Ana içeriğe geç
Sözlük

ateşin ile cümle

ateşin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
I Ancak, ateşin yanında oturdu onu bekleyen niyeti, ancak uzun o olabilir.Jeg satte mig ned ved siden af ​​ilden, dog med hensigt venter ham, hvor længe han kunne være.
I Ancak, ateşin yanında oturdu onu bekleyen niyeti, ancak uzun o olabilir.Je me suis assis près du feu, cependant, avec l'intention de l'attente, si longue il pourrait être.
I Ancak, ateşin yanında oturdu onu bekleyen niyeti, ancak uzun o olabilir.같이, 그러나, 화재 옆에 앉아서 그를 기다리는의 의도, 그러나 긴 그는 수 있습니다.
I Ancak, ateşin yanında oturdu onu bekleyen niyeti, ancak uzun o olabilir.Leültem a tűz mellé, azonban a a szándékkal, hogy vár rá, de hosszú ő lehet.
I Ancak, ateşin yanında oturdu onu bekleyen niyeti, ancak uzun o olabilir.M-am aşezat lângă foc, cu toate acestea, cu intenţia de a îl aşteaptă, cu toate acestea lung el ar putea fi.
I Ancak, ateşin yanında oturdu onu bekleyen niyeti, ancak uzun o olabilir.Mi sedetti accanto al fuoco, però, con l'intenzione di attesa di lui, per quanto a lungo che potrebbe essere.
I Ancak, ateşin yanında oturdu onu bekleyen niyeti, ancak uzun o olabilir.Sadol som si vedľa ohňa, však, s zámer na neho čaká, však dlho on by mohol byť.
I Ancak, ateşin yanında oturdu onu bekleyen niyeti, ancak uzun o olabilir.Sedel sem ob ognju, vendar z namenom, da ga čaka, ne glede na dolžino je lahko.
I Ancak, ateşin yanında oturdu onu bekleyen niyeti, ancak uzun o olabilir.Sedl jsem si vedle ohně, nicméně, s záměr na něj čeká, nicméně dlouho on by mohl být.
I Ancak, ateşin yanında oturdu onu bekleyen niyeti, ancak uzun o olabilir.Tôi ngồi xuống bên đống lửa, tuy nhiên, với ý định chờ anh ta, tuy nhiên dài ông có thể được.
I Ancak, ateşin yanında oturdu onu bekleyen niyeti, ancak uzun o olabilir.Usiadłem przy ognisku, jednak z zamiarem czeka go jednak długo może on być.
I Ancak, ateşin yanında oturdu onu bekleyen niyeti, ancak uzun o olabilir.Κάθισα δίπλα στη φωτιά, όμως, με την πρόθεση του τον περιμένει, ανεξαρτήτως του χρονικού θα μπορούσε να είναι.
I Ancak, ateşin yanında oturdu onu bekleyen niyeti, ancak uzun o olabilir.Седнах до огъня, обаче, с намерението да го очаквам, колкото и дълъг той може да бъде.
I Ancak, ateşin yanında oturdu onu bekleyen niyeti, ancak uzun o olabilir.Я сел рядом с огнем, однако, с намерение его ждет, как бы долго он может быть.
I Ancak, ateşin yanında oturdu onu bekleyen niyeti, ancak uzun o olabilir.Я сів поруч з вогнем, проте, з намір його чекає, як би довго він може бути.
I Ancak, ateşin yanında oturdu onu bekleyen niyeti, ancak uzun o olabilir.התיישבתי ליד המדורה, ואולם, עם הכוונה של המצפה לו, אולם זמן הוא יכול להיות.
I Ancak, ateşin yanında oturdu onu bekleyen niyeti, ancak uzun o olabilir.جلست بجانب النار ، ولكن مع نية في انتظار له ، مهما طال قال انه قد يكون.
I Ancak, ateşin yanında oturdu onu bekleyen niyeti, ancak uzun o olabilir.彼を待っているの意図しかし、長い 彼は可能性があります。 私はすでに深く興味を持っていた彼の
Kamp ateşinin çevresinde hikayeler anlatılmayacak.Fără poveşti la gura focului.
Kamp ateşinin çevresinde hikayeler anlatılmayacak.Geen verhalen rond het kampvuur.
Kamp ateşinin çevresinde hikayeler anlatılmayacak.Keine Geschichten ums Lagerfeuer.
Kamp ateşinin çevresinde hikayeler anlatılmayacak.Không có chuyện kể quanh lửa trại.
Kamp ateşinin çevresinde hikayeler anlatılmayacak.캠프 파이어에 대한 이야기도 없으며
Kamp ateşinin çevresinde hikayeler anlatılmayacak.Niente storie intorno al falò.
Kamp ateşinin çevresinde hikayeler anlatılmayacak.Pas d'histoires autour du feu de camp.
Kamp ateşinin çevresinde hikayeler anlatılmayacak.Sin cuentos alrededor de una fogata.
Kamp ateşinin çevresinde hikayeler anlatılmayacak.Żadnych opowieści przy ognisku.
Kamp ateşinin çevresinde hikayeler anlatılmayacak.Не рассказывают истории ночью у костра.
Kamp ateşinin çevresinde hikayeler anlatılmayacak.Никакви истории около лагерния огън.
Kamp ateşinin çevresinde hikayeler anlatılmayacak.אין סיפורים סביב המדורה.
Kamp ateşinin çevresinde hikayeler anlatılmayacak.لا قصص نحكيها و نحن نتحلق حول نار المخيم
Kamp ateşinin çevresinde hikayeler anlatılmayacak.伝説もおとぎ話もありません
Karaya çıkınca orada yanan bir kömür ateşi, ateşin üzerinde balık ve ekmek gördüler.A gdy wstąpili na brzeg, ujrzeli węgle nałożone, i rybę na nich leżącą i chleb.
Karaya çıkınca orada yanan bir kömür ateşi, ateşin üzerinde balık ve ekmek gördüler.A jako vyšli na zem, videli rozloženú vatru uhlia a rybu, položenú na ňom, aj chlieb.
Karaya çıkınca orada yanan bir kömür ateşi, ateşin üzerinde balık ve ekmek gördüler.A jakž vystoupili na břeh, uzřeli řeřavé uhlí a rybu svrchu položenou a chléb.
Karaya çıkınca orada yanan bir kömür ateşi, ateşin üzerinde balık ve ekmek gördüler.Als sie nun austraten auf das Land, sahen sie Kohlen gelegt und Fische darauf und Brot.
Karaya çıkınca orada yanan bir kömür ateşi, ateşin üzerinde balık ve ekmek gördüler.Appena scesi a terra, videro un fuoco di brace con del pesce sopra, e del pane
Karaya çıkınca orada yanan bir kömür ateşi, ateşin üzerinde balık ve ekmek gördüler.Cînd s'au pogorît pe ţărm au văzut acolo jăratic de cărbuni, peşte pus deasupra şi pîne.
Karaya çıkınca orada yanan bir kömür ateşi, ateşin üzerinde balık ve ekmek gördüler.Cuando bajaron a tierra, vieron brasas puestas, con pescado encima, y pan
Karaya çıkınca orada yanan bir kömür ateşi, ateşin üzerinde balık ve ekmek gördüler.Da de nu kom i Land, se de der en Kulild og Fisk ligge derpå og Brød.
Karaya çıkınca orada yanan bir kömür ateşi, ateşin üzerinde balık ve ekmek gördüler.Da de var steget i land, så de glødende kull ligge der, og på dem fisk og brød.
Karaya çıkınca orada yanan bir kömür ateşi, ateşin üzerinde balık ve ekmek gördüler.Ketika mereka turun dari perahu, mereka melihat ada bara api di sana dengan ikan di atasnya dan roti
Karaya çıkınca orada yanan bir kömür ateşi, ateşin üzerinde balık ve ekmek gördüler.육지에 올라보니 숯불이 있는데 그 위에 생선이 놓였고 떡도 있더라
Karaya çıkınca orada yanan bir kömür ateşi, ateşin üzerinde balık ve ekmek gördüler.Ko pa izstopijo na kopno, ugledajo žerjavico pripravljeno in na njej ribo položeno in kruh.
Karaya çıkınca orada yanan bir kömür ateşi, ateşin üzerinde balık ve ekmek gördüler.Kun he astuivat maalle, näkivät he siellä hiilloksen ja kalan pantuna sen päälle, sekä leipää.
Karaya çıkınca orada yanan bir kömür ateşi, ateşin üzerinde balık ve ekmek gördüler.Lorsqu`ils furent descendus à terre, ils virent là des charbons allumés, du poisson dessus, et du pain.
Karaya çıkınca orada yanan bir kömür ateşi, ateşin üzerinde balık ve ekmek gördüler.Lúc môn đồ đã lên bờ, thấy tại đó có lửa than, ở trên để cá, và có bánh.
Karaya çıkınca orada yanan bir kömür ateşi, ateşin üzerinde balık ve ekmek gördüler.Lúc môn_đồ đã lên bờ , thấy tại đó có lửa than , ở trên để cá , và có bánh .
Karaya çıkınca orada yanan bir kömür ateşi, ateşin üzerinde balık ve ekmek gördüler.Mikor azért a partra szállának, látják, hogy parázs van ott, és azon felül hal és kenyér.
Karaya çıkınca orada yanan bir kömür ateşi, ateşin üzerinde balık ve ekmek gördüler.När de sedan hade stigit i land, sågo de glöd ligga där och fisk, som låg därpå, och bröd.
Karaya çıkınca orada yanan bir kömür ateşi, ateşin üzerinde balık ve ekmek gördüler.Ora, ao saltarem em terra, viram ali brasas, e um peixe posto em cima delas, e pão.
Karaya çıkınca orada yanan bir kömür ateşi, ateşin üzerinde balık ve ekmek gördüler.Toen zij aan wal stapten, zagen ze vis en brood op een houtskoolvuurtje.
Karaya çıkınca orada yanan bir kömür ateşi, ateşin üzerinde balık ve ekmek gördüler.Καθως λοιπον απεβησαν εις την γην, βλεπουσιν ανθρακιαν κειμενην και οψαριον επικειμενον και αρτον.
Karaya çıkınca orada yanan bir kömür ateşi, ateşin üzerinde balık ve ekmek gördüler.Когда же вышли на землю, видят разложенный огонь и на нем лежащую рыбу и хлеб.
Karaya çıkınca orada yanan bir kömür ateşi, ateşin üzerinde balık ve ekmek gördüler.Скоро вийшли на землю, бачять розложений жар, а на йому рибу і хліб.
Karaya çıkınca orada yanan bir kömür ateşi, ateşin üzerinde balık ve ekmek gördüler.ויהי כצאתם אל היבשה ויראו שם גחלי אש ערוכים ודגים עליהם ולחם לאכל׃
Karaya çıkınca orada yanan bir kömür ateşi, ateşin üzerinde balık ve ekmek gördüler.فلما خرجوا الى الارض نظروا جمرا موضوعا وسمكا موضوعا عليه وخبزا.
Karaya çıkınca orada yanan bir kömür ateşi, ateşin üzerinde balık ve ekmek gördüler.他 們 上 了 岸 、 就 看 見 那 裡 有 炭 火 、 上 面 有 魚 、 又 有 餅
Karaya çıkınca orada yanan bir kömür ateşi, ateşin üzerinde balık ve ekmek gördüler.他 們 上 了 岸 、 就 看 見那裡 有 炭火 、 上面 有魚 、 又 有 餅
Kazanlarınız diken ateşini daha duymadan, Yaşı da kurusu da kasırgayla savrulacak kötülerin.(57:10) Прежде нежели котлы ваши ощутят горящий терн, и свежее и обгоревшее да разнесет вихрь.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod