Ana içeriğe geç
Sözlük

ateşe ile cümle

ateşe kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Burkina Faso'da halk parlamentoyu ateşe verdi.Парагвай: парламент у вогні.
1968'de Paris'in Küba Büyükelçiliği'nde Kültürel İlişkiler Ateşeliği görevine getirildi.З 1966 року обіймав посаду аташе з культури посольства Куби в Парижі.
Daha sonra Pers gemileri de ateşe verildi.Незабаром і японські кораблі також припинили вогонь.
Bu arada yakın sahil topçusunun ateşe başlamasıyla E12 çekildi.Тому Союз Т-15 наблизився спершу до заднього стикувального порту.
Bu, onları cennete çağırır, onlar da bunu ateşe çağırır!" buyurdu."V ní se píše: "Osady ležící v místech hlubokých, pojmenovali předkové Peklem.
Üst kısmına lahana yayılarak tuzlanır ve ağzı kapatılarak ateşe oturtulur.Na povrchu knotu se pak hořlavina odpařuje a hoří (neboli oxiduje).
Fakat ateşe devam ettiler."Ó zachraň před ohněm co ještě zbývá!"
Varlıklarını duyurdular ve tilki kurnazlığıyla ekinleri ateşe kurban ettiler.V čase těch o něm hlásili a s mazaností lišek v ohni obětovali obilí.
1918 yılında Ermeniler bu camiye Müslümanları doldurarak, ateşe verip yaktı.Roku 1918 ji ale vandalové poničili a zapálili.
Ritüelin sonunda da bir meşe kütüğü ateşe verilir.Loupežníci nakonec celý zámek podpálí.
Bu arada karşılaşılan bütün evler de ateşe verilip yakıldı.Dům s nevěřícími bude vyhlazen a oni budou spáleni do země.
Tutunca, teleme haline gelince teleme peynir süzeğe konur, suyu süzülür ve ateşe koyulur.Din boturile ei tâșneau, când răsufla, torente-nvăpăiate de foc mistuitor”.
Kimi yazarlar hastalığın tanımının viral kanamalı ateşe ya da nekrotizan fasiite benzediğini ileri sürdü.Un scriitor aseamănă descrierea cu cea a unei febre hemoragice virale sau fasceită necrozantă.
Ama saat 07.20'de İspanyol piyadelerini fark eden Fransız topçuları, ateşe başladı.La 21:30, austriecii și-au dat seama de prezența francezilor și au deschis focul.
Bu ev ateşe dayanıklı.Această casă este rezistentă la foc.
Ateşe karşı buz savaşı Catnip!A jég harca a tűz ellen Catnip!
General Piccolomini’nin emriyle şehir ateşe verilmiştir.A járvány megfékezésének indokával Piccolomini tábornok felgyújtatta a várost.
Port Said 'de on binlerce protestocu toplandı ve birkaç hükûmet binası ateşe verildi.Búr Szaídban több tízezer tüntető gyűlt össze, és több kormányzati épületet is felgyújtottak.
Protestocular akşam saatlerinde Kahire'deki NDP başkanlıklarından birini ateşe verdiler.Este a tüntetők felgyújtották a kormánypárt egyik fővárosi székházát.
Botafogo ateşe vermek anlamına gelmektedir. ^Ezt követően a Botafogo igazolta le.
Daha sonra Pers gemileri de ateşe verildi.Ezután a hadihajók nyitottak tüzet.
1991 - Irak kuvvetleri, Kuveyt'teki petrol bölgelerini ateşe verdi.1991 – Kuvaitban kioltják az utolsó olajtüzet, amit Irak gyújtott meg az öbölháborúban.
Ardından Ra's Al Ghul'un adamları malikaneyi ateşe verir.Al Gharrafben azután a fiúk átesnek a tűzkeresztségen.
Bazı şehirlerde göstericiler polise saldırdı ve araçları ateşe verdi.A felkelők lángokba borították a rendőrség járműveit, és a fegyvereiket ők lóbálták.
Burkina Faso'da halk parlamentoyu ateşe verdi.A honvédő háborúban szerb csapatok felgyújtották.
1814 - İngiliz birlikleri Washington'u işgal etti, White House ve pek çok başka binayı ateşe verdi.1814 – Brittijoukot hyökkäsivät Washingtoniin ja polttivat Valkoisen talon sekä useita muita rakennuksia.
Önceki gecede olduğu gibi bütün mahalle çapında çöp tenekeleri ateşe verildi.Kuten edellisenä yönä, tulipaloja sytytettiin roskapönttöihin koko kaupunginosan alueella.
Mumu ateşe doğru tuttuğunda, bu karakter özellikleri tamamı ile değişir.Kun vaha viedään tuleen, nämä ominaisuudet kuitenkin muuttuvat täydellisesti.
Ruslar çekilirken tahıl yığınlarını ateşe vermişlerdi.Venäläiset polttivat Porvoon.
Ateşe karşı buz savaşı Catnip!Sataako siellä lunta herra Thiessen?
Bu arada kentler ve tapınakları ateşe verildi.Taloihin ja temppeleihin vangittuja ihmisiä poltettiin.
9 Kasım 1938'de Kristal Gece olarak da bilinen gecede Neue Sinagogu ateşe verildi.Kristalliyönä, 9. marraskuuta 1938 synagoga sytytettiin tuleen ja se paloi pahoin.
14 Temmuz 1976 gecesi evinde evinde saldırıya uğradı ve Peiper birkaç kez vurulup evi ateşe verilmiştir.Peiperin talo poltettiin 14. heinäkuuta 1976 ja hänen palanut ruumiinsa löytyi sen jäännöksistä.
Vücudunu ateşe çevirebilir.Olet täyttänyt ruumiini tulella.
Bu ateşe ise konvoydan şiddetli şekilde cevap verilmiştir.Ryöstäjä vastasi tähän tulella.
Ateşe saygı gösterilmesi gerekir.Paloniemelle suunnitellaan lomakylää.
Göğüslük zırh ve miğferlerin ağırlığıyla yere eğildiler, diğerleri ateşe yakalandı" şeklinde yazdı.Μερικοί βυθίστηκαν, υπό το βάρος των θωράκων και των κρανών τους, ενώ άλλοι έπιασαν φωτιά".
Onları ateşe verip evden dışarı çıkmalarını sağladım."Προτείνω να κλείσετε την συνεδρίαση και να τους αφήσετε να πάνε σπίτι”.
"Sertab ateşe hazır".Είναι το επίνειο του Πυργίου.
Toplu tabanca her zaman ateşe hazırdır.Revolveren er derfor altid klar til skud.
Herakleitos'a göre her şey ateşten geldi ve yok olup tekrar ateşe dönecek.Fawkes er en føniks, der går op i flammer når den dør og genopstår af asken igen.
"Sertab ateşe hazır"."Motorvejen ved Brande er klar".
Borik asit ve boratlar selülozik maddelere, ateşe karşı dayanıklılık sağlarlar.Røg og salt gør bacon ideelt til opbevaring.
Bunun üzerine Ayığ Han, Irkıl’ı ateşe attırarak yaktırır.Utukt, ved å brenne i lutrende flammer (fem- til syvogtyvende sang).
Halefi Adhubal, Selinus'un uzun süre savunulamayacağına karar verdi ve kasaba ateşe verildi.Hans etterfølger, Adhubal, bestemte at Selinus ikke lenger kunne være innsperret og fikk byen ødelagt.
Ayrıca Perusia başkalaroına ibret olması için yağmalandı ve ateşe verildi.Perusia ble i tillegg plyndret og brent ned som en advarsel for andre.
Fakat aralarındaki en önemli fark, Od İyesinin sadece belli bir ocağa veya ateşe bağlı olmasıdır.Han fikk valget mellom å bli brent på bålet eller bli garrotert (kvelt med en løkke rundt halsen).
Binaları değil ama çiçek saksılarını benzin dökerek ateşe verirler.Boligen hans lyses ikke opp med vanlig ild, men av skinnende gull.
Sekbanların karşı koyması üzerine de ateşe verdiler.Noen iverksatte også brenning.
Birçok kilise ve Sırp binası, evi ateşe verildi.Kirken og et hundretall hus ble skutt i brann.
Bunun karşılığında protestocular tekerlekleri ateşe verdiler ve Anayasal Demokratik Ralli ofisine saldırdılar.Som svar på dette satte demonstrantene fyr på bildekk og angrep kontorene til regjeringspartiet.
(4 Şubat'ta Şam'daki Danimarka ve Norveç Büyükelçilikleri ateşe verildi.Pada tanggal 4 Februari, Kedubes Denmark dan Norwegia di Suriah dibakar, akan tetapi tidak ada korban jiwa.
Başkent ele geçirildiğinde Jüpiter Tapınağı'nı ateşe verildi.Dalam upaya merebut ibu kota, mereka membakar kuil Jupiter.
Göğüslük zırh ve miğferlerin ağırlığıyla yere eğildiler, diğerleri ateşe yakalandı" şeklinde yazdı.Beberapa dari mereka tenggelam karena beratnya baju baja dan helm mereka; yang lainnya terbakar."
Vücudunu ateşe çevirebilir.Membakar tubuh dengan api.
Cenazeyi yaktıktan sonra ateşe doğru ilerler.Saat upacara berlangsung, api dinyalakan.
Dr. Loomis, çakmağını yakarak odayı ateşe verir.Logan menyusupkan virus komputer untuk mematikan lampu gedung.
Asilerin gıdası olan keçileri dahi ateşe tutuyorduk" demiştir.Dikatakan pula bahwa Jahanam ini memiliki pula anjing-anjing neraka Jahanam yang siap mengoyak-oyak tubuh.
Onlar: "Haydin onun için bir yapı yapın da onu ateşe atın." dediler.Ia menjawab, "Orang yang engkau sebutkan tadi bahwa dia termasuk penghuni neraka."
Ruslar çekilirken tahıl yığınlarını ateşe vermişlerdi.Chính những người Nga rút lui đã đốt cháy Dorohobuż.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod