Ana içeriğe geç
Sözlük

ateşe ile cümle

ateşe kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Sonrasında boşalttıkları evleri ve saklandıkları yerleri ateşe vererek askeri harekatı güçleştirdiler.وبعد ذلك قد صعبوا حركات الجيش مطلقين النار على الأماكن التي اختبئوا فيها والبيوت التي دخلوها.
Ruslar çekilirken tahıl yığınlarını ateşe vermişlerdi.السوفيات وخلال انسحابهم أحرقوا أكوام الحبوب.
Ayrıca Perusia başkalaroına ibret olması için yağmalandı ve ateşe verildi.بيروسيا أيضاً تم نهبها وحرقها كتحذير للآخرين.
Ateşe koyulan Sac üç ayaklıdır bunlar: geçmişi bugünü ve geleceği simgelerler.ويحرم صيام هذه الأيام الثلاثة؛ للنهي عن صيامها؛ ولأنها أيام أكل وشرب وذكر لله تعالى.
1969 - Denis Michael Rohan adlı Avustralyalı bir yahudi, Mescid-i Aksa'yı ateşe verdi.1969 - إحراق المسجد الأقصى على يد مايكل دينس روهان.
Bunun üzerine Ayığ Han, Irkıl’ı ateşe attırarak yaktırır.وهو يشتعل بسهولة، ويحترق بلهب ذي دخان.
Daenerys (Emilia Clarke) ejderha yumurtalarından birini alır ve ateşe koyar.Daenerys (Emilia Clarke) pega um de seus ovos de dragão e o coloca em uma fogueira.
Önceki gecede olduğu gibi bütün mahalle çapında çöp tenekeleri ateşe verildi.Como na noite anterior, incêndios foram iniciados em latas de lixo por todo o bairro.
(4 Şubat'ta Şam'daki Danimarka ve Norveç Büyükelçilikleri ateşe verildi.4 de fevereiro: as embaixadas da Dinamarca e da Noruega em Damasco são incendiadas.
Ateşe verip hayvanları saldılar.Rezaram e soltaram fogos.
Bu arada kentler ve tapınakları ateşe verildi.Eles queimam as cidades e os templos.
Hafif ateşe ve iğne yapılan noktada hafif ağrı ve şişkinliğe neden olabilir.A vacina pode causar ligeira dor e inchaço no local da injeção e febre ligeira.
Çerkesler suya, ateşe, bitkilere, ormanlara, kayalara, gök gürültüsüne ve yıldırımlara tapmışlardır.Os mundos foram chamados de Alpeon (Terra), Inferos (Fogo), Aqueon (Água), Eris (Ar), e Luxian (Luz).
Ayrıca Perusia başkalaroına ibret olması için yağmalandı ve ateşe verildi.Perúsia também foi pilhada e incendiada como um aviso para outros.
9 Kasım 1938'de Kristal Gece olarak da bilinen gecede Neue Sinagogu ateşe verildi.Em Kristallnacht no ano de 1938, a sinagoga de Colônia foi incendiada.
Theon ardından Robb Stark'a babasının Kuzeye saldıracağı planını yazar fakat mektubu sonra ateşe atar.Ele escreve uma carta para Robb avisando sobre os planos de seu pai, porém a queima antes de enviá-la.
Refrakter malzemeler, ateşe dayanıklı malzemeler olarak tanımlanır.Barracas modernas podem ser feitas de material resistente ao fogo.
Spor salonuna kaçmadan önce de onu ateşe verir.Antes de sair do local, ela decide atear fogo na escola.
Tam camiyi ateşe verecekleri sırada uzaklardan dört nala gelen bir beyaz atlı görünür.Por alguns segundos ela aparece perto de um cavalo branco.
Göğüslük zırh ve miğferlerin ağırlığıyla yere eğildiler, diğerleri ateşe yakalandı" şeklinde yazdı.Alguns afundaram por conta do peso de suas couraças e elmos; outros morreram queimados."
Ateşe sahip olan ilk eril tanrıdır.É o primeiro a usar o fogo.
Fakat ateşe devam ettiler."Daarbij maakten zij gebruik van vuur.
İyi meyve vermeyen her ağaç kesilip ateşe atılır.Iedere boom, die geen goede vrucht voortbrengt, wordt uitgehouwen en in het vuur geworpen.
Onlar: "Haydin onun için bir yapı yapın da onu ateşe atın." dediler.God zegt dan: "Schrijf zijn boek in de hel."
Zerdüştiler ateşe tapmazlar, ancak ateşi yüceltirler onu kıble kabul ederek ateş önünde dua ederler.Blij zijn zij niet met hun lot, zij wonen in Niflhel (de burcht) waar zij Hel moeten dienen als slaven.
Bunun üzerine Ayığ Han, Irkıl’ı ateşe attırarak yaktırır.Hieruit kwam het roosteren van voedsel op het vuur voort.
1814 - İngiliz birlikleri Washington'u işgal etti, White House ve pek çok başka binayı ateşe verdi.In augustus 1814 veroverden de Britten Washington D.C. en brandde het Capitool en het Witte Huis plat.
Freddy’i ateşe verdikten sonra onu bodruma kilitler.Nadat hij Fernand heeft uitgeschakeld steekt hij de kelder in brand.
Bu, onları cennete çağırır, onlar da bunu ateşe çağırır!" buyurdu."Vervolgens roept hij de god van het vuur aan om zijn creatie tot leven te wekken.
Bu arada kentler ve tapınakları ateşe verildi.De stad en het klooster werden in brand gestoken.
Kurbanlar hareket edemeyecekleri duruma geldiğinde onları bir ahıra kapattılar ve ahırı ateşe verdiler.Als blijkt dat ze dat niet gaan doen, steken ze de schuur in brand waar ze sliepen.
Spor salonuna kaçmadan önce de onu ateşe verir.Ze houdt hem onder schot en steekt de sportschool in brand.
Daha önce işten çıkarılan işçiler haksızlığa isyan edip her şeyi ateşe verirler.Als blijk van mildheid zou Tiste eerst gewurgd worden aan een paal en pas dan verbrand worden.
Ateşe verip hayvanları saldılar.Je plant het en je rookt het.
Fakat aralarındaki en önemli fark, Od İyesinin sadece belli bir ocağa veya ateşe bağlı olmasıdır.God is de enige die beslist over het lot, of een mens uiteindelijk in de hel of de hemel komt.
Toplu tabanca her zaman ateşe hazırdır.Ze zijn standaard uitgerust met een vuurwapen.
Onlar: "Haydin onun için bir yapı yapın da onu ateşe atın." dediler.I powiedziano im: „Wejdźcie do ognia obie wraz z tymi, którzy tam wchodzą!”
Fakat ateşe devam ettiler."Następnie oboje wrzucili do ognia.
Sekbanların karşı koyması üzerine de ateşe verdiler.Podczas nich rozpalano ogniska, do których wrzucano ofiary, tańczono wśród płomieni.
1969 - Denis Michael Rohan adlı Avustralyalı bir yahudi, Mescid-i Aksa'yı ateşe verdi.W 1969 chrześcijański turysta Denis Michael Rohan podłożył ogień pod meczet.
Halk araçların etrafını sararak ateşe verse de askerlere bir şey olmaz.Do rozpalonego przezeń ognia garną się przemarznięci żołnierze.
Charlie uyuşturucuya bakar ve onu gülümseyerek ateşe atar.Peter daje mu strzykawkę z narkotykiem, a on sam ją sobie wstrzykuje.
9 Kasım 1938'de Kristal Gece olarak da bilinen gecede Neue Sinagogu ateşe verildi.10 listopada 1938 roku w noc kryształową spalono tutejszą synagogę.
Ruslar çekilirken tahıl yığınlarını ateşe vermişlerdi.Wycofujący się Rosjanie sami spalili Dorohobuż.
1949-1950 arasında Viyana'da basın ateşeliği yaptı.Attaché prasowy w Wiedniu w latach 1946–1950.
Botafogo ateşe vermek anlamına gelmektedir. ^Zapobiega to wypalaniu się luminoforu.
Cenazeyi yaktıktan sonra ateşe doğru ilerler.Po wysuszeniu wypalano je w ognisku.
(Sento avvampar nell'anima - "Çok kızgın bir kıskançlık hissediyorum ve bu ruhumu sanki ateşe vermekte").("A mój pocałunek roztopi ciszę, która czyni cię moją!")
Onlar: "Haydin onun için bir yapı yapın da onu ateşe atın." dediler.Han ropade till ryssarna: "Spring till helvetet, ni fördömde, och erhåll er belöning!
Ateşe saygı gösterilmesi gerekir.Då krävs brandgaskylning.
Ona göre tüm evren ateşten var olmuştur ve bir süre sonra yine ateşe dönecektir.Loge är andens eld: Han frambringar glödande tankar, men kan förbränna allt om han förvandlas till eld.
Ayrıca Perusia başkalaroına ibret olması için yağmalandı ve ateşe verildi.Perusia ödelades och brändes som varning för andra städer.
Bu ateşe ise konvoydan şiddetli şekilde cevap verilmiştir.Domkyrkan drabbades hårt av branden.
Bununla ilişkili olarak ateşe, aydınlığa veya Güneş'e bakılarak ibadet edilir.På Hawaii är Hina skymningens och gryningens (dock inte solens) gudinna.
Varlıklarını duyurdular ve tilki kurnazlığıyla ekinleri ateşe kurban ettiler.De förebådade framtiden, och med rävens listighet offrade de skörd på elden.
Bu sırada Allah tarafından ateşe "Ey ateş, İbrahim'e karşı serin ve selamet ol"' emri verilir.Medan de äter välsignar Melkisedek Abraham i "Gud den högstes, himlens och jordens skapares" (El Eljons) namn.
Yine Zerdüşt inancında olduğu gibi ateşi söndürmek günah sayılmakta ve ateşe su dökülmemektedir.De har bundit mig som havet, elden och vattnet inte kunnat göra.
Bu sırada donanma toplarıyla İstanbul'u ateşe tuttu.Тоді він спалює троянський флот.
Başkent ele geçirildiğinde Jüpiter Tapınağı'nı ateşe verildi.Під час своєї каденції висвятив Храм Юпітера.
Toplu tabanca her zaman ateşe hazırdır.Набої завжди повинні бути сухими.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod