Ana içeriğe geç
Sözlük

ateşin ile cümle

ateşin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
13
ORT. KELİME
Kazanlarınız diken ateşini daha duymadan, Yaşı da kurusu da kasırgayla savrulacak kötülerin.(58:10) Avant que vos chaudières sentent l`épine, Verte ou enflammée, le tourbillon l`emportera.
Kazanlarınız diken ateşini daha duymadan, Yaşı da kurusu da kasırgayla savrulacak kötülerin.Antes que sus espinos produzcan espinas, con su ira los arrebatará cual vendaval
Kazanlarınız diken ateşini daha duymadan, Yaşı da kurusu da kasırgayla savrulacak kötülerin.Ehe eure Dornen reif werden am Dornstrauch, wird sie ein Zorn so frisch wegreißen.
Kazanlarınız diken ateşini daha duymadan, Yaşı da kurusu da kasırgayla savrulacak kötülerin.Før eders Gryder mærker til Tjørnen, ja, midt i deres Livskraft river han dem bort i sin Vrede
Kazanlarınız diken ateşini daha duymadan, Yaşı da kurusu da kasırgayla savrulacak kötülerin.Înainte ca oalele voastre să simtă focul de spin verde sau uscat, îl va lua vîrtejul.
Kazanlarınız diken ateşini daha duymadan, Yaşı da kurusu da kasırgayla savrulacak kötülerin.Jako hlemejžď, kterýž tratí se a mizí, jako nedochůdče ženy, ješto nespatřilo slunce.
Kazanlarınız diken ateşini daha duymadan, Yaşı da kurusu da kasırgayla savrulacak kötülerin.Jako ślimak, który schodzi i niszczeje; jako martwy płód niewieści niech nie oglądają słońca.
Kazanlarınız diken ateşini daha duymadan, Yaşı da kurusu da kasırgayla savrulacak kötülerin.가시나무 불이 가마를 더웁게 하기 전에 저가 생 것과 불붙는 것을 회리바람으로 제하여 버리시리로다
Kazanlarınız diken ateşini daha duymadan, Yaşı da kurusu da kasırgayla savrulacak kötülerin.La dem være som en snegl, som opløses mens den går, som en kvinnes ufullbårne foster, som ikke har sett solen!
Kazanlarınız diken ateşini daha duymadan, Yaşı da kurusu da kasırgayla savrulacak kötülerin.Må han vara lik snigeln, som upplöses och förgås, lik en kvinnas foster, som ej fick skåda solen.
Kazanlarınız diken ateşini daha duymadan, Yaşı da kurusu da kasırgayla savrulacak kötülerin.Nech sú jako slimák, ktorý sa rozplýva a ide ta; jako mŕtvy plod ženy, nech tak neuvidia slnka!
Kazanlarınız diken ateşini daha duymadan, Yaşı da kurusu da kasırgayla savrulacak kötülerin.Olkoot he niinkuin etana, joka sulaa mataessaan, niinkuin vaimon keskoiset, jotka eivät aurinkoa näe.
Kazanlarınız diken ateşini daha duymadan, Yaşı da kurusu da kasırgayla savrulacak kötülerin.Passino come lumaca che si discioglie, come aborto di donna che non vede il sole
Kazanlarınız diken ateşini daha duymadan, Yaşı da kurusu da kasırgayla savrulacak kötülerin.Še preden občutijo vaši lonci ogenj od trnja, odpravi Bog z vihrom surovo meso in žar.
Kazanlarınız diken ateşini daha duymadan, Yaşı da kurusu da kasırgayla savrulacak kötülerin.Преди да усетят котлите ви огъня от тръните, Сурови или обгорели, Той ще ги помете с вихрушка.
Kazanlarınız diken ateşini daha duymadan, Yaşı da kurusu da kasırgayla savrulacak kötülerin.בטרם יבינו סירתיכם אטד כמו חי כמו חרון ישערנו׃
Kazanlarınız diken ateşini daha duymadan, Yaşı da kurusu da kasırgayla savrulacak kötülerin.‎قبل ان تشعر قدوركم بالشوك نيئا او محروقا يجرفهم‎.
Kazanlarınız diken ateşini daha duymadan, Yaşı da kurusu da kasırgayla savrulacak kötülerin.你 們 用 荊 棘 燒 火 . 鍋 還 未 熱 、 他 要 用 旋 風 把 青 的 和 燒 著 的 一 齊 颳 去
Kazanlarınız diken ateşini daha duymadan, Yaşı da kurusu da kasırgayla savrulacak kötülerin.你 們用荊棘燒火 . 鍋還 未熱 、 他 要 用 旋風 把 青 的 和 燒著 的 一 齊颳去
Kendi ceplerine ellerini koymak, o ateşin önünde bacakları uzatıp ve birkaç dakika için yürekten güldü.Att sätta händerna i fickorna, sträckte han ut benen framför brasan och skrattade hjärtligt i några minuter.
Kendi ceplerine ellerini koymak, o ateşin önünde bacakları uzatıp ve birkaç dakika için yürekten güldü.Colocando as mãos nos bolsos, ele esticou as pernas na frente do fogo e riu gostosamente por alguns minutos.
Kendi ceplerine ellerini koymak, o ateşin önünde bacakları uzatıp ve birkaç dakika için yürekten güldü.Kładąc ręce do kieszeni, wyciągnął nogi przed ogniem i śmiał się serdecznie za kilka minut.
Kendi ceplerine ellerini koymak, o ateşin önünde bacakları uzatıp ve birkaç dakika için yürekten güldü.주머니에 손을 댔을, 그는 화재의 앞에 다리를 뻗어 일부 분 동안 실컷 웃었다.
Kendi ceplerine ellerini koymak, o ateşin önünde bacakları uzatıp ve birkaç dakika için yürekten güldü.Lagde hænderne i lommen, han strakte benene foran ilden og lo hjerteligt for nogle minutter.
Kendi ceplerine ellerini koymak, o ateşin önünde bacakları uzatıp ve birkaç dakika için yürekten güldü.Menempatkan tangan ke sakunya, dia mengulurkan kakinya di depan api dan tertawa lepas untuk beberapa menit.
Kendi ceplerine ellerini koymak, o ateşin önünde bacakları uzatıp ve birkaç dakika için yürekten güldü.Mettere le mani in tasca, stese le gambe di fronte al fuoco e rise di cuore per qualche minuto.
Kendi ceplerine ellerini koymak, o ateşin önünde bacakları uzatıp ve birkaç dakika için yürekten güldü.Položil si ruce do kapes, natáhl nohy před ohněm a se srdečně zasmál několik minut.
Kendi ceplerine ellerini koymak, o ateşin önünde bacakları uzatıp ve birkaç dakika için yürekten güldü.Položil si ruky do vrecák, natiahol nohy pred ohňom a sa srdečne zasmial niekoľko minút.
Kendi ceplerine ellerini koymak, o ateşin önünde bacakları uzatıp ve birkaç dakika için yürekten güldü.Prenos roke v žepe, je iztegnil noge pred požara in se od srca nasmejala za nekaj minut.
Kendi ceplerine ellerini koymak, o ateşin önünde bacakları uzatıp ve birkaç dakika için yürekten güldü.Üzembe kezét a zsebébe, kinyújtotta lábát a tűz előtt és nevetett szívből néhány percig.
Kendi ceplerine ellerini koymak, o ateşin önünde bacakları uzatıp ve birkaç dakika için yürekten güldü.Засунув руки в карманы, он вытянул ноги перед огнем и от души рассмеялся на несколько минут.
Kendi ceplerine ellerini koymak, o ateşin önünde bacakları uzatıp ve birkaç dakika için yürekten güldü.Засунувши руки в кишені, він витягнув ноги перед вогнем і від душі розсміявся на кілька хвилин.
Kendi ceplerine ellerini koymak, o ateşin önünde bacakları uzatıp ve birkaç dakika için yürekten güldü.לשים את ידיו לכיסיו, הוא מתח את רגליו מול האש וצחק צחוק לבבי במשך כמה דקות.
Kendi ceplerine ellerini koymak, o ateşin önünde bacakları uzatıp ve birkaç dakika için yürekten güldü.وضع يديه في جيوبه ، امتدت أخرج رجليه أمام النار وضحك بحرارة لبعض دقائق.
Kendi ceplerine ellerini koymak, o ateşin önünde bacakları uzatıp ve birkaç dakika için yürekten güldü.と数分間心から笑った。 "まあ、本当に!"彼は叫んだ、と彼は歳までその後、彼は窒息して、もう一度笑った
Kralımızın şenlik gününde, Önderler şarabın ateşinden hastalandılar, Kral da alaycılarla elele verdi.Au jour de notre roi, Les chefs se rendent malades par les excès du vin; Le roi tend la main aux moqueurs.
Kralımızın şenlik gününde, Önderler şarabın ateşinden hastalandılar, Kral da alaycılarla elele verdi.De gør på Kongens Dag Fyrsterne syge af Rus. Spottere giver han Hånden,
Kralımızın şenlik gününde, Önderler şarabın ateşinden hastalandılar, Kral da alaycılarla elele verdi.Deň nášho kráľa? Chorým ho urobily kniežatá rozpálením od vína; naťahuje svoju ruku s posmievačmi.
Kralımızın şenlik gününde, Önderler şarabın ateşinden hastalandılar, Kral da alaycılarla elele verdi.Ðến ngày vua chúng ta, các quan trưởng vì sự nóng của rượu mà đau ốm: vua cũng bắt tay những kẻ hay nhạo báng.
Kralımızın şenlik gününde, Önderler şarabın ateşinden hastalandılar, Kral da alaycılarla elele verdi.În ziua împăratului nostru, căpeteniile se îmbolnăvesc de prea mult vin, împăratul dă mîna cu batjocoritorii.
Kralımızın şenlik gününde, Önderler şarabın ateşinden hastalandılar, Kral da alaycılarla elele verdi.Királyunk napján a fejedelmek beteggé lesznek a bor hevétõl; csúfolóknak nyújtja az õ kezét.
Kralımızın şenlik gününde, Önderler şarabın ateşinden hastalandılar, Kral da alaycılarla elele verdi.우리 왕의 날에 방백들이 술의 뜨거움을 인하여 병이 나며 왕은 오만한 자들로 더불어 악수하는도다
Kralımızın şenlik gününde, Önderler şarabın ateşinden hastalandılar, Kral da alaycılarla elele verdi.Meidän kuninkaamme päivänä ovat ruhtinaat sairaina viinin hehkusta. Hän lyö kättä pilkkaajain kanssa.
Kralımızın şenlik gününde, Önderler şarabın ateşinden hastalandılar, Kral da alaycılarla elele verdi.Nel giorno del nostro re i capi lo sommergono negli ardori del vino, ed egli si compromette con i ribelli
Kralımızın şenlik gününde, Önderler şarabın ateşinden hastalandılar, Kral da alaycılarla elele verdi.På vår konges dag drikker fyrstene sig syke av den hete vin; han rekker spottere hånden.
Kralımızın şenlik gününde, Önderler şarabın ateşinden hastalandılar, Kral da alaycılarla elele verdi.På vår konungs dag drucko sig furstarna febersjuka av vin; själv räckte han bespottarna handen.
Kralımızın şenlik gününde, Önderler şarabın ateşinden hastalandılar, Kral da alaycılarla elele verdi.V dan našega kralja so oboleli poglavarji od vinske vročine; on je podal svojo roko zasmehovalcem.
Kralımızın şenlik gününde, Önderler şarabın ateşinden hastalandılar, Kral da alaycılarla elele verdi.V den krále našeho k nemoci jej přivodí knížata láhvicí vína; vztahuje ruku svou s posměvači.
Kralımızın şenlik gününde, Önderler şarabın ateşinden hastalandılar, Kral da alaycılarla elele verdi.„День нашего царя!" говорят князья, разгоряченные до болезни вином, а он протягивает руку свою к кощунам.
Kralımızın şenlik gününde, Önderler şarabın ateşinden hastalandılar, Kral da alaycılarla elele verdi.יום מלכנו החלו שרים חמת מיין משך ידו את לצצים׃
Kralımızın şenlik gününde, Önderler şarabın ateşinden hastalandılar, Kral da alaycılarla elele verdi.يوم ملكنا يمرض الرؤساء من سورة الخمر. يبسط يده مع المستهزئين.
Kralımızın şenlik gününde, Önderler şarabın ateşinden hastalandılar, Kral da alaycılarla elele verdi.在 我 們 王 宴 樂 的 日 子 、 首 領 因 酒 的 烈 性 成 病 . 王 與 褻 慢 人 拉 手
Kralımızın şenlik gününde, Önderler şarabın ateşinden hastalandılar, Kral da alaycılarla elele verdi.在 我們王 宴樂 的 日子 、 首領 因 酒 的 烈性 成病 . 王與褻 慢 人 拉手
Mrs. Hall odayı terk ettikten sonra, o, ateşin önünde ayakta kaldı düşmanca bakışlar, Mr.부인 홀이 방을 떠난 후, 그는 화재 앞에 서 남아
Mrs. Hall odayı terk ettikten sonra, o, ateşin önünde ayakta kaldı düşmanca bakışlar, Mr.Kun rouva Hall oli lähtenyt huoneesta, hän seisoi edessä tulipalon, räikeä, niin Mr.
Mrs. Hall odayı terk ettikten sonra, o, ateşin önünde ayakta kaldı düşmanca bakışlar, Mr.بعد السيدة قاعة غادر الغرفة ، وقال انه ما زال يقف أمام النار ،
Mrs. Hall odayı terk ettikten sonra, o, ateşin önünde ayakta kaldı düşmanca bakışlar, Mr.まぶしいので、氏Henfreyはクロック補修で、それを置く。
Ne var ki, elini silkip yılanı ateşin içine fırlatan Pavlus hiçbir zarar görmedi.Ale on střásl tu ještěrku do ohně, a nic se jemu zlého nestalo.
Ne var ki, elini silkip yılanı ateşin içine fırlatan Pavlus hiçbir zarar görmedi.Ale on striasol zviera do ohňa, a nestalo sa mu nič zlého.
Ne var ki, elini silkip yılanı ateşin içine fırlatan Pavlus hiçbir zarar görmedi.De néki, minekutána a kígyót lerázta a tûzbe, semmi baja sem lõn.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod