateşin olduğunu gösterir.Quando si vede del fumo, se ne deduce che ci sia del fuoco.
Kevin, bunun sonucunda, bölümün sonunda ateşini yaratan kabiliyette olduğunu gösterdi.Kevin, tuttavia, alla fine dell'episodio sembra possedere l'abilità di creare il fuoco.
Ateşin kendisinden meydana gelen şey değiştiği halde, ateşin kendisi değişmez.E, dopo il terremoto, un fuoco; ma il Signore non era nel fuoco.
Andarkan: Ateşin efendisi.Higa: Signore del Fuoco.
Kömür ateşinde dışı iyice kızarıncaya kadar pişirilir.È necessario aspettare fino a che non diventa carbone incandescente.
Topraktan alınan ateşin gücünü içerir.Possiede il potere della Fiamma del Deserto.
Gültepe'de bir kişi, yaylım ateşine tutularak öldürüldü.Investito da una pioggia di schegge rimase ucciso sul colpo.
Ejderhaların ateşin atası olduğu kabul görür.Lei è il Dragone del fuoco.
Senin ateşin yok.У тебя нет температуры.
Ateşin yok.У тебя нет температуры.
Ateşin üzerinde un ve su iyice özdeşleşene kadar karıştırılır.Вода и огонь не сочетаются, ставший мюридом отбрось свою страсть.
Ateşin kendisinden meydana gelen şey değiştiği halde, ateşin kendisi değişmez.При этом массивный ствол допускал длительное ведение огня без его замены.
Çünkü o büyük bekleyişin Düşman ateşinden kurtaracak beni.«Пугает врагов жаром своего пламени.
Ateşin yılıydı.Огненные годы.
Saat 05:58'de Amiral Lutjens Prinz Eugen'e ateşini Prince of Wales üzerine yönlendirmesini istedi.В 05:59 «Принц Ойген» перенес огонь на «Принс оф Уэлс».
Avrupa'da tüm pişirme yöntemleri ateşin kullanılmaya başlanması ile gelişti.Все способы приготовления пищи требовали прямого воздействия огнём.
Andarkan: Ateşin efendisi.Повелитель стихии огня.
Örneğin; dumanın görülmesi ateşin olduğunu gösterir.Температурная инверсия наглядно демонстрируется на примере дыма от костра.
Saçta odun ateşinde pişirilir.Кирпичи обжигались в дровяных печах.
Etmeydanı'ndaki Yeniçeri kışlaları top ateşine tutuldu.Оставшиеся не съеденными остатки пасхального агнца необходимо было сжечь до восхода солнца.
Andarkan: Ateşin efendisi.يكفيني يا سيّد الحرائق ..
22 Temmuz günü Rumlar geri dönüp köyü yeniden top ateşine tutmaya başladı.و في 22 يوليو/تموز عاد الجنود مرة أخرى إلى القرية و بدأوا في قصفها بالمدفعية مرة أخرى.
20 Temmuz 1974 günü, üç Rum zırhlısı köyü top ateşine tutmaya başladı.و في يوم 20 يوليو/تموز عام 1974 ملاديًا، بدأت ثلاث مدرعات يونانية بقصف القرية بالمدفعية.
Bizi azap ateşinden ve cehennemden halas et!”.نسأل الله أن يحفظنا من غضبه، وبقينا شر النار الموصدة، بمنه وكرمه.
Örneğin sebebi bilinmeyen bir ateşin anlaşılmasında yardım istenebilmektedir.توفيرها لما يعرف بالنيران غير المباشرة.
Günümüz kent yaşamı odun ateşi yerine tüp ateşinde pişirme zorunda bırakıyor.اهالي المنطقة الآن يفضلون إزالة الحشائش اليابسة من طريق حرائق الغابات في المستقبل.
Yediği şeytan meyvesi kendisine ateşin gücünü vermiştir.عند التبشير أهين بأنه شيطان وأن له صلة بالجحيم.
Zenginlikleri biriktirenlere cehennem ateşini vadeden Kur'an ayetleri okumuştur.Este era também usado para iluminação (mosbah, lâmpada de azeite) e para atear o fogo (f'tilat zit, mecha).
Ateşin içinde oynar.Ele brinca com fogo.
Ateşin Düştüğü Yer, İsmail Güneş'in yazıp yönettiği 2012 yapımı sinema filmidir.Ateşin Düştüğü Yer é um filme de drama turco de 2012 dirigido e escrito por İsmail Güneş.
Od Ana: Ateşin ve ocağın tanrıçası.Deusa do lar, do fogo e das mulheres grávidas.
Saçta odun ateşinde pişirilir.Assim, esquece os pés de madeira no fogo.
Ocumak/Ocunmak/Ocutmak ise korkutmak demektir ki, ateşin korku verici olmasıyla bağlantılıdır.Porque, como visto antes, o temor/esperança refere-se ao poder, que gera felicidade.
Kabımızı tartalım ve ateşin üzerine koyalım.Retire do lume e reserve quente.
Ot Ene: Ateşin anası.Nuclear: elemental do fogo.
Bizi azap ateşinden ve cehennemden halas et!”.Wees liever bang voor hem die in staat is én ziel én lichaam om te laten komen in de Gehenna."
Ateşin kendisinden meydana gelen şey değiştiği halde, ateşin kendisi değişmez.Agni is naast beschermgod van het offervuur ook beschermgod van het haardvuur.
Ateşin yakıldığı yer kutsaldır.De reuk bij het branden is zoet.
Örnek olarak kömür parçalarını alarak ateşin içine yerleştirmeye yarayan ateş-maşaları verilebilir.De blikschaar wordt bijvoorbeeld door de brandweer gebruikt om auto's open te knippen.
Su ve salça ilave edildikten sonra tandırda köz haline gelmiş ateşin içine gömülerek pişirilir.Na de slacht en na het uitsnijden van de ham wordt deze bedekt met stro dat aangestoken wordt.
Ateşin içinde oynar.Hij speelt met vuur.
Can Ateşinde Kanatlar (Mevlânâ), .(Zie brandblusser) Bij frituurbranden.
İşaret olarak Dorthonion'daki büyük işaret ateşinin yakılması olarak belirlendi.Sygnałem dla Fingona miało być wielkie ognisko rozpalone w Dorthonionie.
Ateşin üzerinde un ve su iyice özdeşleşene kadar karıştırılır.Następnie piecze się go nad ogniskiem bądź kuchnią polową (ogień nie musi być wielki).
Ateşin kendisinden meydana gelen şey değiştiği halde, ateşin kendisi değişmez.Wycofali się więc, i wdali w wymianę ognia.
Bizi azap ateşinden ve cehennemden halas et!”.Halt and Catch Fire - One Way or Another (ang.).
Hazırlık topçu ateşinin etkisi yıkıcı oldu.Zniszczono je ogniem artylerii.
Ancak Kabil'in cehennem ateşinde yanmasını diledi.Dopiero po żarliwej modlitwie Kutberta ogień zgasł.
Buralar suyun ve/veya sıcağın (ateşin) kutsallığını bir araya getiren yerlerdir.Rowy (fosy) mogły być wypełnione wodą (mokre) bądź nie (suche).
Ateşin var mı? Yanakların kırmızıdır.Masz gorączkę? Twoje policzki są czerwone.
Bizi azap ateşinden ve cehennemden halas et!”.Jag söker skydd hos Gud från gravens och helveteseldens straff.
Çünkü o büyük bekleyişin Düşman ateşinden kurtaracak beni.Men drog även därför till sig fiendens eld.
Hazırlık ateşinin ardından taarruz başlamış ve üç saat sürmüştü.Eldstriden började strax därpå och varade i 30 sekunder.
Ateşin yakıldığı yer kutsaldır.Terrängen runt Brennschlucht är platt.
Al, ateşin rengidir.Vas med eldsflammor.