Eğer sevdiğin birşey bulursan, burası hızla atar.Keď nájdeš niečo, čo máš rád, srdce ti bude biť rýchlejšie.
Eğer sevdiğin birşey bulursan, burası hızla atar.좋아하는 걸 찾으면... 여기가 뛰잖아...
Eğer sevdiğin birşey bulursan, burası hızla atar.Nếu tìm thấy thứ mình thích, ở đây sẽ đập rất nhanh.
Eğer sevdiğin birşey bulursan, burası hızla atar.Om du hittar nåt du gillar, så slår det fortare här.
Eğer sevdiğin birşey bulursan, burası hızla atar.Se trovi qualcosa che ami batterà forte proprio qui.
Eğer sevdiğin birşey bulursan, burası hızla atar.Si tu trouves quelque chose que tu aimes, il battra encore plus fort là.
Eğer sevdiğin birşey bulursan, burası hızla atar.Wenn du etwas findest was du magst, wird es hier schneller schlagen.
Eğer sevdiğin birşey bulursan, burası hızla atar.Αν βρείς κάτι που να σου αρέσει, θα χτυπάει γρήγορα εδώ.
Eğer sevdiğin birşey bulursan, burası hızla atar.Ако намериш нещо, което харесваш... ...то ще бие бързо.
Eğer sevdiğin birşey bulursan, burası hızla atar.Если находишь то, что тебе нравится, здесь стучит сильнее.
Eğer sevdiğin birşey bulursan, burası hızla atar.,אם אתה מוצא משהו שאתה אוהב .זה יהלום חזק כאן
Eğer sevdiğin birşey bulursan, burası hızla atar.، إذا وجدت شيء تحبه .فإن نبضات قلبك ستتسارع هنا
Eğer sevdiğin birşey bulursan, burası hızla atar.ここがドキドキするじゃない パパはククスの匂いを嗅いだら ドキドキするんだって
Eşit şartlar altında, ne kadar zar atarsan at, sonuçlar benzerdir. .Chaque tirage - et peu importe le nombre de dés que vous jettez - est tout aussi probable.
Eşit şartlar altında, ne kadar zar atarsan at, sonuçlar benzerdir. .De oricate ori ai arunca zarurile numerele pe care le arata sunt aleatorii
Eşit şartlar altında, ne kadar zar atarsan at, sonuçlar benzerdir. .Každý výsledek, bez ohledu na počet kostek, je stejně pravděpodobný.
Eşit şartlar altında, ne kadar zar atarsan at, sonuçlar benzerdir. .Každý výsledok, bez ohľadu na počet kociek, je rovnako pravdepodobný.
Eşit şartlar altında, ne kadar zar atarsan at, sonuçlar benzerdir. .Każdy wynik, bez względu na liczbę kości którymi rzucisz jest tak samo prawdopodobny.
Eşit şartlar altında, ne kadar zar atarsan at, sonuçlar benzerdir. .Mỗi kết quả, cho dù bạn lắc bao nhiêu cục súc sắc, có xác suất tương đương với nhau.
Eşit şartlar altında, ne kadar zar atarsan at, sonuçlar benzerdir. .Ogni tiro, non importa quanti dadi lanci, è equiprobabile.
Eşit şartlar altında, ne kadar zar atarsan at, sonuçlar benzerdir. .Κάθε αποτέλεσμα, χωρίς να έχει σημασία πόσα ζάρια ρίξεις είναι εξίσου πιθανό.
Eşit şartlar altında, ne kadar zar atarsan at, sonuçlar benzerdir. .כל תוצאה, ולא משנה כמה קוביות תגלגלו, היא שוות הסתברות.
Eşit şartlar altında, ne kadar zar atarsan at, sonuçlar benzerdir. .كل نتيجة , مهما قمت بدحرجة النرد هي تقريبا متساوية
Eşit şartlar altında, ne kadar zar atarsan at, sonuçlar benzerdir. .一定です。 これにより、確率空間と呼ばれるものを作成することにより
Eski Persler gibi pek çok kültür sayıları tel ve ipliklere düğüm atarak kaydediyorlardı.Các nút thắt trên dây đã được sử dụng để ghi chép số lượng trong nhiều nền văn hóa như sắc dân Ba Tư chẳng hạn
Eski Persler gibi pek çok kültür sayıları tel ve ipliklere düğüm atarak kaydediyorlardı.Knoten in Schnüren und Fäden wurden von vielen Kulturen zum Aufzeichnen von Mengen benutzt, wie den Persern
Eski Persler gibi pek çok kültür sayıları tel ve ipliklere düğüm atarak kaydediyorlardı.Knutar i band och trådar användes av många kulturer för att registrera talvärden, som till exempel Perserna.
Eski Persler gibi pek çok kültür sayıları tel ve ipliklere düğüm atarak kaydediyorlardı.Nodi su corde e spaghi sono stati usati da diverse culture per registrare i numeri come i Persiani
Eski Persler gibi pek çok kültür sayıları tel ve ipliklere düğüm atarak kaydediyorlardı.Nudos atados en cordones y bramantes eran usados para guardar cantidades por muchas culturas como los Persas.
Eski Persler gibi pek çok kültür sayıları tel ve ipliklere düğüm atarak kaydediyorlardı.Simpul yang diikat dan tali digunakan untuk merekam jumlah oleh banyak budaya Seperti Orang-orang Persia
Eski Persler gibi pek çok kültür sayıları tel ve ipliklere düğüm atarak kaydediyorlardı.Supły wiązane na sznurze były używane do zapisywania liczb przez wiele kultur tak jak np. Persowie
Eski Persler gibi pek çok kültür sayıları tel ve ipliklere düğüm atarak kaydediyorlardı.Számos kultúrában, mint a Perzsák, zsinórokon és húrokon, csomókat kötöttek, hogy feljegyezzék az összegeket.
Eski Persler gibi pek çok kültür sayıları tel ve ipliklere düğüm atarak kaydediyorlardı.Toate aceste sisteme numerice creative arată grupuri de obiecte precum de asemenea şi obiecte individuale.
Eski Persler gibi pek çok kültür sayıları tel ve ipliklere düğüm atarak kaydediyorlardı.קשרים במיתרים וחרוזים שימשו לרישום כמויות על ידי תרבויות רבות כמו הפרסים
Eski Persler gibi pek çok kültür sayıları tel ve ipliklere düğüm atarak kaydediyorlardı.縄やヒモの結び目を、 数を数えるのに使っていた。 インカ人は、より洗練された方式を用いていた。
Eski Romalıları düşün, Hristiyanları aslanlara atarlardı.Ако се върнем в Древен Рим, където са хранели лъвовете с християни - децата там ще попитат баща си:
Felsefi bir gelişmeye Cato kılıcı üzerine kendini atar; ben sessizce almak gemi.A filozófiai virágzik Cato dobja magát, kardjába, én csendben vinni a hajót.
Felsefi bir gelişmeye Cato kılıcı üzerine kendini atar; ben sessizce almak gemi.Avec une philosophie s'épanouissent Caton se jette sur son épée, je prendre tranquillement à la le navire.
Felsefi bir gelişmeye Cato kılıcı üzerine kendini atar; ben sessizce almak gemi.Com um floreio filosófico Cato se lança sobre a sua espada, eu calmamente tomar para o navio.
Felsefi bir gelişmeye Cato kılıcı üzerine kendini atar; ben sessizce almak gemi.Con una filosofía florecer Catón se arroja sobre su espada, y yo en silencio a tomar la nave.
Felsefi bir gelişmeye Cato kılıcı üzerine kendini atar; ben sessizce almak gemi.Con un fiorire filosofico Catone si getta sulla sua spada, io tranquillamente prendere per la nave.
Felsefi bir gelişmeye Cato kılıcı üzerine kendini atar; ben sessizce almak gemi.Cu un filozofic înflori Cato se aruncă în sabia lui, eu iau în linişte la nava.
Felsefi bir gelişmeye Cato kılıcı üzerine kendini atar; ben sessizce almak gemi.Dengan berkembang filosofis Cato melemparkan dirinya di atas pedang, aku diam-diam ambil untuk kapal.
Felsefi bir gelişmeye Cato kılıcı üzerine kendini atar; ben sessizce almak gemi.Kanssa filosofinen kukoistaa Cato heittää itsensä hänen miekkansa, minä hiljaa kestää laiva.
Felsefi bir gelişmeye Cato kılıcı üzerine kendini atar; ben sessizce almak gemi.철학적 번창 카토는 자신의 검을에 자신을 던져으로, 나는 조용히 소요
Felsefi bir gelişmeye Cato kılıcı üzerine kendini atar; ben sessizce almak gemi.Med en filosofisk blomstra Cato kastar sig på sitt svärd, jag tyst för fartyget.
Felsefi bir gelişmeye Cato kılıcı üzerine kendini atar; ben sessizce almak gemi.Med en filosofisk trives Cato kaster sig over sit sværd, jeg roligt tage for at skibet.
Felsefi bir gelişmeye Cato kılıcı üzerine kendini atar; ben sessizce almak gemi.Met een filosofische floreren Cato werpt zich op zijn zwaard; ik rustig naar het schip.
Felsefi bir gelişmeye Cato kılıcı üzerine kendini atar; ben sessizce almak gemi.Mit einem philosophischen gedeihen Cato wirft sich in sein Schwert, ich leise zu nehmen das Schiff.
Felsefi bir gelişmeye Cato kılıcı üzerine kendini atar; ben sessizce almak gemi.S filozofickou dařit Cato vrhne na svůj meč, já klidně trvat loď.
Felsefi bir gelişmeye Cato kılıcı üzerine kendini atar; ben sessizce almak gemi.S filozofickú dariť Cato vrhne na svoj meč, ja pokojne trvať loď.
Felsefi bir gelişmeye Cato kılıcı üzerine kendini atar; ben sessizce almak gemi.Với một phát triển mạnh triết học Cato ném mình khi thanh kiếm của mình, tôi lặng lẽ đi tàu.
Felsefi bir gelişmeye Cato kılıcı üzerine kendini atar; ben sessizce almak gemi.Z filozoficznym rozwijać Cato rzuca się na swój miecz, a ja spokojnie czekać na statku.
Felsefi bir gelişmeye Cato kılıcı üzerine kendini atar; ben sessizce almak gemi.Z filozofski razcvet Cato sam vrže na svoj meč, sem tiho sprejmejo za ladje.
Felsefi bir gelişmeye Cato kılıcı üzerine kendini atar; ben sessizce almak gemi.Με μια φιλοσοφική ανθίσει Cato ο ίδιος ρίχνει πάνω σπαθί του? I ήσυχα λάβει για να το πλοίο.
Felsefi bir gelişmeye Cato kılıcı üzerine kendini atar; ben sessizce almak gemi.З філософської процвітати Катона кидається на свій меч, і я спокійно зробити, щоб корабель.
Felsefi bir gelişmeye Cato kılıcı üzerine kendini atar; ben sessizce almak gemi.С философски процъфтява Катон се хвърля върху меча си, аз тихо предприемат, за да на кораба.
Felsefi bir gelişmeye Cato kılıcı üzerine kendini atar; ben sessizce almak gemi.С философской процветать Катона бросается на свой меч, и я спокойно предпринять, чтобы корабль.
Felsefi bir gelişmeye Cato kılıcı üzerine kendini atar; ben sessizce almak gemi.עם פילוסופית לפרוח קאטו זורק את עצמו על חרבו, אני בשקט לקחת
Felsefi bir gelişmeye Cato kılıcı üzerine kendini atar; ben sessizce almak gemi.مع فلسفي يطرح نفسه تزدهر كاتو على سيفه ، وأغتنم بهدوء