Ana içeriğe geç
Sözlük

ateşe ile cümle

ateşe kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun.Mereka membakar Rumah-Mu sampai musnah; dan menajiskan tempat Engkau disembah
Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun.På din Helligdom satte de Ild, de skændede og nedrev dit Navns Bolig.
Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun.Podpálili tvoju svätyňu; zrútiac ho na zem poškvrnili príbytok tvojho mena.
Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun.Sie verbrennen dein Heiligtum; sie entweihen und werfen zu Boden die Wohnung deines Namens.
Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun.Szent helyedet lángba borították; neved hajlékát földig megfertõztették.
Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun.Uvrhli oheň do svatyně tvé, na zem zřítivše, poškvrnili příbytku jména tvého.
Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun.Założyli ogieó w świątnicy twojej, a obaliwszy na ziemię, splugawili przybytek imienia twego.
Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun.Zažgali so svetišče tvoje, do tal so oskrunili prebivališče tvojega imena.
Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun.Zij hebben de tempel in brand gestoken en Uw woning helemaal platgebrand; nu is het geen heilige plaats meer.
Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun.Κατεκαυσαν εν πυρι το αγιαστηριον σου εως εδαφους εβεβηλωσαν το κατοικητηριον του ονοματος σου.
Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun.Предадоха на огън светилището Ти; Оскверниха обиталището на името Ти като го повалиха на земята.
Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun.שלחו באש מקדשך לארץ חללו משכן שמך׃
Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun.‎اطلقوا النار في مقدسك. دنسوا للارض مسكن اسمك‎.
Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun.他 們 用 火 焚 燒 你 的 聖 所 、 褻 瀆 你 名 的 居 所 、 拆 毀 到 地
Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun.他 們用 火焚 燒 你 的 聖所 、 褻瀆 你 名 的 居所 、 拆毀 到 地
Ateşe verin şu sıçanları!Vom stabili foc pentru acele şobolani!
Ateşi kesin! Ateşe ara verin! Çavuş Eversmann.اللعنه، ذلك شيء مؤسف. لقد كانت سيارة جيب لطيفة.
Avimelek gelip kuleyi kuşattı. Ateşe vermek için kapısına yaklaştığında,Abimelec a ajuns pînă la turn; l -a bătut, şi s'a apropiat de uşa turnului ca să -i pună foc.
Avimelek gelip kuleyi kuşattı. Ateşe vermek için kapısına yaklaştığında,Abimelec fue a la torre, la atacó y se acercó a la puerta de la torre para prenderle fuego
Avimelek gelip kuleyi kuşattı. Ateşe vermek için kapısına yaklaştığında,Abimélech drong door tot de ingang van de toren en stond op het punt de toren in brand te steken,
Avimelek gelip kuleyi kuşattı. Ateşe vermek için kapısına yaklaştığında,Abimèlech, giunto alla torre, l'attaccò e si accostò alla porta della torre per appiccarvi il fuoco
Avimelek gelip kuleyi kuşattı. Ateşe vermek için kapısına yaklaştığında,Abimélec parvint jusqu`à la tour; il l`attaqua, et s`approcha de la porte pour y mettre le feu.
Avimelek gelip kuleyi kuşattı. Ateşe vermek için kapısına yaklaştığında,A-bi-mê-léc tấn tới tháp, xông hãm nó, và đi lại gần cửa đặng phóng hỏa.
Avimelek gelip kuleyi kuşattı. Ateşe vermek için kapısına yaklaştığında,A-bi-mê-léc tấn_tới tháp , xông hãm nó , và đi_lại gần cửa đặng phóng_hỏa .
Avimelek gelip kuleyi kuşattı. Ateşe vermek için kapısına yaklaştığında,E Abimeleque, tendo chegado até a torre, atacou-a, e chegou-se � porta da torre, para lhe meter fogo.
Avimelek gelip kuleyi kuşattı. Ateşe vermek için kapısına yaklaştığında,In Abimelek pride do stolpa in se bojuje zoper njega in pristopi do samih duri v stolp, da jih zažge.
Avimelek gelip kuleyi kuşattı. Ateşe vermek için kapısına yaklaştığında,아비멜렉이 망대 앞에 이르러서 치며 망대의 문에 가까이 나아가서 그것을 불사르려 하더니
Avimelek gelip kuleyi kuşattı. Ateşe vermek için kapısına yaklaştığında,Potom prišiel Abimelech až k veži, bojoval proti nej a priblížil sa až ku dveriam veže, aby ju podpálil ohňom.
Avimelek gelip kuleyi kuşattı. Ateşe vermek için kapısına yaklaştığında,Så kom Abimelek til tårnet og kringsatte det; han gikk nær til tårnets inngang for å sette ild på det.
Avimelek gelip kuleyi kuşattı. Ateşe vermek için kapısına yaklaştığında,Tehdy přišed Abimelech až k věži, dobýval jí, a přistoupil až ke dveřím věže, aby je zapálil ohněm.
Avimelek gelip kuleyi kuşattı. Ateşe vermek için kapısına yaklaştığında,Авимелех пришел к башне и окружил ее и подошел к дверям башни, чтобы сжечь ее огнем.
Avimelek gelip kuleyi kuşattı. Ateşe vermek için kapısına yaklaştığında,ויבא אבימלך עד המגדל וילחם בו ויגש עד פתח המגדל לשרפו באש׃
Avimelek gelip kuleyi kuşattı. Ateşe vermek için kapısına yaklaştığında,فجاء ابيمالك الى البرج وحاربه واقترب الى باب البرج ليحرقه بالنار.
Avimelek gelip kuleyi kuşattı. Ateşe vermek için kapısına yaklaştığında,亞 比 米 勒 到 了 樓 前 攻 打 、 挨 近 樓 門 、 要 用 火 焚 燒
Avimelek gelip kuleyi kuşattı. Ateşe vermek için kapısına yaklaştığında,亞比 米勒 到 了 樓前 攻打 、 挨近 樓門 、 要 用 火焚燒
Babamın geri dönmeyeceğini, ve kimsenin ateşe hazırlıklı olmadığını.Biết rằng ba sẽ không trở về, và không ai đề phòng ngọn lửa.
Babamın geri dönmeyeceğini, ve kimsenin ateşe hazırlıklı olmadığını.Ich weiß, dass mein Vater nicht zurückkommt, und dass niemand auf das Feuer vorbereitet ist.
Babamın geri dönmeyeceğini, ve kimsenin ateşe hazırlıklı olmadığını.Ik weet dat mijn vader niet terugkomt, en dat niemand voorbereid is voor het vuur.
Babamın geri dönmeyeceğini, ve kimsenin ateşe hazırlıklı olmadığını.Je sais que mon père ne reviendra pas, et que personne n'est préparé pour le feu.
Babamın geri dönmeyeceğini, ve kimsenin ateşe hazırlıklı olmadığını.아버지는 다시 돌아오지 않으실 거라는 사실 또한 압니다. 동시에 아무도 타는 불을 끌 준비가 되있지 않음을 압니다.
Babamın geri dönmeyeceğini, ve kimsenin ateşe hazırlıklı olmadığını.Sé que mi padre no regresará, y que nadie está preparado para el fuego.
Babamın geri dönmeyeceğini, ve kimsenin ateşe hazırlıklı olmadığını.Ştiu că tata nu se va întoarce, şi că nimeni nu e pregătit pentru foc.
Babamın geri dönmeyeceğini, ve kimsenin ateşe hazırlıklı olmadığını.Tudom, hogy apám nem jön vissza, és tudom, hogy a tűzre senki nem készült fel.
Babamın geri dönmeyeceğini, ve kimsenin ateşe hazırlıklı olmadığını.Vem, da se moj oče ne bo vrnil in da nihče ni pripravljen na ogenj.
Babamın geri dönmeyeceğini, ve kimsenin ateşe hazırlıklı olmadığını.Wiem, że mój ojciec nie wróci i że nikt nie jest przygotowany na pożar.
Babamın geri dönmeyeceğini, ve kimsenin ateşe hazırlıklı olmadığını.Знам, че баща ми няма да се върне и че никой не е готов за пожара.
Babamın geri dönmeyeceğini, ve kimsenin ateşe hazırlıklı olmadığını.Я знаю, что мой отец не вернется, и что никто не готов к пожару.
Babamın geri dönmeyeceğini, ve kimsenin ateşe hazırlıklı olmadığını.Я знаю, що мій батько не повернеться і що ніхто неготовий до пожежі.
Babamın geri dönmeyeceğini, ve kimsenin ateşe hazırlıklı olmadığını.אני יודעת שאבי לא יחזור, ושאף אחד לא מוכן לשריפה.
Babamın geri dönmeyeceğini, ve kimsenin ateşe hazırlıklı olmadığını.أعلم أن والدي لن يعود وأن لا يوجد من هو مستعد للحريق
Babamın geri dönmeyeceğini, ve kimsenin ateşe hazırlıklı olmadığını.誰も不足の事態への準備ができてないの 口紅が見せものじゃないことも
Balta ağaçların köküne dayanmış bile. İyi meyve vermeyen her ağaç kesilip ateşe atılır.Bây giờ cái búa đã để kề rễ cây; vậy hễ cây nào không sanh trái tốt, thì sẽ phải đốn và chụm.
Balta ağaçların köküne dayanmış bile. İyi meyve vermeyen her ağaç kesilip ateşe atılır.Bây_giờ cái búa đã để kề rễ cây ; vậy hễ cây nào không sanh trái tốt , thì sẽ phải đốn và chụm .
Balta ağaçların köküne dayanmış bile. İyi meyve vermeyen her ağaç kesilip ateşe atılır.››Cái búa đã để kề gốc cây ; hễ cây nào không sanh trái tốt thì sẽ bị đốn và chụm .
Balta ağaçların köküne dayanmış bile. İyi meyve vermeyen her ağaç kesilip ateşe atılır.››Cái búa đã để kề gốc cây; hễ cây nào không sanh trái tốt thì sẽ bị đốn và chụm.
Balta ağaçların köküne dayanmış bile. İyi meyve vermeyen her ağaç kesilip ateşe atılır.이미 도끼가 나무 뿌리에 놓였으니 좋은 열매 맺지 아니하는 나무마다 찍혀 불에 던지우리라
Balta ağaçların köküne dayanmış bile. İyi meyve vermeyen her ağaç kesilip ateşe atılır.››이미 도끼가 나무 뿌리에 놓였으니 좋은 열매 맺지 아니하는 나무마다 찍혀 불에 던지우리라
Balta ağaçların köküne dayanmış bile. İyi meyve vermeyen her ağaç kesilip ateşe atılır.Уже и секира при корне дерев лежит: всякое дерево, не приносящее доброго плода, срубают и бросают в огонь.
Balta ağaçların köküne dayanmış bile. İyi meyve vermeyen her ağaç kesilip ateşe atılır.››Уже и секира при корне дерев лежит: всякое дерево, не приносящее доброго плода, срубают и бросают в огонь.
Balta ağaçların köküne dayanmış bile. İyi meyve vermeyen her ağaç kesilip ateşe atılır.››וכבר הושם הגרזן על שרש העצים והנה כל עץ אשר איננו עשה פרי טוב יגדע והשלך באש׃
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod