Ateşe devam.Давай, давай.
Ateşe devam!Поддържайте огъня!
Ateşe devam.Продължавай да стреляш.
Ateşe devam.Стреляй.
Ateşe devam.תמשיך לירות.
Ateşe devam.إستمر في الإطلاق .
Ateşe devam.こちら ブッシュマスター2-6
Ateşe koyuyorlar, kaynıyor, çocuklara vermek için hazır oluyor.Chúng đặt nó lên bếp. Nó được đun sôi, sẵn sàng để đưa cho những đứa trẻ.
Ateşe koyuyorlar, kaynıyor, çocuklara vermek için hazır oluyor.De satte ild til det. Det var kogende varmt, gjorde klar til at give det til børnene.
Ateşe koyuyorlar, kaynıyor, çocuklara vermek için hazır oluyor.Ils l'ont mise sur le feu, ça bouillait beaucoup, ils se préparaient à donner ça aux enfants.
Ateşe koyuyorlar, kaynıyor, çocuklara vermek için hazır oluyor.불에 올려 뜨겁게 끓이며, 아이에게 먹일 준비를 하고 있었습니다.
Ateşe koyuyorlar, kaynıyor, çocuklara vermek için hazır oluyor.L-au pus pe foc, fierbea şi era aproape gata de băut.
Ateşe koyuyorlar, kaynıyor, çocuklara vermek için hazır oluyor.L'hanno messa sul fuoco. Era bollente e pronta per darla ai bambini.
Ateşe koyuyorlar, kaynıyor, çocuklara vermek için hazır oluyor.Lo pusieron al fuego. Estaba hirviendo, preparándose para dárselo a los niños.
Ateşe koyuyorlar, kaynıyor, çocuklara vermek için hazır oluyor.Pamiętam z jaka powagą warzyli miksturę na ogniu, szykując ją do podania dziecku.
Ateşe koyuyorlar, kaynıyor, çocuklara vermek için hazır oluyor.Puseram-na ao lume. Estava a ferver. Estavam a preparar-se para a dar às crianças.
Ateşe koyuyorlar, kaynıyor, çocuklara vermek için hazır oluyor.Sie setzten es aufs Feuer. Es war kochend heiß, fast fertig für die Kinder.
Ateşe koyuyorlar, kaynıyor, çocuklara vermek için hazır oluyor.Ze verhitten het. Het was gloeiend heet, klaar om het aan de kinderen te geven.
Ateşe koyuyorlar, kaynıyor, çocuklara vermek için hazır oluyor.Они варили его на огне. Довели его до кипения, готовясь дать его детям.
Ateşe koyuyorlar, kaynıyor, çocuklara vermek için hazır oluyor.Поставили на вогонь. Він кипів, і вже був готовий, щоб дати дитині.
Ateşe koyuyorlar, kaynıyor, çocuklara vermek için hazır oluyor.הם שמו אותה על האש, זה רתח, והם התכוננו לתת את זה לילדים.
Ateşe koyuyorlar, kaynıyor, çocuklara vermek için hazır oluyor.وضعوها على النار. كانت ساخنة لدرجة الغليات، تُجهز لإعطائها للأطفال.
Ateşe koyuyorlar, kaynıyor, çocuklara vermek için hazır oluyor.子どもに飲ませる準備ができていきます この準備が進む傍ら 僕が協力を要請した-
Ateşe, sizi yeterince ısıtacak ancak sizi yakmayacak bir mesafede olmak istersiniz.Bạn cần ngồi đủ gần để giữ ấm, nhưng không quá gần đến nỗi bạn bị thiêu rụi.
Ateşe, sizi yeterince ısıtacak ancak sizi yakmayacak bir mesafede olmak istersiniz.Chcesz być blisko, aby było Ci ciepło, ale nie za blisko, aby się nie usmażyć.
Ateşe, sizi yeterince ısıtacak ancak sizi yakmayacak bir mesafede olmak istersiniz.Chcete být dost blízko ohni, aby jste byli v teple, ale ne tak blízko, že jste příliš zahřátí a popálíte se.
Ateşe, sizi yeterince ısıtacak ancak sizi yakmayacak bir mesafede olmak istersiniz.Chcete byť pri ohni tak blízko, aby vám bolo teplo, ale nie tak blízko, aby ste sa škvarili alebo zhoreli.
Ateşe, sizi yeterince ısıtacak ancak sizi yakmayacak bir mesafede olmak istersiniz.Du vill vara såpass nära lägerelden att du blir varm, men inte så nära att du grillas och bränner dig.
Ateşe, sizi yeterince ısıtacak ancak sizi yakmayacak bir mesafede olmak istersiniz.Elég közel akarunk lenni a tábortűzhöz, hogy melegen tartson, de azért nem annyira közel, hogy szénné égessen.
Ateşe, sizi yeterince ısıtacak ancak sizi yakmayacak bir mesafede olmak istersiniz.Hočete biti dovolj blizu ognja, da vam je toplo, vendar ne preblizu, da se ne opečete.
Ateşe, sizi yeterince ısıtacak ancak sizi yakmayacak bir mesafede olmak istersiniz.캠프파이어 앞에서 따뜻한 정도의 거리에 앉는 것은 좋지만 더 가깝게 앉으면 너무 덥거나 화상을 입지요.
Ateşe, sizi yeterince ısıtacak ancak sizi yakmayacak bir mesafede olmak istersiniz.On veut être assez près du feu pour qu'il nous réchauffe, mais pas trop près pour ne pas être rôti et brûlé.
Ateşe, sizi yeterince ısıtacak ancak sizi yakmayacak bir mesafede olmak istersiniz.Queremos estar perto da fogueira para nos aquecermos, mas não tão perto que fiquemos tostados e nos queimemos.
Ateşe, sizi yeterince ısıtacak ancak sizi yakmayacak bir mesafede olmak istersiniz.Θέλει να βρίσκεται αρκετά κοντά για να ζεσταίνεται, αλλά όχι και πολύ κοντά ώστε να καίγεται.
Ateşe, sizi yeterince ısıtacak ancak sizi yakmayacak bir mesafede olmak istersiniz.Ви бажаєте сидіти достатньо близько, щоб зігрітись, але не настільки, щоб спектись.
Ateşe, sizi yeterince ısıtacak ancak sizi yakmayacak bir mesafede olmak istersiniz.אתם רוצים להיות קרובים מספיק לאש כדי להתחמם, אך לא קרוב מדי כי אז אז תהפכו לטוסט ותישרפו.
Ateşe, sizi yeterince ısıtacak ancak sizi yakmayacak bir mesafede olmak istersiniz.تريد أن تكون قريبا بما فيه الكفاية للنار حتى تتدفأ، لكن ليس قريبا جدا بحيث تتحمص وتحترق.
Ateşe, sizi yeterince ısıtacak ancak sizi yakmayacak bir mesafede olmak istersiniz.近づきすぎて熱くなったり 火傷したくはないのと同じです でも恒星については 全体的に受ける光の量以外にも
Ateşe tutulmaları onları daha da çok cumhurityet isteğine yönlendiriyordu.A potem padły na nich strzały, które prawdopodobnie sprawią, że będą chcieli jeszcze bardziej republiki
Ateşe tutulmaları onları daha da çok cumhurityet isteğine yönlendiriyordu.A poté se na ně střílelo a to je pravděpodobně přimělo, aby chtěli republiku o to víc.
Ateşe tutulmaları onları daha da çok cumhurityet isteğine yönlendiriyordu.E, em seguida, foram ateados fogo, que provavelmente faz-lhes deseja ter uma República ainda mais.
Ateşe tutulmaları onları daha da çok cumhurityet isteğine yönlendiriyordu.E venivano (licenziate), cosa che probabilmente li faceva desiderare ancora di più di avere una repubblica.
Ateşe tutulmaları onları daha da çok cumhurityet isteğine yönlendiriyordu.그리고 군대가 총을 쏜 것은 그들이 공화제를 더 원하게 만들었습니다
Ateşe tutulmaları onları daha da çok cumhurityet isteğine yönlendiriyordu.Und dann wurde auf sie geschossen, was sie noch mehr überzeugte eine Republik haben zu wollen.
Ateşe tutulmaları onları daha da çok cumhurityet isteğine yönlendiriyordu.А потім вони були розтріляні, що навіть укріпило їх бажання мати республіку ще більше.
Ateşe tutulmaları onları daha da çok cumhurityet isteğine yönlendiriyordu.А след това стрелят по тях, което вероятно ги кара още повече да искат република.
Ateşe tutulmaları onları daha da çok cumhurityet isteğine yönlendiriyordu.ثم بدأ أطلاق النار عليهم, و الذي ربما دفعهم أكثر للرغبة في نظام جمهوري.
Ateşe tutulmaları onları daha da çok cumhurityet isteğine yönlendiriyordu.さらに強くなっていった。 そしてもう1つ、前回の動画で覚えておいてほしいのは、
Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun.(73:7) предали огню святилище Твое; совсем осквернили жилище имени Твоего;
Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun.Au pus foc sfîntului Tău locaş; au dărîmat şi au pîngărit locuinţa Numelui Tău.
Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun.Chúng nó đã lấy lửa đốt nơi thánh Chúa, Làm cho chỗ danh Chúa ở ra phàm đến đất.
Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun.Chúng_nó đã lấy lửa đốt nơi thánh Chúa , Làm cho chỗ danh Chúa ở ra phàm đến đất .
Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun.De har satt ild på din helligdom; like til grunnen har de vanhelliget ditt navns bolig.
Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun.De hava satt eld på din helgedom och oskärat ända till grunden ditt namns boning.
Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun.Hanno dato alle fiamme il tuo santuario, hanno profanato e demolito la dimora del tuo nome
Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun.Han prendido fuego a tu santuario; han profanado el tabernáculo de tu nombre, echándolo a tierra
Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun.He pistivät sinun pyhäkkösi tuleen, he häväisivät, panivat maan tasalle sinun nimesi asumuksen.
Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun.Ils ont mis le feu à ton sanctuaire; Ils ont abattu, profané la demeure de ton nom.
Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun.주의 성소를 불사르며 주의 이름이 계신 곳을 더럽혀 땅에 엎었나이다
Ateşe verdiler tapınağını, Yerle bir edip kutsallığını bozdular Adının yaşadığı konutun.Lançaram fogo ao teu santuário; profanaram, derrubando-a até o chão, a morada do teu nome.