Ama biz bazı şeyleri riske atarak iddiaya girdik.Č una scommessa, quindi abbiamo messo delle cose sul piatto.
Ama biz bazı şeyleri riske atarak iddiaya girdik.De ez egy fogadás közöttünk, aminek bizonyos tétje van.
Ama biz bazı şeyleri riske atarak iddiaya girdik.Le vainqueur obtient ce qu'il désire.
Ama biz bazı şeyleri riske atarak iddiaya girdik.Nhưng, chúng ta phải phân thắng bại rõ ràng đấy.
Ama biz bazı şeyleri riske atarak iddiaya girdik.Tapi dalam hal ini,kami taruhan kami pasang hal-hal yang bisa ditaruhkan
Ama biz bazı şeyleri riske atarak iddiaya girdik.ولكن فى هذه الحالة ,نحن نراهن على أشياء محددة ونضع أشياء على المحّك
Ancak kalpten akciğerlere giden damar yani akciğer atar damarı, diğer atar damarların aksine kirli kan taşır.A kiedy krew płynie tętnica płucną z serca do płuc, to jest odtlenowana.
Ancak kalpten akciğerlere giden damar yani akciğer atar damarı, diğer atar damarların aksine kirli kan taşır.산소를 공급받은 혈액이 흐르는 곳이죠 심장에서 폐로 들어가는 이 혈관을 흐르는 혈액은 산소를 잃은 혈액입니다
Ancak kalpten akciğerlere giden damar yani akciğer atar damarı, diğer atar damarların aksine kirli kan taşır.Та коли йдемо від серця до легенів це неокиснена кров.
Ancak kalpten akciğerlere giden damar yani akciğer atar damarı, diğer atar damarların aksine kirli kan taşır.שבהם הדם נושא חמצן, בעוד שכאשר הוא זורם מהלב אל הריאה - זה דם ללא חמצן.
Ancak onlar dışarıdan sizin benim gibi görülen insanlardır, aman dikkatli olun. [kahkaha atar]C'est un peu comme des personnes sournoises en civil, qui nous ressemble, donc... faites attention, [ris]
Ancak özel bezelerinin yardımıyla bunu vücutlarından dışarı atarlarNhưng với sự hỗ trợ của một tuyến đặc biệt, chúng hắt hơi đẩy muối ra ngoài.
Ancak özel bezelerinin yardımıyla bunu vücutlarından dışarı atarlar,אך בעזרת בלוטה ייחודית .הן מתעטשות ופולטות אותו החוצה
Ancak özel bezelerinin yardımıyla bunu vücutlarından dışarı atarlarلكن بمساعدة غدّد خاصّة هم يعطسوه خارجاً
A olarak yazdım. Bu damar kalpten çıktığı için de bir atar damar.Tohle jde pryč ze srdce, takže je to tepna.
Arabaya alınmasaydım... ...bir kamyonun önüne atardım kendimi.A když jsem nemohla nic chytnout, vstupovala jsem jedoucím vozům do cesty.
Arabaya alınmasaydım... ...bir kamyonun önüne atardım kendimi.Als ik niet opgepikt was, had ik mezelf misschien wel voor een vrachtwagen gegooid.
Arabaya alınmasaydım... ...bir kamyonun önüne atardım kendimi.Dacă nu m-ar fi luat cineva, probabil aş fi sărit în faţa unui camion.
Arabaya alınmasaydım... ...bir kamyonun önüne atardım kendimi.Még szerencse, hogy felkarolt egy jó ember, mert már úgyis végeztem volna magammal.
Arabaya alınmasaydım... ...bir kamyonun önüne atardım kendimi.Zum Glück wurde ich aufgelesen. Ich hätte mich vor einen LKW gestürzt.
Arabaya alınmasaydım... ...bir kamyonun önüne atardım kendimi.Αν δεν με έπαιρνε, μπορεί να πηδούσα μπροστά από κανένα φορτηγό.
Arabaya alınmasaydım... ...bir kamyonun önüne atardım kendimi.Ако не ме бяха забърсали, можех и да скоча под някой камион.
Arabaya alınmasaydım... ...bir kamyonun önüne atardım kendimi.Я никогда не раздумываю, это мой недостаток. К счастью, меня подбирали, а то я бросилась бы под грузовик.
Artık, bir enfeksiyon kapmışsındır! [Hepsi kahkaha atar]Dobře.
Atardamarlar kaplten şıkan damarlardır kısaca.Jadi arteri pembuluh darah dari jantung.
Atardamarlar kaplten şıkan damarlardır kısaca.자, 동맥은 심장에서 나오는 혈관입니다.
Atardamarlar kaplten şıkan damarlardır kısaca.Mais uma vez lembrando, as artérias são vasos sanguíneos que vêm do coração.
Atardamarlar kaplten şıkan damarlardır kısaca. Muhtemelen önceden atardamarları duymuşsunuzdur.Artérie sú cievy vedúce smerom zo srdca.
Atardamarlar kaplten şıkan damarlardır kısaca. Muhtemelen önceden atardamarları duymuşsunuzdur.Aşadar, arterele sunt vase de sânge ce pornesc de la inimă. ...
Atardamarlar kaplten şıkan damarlardır kısaca. Muhtemelen önceden atardamarları duymuşsunuzdur.Por lo tanto las arterias son los vasos sanguíneos del corazón. ~Pausa~
Atardamarlar kaplten şıkan damarlardır kısaca. Muhtemelen önceden atardamarları duymuşsunuzdur.Отже, артерії - це кровоносні судини, що йдуть від серця.
Atardamarlar kaplten şıkan damarlardır kısaca.Quindi le arterie sono vasi sanguigni provenienti dal cuore.
Atardamarlar kaplten şıkan damarlardır kısaca.Tepny jsou ty cévy, které vedou od srdce.
Atardamarlar kaplten şıkan damarlardır kısaca.Tętnice to naczynia prowadzące krew z serca.
Atardamarlar kaplten şıkan damarlardır kısaca.И така артериите са кръвоносни съдове, които идват от сърцето.
Atardamarlar kaplten şıkan damarlardır kısaca.מהלב - הוא עורקים. נכתוב את זה. נחזור אליהם שוב כאשר נדבר על הלב.
Atardamarlar kaplten şıkan damarlardır kısaca.إذا فالشرايين هي الأوعية الدموية القادمة ن القلب
Atari salonu nostaljisi yok.Geen nostalgische Arcade-kasten.
Atari salonu nostaljisi yok.Keine Arcade-Nostalgien.
Atari salonu nostaljisi yok.Không có miền cảm xúc.
Atari salonu nostaljisi yok.Nenhuma nostalgia de Arcade.
Atari salonu nostaljisi yok.Niente nostalgia per gli arcade.
Atari salonu nostaljisi yok.No hay nostalgia por las maquinitas.
Atari salonu nostaljisi yok.Καμία νοσταλγία για τα ηλεκτρονικά παιχνίδια.
Atari salonu nostaljisi yok.Никакой ностальгии по игровым автоматам.
Atari salonu nostaljisi yok.Ніякої ностальгії за аркадами.
Ayak kumda bir yere adım atar, tekerlekse oraya kadar olan her noktaya değmek zorundadır.Aceste picioare calcă peste nisip, iar roata atinge solul de dedesubt.
Ayak kumda bir yere adım atar, tekerlekse oraya kadar olan her noktaya değmek zorundadır.A láb azonban átmegy a homokon, a keréknek meg hozzá kell érnie folyton a talajhoz a távolságok között.
Ayak kumda bir yere adım atar, tekerlekse oraya kadar olan her noktaya değmek zorundadır.Ces pattes marchent sur le sable, tandis que la roue reste en contact permanent avec le sol.
Ayak kumda bir yere adım atar, tekerlekse oraya kadar olan her noktaya değmek zorundadır.Dan kaki-kakinya hanya menginjak pasir, dan roda harus menyentuh seluruh bagian tanah di antaranya.
Ayak kumda bir yere adım atar, tekerlekse oraya kadar olan her noktaya değmek zorundadır.En de poten stappen gewoon over het zand, en het wiel moet elk stukje grond ertussen aanraken.
Ayak kumda bir yere adım atar, tekerlekse oraya kadar olan her noktaya değmek zorundadır.발은 모래 위로 내딛는 반면 바퀴는 모든 지면과 접촉해야 해죠.
Ayak kumda bir yere adım atar, tekerlekse oraya kadar olan her noktaya değmek zorundadır.Mentre i piedi scavalcano la sabbia, la ruota deve toccare ogni millimetro di suolo.
Ayak kumda bir yere adım atar, tekerlekse oraya kadar olan her noktaya değmek zorundadır.Nohy piesok prekračujú, zato koleso sa musí dotknúť zeme po celej trase.
Ayak kumda bir yere adım atar, tekerlekse oraya kadar olan her noktaya değmek zorundadır.Os pés simplesmente pisam a areia enquanto a roda tem de tocar em cada pedaço do chão nos intervalos.
Ayak kumda bir yere adım atar, tekerlekse oraya kadar olan her noktaya değmek zorundadır.Tutaj stopy po prostu kroczą ponad piaskiem, a koło musi być w ciągłym kontakcie z podłożem.
Ayak kumda bir yere adım atar, tekerlekse oraya kadar olan her noktaya değmek zorundadır.Và đôi bàn chân chỉ việc bước trên cát, và các bánh xe phải chạm vào từng tấc đất ở chính giữa
Ayak kumda bir yere adım atar, tekerlekse oraya kadar olan her noktaya değmek zorundadır.Y las patas simplemente pisan sobre la arena, mientras que la rueda tiene que tocar cada parte del piso.
Ayak kumda bir yere adım atar, tekerlekse oraya kadar olan her noktaya değmek zorundadır.Zatímco chodidlo přes písek překračuje, kolo se musí mezitím dotknout každého kousku povrchu země.
Ayak kumda bir yere adım atar, tekerlekse oraya kadar olan her noktaya değmek zorundadır.Τα πόδια απλά περπατάνε στην άμμο, ενώ ο τροχός πρέπει να αγγίξει κάθε κομμάτι του εδάφους ενδιάμεσα.