Ayak kumda bir yere adım atar, tekerlekse oraya kadar olan her noktaya değmek zorundadır.А лапы просто перешагивают часть песка, в то время как колесу приходится соприкасаться всё время с дорогой.
Ayak kumda bir yere adım atar, tekerlekse oraya kadar olan her noktaya değmek zorundadır.Докато краката, стъпват просто върху пясъка, при колелото се докосва всяка част от земята.
Ayak kumda bir yere adım atar, tekerlekse oraya kadar olan her noktaya değmek zorundadır.והרגליים פשוט דורכות על החול, והגלגל צריך לגעת בכל פיסה של האדמה ביניהן.
Ayak kumda bir yere adım atar, tekerlekse oraya kadar olan her noktaya değmek zorundadır.والأقدام تخطو من فوق الرمال بينما الكفر عليه ملامست كل جزء من الأرض بينهما
Ayak kumda bir yere adım atar, tekerlekse oraya kadar olan her noktaya değmek zorundadır.車輪は地面との間を全ての面が触れなくてはなりません そこで車輪の開発から5000年後
Ayrıca EFTA’nın Genel Müdürünü ve Bilimsel Komite ve panellerin üyelerini de atar.Het EFSA bestaat uit vier organen:
Ayrıca EFTA’nın Genel Müdürünü ve Bilimsel Komite ve panellerin üyelerini de atar.Permanent adress :
Ayrıca EFTA’nın Genel Müdürünü ve Bilimsel Komite ve panellerin üyelerini de atar.Μόνιµη διεύθυνση:
Ayrıca EFTA’nın Genel Müdürünü ve Bilimsel Komite ve panellerin üyelerini de atar.Съветът също така назначава изпълнителния директор, членовете на научния комитет и групите от научни експерти.
Babam... ne zaman erişte koklasa kalbi hala hızla atar.Ayahku..jika mencium mie yang sudah kering, jantungnya tetap berdetak cepat...
Babam... ne zaman erişte koklasa kalbi hala hızla atar.Ba mình... khi ngửi thấy mùi mì khô, trái tim ông ấy đập liên hồi.
Babam... ne zaman erişte koklasa kalbi hala hızla atar.우리 아빠는 국수 말리는 냄새를 맡으면 아직도 가슴이 뛰네.
Babam... ne zaman erişte koklasa kalbi hala hızla atar.Mein Vater... wenn er den Geruch von sich trockenen Nudeln riecht, schlägt sein Herz immer noch schneller
Babam... ne zaman erişte koklasa kalbi hala hızla atar.Min pappa...när han känner lukten av nudlar som torkar, så slår hans hjärta fortfarande fort.
Babam... ne zaman erişte koklasa kalbi hala hızla atar.Mio padre.... quando annusa gli spaghetti che asciugano, il suo cuore batte forte..
Babam... ne zaman erişte koklasa kalbi hala hızla atar.Môj otec... Keď cíti sušiace sa rezance, jeho srdce bije rýchlejšie.
Babam... ne zaman erişte koklasa kalbi hala hızla atar.Mój tata... gdy poczuje zapach suszącego się makaronu... jego serce wciąż zaczyna bić szybciej...
Babam... ne zaman erişte koklasa kalbi hala hızla atar.Mon père, a le coeur qui bat plus vite quand il sent les pâtes sécher.
Babam... ne zaman erişte koklasa kalbi hala hızla atar.Tatal meu, cand simte ca se usuca taiteii, mi-a spus ca inima inca-i mai bate puternic.
Babam... ne zaman erişte koklasa kalbi hala hızla atar.Ο μπαμπάς μου...όταν μυρίζει τα νούντλς που στεγνώνουν, η καρδιά του χτυπά γρήγορα.
Babam... ne zaman erişte koklasa kalbi hala hızla atar.Баща ми... когато помирише юфка, сърцето му все още забива бързо.
Babam... ne zaman erişte koklasa kalbi hala hızla atar.Мой отец... когда он чувствует запах сухой лапши, его сердце стучит громче.
Babam... ne zaman erişte koklasa kalbi hala hızla atar..אבא שלי.. כשהוא מריח ייבוש של נודלס, הלב שלו עדיין דופק חזק
Babam... ne zaman erişte koklasa kalbi hala hızla atar..أبي... حين يشم رائحة الشعيرية وهي تجف، فإن قلبه يبدأ بالنبض بسرعة
Babam... ne zaman erişte koklasa kalbi hala hızla atar.俺も体験してみたいな
Bazen hayatlarını ateşe atarlar çünkü sizin görüşlerinizin ve etkinizin önemli olduğuna inanırlar.A veces ponen sus propias vidas en riesgo porque creen que tus opiniones y tu influencia importan.
Bazen hayatlarını ateşe atarlar çünkü sizin görüşlerinizin ve etkinizin önemli olduğuna inanırlar.Bywa, że narażają własne życie, bo wierzą, że wasza opinia jest ważna.
Bazen hayatlarını ateşe atarlar çünkü sizin görüşlerinizin ve etkinizin önemli olduğuna inanırlar.Joskus he vaarantavat oman henkensä, koska he uskovat, että ihmisten mielipiteillä on vaikutusta.
Bazen hayatlarını ateşe atarlar çünkü sizin görüşlerinizin ve etkinizin önemli olduğuna inanırlar.때로는 여러분의 의견과 여러분의 영향력을 믿기에 그들은 목숨을 걸기도 합니다.
Bazen hayatlarını ateşe atarlar çünkü sizin görüşlerinizin ve etkinizin önemli olduğuna inanırlar.Néha az életüket is kockára teszik, mert úgy gondolják, hogy az önök véleménye és befolyása számít.
Bazen hayatlarını ateşe atarlar çünkü sizin görüşlerinizin ve etkinizin önemli olduğuna inanırlar.Parfois ils mettent leur vie en jeu, parce qu'ils croient que votre opinion et votre influence importent.
Bazen hayatlarını ateşe atarlar çünkü sizin görüşlerinizin ve etkinizin önemli olduğuna inanırlar.Por vezes põem em risco a vida, porque acreditam que as vossas opiniões e a vossa influência são importantes.
Bazen hayatlarını ateşe atarlar çünkü sizin görüşlerinizin ve etkinizin önemli olduğuna inanırlar.Qualche volta rischiano anche la vita, perchè pensano che le vostre opinioni e la vostra influenza contino.
Bazen hayatlarını ateşe atarlar çünkü sizin görüşlerinizin ve etkinizin önemli olduğuna inanırlar.Soms riskeren ze hun leven omdat ze je mening en jouw invloed belangrijk vinden.
Bazen hayatlarını ateşe atarlar çünkü sizin görüşlerinizin ve etkinizin önemli olduğuna inanırlar.Uneori îşi pun viaţa în joc crezând că opiniile şi influenţa voastră contează.
Bazen hayatlarını ateşe atarlar çünkü sizin görüşlerinizin ve etkinizin önemli olduğuna inanırlar.Иногда они рискуют жизнью, потому что они верят, что ваше мнение и ваше влияние имеет значение.
Bazen hayatlarını ateşe atarlar çünkü sizin görüşlerinizin ve etkinizin önemli olduğuna inanırlar.Понякога залагат живота си, защото те вярват, че вашите мнения и влияния имат значение.
Bazen hayatlarını ateşe atarlar çünkü sizin görüşlerinizin ve etkinizin önemli olduğuna inanırlar.לעתים הם מסכנים את חייהם, כי הם מאמינים שיש חשיבות לדעותיכם ולהשפעתכם.
Bazen hayatlarını ateşe atarlar çünkü sizin görüşlerinizin ve etkinizin önemli olduğuna inanırlar.بعض الأحيان يضعون حياتهم على المحك، لأنهم يؤمنون بأن آرائك وتأثيرك مهم.
Bazen hayatlarını ateşe atarlar çünkü sizin görüşlerinizin ve etkinizin önemli olduğuna inanırlar.なぜなら、彼らはあなたの意見、あなたの影響が重要だと思うからです 彼らは撮影した写真で、あなたの最良の本能、
Bazı önemli ve büyük... ...rakamları ortaya atarak sormaya başladılar.200ドルという答えを得ました
Bazı önemli ve büyük... ...rakamları ortaya atarak sormaya başladılar.문제였고, 구체적인 몇 가지 액수를 물어보는 작업을 했어요
Bazı önemli ve büyük... ...rakamları ortaya atarak sormaya başladılar. Ve aldıkları karşılık 200 dolardı.Вони почали питати називаючи серйозні солідні суми. і відповідь, яку вони отримували - це 200 долларів.
Bazı önemli ve büyük... ...rakamları ortaya atarak sormaya başladılar.Zaczęli pytać się o stałe, wymierne liczby.
Bazı önemli ve büyük... ...rakamları ortaya atarak sormaya başladılar.السنوي. بدأول يستفسرون عن بعض الأرقام القوية، وكان
Ben 3lük atarken biri faul yapıyor.Alguém me empurrou quando eu ia fazer um 3-pontos.
Ben 3lük atarken biri faul yapıyor.Ktoś zfaulował mnie, gdy rzucałem za 3.
Ben 3lük atarken biri faul yapıyor.Допустим, кто-то зафолил меня, когда я делал трехочковый бросок.
Ben 3lük atarken biri faul yapıyor.Някой ме обърка, когато имах 3 точни хвърляния.
Ben 3lük atarken biri faul yapıyor.では、1点遅れているとして、1秒残っていて、
Ben bunu karmaşık bir Atari oyunu gibi düşünmeyi seviyorum.Gosto de pensar que é o Atari Pong desta diversão de realidade híbrida.
Ben bunu karmaşık bir Atari oyunu gibi düşünmeyi seviyorum.Ich sehe das gern wie das Pong von Atari dieses Spiels mit überschneidenden Realitäten.
Ben bunu karmaşık bir Atari oyunu gibi düşünmeyi seviyorum.Ik zie het graag als de Atari Pong van dit gemengde realiteitsspel.
Ben bunu karmaşık bir Atari oyunu gibi düşünmeyi seviyorum.Îmi place să mă gândesc la asta ca la un Atari Pong al acestei realităţi de joacă îmbinate.
Ben bunu karmaşık bir Atari oyunu gibi düşünmeyi seviyorum.J'aime à penser que ce sera comme le Ping-Pong d'Atari pour l'avenir de ces jeux de réalité hybride.
Ben bunu karmaşık bir Atari oyunu gibi düşünmeyi seviyorum.저는 이 혼합된 현실 게임을 '아타리 퐁'으로 생각하고 싶습니다.
Ben bunu karmaşık bir Atari oyunu gibi düşünmeyi seviyorum.Me gusta pensarlo como el Atari Pong de este juego de realidad híbrida.
Ben bunu karmaşık bir Atari oyunu gibi düşünmeyi seviyorum.Mi piace pensare a questa idea come il Pong di Atari di questo gioco di realtà mescolata.
Ben bunu karmaşık bir Atari oyunu gibi düşünmeyi seviyorum.Připomíná mi to Atari Pong této hry se smíšenou realitou.
Ben bunu karmaşık bir Atari oyunu gibi düşünmeyi seviyorum.Saya suka berpikir tentang ini sebagai Atari Pong dari permainan dengan campuran realitas ini.