Ana içeriğe geç
Sözlük

ateşe ile cümle

ateşe kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
"Gezegeni ateşe atmak zorunda mıyız?""Czy musimy wrzucać planetę do tego kotła?"
"Gezegeni ateşe atmak zorunda mıyız?""Devons nous mettre notre planète dans le pot ?"
"Gezegeni ateşe atmak zorunda mıyız?""지구를 혼란에 빠지게 둘수 밖에 없을까?"
"Gezegeni ateşe atmak zorunda mıyız?""Ma il pianeta va messo in un vaso?"
"Gezegeni ateşe atmak zorunda mıyız?""Måste vi sätta planeten på spel?"
"Gezegeni ateşe atmak zorunda mıyız?""Moeten we de planeet in het schema betrekken?"
"Gezegeni ateşe atmak zorunda mıyız?""Musíme uzavřít planetu do hrnce?"
"Gezegeni ateşe atmak zorunda mıyız?""Müssen wir den Planeten zu Grabe tragen?"
"Gezegeni ateşe atmak zorunda mıyız?""Muszáj a bolygót a lyukba löknünk?"
"Gezegeni ateşe atmak zorunda mıyız?""Täytyykö meidän laittaa planeetta purkkiin?"
"Gezegeni ateşe atmak zorunda mıyız?""¿Tenemos que enviar al planeta al traste?"
"Gezegeni ateşe atmak zorunda mıyız?""Trebuie să băgăm planeta în oală?"
"Gezegeni ateşe atmak zorunda mıyız?""Πρέπει να πετάξουμε τον πλανήτη στα σκουπίδια;"
"Gezegeni ateşe atmak zorunda mıyız?""Должны ли мы бросать планету в такой котел?"
"Gezegeni ateşe atmak zorunda mıyız?""Трябва ли да поставиме планетата в купа?"
"Gezegeni ateşe atmak zorunda mıyız?""האם עלינו לעצור הכל על כדור הארץ?"
"Gezegeni ateşe atmak zorunda mıyız?""أيجب أن نضع الكوكب في هذا الموقف الحرج؟"
"Gezegeni ateşe atmak zorunda mıyız?"我々はこの極めて安定した 完新世の状態を危うくしていないだろうか?
Hayır, çakmak bende kalacak ve ateşe ihtiyacın olduğunda benden alacaksınız.Nee, ik hou de aansteker bij mij en wanneer je hem nodig hebt, kom je naar mij.
Hayır, çakmak bende kalacak ve ateşe ihtiyacın olduğunda benden alacaksınız.Nej. Jag behåller tändaren. Behöver du den, så kom till mig.
Hayır, çakmak bende kalacak ve ateşe ihtiyacın olduğunda benden alacaksınız.Nej. Jeg tager lighteren. Kom til mig, når der er brug for den.
Hayır, çakmak bende kalacak ve ateşe ihtiyacın olduğunda benden alacaksınız.Nem. Nálam lesz az öngyújtó. Amikor kell, elkéred.
Hayır, çakmak bende kalacak ve ateşe ihtiyacın olduğunda benden alacaksınız.No. Yo me quedo el encendedor y Ud. cuando lo necesite me lo pide.
Hayır, çakmak bende kalacak ve ateşe ihtiyacın olduğunda benden alacaksınız.Tidak, aku akan ambil pemantiknya. Jika kau butuh bisa pinjam padaku.
Hayır, çakmak bende kalacak ve ateşe ihtiyacın olduğunda benden alacaksınız.Όχ, θα έχω τον αναπτήρα και θα μου τον ζητάς όταν τον θέλεις.
Hayır, çakmak bende kalacak ve ateşe ihtiyacın olduğunda benden alacaksınız.Не, аз ще взема запалката. Ела при мен, когато има нужда от него.
Hayır, çakmak bende kalacak ve ateşe ihtiyacın olduğunda benden alacaksınız.Ще си стои у мен и ще ви я давам, когато имате нужда.
Hayır, çakmak bende kalacak ve ateşe ihtiyacın olduğunda benden alacaksınız.,לא. אני אקח את המצית .וכשתצטרך אותו תבוא אלי
Hayır, çakmak bende kalacak ve ateşe ihtiyacın olduğunda benden alacaksınız.، كلا . أنا أحتفظ بالولاعة و عندما تحتاجها تأت لي
Hayır, uzak sahilleri keşfetme vizyonlarını sunarak insanların ruhlarını ateşe vermelisin."Không, bạn cần nhen nhóm trong tâm hồn mọi người một ngọn lửa về các cuộc thám hiểm ở ngoài khơi xa."
Hayır, uzak sahilleri keşfetme vizyonlarını sunarak insanların ruhlarını ateşe vermelisin."먼 바다를 탐험하는 마음으로 사람들의 영혼을 타오르게 만들 필요가 있습니다."
Hayır, uzak sahilleri keşfetme vizyonlarını sunarak insanların ruhlarını ateşe vermelisin."Musisz rozpalić ludzkie dusze wizją odkrywania dalekich wybrzeży".
Hayır, uzak sahilleri keşfetme vizyonlarını sunarak insanların ruhlarını ateşe vermelisin."Nee, je moet de ziel van mensen verbazen met visioenen van het verkennen van verre kusten."
Hayır, uzak sahilleri keşfetme vizyonlarını sunarak insanların ruhlarını ateşe vermelisin."Nein, man muss der Menschen Seelen entflammen mit Visionen entfernte Küsten zu erkunden."
Hayır, uzak sahilleri keşfetme vizyonlarını sunarak insanların ruhlarını ateşe vermelisin."Nej, du måste sätta folks själar i brand med visioner om att utforska avlägsna stränder."
Hayır, uzak sahilleri keşfetme vizyonlarını sunarak insanların ruhlarını ateşe vermelisin."Nem, vágyat kell gyújtanod az emberek lelkében a távoli partok iránt."
Hayır, uzak sahilleri keşfetme vizyonlarını sunarak insanların ruhlarını ateşe vermelisin."No, dovete generare nelle persone il desiderio di scoprire lidi lontani."
Hayır, uzak sahilleri keşfetme vizyonlarını sunarak insanların ruhlarını ateşe vermelisin."Non, vous devez illuminer les âmes des gens avec des visions d'exploration de rivages lointains. "
Hayır, uzak sahilleri keşfetme vizyonlarını sunarak insanların ruhlarını ateşe vermelisin."No, tienes que enardecer las almas de las personas con visiones de la exploración de tierras lejanas".
Hayır, uzak sahilleri keşfetme vizyonlarını sunarak insanların ruhlarını ateşe vermelisin."Nu, trebuie să înfierbânţi sufletele oamenilor cu viziuni de explorare a malurilor îndepărtate."
Hayır, uzak sahilleri keşfetme vizyonlarını sunarak insanların ruhlarını ateşe vermelisin.""Precisam de inflamar as almas das pessoas "com visões de explorações de praias distantes."
Hayır, uzak sahilleri keşfetme vizyonlarını sunarak insanların ruhlarını ateşe vermelisin."Tidak, Anda perlu membakar jiwa orang-orang itu dengan visi menjelajahi pesisir nun jauh."
Hayır, uzak sahilleri keşfetme vizyonlarını sunarak insanların ruhlarını ateşe vermelisin."Όχι, πρέπει να βάλεις φωτιά στις ψυχές των ανθρώπων με οράματα για την εξερεύνηση μακρινών ακτών".
Hayır, uzak sahilleri keşfetme vizyonlarını sunarak insanların ruhlarını ateşe vermelisin."Нет, нужно зажечь огонь в душах людей картинами далёких земель".
Hayır, uzak sahilleri keşfetme vizyonlarını sunarak insanların ruhlarını ateşe vermelisin."Не, трябва да възпламените душите на хората с видения за изследването на далечни брегове."
Hayır, uzak sahilleri keşfetme vizyonlarını sunarak insanların ruhlarını ateşe vermelisin."לא, אתה צריך להצית את נפשות האנשים עם מראות של חקר ארצות רחוקות."
Hayır, uzak sahilleri keşfetme vizyonlarını sunarak insanların ruhlarını ateşe vermelisin."بل عليك ان تغذي في ارواح الناس .. الامل باستشكاف الشواطىء البعيدة ..
Hayır, uzak sahilleri keşfetme vizyonlarını sunarak insanların ruhlarını ateşe vermelisin."人々の魂を奮い立たせることだ」 これが我々に必要なことです 希望を持つこと
Her Şeye Egemen RABbin öfkesi Ülkeyi ateş gibi sardı. Halk ateşe yem olacak, Kardeş kardeşini esirgemeyecek.A seregek Urának haragja miatt kiégett a föld, és a nép a tûznek eledele lõn: Senki atyjafián nem könyörül,
Her Şeye Egemen RABbin öfkesi Ülkeyi ateş gibi sardı. Halk ateşe yem olacak, Kardeş kardeşini esirgemeyecek.만군의 여호와의 진노로 인하여 이 땅이 소화되리니 백성은 불에타는 섶나무와 같을 것이라 사람이 그 형제를 아끼지 아니하며
Her Şeye Egemen RABbin öfkesi Ülkeyi ateş gibi sardı. Halk ateşe yem olacak, Kardeş kardeşini esirgemeyecek.От гнева на Господа на Силите земята изгоря И людете ще бъдат като гориво за огън; Никой не жали брата си.
Her Şeye Egemen RABbin öfkesi Ülkeyi ateş gibi sardı. Halk ateşe yem olacak, Kardeş kardeşini esirgemeyecek.Ярость Господа Саваофа опалит землю, и народ сделается как бы пищею огня; не пощадит человек брата своего.
Her Şeye Egemen RABbin öfkesi Ülkeyi ateş gibi sardı. Halk ateşe yem olacak, Kardeş kardeşini esirgemeyecek.בעברת יהוה צבאות נעתם ארץ ויהי העם כמאכלת אש איש אל אחיו לא יחמלו׃
Her Şeye Egemen RABbin öfkesi Ülkeyi ateş gibi sardı. Halk ateşe yem olacak, Kardeş kardeşini esirgemeyecek.بسخط رب الجنود تحرق الارض ويكون الشعب كمأكل للنار لا يشفق الانسان على اخيه.
Her Şeye Egemen RABbin öfkesi Ülkeyi ateş gibi sardı. Halk ateşe yem olacak, Kardeş kardeşini esirgemeyecek.因 萬 軍 之 耶 和 華 的 烈 怒 、 地 都 燒 遍 . 百 姓 成 為 火 柴 、 無 人 憐 愛 弟 兄
Her Şeye Egemen RABbin öfkesi Ülkeyi ateş gibi sardı. Halk ateşe yem olacak, Kardeş kardeşini esirgemeyecek.因 萬軍 之 耶和華 的 烈怒 、 地都 燒遍 . 百姓 成 為 火柴 、 無人 憐愛 弟兄
İslam Ulusu, Malcolm'u, mahkeme kararıyla evini boşaltmak yerine, kendi evini ateşe vermekle suçladı.이슬람 국가의 비난 말 콤 그 자신의 집에 화재를 설정 대신 vacating, 법원에 의해 주문.
İyi bir cipti. Ateşi kesin! Ateşe ara verin!Säästä vähän konelaatikkoon!
İyi meyve vermeyen her ağaç kesilip ateşe atılır.Alle bomen waar geen goede vruchten aan komen, worden omgehakt en verbrand.
İyi meyve vermeyen her ağaç kesilip ateşe atılır.Ein jeglicher Baum, der nicht gute Früchte bringt, wird abgehauen und ins Feuer geworfen.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod