30 adımı eksponansiyel şekilde atarsam, iki, dört, sekiz, 16, bir milyar'a varırım.إذا أخذت 30 خطوة أسيا، اثنان، أربعة، ثمانية، 16 أصل إلى بليون
4 atarsanız 4 atmalısınız.4 e 4.
4 atarsanız 4 atmalısınız.5 i 5.
4 atarsanız 4 atmalısınız.5と5
5 atarsanız 5.5 e 5.
5 atarsanız 5.I w końcu 6 i 6.
5 atarsanız 5.そして6と6
Adam abasını üstünden atarak ayağa fırladı ve İsanın yanına geldi.A on odhodiac svoj plášť vyskočil a išiel k Ježišovi.
Adam abasını üstünden atarak ayağa fırladı ve İsanın yanına geldi.A on porzuciwszy płaszcz swój, wstał, i przyszedł do Jezusa.
Adam abasını üstünden atarak ayağa fırladı ve İsanın yanına geldi.Az pedig felsõ ruháját ledobván, és felkelvén, Jézushoz méne.
Adam abasını üstünden atarak ayağa fırladı ve İsanın yanına geldi.Då kastade han av sig sin mantel och stod upp med hast och kom fram till Jesus.
Adam abasını üstünden atarak ayağa fırladı ve İsanın yanına geldi.De man gooide zijn jas neer, sprong op en liep naar Jezus toe.
Adam abasını üstünden atarak ayağa fırladı ve İsanın yanına geldi.Egli, gettato via il mantello, balzò in piedi e venne da Gesù
Adam abasını üstünden atarak ayağa fırladı ve İsanın yanına geldi.Entonces él, tirando su manto, se levantó y fue a Jesús
Adam abasını üstünden atarak ayağa fırladı ve İsanın yanına geldi.소경이 겉옷을 내어버리고 뛰어 일어나 예수께 나아오거늘
Adam abasını üstünden atarak ayağa fırladı ve İsanın yanına geldi.L`aveugle jeta son manteau, et, se levant d`un bond, vint vers Jésus.
Adam abasını üstünden atarak ayağa fırladı ve İsanın yanına geldi.Men han kastede sin Overkjortel af sig, sprang op og kom til Jesus.
Adam abasını üstünden atarak ayağa fırladı ve İsanın yanına geldi.Người mù bỏ áo ngoài , bước tới đến_cùng Ðức_Chúa_Jêsus .
Adam abasını üstünden atarak ayağa fırladı ve İsanın yanına geldi.Người mù bỏ áo ngoài, bước tới đến cùng Ðức Chúa Jêsus.
Adam abasını üstünden atarak ayağa fırladı ve İsanın yanına geldi.Niin hän heitti vaippansa päältään, kavahti seisomaan ja tuli Jeesuksen tykö.
Adam abasını üstünden atarak ayağa fırladı ve İsanın yanına geldi.Nisto, lançando de si a sua capa, de um salto se levantou e foi ter com Jesus.
Adam abasını üstünden atarak ayağa fırladı ve İsanın yanına geldi.Og han kastet sin kappe av sig og sprang op og kom til Jesus.
Adam abasını üstünden atarak ayağa fırladı ve İsanın yanına geldi.On pak povrh plášť svůj, a zchopiv se, šel k Ježíšovi.
Adam abasını üstünden atarak ayağa fırladı ve İsanın yanına geldi.On pa vrže s sebe plašč svoj, poskoči in pride k Jezusu.
Adam abasını üstünden atarak ayağa fırladı ve İsanın yanına geldi.Orang buta itu pun melemparkan jubahnya, lalu cepat-cepat berdiri dan pergi kepada Yesus
Adam abasını üstünden atarak ayağa fırladı ve İsanın yanına geldi.Orbul şi -a aruncat haina; a sărit, şi a venit la Isus.
Adam abasını üstünden atarak ayağa fırladı ve İsanın yanına geldi.Und er warf sein Kleid von sich, stand auf und kam zu Jesu.
Adam abasını üstünden atarak ayağa fırladı ve İsanın yanına geldi.Και εκεινος απορριψας το ιματιον αυτου, εσηκωθη και ηλθε προς τον Ιησουν.
Adam abasını üstünden atarak ayağa fırladı ve İsanın yanına geldi.Він же, скинувши одежу свою, встав і приступив до Ісуса.
Adam abasını üstünden atarak ayağa fırladı ve İsanın yanına geldi.И проговори Исус и му каза: Какво искаш да ти сторя?
Adam abasını üstünden atarak ayağa fırladı ve İsanın yanına geldi.Он сбросил с себя верхнюю одежду, встал и пришел к Иисусу.
Adam abasını üstünden atarak ayağa fırladı ve İsanın yanına geldi.וישלך את שמלתו מעליו ויקם ויבא אל ישוע׃
Adam abasını üstünden atarak ayağa fırladı ve İsanın yanına geldi.فطرح رداءه وقام وجاء الى يسوع.
Adam abasını üstünden atarak ayağa fırladı ve İsanın yanına geldi.瞎 子 就 丟 下 衣 服 、 跳 起 來 、 走 到 耶 穌 那 裡
Adam abasını üstünden atarak ayağa fırladı ve İsanın yanına geldi.瞎子 就 丟下 衣服 、 跳起來 、 走到 耶穌那裡
Adam: Bugün 24 Temmuz. [kahkaha atar]- 24 tháng 7.
Adam: Bugün 24 Temmuz. [kahkaha atar]Der 24. Juli.
Adam: Bugün 24 Temmuz. [kahkaha atar]On est le 24 juillet.
[Adam kendi dilinde konuşur] [kadın kahkaha atar][férfi anyanyelvén beszél] [nő nevet]
[Adam kendi dilinde konuşur] [kadın kahkaha atar][hombre hablando idioma nativo] [mujer ríe]
[Adam kendi dilinde konuşur] [kadın kahkaha atar][homem a falar em idioma nativo] [mulher a rir]
[Adam kendi dilinde konuşur] [kadın kahkaha atar][남자 현지어로 얘기함] [여자 웃음소리]
[Adam kendi dilinde konuşur] [kadın kahkaha atar][mand taler lokalt sprog] [kvinde griner]
[Adam kendi dilinde konuşur] [kadın kahkaha atar][man pratar på inhemskt språk] [kvinna som skrattar]
[Adam kendi dilinde konuşur] [kadın kahkaha atar][man spreekt in eigen taal] [vrouw lacht]
[Adam kendi dilinde konuşur] [kadın kahkaha atar][mężczyzna mówiący w ojczystym języku] [śmiech kobiety]
[Adam kendi dilinde konuşur] [kadın kahkaha atar][mies puhuu omaa kieltään] [nainen nauraa]
[Adam kendi dilinde konuşur] [kadın kahkaha atar][muž hovoří rodnou řečí] [ženský smích]
[Adam kendi dilinde konuşur] [kadın kahkaha atar][người đàn ông nói ngôn ngữ mẹ đẻ] [nữ cười]
[Adam kendi dilinde konuşur] [kadın kahkaha atar][uomo che parla nella sua lingua] [donna che ride]
[Adam kendi dilinde konuşur] [kadın kahkaha atar][άντρας που μιλάει στη γλώσσα του] [γυναίκα που γελάει]
[Adam kendi dilinde konuşur] [kadın kahkaha atar][мужчина говорит на родном языке] [женщина смеется]
[Adam kendi dilinde konuşur] [kadın kahkaha atar][الرجل يتحدث لغته الأصلية] [المرأة تضحك]
[Adam kendi dilinde konuşur] [kadın kahkaha atar][女が笑う] [男が咳き込む]
Adam: Vay. [kahkaha atar]Ouah.
Adam: Vay. [kahkaha atar][母国語で] いいねえ
Ağ dolunca onu kıyıya çekerler. Oturup işe yarayan balıkları kaplara koyar, yaramayanları atarlar.Cuando estuvo llena, la sacaron a la playa. Y sentados recogieron lo bueno en cestas y echaron fuera lo malo
Ağ dolunca onu kıyıya çekerler. Oturup işe yarayan balıkları kaplara koyar, yaramayanları atarlar.Dupăce s'a umplut, pescarii îl scot la mal, şed jos, aleg în vase ce este bun, şi aruncă afară ce este rău.
Ağ dolunca onu kıyıya çekerler. Oturup işe yarayan balıkları kaplara koyar, yaramayanları atarlar.그물에 가득하매 물 가로 끌어 내고 앉아서 좋은 것은 그릇에 담고 못된 것은 내어 버리느니라
Ağ dolunca onu kıyıya çekerler. Oturup işe yarayan balıkları kaplara koyar, yaramayanları atarlar.ktorú, keď bola naplnená, vytiahli na breh a sadnúc si sobrali čo dobré do nádob a čo zlé vyhádzali von.