Ama cehennem ateşinin bu kadar ılık olacağını sanmıyorum.Ognie piekielne chyba jednak nie będą tak łagodne.
Ama cehennem ateşinin bu kadar ılık olacağını sanmıyorum.Underjordens flammor är nog inte lika ljumma.
Ama cehennem ateşinin bu kadar ılık olacağını sanmıyorum.Underverdenens flammer er nok ikke lige så lunkne.
Ama cehennem ateşinin bu kadar ılık olacağını sanmıyorum.Δεν νομίζω να είναι τόσο χλιαρές οι φλόγες του κάτω κόσμου.
Ama cehennem ateşinin bu kadar ılık olacağını sanmıyorum.Но вряд ли адское пламя будет таким же прохладным.
Ama yine de Ateşin organik maddelerin ve havanın tutuşması sonucu oluştuğunu biliyoruz.או פחמן בלהבה, הם חמים מספיק כדי להיות זוהרים
Ama yine de Ateşin organik maddelerin ve havanın tutuşması sonucu oluştuğunu biliyoruz.,הסיבה שהלהבות נראו בצורת לשון כלפי מעלה
Ancak ateşin işe yaramadığını farkettim. hatta aslanlara ahırı görmelerinde yardımcı oluyordu.Ale pak jsem zjistil, že to moc nepomáhá, a dokonce to lvům pomáhá lépe vidět do ohrady.
Ancak ateşin işe yaramadığını farkettim. hatta aslanlara ahırı görmelerinde yardımcı oluyordu.Dar mi-am dat seama că nu era prea bună deoarece chiar ajuta leii să vadă prin țarcul vitelor.
Ancak ateşin işe yaramadığını farkettim. hatta aslanlara ahırı görmelerinde yardımcı oluyordu.하지만 저는 그게 별 소용없음을 깨닫게 되었습니다, 왜냐하면 불이 오히려 사자들이 외양간을 더 잘 볼 수 있게 했거든요.
Ancak ateşin işe yaramadığını farkettim. hatta aslanlara ahırı görmelerinde yardımcı oluyordu.Mas vim a perceber que isso não ajudava muito, porque estava era a ajudar os leões a ver através do estábulo.
Ancak ateşin işe yaramadığını farkettim. hatta aslanlara ahırı görmelerinde yardımcı oluyordu.Niestety, to nie zdało egzaminu, a wręcz pomagało lwom dostrzec co znajduje się w zagrodzie.
Ancak ateşin işe yaramadığını farkettim. hatta aslanlara ahırı görmelerinde yardımcı oluyordu.Pian ymmärsin, ettei se auttanut, koska se jopa auttoi leijonia näkemään lehmien suojaan.
Ancak ateşin işe yaramadığını farkettim. hatta aslanlara ahırı görmelerinde yardımcı oluyordu.Zistil som však, že to v skutočnosti veľmi nepomáha. Akurát to dokonca pomáhalo levom, aby videli cez kravín.
Ancak ateşin işe yaramadığını farkettim. hatta aslanlara ahırı görmelerinde yardımcı oluyordu.Обаче бързо осъзнаха, че това не помага, всъщност помагах на лъвовете да виждат по-добре.
Ancak ateşin işe yaramadığını farkettim. hatta aslanlara ahırı görmelerinde yardımcı oluyordu.Однак згодом я зрозумів, що це не дуже допоможе, а лише допомагатиме левам наскрізь бачити корівник.
Ancak ateşin işe yaramadığını farkettim. hatta aslanlara ahırı görmelerinde yardımcı oluyordu.אבל גיליתי שזה בכלל לא עוזר, כי זה אפילו עזר לאריות לראות דרך סככת הפרות.
Ancak ateşin işe yaramadığını farkettim. hatta aslanlara ahırı görmelerinde yardımcı oluyordu.لكني استنتجت أن هذا ليس فعال، بل كان يساعد الأسود على رؤية مافي الحظيرة
Ancak ateşin işe yaramadığını farkettim. hatta aslanlara ahırı görmelerinde yardımcı oluyordu.むしろ ライオンに 目立つようにしてしまって 牛の場所を見つけるのを 助けてしまったんです でも あきらめませんでした
Ancak uzun süre, onu bekleyen niyeti ile, ancak, ateşin yanında oturdu o olabilir.Aku duduk di samping api, bagaimanapun, dengan maksud menunggu dia, bagaimanapun panjang ia mungkin.
Ancak uzun süre, onu bekleyen niyeti ile, ancak, ateşin yanında oturdu o olabilir.Ich setzte mich neben das Feuer, aber mit der Absicht, auf ihn wartet, wie lange er sein könnte.
Ancak uzun süre, onu bekleyen niyeti ile, ancak, ateşin yanında oturdu o olabilir.Ik ging naast het vuur, maar met de bedoeling op hem wacht, hoe lang hij zou kunnen zijn.
Ancak uzun süre, onu bekleyen niyeti ile, ancak, ateşin yanında oturdu o olabilir.Istuuduin viereen tuli kuitenkin tarkoituksenaan odottaa häntä kuitenkin pitkä hän voisi olla.
Ancak uzun süre, onu bekleyen niyeti ile, ancak, ateşin yanında oturdu o olabilir.Jag satte mig bredvid elden, dock med avsikt att som väntar honom, oavsett hur länge han kan vara.
Ancak uzun süre, onu bekleyen niyeti ile, ancak, ateşin yanında oturdu o olabilir.Jeg satte mig ned ved siden af ilden, dog med den hensigt venter ham, hvor længe han kunne være.
Ancak uzun süre, onu bekleyen niyeti ile, ancak, ateşin yanında oturdu o olabilir.Je me suis assis au coin du feu, cependant, avec l'intention de qui l'attendait, mais à long il pourrait être.
Ancak uzun süre, onu bekleyen niyeti ile, ancak, ateşin yanında oturdu o olabilir.나는 그러나 오랫동안 그를 기다리는 목적으로하지만, 불 옆에 앉아 그는 수 있습니다.
Ancak uzun süre, onu bekleyen niyeti ile, ancak, ateşin yanında oturdu o olabilir.Leültem a tűz mellett, de azzal a szándékkal, várja őt, de hosszú ő lehet.
Ancak uzun süre, onu bekleyen niyeti ile, ancak, ateşin yanında oturdu o olabilir.M-am aşezat lângă foc, cu toate acestea, cu intenţia de a-l astepta, oricât de mult el ar putea fi.
Ancak uzun süre, onu bekleyen niyeti ile, ancak, ateşin yanında oturdu o olabilir.Mi sedetti accanto al fuoco, però, con l'intenzione di attesa di lui, per quanto a lungo che potrebbe essere.
Ancak uzun süre, onu bekleyen niyeti ile, ancak, ateşin yanında oturdu o olabilir.Sadol som si pri ohni, ale s úmyslom ho čaká, ako dlho by mohol byť.
Ancak uzun süre, onu bekleyen niyeti ile, ancak, ateşin yanında oturdu o olabilir.Sedl jsem si u ohně, ale s úmyslem ho čeká, jak dlouho by mohl být.
Ancak uzun süre, onu bekleyen niyeti ile, ancak, ateşin yanında oturdu o olabilir.Sem sedel ob ognju, vendar pa z namenom, da ga čaka, ne glede na čas on lahko.
Ancak uzun süre, onu bekleyen niyeti ile, ancak, ateşin yanında oturdu o olabilir.Tôi ngồi xuống bên cạnh ngọn lửa, tuy nhiên, với ý định chờ anh, lâu dài tuy nhiên ông có thể được.
Ancak uzun süre, onu bekleyen niyeti ile, ancak, ateşin yanında oturdu o olabilir.Usiadłem przy ognisku, jednak z zamiarem czeka go jednak długo może on być.
Ancak uzun süre, onu bekleyen niyeti ile, ancak, ateşin yanında oturdu o olabilir.Κάθισα δίπλα στη φωτιά, ωστόσο, με την πρόθεση του να τον περιμένει, όμως πολύ θα μπορούσε να είναι.
Ancak uzun süre, onu bekleyen niyeti ile, ancak, ateşin yanında oturdu o olabilir.Аз седнах до огъня, обаче, с намерение да го чака, колкото и дълъг Той може да бъде.
Ancak uzun süre, onu bekleyen niyeti ile, ancak, ateşin yanında oturdu o olabilir.Я сел рядом с огнем, однако, с намерением его ждет, как бы долго он мог бы быть.
Ancak uzun süre, onu bekleyen niyeti ile, ancak, ateşin yanında oturdu o olabilir.Я сів поруч з вогнем, однак, з наміром його чекає, як би довго він міг би бути.
Ancak uzun süre, onu bekleyen niyeti ile, ancak, ateşin yanında oturdu o olabilir.התיישבתי ליד המדורה עם זאת, מתוך כוונה המצפה לו, אולם ארוך הוא יכול להיות.
Ancak uzun süre, onu bekleyen niyeti ile, ancak, ateşin yanında oturdu o olabilir.جلست بجانب النار ، ولكن مع نية في انتظار له ، مهما طال وقال انه قد يكون.
Ancak uzun süre, onu bekleyen niyeti ile, ancak, ateşin yanında oturdu o olabilir.彼は可能性があります。 それは囲まれても私は、のために、彼の調査ですでに深く興味を持っていた
Araçları artık topçu ateşinden binalar yerine harabeler koruyor. Bitki örtüsü daha az sığınacak yer sağlıyor.L'allée comporte également une quantité réduite d'abris.
Araçları artık topçu ateşinden binalar yerine harabeler koruyor.Vozidla nyní před dělostřelectvem chrání namísto budov všudypřítomné ruiny.
Ateşin de var!A teste tűzforró!
Ateşin de var!Badanmu panas!
Ateşin de var!Cả người cô giống như quả cầu lửa vậy?
Ateşin de var!Dyť celá hoříš!
Ateşin de var!Et tu es brûlante !
Ateşin de var!Scotti anche!
Ateşin de var!Si ai si febra!
Ateşin de var!¡Y estás ardiendo!
Ateşin de var!Да у тебя жар!
Ateşin de var!Имаш температура!
Ateşin de var!!! جسدكِ حار أيضاً
"Ateşin Dokundukları"nda"천재들의 광기-예술적 영감과 조울증"이라는 책에서는 [*번역서 제목]
"Ateşin Dokundukları"nda"Osvícení ohněm" od Kaye Redfielda Jamisona která na to nahlíží jako na tvůrčí cit
"Ateşin Dokundukları"ndaשנקרא "נגעה בהם אש" על ידי קיי רדפילד ג'יימיסון
"Ateşin Dokundukları"ndaبعنوان "ممسوس بالنار" من طرف كاي ريدفيلد جاميسون
"Ateşin Dokundukları"ndaモーツァルトやベートーベン、ゴッホも