Ana içeriğe geç
Sözlük

ateşin ile cümle

ateşin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Bu kundağı motorlu silah haritanın etrafında manevra yapmak ve ateşin yönünü değiştirmek için en uygunudur.Ce canon automoteur est le plus pratique pour se déplacer sur la carte et changer la direction de son tir.
Bu kundağı motorlu silah haritanın etrafında manevra yapmak ve ateşin yönünü değiştirmek için en uygunudur.Diese SFL ist für die Bewegung auf der Karte und die Änderung der Feuerrichtung am besten geeignet.
Bu kundağı motorlu silah haritanın etrafında manevra yapmak ve ateşin yönünü değiştirmek için en uygunudur.Este cañón autopropulsado es el más adecuado para moverse por el mapa y cambiar la dirección de los disparos.
Bu kundağı motorlu silah haritanın etrafında manevra yapmak ve ateşin yönünü değiştirmek için en uygunudur.이 자주포는 지도 위를 누비고 사격 방향을 전환하기에 가장 편합니다
Bu kundağı motorlu silah haritanın etrafında manevra yapmak ve ateşin yönünü değiştirmek için en uygunudur.To działo samobieżne pozwala na swobodne przemieszczanie się na mapie i zmianę kierunku prowadzenia ostrzału.
Bu kundağı motorlu silah haritanın etrafında manevra yapmak ve ateşin yönünü değiştirmek için en uygunudur.Toto samohybné dělo je nejlepší volbou pro pohyb po mapě a měnění směru střelby.
Bütün yaşamı boyunca odun ateşinde su ısıtıp yedi çocuğunun çamaşırlarını elde yıkamıştı.Během svého života musela ohřívat vodu na ohni a musela prát prádlo v ruce pro sedm dětí.
Bütün yaşamı boyunca odun ateşinde su ısıtıp yedi çocuğunun çamaşırlarını elde yıkamıştı.Celý svoj život zohrievala vodu nad ohňom a v rukách prala bielizeň pre sedem detí.
Bütün yaşamı boyunca odun ateşinde su ısıtıp yedi çocuğunun çamaşırlarını elde yıkamıştı.Durante su vida siempre tuvo que calentar agua con leña, y lavar la ropa a mano para siete hijos.
Bütün yaşamı boyunca odun ateşinde su ısıtıp yedi çocuğunun çamaşırlarını elde yıkamıştı.Durante toda a sua vida havia aquecido água na fogueira, e lavado à mão roupa suja de sete crianças.
Bütün yaşamı boyunca odun ateşinde su ısıtıp yedi çocuğunun çamaşırlarını elde yıkamıştı.Egész életében tüzelőfával melegítette a vizet, és kézzel mosott hét gyerekre.
Bütün yaşamı boyunca odun ateşinde su ısıtıp yedi çocuğunun çamaşırlarını elde yıkamıştı.Gennem hendes liv havde hun varmet vand med brænde, og hun havde vasket tøj i hånden for syv børn.
Bütün yaşamı boyunca odun ateşinde su ısıtıp yedi çocuğunun çamaşırlarını elde yıkamıştı.Haar leven lang had ze water verwarmd met hout, en met de hand de was gedaan voor zeven kinderen.
Bütün yaşamı boyunca odun ateşinde su ısıtıp yedi çocuğunun çamaşırlarını elde yıkamıştı.Întreaga ei viață a încălzit apa cu lemne, și a spălat manual rufele pentru șapte copii.
Bütün yaşamı boyunca odun ateşinde su ısıtıp yedi çocuğunun çamaşırlarını elde yıkamıştı.In vita sua ha sempre scaldato l'acqua sul fuoco, e ha fatto il bucato a mano per sette figli.
Bütün yaşamı boyunca odun ateşinde su ısıtıp yedi çocuğunun çamaşırlarını elde yıkamıştı.할머니는 평생 땔나무로 물을 데우고 일곱 자녀를 위해서 손으로
Bütün yaşamı boyunca odun ateşinde su ısıtıp yedi çocuğunun çamaşırlarını elde yıkamıştı.Sepanjang hidupnya dia memanaskan api dengan kayu bakar, dan dia mencuci baju dengan tangan untuk tujuh anak.
Bütün yaşamı boyunca odun ateşinde su ısıtıp yedi çocuğunun çamaşırlarını elde yıkamıştı.Skozi svoje celo življenje je grela vodo na ognjišču in z rokami prala perilo za sedem otrok.
Bütün yaşamı boyunca odun ateşinde su ısıtıp yedi çocuğunun çamaşırlarını elde yıkamıştı.Trong suốt cuộc đời bà đã phải đun nước bằng bếp củi, và giặt bằng tay cho bảy đứa con.
Bütün yaşamı boyunca odun ateşinde su ısıtıp yedi çocuğunun çamaşırlarını elde yıkamıştı.Under hela hennes liv hade hon värmt vatten genom elda med ved, och hon hade handtvättat för sju barn.
Bütün yaşamı boyunca odun ateşinde su ısıtıp yedi çocuğunun çamaşırlarını elde yıkamıştı.Σε όλη της τη ζωή ζέσταινε νερό με καυσόξυλα, και έπλενε στο χέρι ρούχα για επτά παιδιά.
Bütün yaşamı boyunca odun ateşinde su ısıtıp yedi çocuğunun çamaşırlarını elde yıkamıştı.Всю свою жизнь она грела воду на костре и стирала вручную за семью детьми.
Bütün yaşamı boyunca odun ateşinde su ısıtıp yedi çocuğunun çamaşırlarını elde yıkamıştı.През целия си живот тя нагряваше водата с дърва за огрев, и переше на ръце за седем деца.
Bütün yaşamı boyunca odun ateşinde su ısıtıp yedi çocuğunun çamaşırlarını elde yıkamıştı.Усеньке своє життя вона гріла воду на вогні і вручну прала одяг для семи дітей.
Bütün yaşamı boyunca odun ateşinde su ısıtıp yedi çocuğunun çamaşırlarını elde yıkamıştı.במשך כל חייה היא חיממה מים בעזרת עצי הסקה, והיא כיבסה את הכביסה ביד
Bütün yaşamı boyunca odun ateşinde su ısıtıp yedi çocuğunun çamaşırlarını elde yıkamıştı.لقد كان الغسيل لديها يعني تسخين المياه على نار الاخشاب ومن ثم البدء بالغسل اليدوي
Bütün yaşamı boyunca odun ateşinde su ısıtıp yedi çocuğunun çamaşırlarını elde yıkamıştı.水を薪で沸かし 子供7人分の洗濯物を 手洗いしてきました
Çünkü bu durum sizin veya benim bir kamp ateşinin etrafında oturmamız gibidir.C'est un peu comme si nous étions assis autour d'un feu de camp.
Çünkü bu durum sizin veya benim bir kamp ateşinin etrafında oturmamız gibidir.그 거리와 일조량을 아는 것도 중요해요.
Çünkü bu durum sizin veya benim bir kamp ateşinin etrafında oturmamız gibidir.lebo je to ako keď vy alebo ja sedíme okolo táborového ohňa.
Çünkü bu durum sizin veya benim bir kamp ateşinin etrafında oturmamız gibidir.מכיוון שזה קצת כמו שאתם או אני נשב ליד מדורה.
Çünkü bu durum sizin veya benim bir kamp ateşinin etrafında oturmamız gibidir.لأنه يشبه نوعا ما جلوسي أو جلوسك حول نار المخيم.
Çünkü bu durum sizin veya benim bir kamp ateşinin etrafında oturmamız gibidir.暖まるために火に近づきたい一方
Dağıtsın onları dağılan duman gibi; Ateşin karşısında eriyen balmumu gibi Yok olsun kötüler Tanrının önünde!(67:3) Как рассеивается дым, Ты рассей их; как тает воск от огня, так нечестивые да погибнут от лица Божия.
Dağıtsın onları dağılan duman gibi; Ateşin karşısında eriyen balmumu gibi Yok olsun kötüler Tanrının önünde!Felkél az Isten, elszélednek ellenségei; és elfutnak elõle az õ gyûlölõi.
Dağıtsın onları dağılan duman gibi; Ateşin karşısında eriyen balmumu gibi Yok olsun kötüler Tanrının önünde!Gud reiser sig, hans fiender spredes, og de som hater ham, flyr for hans åsyn.
Dağıtsın onları dağılan duman gibi; Ateşin karşısında eriyen balmumu gibi Yok olsun kötüler Tanrının önünde!Gud står upp; hans fiender varda förskingrade, och de som hata honom fly för hans ansikte.
Dağıtsın onları dağılan duman gibi; Ateşin karşısında eriyen balmumu gibi Yok olsun kötüler Tanrının önünde!Jumala nousee, hänen vihollisensa hajaantuvat, hänen vihamiehensä pakenevat hänen kasvojensa edestä.
Dağıtsın onları dağılan duman gibi; Ateşin karşısında eriyen balmumu gibi Yok olsun kötüler Tanrının önünde!Keď povstane Bôh, hneď sa rozpŕchnu jeho nepriatelia, a budú utekať od jeho tvári tí, ktorí ho nenávidia.
Dağıtsın onları dağılan duman gibi; Ateşin karşısında eriyen balmumu gibi Yok olsun kötüler Tanrının önünde!연기가 몰려감 같이 저희를 몰아내소서 불 앞에서 밀이 녹음 같이 악인이 하나님 앞에서 망하게 하소서
Dağıtsın onları dağılan duman gibi; Ateşin karşısında eriyen balmumu gibi Yok olsun kötüler Tanrının önünde!Povstane Bůh, a rozprchnou se nepřátelé jeho, a utekou od tváři jeho ti, kteříž ho mají v nenávisti.
Dağıtsın onları dağılan duman gibi; Ateşin karşısında eriyen balmumu gibi Yok olsun kötüler Tanrının önünde!som Røg henvejres, så henvejres de; som Voks, der smelter for Ild, går gudløse til Grunde for Guds Åsyn.
Dağıtsın onları dağılan duman gibi; Ateşin karşısında eriyen balmumu gibi Yok olsun kötüler Tanrının önünde!Sorga Dio, i suoi nemici si disperdano e fuggano davanti a lui quelli che lo odiano
Dağıtsın onları dağılan duman gibi; Ateşin karşısında eriyen balmumu gibi Yok olsun kötüler Tanrının önünde!כהנדף עשן תנדף כהמס דונג מפני אש יאבדו רשעים מפני אלהים׃
Dağıtsın onları dağılan duman gibi; Ateşin karşısında eriyen balmumu gibi Yok olsun kötüler Tanrının önünde!‎كما يذرى الدخان تذريهم. كما يذوب الشمع قدام النار يبيد الاشرار قدام الله‎.
Dağıtsın onları dağılan duman gibi; Ateşin karşısında eriyen balmumu gibi Yok olsun kötüler Tanrının önünde!他 們 被 驅 逐 、 如 煙 被 風 吹 散 . 惡 人 見 神 之 面 而 消 滅 、 如 蠟 被 火 鎔 化
Dağıtsın onları dağılan duman gibi; Ateşin karşısında eriyen balmumu gibi Yok olsun kötüler Tanrının önünde!他 們 被 驅逐 、 如 煙被風 吹散 . 惡人見 神 之 面 而 消滅 、 如蠟 被 火鎔化
Devrim ateşini harlamaktır.혁명의 불길에 바람을 불어 넣는 것입니다.
Devrim ateşini harlamaktır.זה להצית את אש המהפכה.
Devrim ateşini harlamaktır.هو تأجيج نار الثورة.
Devrim ateşini harlamaktır.遊びによって生活 学校 職場が
Devrim ateşini harlamaktır.點燃革命之火。
Düşman ateşinden kaçınmak için manevra yapmanız lazım.Doporučujeme manévrovat a snažit se vyhýbat nepřátelské palbě.
Düşman ateşinden kaçınmak için manevra yapmanız lazım.Ihr solltet entsprechend manövrieren, um gegnerischem Feuer auszuweichen.
Düşman ateşinden kaçınmak için manevra yapmanız lazım.Vous devez manœuvrer pour éviter les tirs ennemis.
Düşman ateşinden kaçınmak için manevra yapmanız lazım.Warto mieć oczy szeroko otwarte i unikać ognia przeciwnika.
Eğer çok üşümüşseniz, ateşin yanına gelirsiniz, şahanedir.Ak je vám veľká zima, priblížite sa k ohňu, je to ale skvelý pocit.
Eğer çok üşümüşseniz, ateşin yanına gelirsiniz, şahanedir.Als je het heel koud hebt en bij een vuur komt, is het heerlijk.
Eğer çok üşümüşseniz, ateşin yanına gelirsiniz, şahanedir.Bila merasa kedinginan, Anda mendekati api, sungguh hangat.
Eğer çok üşümüşseniz, ateşin yanına gelirsiniz, şahanedir.Dacă ţi-e foarte frig şi te apropii de un foc, e minunat.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod