Senin Rabbinin kafirler üzerindeki: "Gerçekten onlar ateşin halkıdır" sözü böylece hak oldu.Thus has the decree of your Lord become due against the unbelievers. They are destined for the Fire.
Şüphesiz, bizim dönüşümüz Allah'adır. Ölçüyü taşıranlar, onlar ateşin halkıdırlar."Certainly to Allah shall be our return, and those who exceed the limits are destined to the Fire.
Onlar için çılgınca yanan ateşin azabını hazırladık.We have prepared for them the chastisement of the Blazing Fire.
Allah, ikiyüzlü erkek ve kadınlara ve inkarcılara, ebedi kalacakları cehennem ateşini hazırlamıştır.Allah has promised Hell-Fire to the hypocrites, both men and women, and to the unbelievers.
Allah, erkek kadın bütün münafıklara ve bütün kâfirlere cehennem ateşini ebedî olarak vaad buyurdu.Allah has promised Hell-Fire to the hypocrites, both men and women, and to the unbelievers.
Tevbe edenler ve senin yoluna uyanları bağışla ve onları ateşin azabından koru."So forgive those that repent and follow Your Path, and guard them against the chastisement of Hell.
Nankörlüğe sapıp ayetlerimizi yalanlayanlara gelince onlar, ateşin dostu olacaklardır.But they who disbelieve, and deny Our revelations, such are rightful Peoples of the Fire.
Yeniden ribaya dönene gelince, böyleleri ateşin dostlarıdır.As for him who returneth (to usury) - Such are rightful owners of the Fire.
Günahlarını işte böyle itiraf ettiler. Çılgın ateşin halkına böyle kahır yaraşır.So they acknowledge their sins; but far removed (from mercy) are the dwellers in the flames.
Sen kimi cehennem ateşine sokarsan onu rezil etmişsindir.Whom Thou causest to enter the Fire: him indeed Thou hast confounded.
İşte şunlar bizi doğru yoldan saptırdı. Onlara cehennem ateşinden kat kat azab ver".These led us astray, so give them double torment of the Fire.
Böylece günahlarını itiraf ettiler. Ateşin halkı uzak olsunlar.So they acknowledge their sins; but far removed (from mercy) are the dwellers in the flames.
Rab’leri onları yakıcı ateşin azabından korumuştur.Their Lord has saved them from the torment of the Fire,
Gösterinin sunduğu imge ile de değil, ateşin kendisi ile.Not the beauty of the image it presents, but the arson itself.
Bu böcek, insanlar için ölümcül nitelikteki Kırım-Kongo kanamalı ateşinin bir vektörünü oluşturuyor.The insect is a vector of Crimean-Congo hemorrhagic fever, a disease fatal to humans.
Hayvanlar açlıktan öldüler veya topçu veya keskin nişancı ateşine kurban gittiler.Animals starved to death or fell victim to artillery or sniper fire.
Glisiç, dünyayı futbol ateşinin sardığı şu günlerde SETimes'a konuştu.Amid football fever around the globe, Glisic found a moment to speak with SETimes.
Hırvatistan seçim ateşine yakalandıCroatia in throes of election fever
Arnavutlar barlarda, plajlarda ve hatta işyerlerinde Dünya Kupası ateşini yaşıyorlarAt bars, beaches and even at work, Albanians catch World Cup fever
Flijayı üst açık odun ateşinde yavaş yavaş pişirin.Bake flija above an open, wood-fed fire slowly.
Sırbistan'ın Dünya Kupası'ndan elenmesi bahis ateşini söndürmedi. [Nikola Barbutov/SETimes]Serbia's elimination from the World Cup hasn't stemmed betting fever. [Nikola Barbutov/SETimes]
Buz ve Ateşin Şarkısı karakterleri Game of Thrones bölümleri listesiCharacters in A Song of Ice and Fire List of Game of Thrones episodes
Örneğin sebebi bilinmeyen bir ateşin anlaşılmasında yardım istenebilmektedir.[2] [1]They may also be asked to help determine the cause of a fever of unknown origin. [2] [1]
Şenlik ateşinin üzerinden atlamak, 1937.1935 Jumping over bonfire.
TV dizisi ayrıca çizgi film sırasında Aziz Elmo'nun ateşini kötü bir alâmet olarak nitelendirdi.The TV series also referred to St. Elmo's Fire as being a bad omen during the cartoon.
Tamme-Lauri, Laurits denen ateşin ruhuydu.[1]It was the spirit of fire called Laurits.[1]
Kız daha sonra sürekli olarak ateşin üzerinden atlar.The girl then must continuously jump over a fire.
Ateşin bir element olduğunu açıkça reddetti.Fire he explicitly denied to be an element, and earth is not one because it can be reduced to water.
Ateşin olduğunu hissediyorum.Ich fühle, dass du Fieber hast.
Andarkan: Ateşin efendisi.Andarkan: Herr des Feuers.
Ekim 1912'de, Mecidiye Bulgaristan, Varna yakınlarındaki kale ve diğer askeri hedefleri top ateşine tuttu.Im Oktober 1912 beschoss die Mecidiye bulgarische Befestigungen nahe Warna und andere militärische Ziele.
Vücudundaki aşırı enerji ateşinin göstergeleri olarak ara sıra alevlenir.Oft lodern als Zeichen ihrer großen Energie Flammen um ihren Körper.
Saçta odun ateşinde pişirilir.Das Haar besteht aus brennenden Holzscheiten.
Fakat bu sırada İngiliz savaş gemileri topçu ateşine başladı.Zum ersten Mal kamen kanadische Schiffe unter feindliches Feuer.
Yerdeki kötü ruhları izler ve onların saklandığı ağaçların üzerine ateşini gönderir.Unten sind die armen Seelen im Fegefeuer dargestellt, die flehentlich die Hände zum Himmel erheben.
Örneğin; dumanın görülmesi ateşin olduğunu gösterir.Dabei achtete man darauf, wie sich der Rauch verhielt.
Ateşin kendisinden meydana gelen şey değiştiği halde, ateşin kendisi değişmez.Und nach dem Erdbeben kam ein Feuer; aber der HERR war nicht im Feuer.
Ateşin içinde olan demektir.Und wie sieht es im Inneren der Flamme aus?
Resmi Avustralyalı Olimpiyat şampiyonu Herb Elliott Olimpiyat Ateşini stadyuma getirdi.Olympiasieger wurde der Australier Herb Elliott, der einen neuen Weltrekord aufstellte.
Kıyıya yanaşan muhripler Yenişehir'i yan ateşine aldılar.Aschen dieser Feuer fielen bis im weit entfernten Neuseeland nieder.
Bir şöminede taş parçaları odun ateşinde ısıtırlır.Es werden dann mittelgroße Steine direkt in einem Feuer erhitzt.
Buralar suyun ve/veya sıcağın (ateşin) kutsallığını bir araya getiren yerlerdir.Ils sont posés sur ou dans le sol (bacs enterrés) ou encore dans l'eau (bacs flottants).
Bu sopa, koruma sağlanması için birçok ay boyunca bir ateşin üzerine yerleştirilirdi.Ce bâton est placé au-dessus d'un feu pendant plusieurs mois afin d'en assurer la conservation.
Çünkü o büyük bekleyişin Düşman ateşinden kurtaracak beni.Pour tromper l'ennemi, il éteint ses feux de poupe.
Ot Ene: Ateşin anası.Rôle: L’Oiseau de Feu.
Saçta odun ateşinde pişirilir.Châtaignes grillées au feu de bois.
Akropolis top ateşine tutulduktan sonra ele geçti.La Roche Écrite, un sommet accessible depuis Le Brûlé.
Böylece ocak ateşinin devamını sağlar.Le mois d'août brûle l'alpage.
Bu unsurlar gönül ateşini artırır.Cette décision ne fait qu’accroître leur fureur.
Özellikle mangal için yakılan ateşin söndürülmeden bırakılması.Il a lieu par exemple lorsque l’on se brûle le doigt.
Ateşin yanında ısındı.Ella se calentó cerca del fuego.
Ateşinize bakabilir miyim?¿Puedo medirle la temperatura?
Bizi azap ateşinden ve cehennemden halas et!”.¡Cogedle y llevadle en medio del fuego de la gehena!
Filyon'a göre bunun nedeni, ateşin havayı ortadan kaldırması ve havanın yerini suyun doldurmasıdır.Como dice Hume: percibimos el agua puesta al fuego y luego que el agua se caliente.
Ateşin yılıydı.Quema del Año viejo.
Diğer geleneksel adı, Akatça' da Mulu-lizi, ve anlamı Ateşin Adamı dır.Uno de los nombres tradicionales, Mulu-Lizi, es acadio y significa "Hombre de Fuego".
Buz ve Ateşin Şarkısı karakterleri ^ Alter, Alexandra.Comienzan los sucesos de Canción de hielo y fuego.
Od Ana: Ateşin ve ocağın tanrıçası.Diana: Diosa de la luna y de la caza.
Kabımızı tartalım ve ateşin üzerine koyalım.Y tapad la alquitara con masa, y ponedla al fuego.
Gültepe'de bir kişi, yaylım ateşine tutularak öldürüldü.Bruce: Lo mató un rayo cuando estaba de pesca.