Sadece bizim ateşle yaptıklarımıza bakarak ateşin kullanım alanını öğreniyor.A tűz használatát tanulja ellesve tőlünk, hogy mi hogy csináljuk.
Sadece bizim ateşle yaptıklarımıza bakarak ateşin kullanım alanını öğreniyor.Dia sedang belajar kegunaan api, hanya dengan melihat apa yang kita lakukan dengan api.
Sadece bizim ateşle yaptıklarımıza bakarak ateşin kullanım alanını öğreniyor.Er lernt die Verwendungsmöglichkeiten eines Feuers, nur indem er uns dabei zusieht, was wir mit dem Feuer tun.
Sadece bizim ateşle yaptıklarımıza bakarak ateşin kullanım alanını öğreniyor.Está aprendiendo los usos del fuego simplemente viendo lo que hacemos nosotros con el fuego.
Sadece bizim ateşle yaptıklarımıza bakarak ateşin kullanım alanını öğreniyor. (Gülüşler)(Está a aprender os usos duma fogueira, (só de olhar para o que fazemos com o fogo.) (Risos)
Sadece bizim ateşle yaptıklarımıza bakarak ateşin kullanım alanını öğreniyor.Han lærer hvad ild kan bruges til, bare ved at se hvad vi gør med ilden.
Sadece bizim ateşle yaptıklarımıza bakarak ateşin kullanım alanını öğreniyor.Hän oppii tulen käyttötapoja pelkästään katsomalla, mitä me teemme tulella.
Sadece bizim ateşle yaptıklarımıza bakarak ateşin kullanım alanını öğreniyor.Il apprend les usages du feu, simplement en observant ce que nous nous faisons avec le feu.
Sadece bizim ateşle yaptıklarımıza bakarak ateşin kullanım alanını öğreniyor.Învaţă utilitatea focului, doar privind ce facem noi cu focul.
Sadece bizim ateşle yaptıklarımıza bakarak ateşin kullanım alanını öğreniyor.그리고 우리가 불을 가지고 무엇을 하느냐를 보고선 불의 용도에 대해서도 배우게 되죠.
Sadece bizim ateşle yaptıklarımıza bakarak ateşin kullanım alanını öğreniyor.Sta imparando a utilizzare il fuoco, solo guardando il modo in cui lo usiamo noi.
Sadece bizim ateşle yaptıklarımıza bakarak ateşin kullanım alanını öğreniyor.Uczy się, do czego go używać, po prostu obserwując, co my robimy z ogniem.
Sadece bizim ateşle yaptıklarımıza bakarak ateşin kullanım alanını öğreniyor.Он учится использовать огонь, наблюдая за тем, как мы используем огонь.
Sadece bizim ateşle yaptıklarımıza bakarak ateşin kullanım alanını öğreniyor.Той се учи за какво може да се използва огъня, просто като гледа какво правим с огъня.
Sadece bizim ateşle yaptıklarımıza bakarak ateşin kullanım alanını öğreniyor.הוא לומד את השימושים של האש, רק באמצעות צפיה במה שאנחנו עושים עם אשץ
Sadece bizim ateşle yaptıklarımıza bakarak ateşin kullanım alanını öğreniyor.يتعلم إستخدامات النار، فقط بمشاهدة ماذا نفعل نحن بها.
Sadece bizim ateşle yaptıklarımıza bakarak ateşin kullanım alanını öğreniyor.私たちの行動を観察しているのです (笑)
Şehir daha fazla hasarlı hale getirildi. Araçları artık topçu ateşinden binalar yerine harabeler koruyor.Es gibt Ruinen statt Gebäude, hinter denen sich Fahrzeuge vor der Artillerie verbergen können.
Şehir daha fazla hasarlı hale getirildi. Araçları artık topçu ateşinden binalar yerine harabeler koruyor.Miasto jest bardziej zniszczone, a osłonę przed artylerią stanowią teraz ruiny, a nie budynki.
Sen Bu akşam bieber ateşine yakalandınTu vas choper la fièvre de Justin
Şimdi, ateşine bakacağız.Maintenant, nous allons prendre votre température!
Şimdi, ateşine bakacağız.Sekarang, aku akan mengukur temperaturmu!
Sizi toplayacak, öfkemin ateşini üzerinize üfleyeceğim; siz de kentin içinde eriyip yok olacaksınız.A soberiem vás a budem na vás povievať ohňom svojej prchlivosti, až sa roztopíte prostred neho.
Sizi toplayacak, öfkemin ateşini üzerinize üfleyeceğim; siz de kentin içinde eriyip yok olacaksınız.Da, vă voi strînge şi voi sufla peste voi cu focul mîniei Mele şi vă veţi topi în el.
Sizi toplayacak, öfkemin ateşini üzerinize üfleyeceğim; siz de kentin içinde eriyip yok olacaksınız.Da, zberem vas in ogenj jeze svoje bom pihal zoper vas, in raztapljali se boste sredi Jeruzalema.
Sizi toplayacak, öfkemin ateşini üzerinize üfleyeceğim; siz de kentin içinde eriyip yok olacaksınız.És egybegyûjtelek titeket, és rátok fúvom búsulásom tüzét, hogy benne megolvadjatok.
Sizi toplayacak, öfkemin ateşini üzerinize üfleyeceğim; siz de kentin içinde eriyip yok olacaksınız.Ik zal het vuur van mijn toorn over u aanblazen.
Sizi toplayacak, öfkemin ateşini üzerinize üfleyeceğim; siz de kentin içinde eriyip yok olacaksınız.Ja ich will euch sammeln und das Feuer meines Zorns unter euch aufblasen, daß ihr darin zerschmelzen müsset.
Sizi toplayacak, öfkemin ateşini üzerinize üfleyeceğim; siz de kentin içinde eriyip yok olacaksınız.Ja, jag skall samla eder tillhopa; och blåsa upp min förgrymmelses eld under eder, för att I man smältas däri.
Sizi toplayacak, öfkemin ateşini üzerinize üfleyeceğim; siz de kentin içinde eriyip yok olacaksınız.Ja, jeg vil samle eder og blåse på eder med min vredes ild, og I skal smeltes i den;
Sizi toplayacak, öfkemin ateşini üzerinize üfleyeceğim; siz de kentin içinde eriyip yok olacaksınız.jeg vil samle eder og blæse min Vredes Ild op imod eder, så I smeltes deri.
Sizi toplayacak, öfkemin ateşini üzerinize üfleyeceğim; siz de kentin içinde eriyip yok olacaksınız.내가 너희를 모으고 내 분노의 불을 너희에게 분즉 너희가 그 가운데서 녹되
Sizi toplayacak, öfkemin ateşini üzerinize üfleyeceğim; siz de kentin içinde eriyip yok olacaksınız.Minä kerään teidät ja lietson teihin vihani tulta, ja te sulatte keskellä Jerusalemia.
Sizi toplayacak, öfkemin ateşini üzerinize üfleyeceğim; siz de kentin içinde eriyip yok olacaksınız.Os reuniré y soplaré sobre vosotros con el fuego de mi ira, y seréis fundidos dentro de ella
Sizi toplayacak, öfkemin ateşini üzerinize üfleyeceğim; siz de kentin içinde eriyip yok olacaksınız.Owa zgromadzę was a rozedmę około was ogieó popędliwości mojej, i roztopieni będziecie w pośrodku niego.
Sizi toplayacak, öfkemin ateşini üzerinize üfleyeceğim; siz de kentin içinde eriyip yok olacaksınız.Sberu vás, pravím, a rozdmýchám okolo vás oheň prchlivosti své, i rozpustíte se u prostřed města.
Sizi toplayacak, öfkemin ateşini üzerinize üfleyeceğim; siz de kentin içinde eriyip yok olacaksınız.Sim, congregar-vos-ei, e assoprarei sobre vós o fogo da minha ira; e sereis fundidos no meio dela.
Sizi toplayacak, öfkemin ateşini üzerinize üfleyeceğim; siz de kentin içinde eriyip yok olacaksınız.vi radunerò, contro di voi soffierò nel fuoco del mio sdegno e vi fonderò in mezzo alla città
Sizi toplayacak, öfkemin ateşini üzerinize üfleyeceğim; siz de kentin içinde eriyip yok olacaksınız.Да! Ще ви събера, и с огнения Си гняв ще духна върху вас, та ще се разтопите всред него.
Sizi toplayacak, öfkemin ateşini üzerinize üfleyeceğim; siz de kentin içinde eriyip yok olacaksınız.Соберу вас и дохну на вас огнем негодования Моего, и расплавитесьсреди него.
Sizi toplayacak, öfkemin ateşini üzerinize üfleyeceğim; siz de kentin içinde eriyip yok olacaksınız.וכנסתי אתכם ונפחתי עליכם באש עברתי ונתכתם בתוכה׃
Sizi toplayacak, öfkemin ateşini üzerinize üfleyeceğim; siz de kentin içinde eriyip yok olacaksınız.فاجمعكم وانفخ عليكم في نار غضبي فتسبكون في وسطها.
Sizi toplayacak, öfkemin ateşini üzerinize üfleyeceğim; siz de kentin içinde eriyip yok olacaksınız.我 必 聚 集 你 們 、 把 我 烈 怒 的 火 吹 在 你 們 身 上 . 你 們 就 在 其 中 鎔 化
Sizi toplayacak, öfkemin ateşini üzerinize üfleyeceğim; siz de kentin içinde eriyip yok olacaksınız.我 必 聚集 你 們 、 把 我 烈 怒 的 火 吹 在 你 們 身上 . 你 們就 在 其中 鎔化
Sonra ateşin önünde durdu ve onun tekil özeleştirisel moda bana baktı.Apoi, el stătea în faţa focului şi se uită peste mine în lucrarea sa de moda introspectiv singular.
Sonra ateşin önünde durdu ve onun tekil özeleştirisel moda bana baktı.Aztán ott állt a tűz előtt, és nézett rám mint a maga egyedülálló módon befelé forduló.
Sonra ateşin önünde durdu ve onun tekil özeleştirisel moda bana baktı.Då han stod framför brasan och tittade mig över i hans singularis introspektiv mode.
Sonra ateşin önünde durdu ve onun tekil özeleştirisel moda bana baktı.Dann stand er vor dem Feuer und sah mich in seiner einzigartigen introspektive Weise.
Sonra ateşin önünde durdu ve onun tekil özeleştirisel moda bana baktı.En hij stond voor het vuur en keek me over in zijn enkelvoud introspectief mode.
Sonra ateşin önünde durdu ve onun tekil özeleştirisel moda bana baktı.Então ele se apresentou diante do fogo e me olhou à sua maneira singular introspectivo.
Sonra ateşin önünde durdu ve onun tekil özeleştirisel moda bana baktı.Entonces se presentó ante el fuego y me miró a su manera introspectiva singular.
Sonra ateşin önünde durdu ve onun tekil özeleştirisel moda bana baktı.그리고는 불이 나기도 전에 서서 그의 단수 내성적인 패션 날 이상 보았다.
Sonra ateşin önünde durdu ve onun tekil özeleştirisel moda bana baktı.Lalu ia berdiri di hadapan api dan melihat saya selama dalam mode tunggal introspektif nya.
Sonra ateşin önünde durdu ve onun tekil özeleştirisel moda bana baktı.Następnie stanął przed pożarem i spojrzał mi przez jego swoisty sposób introspekcji.
Sonra ateşin önünde durdu ve onun tekil özeleştirisel moda bana baktı.Pak se postavil před požárem a podíval se na mě v jeho jedinečné introspektivní módu.
Sonra ateşin önünde durdu ve onun tekil özeleştirisel moda bana baktı.Poi si fermò davanti al fuoco e mi guardò nel suo modo singolare introspettiva.
Sonra ateşin önünde durdu ve onun tekil özeleştirisel moda bana baktı.Potom sa postavil pred požiarom a pozrel sa na mňa v jeho jedinečnej nahrávka módu.
Sonra ateşin önünde durdu ve onun tekil özeleştirisel moda bana baktı.Puis il se tenait devant le feu et me regarde plus à sa manière introspective singulière.
Sonra ateşin önünde durdu ve onun tekil özeleştirisel moda bana baktı.Så stod han foran ilden og kiggede mig over i hans ental indadvendte måde.
Sonra ateşin önünde durdu ve onun tekil özeleştirisel moda bana baktı.Sau đó, ông đứng trước ngọn lửa và nhìn tôi trong thời trang nội tâm của mình từ.