Bunlar atardamar olabilirdi ve kırmızı kan hücreleri oksijen kaybettikçe toplardamara dönüşebilirdi.هذة شرايين لحملها الخلايا المؤكسجة ، وتكون أوردة في حال كانت الخلايا غير ذلك عبر فقدان الأكسجين .
Bunu da yazayım. Bunu tekrar edeceğim kalbe geri döndüğümüzde. Atardamarlar kaplten şıkan damarlardır kısaca.C'est appelé notre boîte vocale à cause de toute cette structure anatomique qui ressemble à ceci.
Bunu da zihnime atarak daha fazla araştırmaya ve tetkik etmeye başladım ve bu bir tutkuya dönüştü.Com isso em mente, comecei a investigar mais, a pesquisar mais, e fiquei muito interessada.
Bunu da zihnime atarak daha fazla araştırmaya ve tetkik etmeye başladım ve bu bir tutkuya dönüştü.Con eso en mente empecé a investigar cada vez más y despertó en mí una gran pasión.
Bunu da zihnime atarak daha fazla araştırmaya ve tetkik etmeye başladım ve bu bir tutkuya dönüştü.그래서 이걸 염두에 두고 더더욱 연구와 조사를 하게 되었고, 저는 더 열정적이 되었습니다.
Bunu da zihnime atarak daha fazla araştırmaya ve tetkik etmeye başladım ve bu bir tutkuya dönüştü.Mając to na uwadze, zaczęłam dogłębniej szukać i bardzo mnie to wciągnęło.
Bunu da zihnime atarak daha fazla araştırmaya ve tetkik etmeye başladım ve bu bir tutkuya dönüştü.Met dat in gedachten zette ik mijn onderzoek verder en werd ik heel gepassioneerd.
Bunu da zihnime atarak daha fazla araştırmaya ve tetkik etmeye başladım ve bu bir tutkuya dönüştü.Tenendo questo in mente, ho cominciato ad intensificare le mie ricerche e mi sono appassionata sempre di più.
Bunu da zihnime atarak daha fazla araştırmaya ve tetkik etmeye başladım ve bu bir tutkuya dönüştü.Имайки това предвид, започнах да проучвам по-нататък, да изследвам все повече и така доста се запалих.
Bunu da zihnime atarak daha fazla araştırmaya ve tetkik etmeye başladım ve bu bir tutkuya dönüştü.Имея это в виду, я продолжала исследование, и меня это очень увлекло.
Bunu da zihnime atarak daha fazla araştırmaya ve tetkik etmeye başladım ve bu bir tutkuya dönüştü.אז במחשבה הזאת, התחלתי לחקור יותר, התחלתי לבלוש יותר, ונהייתי מאוד נלהבת.
Bunu da zihnime atarak daha fazla araştırmaya ve tetkik etmeye başladım ve bu bir tutkuya dönüştü.,لذلك, ومع وضع ذلك بعين الإعتبار بدأت أبحث أكثر , و أستكشف أكثر .و أصبحت متحمسة جداّ
Bunu da zihnime atarak daha fazla araştırmaya ve tetkik etmeye başladım ve bu bir tutkuya dönüştü.さらに調査と研究を続け すっかり没頭するようになりました 環境の改善すべき点を特定する
Bunun çevresine şöyle güzel bir çerçeve alırım, çünkü Nina'nın öyle bir çerçevesi var. [kahkaha atar]Je vais la mettre dans un joli cadre, comme celle de Nina.
Bunun üzerine kulaklarını tıkayıp çığlıklar atarak hep birlikte İstefanosa saldırdılar.眾 人大 聲 喊叫 、 摀著 耳朵 、 齊心擁 上 前去
Bunun üzerine kulaklarını tıkayıp çığlıklar atarak hep birlikte İstefanosa saldırdılar.Anggota-anggota mahkamah itu menutup telinga mereka sambil berteriak-teriak, lalu serentak menyerang Stefanus
Bunun üzerine kulaklarını tıkayıp çığlıklar atarak hep birlikte İstefanosa saldırdılar.A oni krzyknąwszy głosem wielkim, zatulili uszy swoje i rzucili się na niego jednomyślnie.
Bunun üzerine kulaklarını tıkayıp çığlıklar atarak hep birlikte İstefanosa saldırdılar.A oni skríkli velikým hlasom, zapchali si uši a jednomyseľne sa vrhli na neho
Bunun üzerine kulaklarını tıkayıp çığlıklar atarak hep birlikte İstefanosa saldırdılar.A oni zkřikše hlasem velikým, zacpali uši své, a obořili se jednomyslně na něj.
Bunun üzerine kulaklarını tıkayıp çığlıklar atarak hep birlikte İstefanosa saldırdılar.Bấy giờ, chúng kêu lớn tiếng lên, bịt lỗ tai lại, cùng nhau chạy a lại,
Bunun üzerine kulaklarını tıkayıp çığlıklar atarak hep birlikte İstefanosa saldırdılar.Bấy_giờ , chúng kêu lớn_tiếng lên , bịt lỗ tai lại , cùng nhau chạy a lại ,
Bunun üzerine kulaklarını tıkayıp çığlıklar atarak hep birlikte İstefanosa saldırdılar.Da skrek de med høi røst og holdt for sine ører, og stormet alle som en inn på ham
Bunun üzerine kulaklarını tıkayıp çığlıklar atarak hep birlikte İstefanosa saldırdılar.Då skriade de med hög röst och höllo för sina öron och stormade alla på en gång emot honom
Bunun üzerine kulaklarını tıkayıp çığlıklar atarak hep birlikte İstefanosa saldırdılar.Ei au început atunci să răcnească, şi-au astupat urechile, şi s'au năpustit toţi într'un gînd asupra lui.
Bunun üzerine kulaklarını tıkayıp çığlıklar atarak hep birlikte İstefanosa saldırdılar.Então eles gritaram com grande voz, taparam os ouvidos, e arremeteram unânimes contra ele
Bunun üzerine kulaklarını tıkayıp çığlıklar atarak hep birlikte İstefanosa saldırdılar.Entonces gritaron a gran voz, se taparon los oídos y a una se precipitaron sobre él
Bunun üzerine kulaklarını tıkayıp çığlıklar atarak hep birlikte İstefanosa saldırdılar.Felkiáltván pedig nagy fenszóval, füleiket bédugák, és egyakarattal reá rohanának;
Bunun üzerine kulaklarını tıkayıp çığlıklar atarak hep birlikte İstefanosa saldırdılar.In zakriče z močnim glasom in si zamaše ušesa pa planejo ene misli nanj,
Bunun üzerine kulaklarını tıkayıp çığlıklar atarak hep birlikte İstefanosa saldırdılar.저희가 큰 소리를 지르며 귀를 막고 일심으로 그에게 달려들어
Bunun üzerine kulaklarını tıkayıp çığlıklar atarak hep birlikte İstefanosa saldırdılar.Men de råbte med høj Røst og holdt for deres Øren og stormede endrægtigt ind på ham.
Bunun üzerine kulaklarını tıkayıp çığlıklar atarak hep birlikte İstefanosa saldırdılar.Niin he huusivat suurella äänellä ja tukkivat korvansa ja karkasivat kaikki yhdessä hänen päällensä
Bunun üzerine kulaklarını tıkayıp çığlıklar atarak hep birlikte İstefanosa saldırdılar.Proruppero allora in grida altissime turandosi gli orecchi; poi si scagliarono tutti insieme contro di lui
Bunun üzerine kulaklarını tıkayıp çığlıklar atarak hep birlikte İstefanosa saldırdılar.Τοτε φωναξαντες μετα φωνης μεγαλης, εφραξαν τα ωτα αυτων και ωρμησαν ομοθυμαδον επ' αυτον,
Bunun üzerine kulaklarını tıkayıp çığlıklar atarak hep birlikte İstefanosa saldırdılar.Вони ж закричали голосом великим, позатуляли уші свої, та й кинулись однодушне на него,
Bunun üzerine kulaklarını tıkayıp çığlıklar atarak hep birlikte İstefanosa saldırdılar.Но они, закричав громким голосом, затыкали уши свои,и единодушно устремились на него,
Bunun üzerine kulaklarını tıkayıp çığlıklar atarak hep birlikte İstefanosa saldırdılar.ויצעקו בקול גדול ויאטמו את אזניהם ויתנפלו עליו כלם יחד׃
Bunun üzerine kulaklarını tıkayıp çığlıklar atarak hep birlikte İstefanosa saldırdılar.فصاحوا بصوت عظيم وسدوا آذانهم وهجموا عليه بنفس واحدة.
Bunun üzerine kulaklarını tıkayıp çığlıklar atarak hep birlikte İstefanosa saldırdılar.眾 人 大 聲 喊 叫 、 摀 著 耳 朵 、 齊 心 擁 上 前 去
Bunu sokaklardan atarsak, sokaklar çok daha iyi kokacak ve -- doğru ya, nehirin suyunu içiyoruz.Porque, se os tirássemos das ruas, iria cheirar muito melhor e... oh pois, nós bebíamos água do rio.
Bunu sokaklardan atarsak, sokaklar çok daha iyi kokacak ve -- doğru ya, nehirin suyunu içiyoruz.Porque si sacamos esos residuos de las calles, olerá mucho mejor, y -- cierto, también tomamos agua del río.
Bunu sokaklardan atarsak, sokaklar çok daha iyi kokacak ve -- doğru ya, nehirin suyunu içiyoruz.Usuwając odpady z ulic, nie śmierdzi tak bardzo ale z rzeki pijemy wodę.
Bunu sokaklardan atarsak, sokaklar çok daha iyi kokacak ve -- doğru ya, nehirin suyunu içiyoruz.Want als we het uit de straten verwijderen, dan stinkt het minder en... o ja, we drinken uit de rivier.
Bunu sokaklardan atarsak, sokaklar çok daha iyi kokacak ve -- doğru ya, nehirin suyunu içiyoruz.Γιατί αν τα διώχναμε από τους δρόμους, η μυρωδιά θα έφευγε και -- α ναι, πίνουμε νερό απ' το ποτάμι.
Bunu sokaklardan atarsak, sokaklar çok daha iyi kokacak ve -- doğru ya, nehirin suyunu içiyoruz.Защото, ако ги махнем от улиците, ще мирише много по-добре и - о, да, ние пием от реката.
Bunu sokaklardan atarsak, sokaklar çok daha iyi kokacak veEs würde ja viel besser riechen, wenn der Abfall aus den Straßen wegkommt.
Bunu sokaklardan atarsak, sokaklar çok daha iyi kokacak veKer: če jih odmaknemo z ulic, bo vonj znosnejši in ...
Bunu sokaklardan atarsak, sokaklar çok daha iyi kokacak ve거리에서 배설물이 치워지면 냄새가 훨씬 나아질 것이기 때문이죠.
Bunu sokaklardan atarsak, sokaklar çok daha iyi kokacak veПотому что, если мы уберём всё это с наших улиц, пахнуть будет гораздо лучше.
Bunu sokaklardan atarsak, sokaklar çok daha iyi kokacak veשכפה על כולם, כמיטב יכולתו, לרוקן את בורות השפכים ולזרוק את ההפרשות לנהר.
Bunu sokaklardan atarsak, sokaklar çok daha iyi kokacak veلأنه في حالة إبعاد هذه القاذورات بعيداً عن الطرقات, ستكون الرائحة أفضل مما كانت عليه,
Bunu sokaklardan atarsak, sokaklar çok daha iyi kokacak veその通り、私達は川の水を飲みます
Bu olay veya yapılacak ögesine bir Başlık atar. @ info: tooltipAnger titeln för den här händelsen eller uppgiften. @ info: tooltip
Bu olay veya yapılacak ögesine bir Başlık atar. @ info: tooltipAngiver titlen på begivenheden eller gøremålet. @ info: tooltip
Bu olay veya yapılacak ögesine bir Başlık atar. @ info: tooltipBeállítja az esemény vagy feladat feliratát. @ info: tooltip
Bu olay veya yapılacak ögesine bir Başlık atar. @ info: tooltipDefine el título de este evento o tarea pendiente. @info: tooltip
Bu olay veya yapılacak ögesine bir Başlık atar. @ info: tooltipDéfinit le titre de cet évènement ou de cette tâche. @info: tooltip
Bu olay veya yapılacak ögesine bir Başlık atar. @ info: tooltip& Editează întîlnirea... @ info: tooltip
Bu olay veya yapılacak ögesine bir Başlık atar. @ info: tooltipGeef de naam op van deze activiteit of taak. @info:tooltip
Bu olay veya yapılacak ögesine bir Başlık atar. @ info: tooltipImposta il titolo di questo evento o cosa da fare. @info: tooltip
Bu olay veya yapılacak ögesine bir Başlık atar. @ info: tooltip이벤트나 업무의 제목을 설정합니다.