O ateşin tekrar sandalyenin üzerine şapka yerleştirilir.وضعت قبعة على الكرسي مرة أخرى بسبب الحريق.
O ateşin tekrar sandalyenin üzerine şapka yerleştirilir."こと - "私は、先生を知っていなかった、"彼女は、始め、彼女は困惑停止。
Onlar adaletsizliğin solduran ateşinde solmuşlardı.희망의 횃불로 다가왔습니다.
o, onun cebine ellerini koymak ateşin önünde bacaklarını uzattı ve bir kaç dakika kahkahalarla güldü.Dávat jeho ruce do kapes, on natáhl nohy před ohněm a upřímně zasmál za několik minut.
o, onun cebine ellerini koymak ateşin önünde bacaklarını uzattı ve bir kaç dakika kahkahalarla güldü.Dávať jeho ruky do vreciek, on natiahol nohy pred ohňom a úprimne zasmial za niekoľko minút.
o, onun cebine ellerini koymak ateşin önünde bacaklarını uzattı ve bir kaç dakika kahkahalarla güldü.Đưa bàn tay của mình vào túi của mình, ông giơ chân trước của đám cháy và cười chân thành đối với một số phút.
o, onun cebine ellerini koymak ateşin önünde bacaklarını uzattı ve bir kaç dakika kahkahalarla güldü.Kezét a zsebébe, s kinyújtotta a lábát a tűz előtt és szívből nevetett néhány percig.
o, onun cebine ellerini koymak ateşin önünde bacaklarını uzattı ve bir kaç dakika kahkahalarla güldü.그는 그의 주머니에 손을 댔을 불 앞에서 다리를 뻗어 그리고 몇 분 동안 실컷 웃었다.
o, onun cebine ellerini koymak ateşin önünde bacaklarını uzattı ve bir kaç dakika kahkahalarla güldü.Meletakkan tangan ke dalam saku, ia merentangkan kakinya di depan api dan tertawa riang untuk beberapa menit.
o, onun cebine ellerini koymak ateşin önünde bacaklarını uzattı ve bir kaç dakika kahkahalarla güldü.Mettere le mani in tasca, ha allungò le gambe di fronte al fuoco e rise di cuore per qualche minuto.
o, onun cebine ellerini koymak ateşin önünde bacaklarını uzattı ve bir kaç dakika kahkahalarla güldü.Pannen kätensä hänen taskunsa, hän ojensi jalat edessä tulipalon ja nauroi sydämellisesti muutaman minuutin.
o, onun cebine ellerini koymak ateşin önünde bacaklarını uzattı ve bir kaç dakika kahkahalarla güldü.Prenos roke v žepe, je iztegnil noge pred ognja in se smejal od srca za nekaj minut.
o, onun cebine ellerini koymak ateşin önünde bacaklarını uzattı ve bir kaç dakika kahkahalarla güldü.Punându-şi mâinile în buzunare, el a întins picioarele în faţa focului şi a râs cu poftă de câteva minute.
o, onun cebine ellerini koymak ateşin önünde bacaklarını uzattı ve bir kaç dakika kahkahalarla güldü.Sætte hænderne i hans lommer, han strakte benene foran ilden og lo hjerteligt for nogle minutter.
o, onun cebine ellerini koymak ateşin önünde bacaklarını uzattı ve bir kaç dakika kahkahalarla güldü.Wykorzystanie ręce w kieszeniach, że wyciągnął nogi przed ogniem i śmiał się serdecznie przez kilka minut.
o, onun cebine ellerini koymak ateşin önünde bacaklarını uzattı ve bir kaç dakika kahkahalarla güldü.Засунув руки в карманы, он вытянул ноги перед огнем и от души рассмеялся на несколько минут.
o, onun cebine ellerini koymak ateşin önünde bacaklarını uzattı ve bir kaç dakika kahkahalarla güldü.Засунувши руки в кишені, він витягнув ноги перед вогнем і від душі розсміявся на кілька хвилин.
o, onun cebine ellerini koymak ateşin önünde bacaklarını uzattı ve bir kaç dakika kahkahalarla güldü.Поставянето на ръцете си в джобовете си, той протегна крака пред огъня и се засмя от сърце за няколко минути.
o, onun cebine ellerini koymak ateşin önünde bacaklarını uzattı ve bir kaç dakika kahkahalarla güldü.לשים את ידיו לכיסים, הוא מתח את רגליו אל מול האש וגם צחק בלבביות במשך כמה דקות.
o, onun cebine ellerini koymak ateşin önünde bacaklarını uzattı ve bir kaç dakika kahkahalarla güldü.وضع يديه في جيوبه ، وقال انه ممددا ساقيه في الجبهة من النار وضحك بحرارة لبعض دقائق.
o, onun cebine ellerini koymak ateşin önünde bacaklarını uzattı ve bir kaç dakika kahkahalarla güldü.暖炉の前で足を伸ばして いくつかの分間心から笑った。 "いや、本当に!"と彼は叫ぶと、それから
Prensi kurtarmak için Kraliçe Dowager'i ateşin içinde bıraktım.Abandoné a la Reina Dowager en el incendio para rescatar al Príncipe.
Prensi kurtarmak için Kraliçe Dowager'i ateşin içinde bıraktım.J'ai laissé la reine dans les flammes pour sauver le prince.
Prensi kurtarmak için Kraliçe Dowager'i ateşin içinde bıraktım.Tôi đã bỏ lại thái hậu trong hỏa hoạn để cứu lấy hoàng tử.
Prensi kurtarmak için Kraliçe Dowager'i ateşin içinde bıraktım.Оставих кралицата в огъня, за да спася принца.
Prensi kurtarmak için Kraliçe Dowager'i ateşin içinde bıraktım.Я оставила Королеву-Вдову в огне, чтобы спасти Принца.
RAB dağda ateşin içinden sizinle yüz yüze konuştu.Ansigt til Ansigt talede HERREN med eder på Bjerget ud fra Ilden.
RAB dağda ateşin içinden sizinle yüz yüze konuştu.Ansikte mot ansikte talade HERREN till eder på berget ur elden.
RAB dağda ateşin içinden sizinle yüz yüze konuştu.Åsyn til åsyn talte Herren med eder på fjellet midt ut av ilden.
RAB dağda ateşin içinden sizinle yüz yüze konuştu.Cara a cara habló Jehovah con vosotros en el monte, de en medio del fuego
RAB dağda ateşin içinden sizinle yüz yüze konuştu.Dari api di atas gunung itu TUHAN mau berbicara langsung dengan kamu
RAB dağda ateşin içinden sizinle yüz yüze konuştu.Domnul v'a vorbit faţă în faţă pe munte, din mijlocul focului.
RAB dağda ateşin içinden sizinle yüz yüze konuştu.Ðức Giê-hô-va tại trên núi từ giữa lửa, đã đối diện phán cùng các ngươi.
RAB dağda ateşin içinden sizinle yüz yüze konuştu.Ðức_Giê - hô-va tại trên núi từ giữa lửa , đã đối_diện phán cùng các ngươi .
RAB dağda ateşin içinden sizinle yüz yüze konuştu.Er hat von Angesicht zu Angesicht mit euch aus dem Feuer auf dem Berge geredet.
RAB dağda ateşin içinden sizinle yüz yüze konuştu.Face a face falou o Senhor conosco no monte, do meio o fogo
RAB dağda ateşin içinden sizinle yüz yüze konuştu.Il Signore vi ha parlato faccia a faccia sul monte dal fuoco
RAB dağda ateşin içinden sizinle yüz yüze konuştu.Kasvoista kasvoihin Herra puhui teidän kanssanne vuorelta, tulen keskeltä.
RAB dağda ateşin içinden sizinle yüz yüze konuştu.여호와께서 산 위 불 가운데서 너희와 대면하여 말씀하시매
RAB dağda ateşin içinden sizinle yüz yüze konuştu.L`Éternel vous parla face à face sur la montagne, du milieu du feu.
RAB dağda ateşin içinden sizinle yüz yüze konuştu.Od obličja do obličja je govoril GOSPOD z vami na gori iz sredi ognja
RAB dağda ateşin içinden sizinle yüz yüze konuştu.Színrõl színre szólott veletek az Úr a hegyen, a tûz közepébõl.
RAB dağda ateşin içinden sizinle yüz yüze konuştu.Tváří v tvář mluvil Hospodin s vámi na té hoře z prostředku ohně,
RAB dağda ateşin içinden sizinle yüz yüze konuştu.Tvárou v tvár hovoril Hospodin s vami na vrchu zprostred ohňa.
RAB dağda ateşin içinden sizinle yüz yüze konuştu.Twarzą w twarz mówił Pan z wami na górze, z pośrodku ognia,
RAB dağda ateşin içinden sizinle yüz yüze konuştu.Προσωπον προς προσωπον ελαλησε Κυριος με σας εις το ορος εκ μεσου του πυρος,
RAB dağda ateşin içinden sizinle yüz yüze konuştu.Лице в лице говори Господ с вас на планината изсред огъня,
RAB dağda ateşin içinden sizinle yüz yüze konuştu.Лицем к лицу говорил Господь с вами на горе из среды огня;
RAB dağda ateşin içinden sizinle yüz yüze konuştu.פנים בפנים דבר יהוה עמכם בהר מתוך האש׃
RAB dağda ateşin içinden sizinle yüz yüze konuştu.وجها لوجه تكلم الرب معنا في الجبل من وسط النار.
RAB dağda ateşin içinden sizinle yüz yüze konuştu.耶 和 華 在 山 上 、 從 火 中 、 面 對 面 與 你 們 說 話
RAB dağda ateşin içinden sizinle yüz yüze konuştu.耶和華 在 山上 、 從火中 、 面對 面與 你 們說話
RAB size ateşin içinden seslendi. Siz konuşulanı duydunuz, ama konuşanı görmediniz. Yalnız bir ses duydunuz.De HERE sprak tegen u vanuit het vuur; u hoorde Zijn stem, maar zag Hem niet.
RAB size ateşin içinden seslendi. Siz konuşulanı duydunuz, ama konuşanı görmediniz. Yalnız bir ses duydunuz.여호와께서 화염 중에서 너희에게 말씀하시되 음성 뿐이므로 너희가 그 말소리만 듣고 형상은 보지 못하였느니라
RAB size ateşin içinden seslendi. Siz konuşulanı duydunuz, ama konuşanı görmediniz. Yalnız bir ses duydunuz.Och HERREN talade till eder ur elden orden hörden I, men I sågen ingen gestalt, I hörden allenast en röst.
RAB size ateşin içinden seslendi. Siz konuşulanı duydunuz, ama konuşanı görmediniz. Yalnız bir ses duydunuz.И говорил Господь к вам из среды огня; глас слов Его вы слышали, но образа не видели, а только глас;
RAB size ateşin içinden seslendi. Siz konuşulanı duydunuz, ama konuşanı görmediniz. Yalnız bir ses duydunuz.וידבר יהוה אליכם מתוך האש קול דברים אתם שמעים ותמונה אינכם ראים זולתי קול׃
RAB size ateşin içinden seslendi. Siz konuşulanı duydunuz, ama konuşanı görmediniz. Yalnız bir ses duydunuz.فكلمكم الرب من وسط النار وانتم سامعون صوت كلام ولكن لم تروا صورة بل صوتا.
RAB size ateşin içinden seslendi. Siz konuşulanı duydunuz, ama konuşanı görmediniz. Yalnız bir ses duydunuz.耶 和 華 從 火 焰 中 對 你 們 說 話 、 你 們 只 聽 見 聲 音 、 卻 沒 有 看 見 形 像
RAB size ateşin içinden seslendi. Siz konuşulanı duydunuz, ama konuşanı görmediniz. Yalnız bir ses duydunuz.耶和華 從 火焰 中 對 你 們說話 、 你 們只聽見 聲音 、 卻沒 有 看 見 形像