Eðitimden sorumlu bakan üyelerini atar.Ses membres sont nommés par le ministre chargé de l’éducation.
Eğer 1 dakikalık olan ikinci videoya hızlıca göz atarsak; Pathfinder'ın geçen sene두번째 영상이 준비됐으면, 빨리 틀어주세요. 다음 영상은 1분짜린데,
Eğer 1 dakikalık olan ikinci videoya hızlıca göz atarsak; Pathfinder'ın geçen seneDacă am putea avea cel de-al doilea film, cel de un minut, pus atât de repede pe cât puteţi, care va prezenta
Eğer 1 dakikalık olan ikinci videoya hızlıca göz atarsak; Pathfinder'ın geçen seneIn de tweede korte video, tonen we enkele vluchten van het Pathfinder-vliegtuig het afgelopen jaar in Hawaï.
Eğer 1 dakikalık olan ikinci videoya hızlıca göz atarsak; Pathfinder'ın geçen seneKönnen wir bitte das zweite Video so schnell wie möglich einlegen?
Eğer 1 dakikalık olan ikinci videoya hızlıca göz atarsak; Pathfinder'ın geçen seneSe potessimo vedere il secondo video, quello di un minuto, avviato più presto che potete, che mostrerà
Eğer 1 dakikalık olan ikinci videoya hızlıca göz atarsak; Pathfinder'ın geçen seneSi on peut passer la deuxième video, celle d'une minute, la mettre très rapidement - elle vous montre
Eğer 1 dakikalık olan ikinci videoya hızlıca göz atarsak; Pathfinder'ın geçen seneПол Маккриди: Могли бы мы посмотреть второе видео, одноминутное?
Eğer 1 dakikalık olan ikinci videoya hızlıca göz atarsak; Pathfinder'ın geçen seneפול מקקרידי: אם נוכל לראות את הסרטון השני, באורך דקה אחת, אנא הכניסו אותו במהירות האפשרית, הוא יציג את
Eğer 1 dakikalık olan ikinci videoya hızlıca göz atarsak; Pathfinder'ın geçen seneهنا نستطيع ان نرى شريط فيديو ثان، إنه شريط لدقيقة واحدة، ضعه باسرع ما تستطيع، اي -- هذا سوف يعرض
Eğer 1 dakikalık olan ikinci videoya hızlıca göz atarsak; Pathfinder'ın geçen sene急いでお見せします 無人飛行機「パスファインダー」の ハワイにおける過去の飛行です
Eğer ben elimi alıp, size tokat atarsam, bunu hissetmesiniz bile.만약 내가 내 손을 잡아 때리는, 당신은 그것을 느낄 수 없습니다.
Eğer ben elimi alıp, size tokat atarsam, bunu hissetmesiniz bile.Wenn ich euch mit meiner Hand schlage, spürt ihr das gar nicht.
Eğer ben elimi alıp, size tokat atarsam, bunu hissetmesiniz bile.Αν σηκώσω το χέρι μου και σε χαστουκίσω, ούτε που θα το νιώσεις.
Eğer ben elimi alıp, size tokat atarsam, bunu hissetmesiniz bile.إذا أخذت يدي وصفعتك، حتى أنك لن تحس بها
Eğer ben lineer bir şekilde 30 adım atarsam, bir, iki, üç, dort, beş, 30'a varırım.제가 선형적으로 30걸음을 간다면, 하나, 둘, 셋, 넷, 다섯, 그리고 30에 도달하겠죠.
Eğer ben lineer bir şekilde 30 adım atarsam, bir, iki, üç, dort, beş, 30'a varırım.30になりました もし指数的に30回進めば、2,4,8,16
Eğer ben lineer bir şekilde 30 adım atarsam, bir, iki, üç, dort, beş, 30'a varırım.Als ik 30 lineaire stappen neem: 1, 2, 3, 4, 5... kom ik tot 30.
Eğer ben lineer bir şekilde 30 adım atarsam, bir, iki, üç, dort, beş, 30'a varırım.Dacă fac 30 paşi în mod liniar, unu, doi, trei, patru, cinci, ajung la 30.
Eğer ben lineer bir şekilde 30 adım atarsam, bir, iki, üç, dort, beş, 30'a varırım.Ha lineárisan teszek 30 lépést -- egy, kettő, három, négy, öt -- harmincig jutok.
Eğer ben lineer bir şekilde 30 adım atarsam, bir, iki, üç, dort, beş, 30'a varırım.Hvis jeg rykker 30 trin lineært, et, to, tre, fire fem, så kommer jeg til 30
Eğer ben lineer bir şekilde 30 adım atarsam, bir, iki, üç, dort, beş, 30'a varırım.Jak zrobię 30 linearnych kroków: jeden, drugi, trzeci, czwarty, to skończę na 30.
Eğer ben lineer bir şekilde 30 adım atarsam, bir, iki, üç, dort, beş, 30'a varırım.Jika Anda berjalan 30 langkah secara linear, satu, dua, tiga, empat, lima, Anda dapat 30 langkah.
Eğer ben lineer bir şekilde 30 adım atarsam, bir, iki, üç, dort, beş, 30'a varırım.Když udělám 30 lineárních kroků, jeden, dva, tři, čtyři, pět, dostanu se ke třiceti.
Eğer ben lineer bir şekilde 30 adım atarsam, bir, iki, üç, dort, beş, 30'a varırım.Se eu der 30 passos de forma linear — um, dois, três, quatro, cinco — chego aos 30.
Eğer ben lineer bir şekilde 30 adım atarsam, bir, iki, üç, dort, beş, 30'a varırım.Se faccio 30 incrementi lineari: 1, 2, 3, 4, 5, arrivo a 30.
Eğer ben lineer bir şekilde 30 adım atarsam, bir, iki, üç, dort, beş, 30'a varırım.Si doy 30 pasos lineales: uno, dos, tres, cuatro, cinco llego a 30.
Eğer ben lineer bir şekilde 30 adım atarsam, bir, iki, üç, dort, beş, 30'a varırım.Si je fais 30 pas en ligne droite, un, deux, trois, quatre, cinq, j'arrive à 30.
Eğer ben lineer bir şekilde 30 adım atarsam, bir, iki, üç, dort, beş, 30'a varırım.Wenn ich 30 Schritte in linearer Weise gehe - eins, zwei, drei, vier, fünf, komme ich zu 30.
Eğer ben lineer bir şekilde 30 adım atarsam, bir, iki, üç, dort, beş, 30'a varırım.Εάν πάρω 30 βήματα γραμμικά, ένα, δύο, τρία, τέσσερα, πέντε, φτάνω στο 30.
Eğer ben lineer bir şekilde 30 adım atarsam, bir, iki, üç, dort, beş, 30'a varırım.Ако направя 30 линейни крачки, една, две, три, четири, пет, Ще стигна до 30.
Eğer ben lineer bir şekilde 30 adım atarsam, bir, iki, üç, dort, beş, 30'a varırım.Если рост линейный, то 30 шагов: раз, два, три, четыре, пять... приведут к 30.
Eğer ben lineer bir şekilde 30 adım atarsam, bir, iki, üç, dort, beş, 30'a varırım.אם אבצע 30 צעדים בצורה לינארית, אחת, שתיים, שלוש, ארבע, חמש, אגיע ל30.
Eğer ben lineer bir şekilde 30 adım atarsam, bir, iki, üç, dort, beş, 30'a varırım.إذا أخذت 30 خطوة خطيا، واحد، اثنان، ثلاثة، أربعة، خمسة أصل إلى 30
Eğer bir bozuk parayı on defa atarsak, yazı ve tura eşit sayılarda gelecektir.우리가 동전을 10번 던진다면, 다 앞면이 나오거나, 다 뒷면이 나오거나,
Eğer bir bozuk parayı on defa atarsak, yazı ve tura eşit sayılarda gelecektir.Hvis vi slår plat eller krone 10 gange, kan vi lige så godt få 10 kroner, 10 plat eller enhver anden sekvens.
Eğer bir bozuk parayı on defa atarsak, yazı ve tura eşit sayılarda gelecektir.אם נטיל מטבע עשר פעמים, נקבל בהסתברות שווה
Eğer bir bozuk parayı on defa atarsak, yazı ve tura eşit sayılarda gelecektir.ان قمنا برمي عملة معدنية 10 مرات
Eğer bir bozuk parayı on defa atarsak, yazı ve tura eşit sayılarda gelecektir.裏と表が出て、その順序も均一に発生します。
Eğer birinci zarda 3 atarsak ikinci zarda da 3 atmalıyız. .Se nós tivermos um 3 no primeiro dado, nós temos que ter um 3 no segundo dado.
Eğer birinci zarda 3 atarsak ikinci zarda da 3 atmalıyız. .二つ目のサイコロで3でないといけません。 これで、どうなるかわかりますね。
Eğer köpeğe tekme atsaydı, bi yumruk atardım.Als hij een hond had getrapt had ik hem knock-out geslagen.
Eğer köpeğe tekme atsaydı, bi yumruk atardım.Dacă ar fi lovit un câine, l-aş fi bătut măr.
Eğer köpeğe tekme atsaydı, bi yumruk atardım.Gdyby skrzywdził psa, tobym go walnął.
Eğer köpeğe tekme atsaydı, bi yumruk atardım.Ha egy kutyát rugdosna, leütném.
Eğer köpeğe tekme atsaydı, bi yumruk atardım.그 작자가 개를 발로 찼다면 저는 주먹을 날렸을지도 모릅니다.
Eğer köpeğe tekme atsaydı, bi yumruk atardım.Se avesse picchiato un cane, lo avrei steso con un pugno.
Eğer köpeğe tekme atsaydı, bi yumruk atardım.Se ele tivesse dado um pontapé a um cão, eu tinha-lhe dado um murro.
Eğer köpeğe tekme atsaydı, bi yumruk atardım.Si el tipo hubiera pateado a un perro le habría pegado.
Eğer köpeğe tekme atsaydı, bi yumruk atardım.S'il avait frappé un chien, je l'aurais cogné.
Eğer köpeğe tekme atsaydı, bi yumruk atardım.Wenn er einen Hund getreten hätte, hätte ich ihn umgehauen.
Eğer köpeğe tekme atsaydı, bi yumruk atardım.Αν είχε κλωτσήσει σκύλο, θα του είχα ρίξει μπουνιά.
Eğer köpeğe tekme atsaydı, bi yumruk atardım.Ако беше ритнал куче, щях да го ударя.
Eğer köpeğe tekme atsaydı, bi yumruk atardım.Если бы он лягнул собаку, я бы ему так всыпал.
Eğer köpeğe tekme atsaydı, bi yumruk atardım.אם הוא היה בועט בכלב, אני הייתי מרביץ לו.
Eğer köpeğe tekme atsaydı, bi yumruk atardım.لو ركل كلباً، لكنت لكمته حتي يفقد الوعي.
Eğer köpeğe tekme atsaydı, bi yumruk atardım.男性が子供を蹴り、つかんだのを、見てみぬふりをした。
Eğer sevdiğin birşey bulursan, burası hızla atar.Als je iets vindt dat je leuk vindt, zal het hier snel kloppen
Eğer sevdiğin birşey bulursan, burası hızla atar.Daca gasesti ceva ce-ti place, va bate puternic.
Eğer sevdiğin birşey bulursan, burası hızla atar.Jika kamu menyukai sesuatu, Jantungmu akan berdetak dengan cepat.