Ana içeriğe geç
Sözlük

atar ile cümle

atar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Parlamento onayı ile Başbakan ve Hükümet üyelerini atar.Jis su parlamento pritarimu skiria ministrą pirmininką ir kabineto narius.
Yelken Atarcası da bu kalıntıyla ilişkilidir.Vystymosi ciklas yra susijęs ir su jūros vandeniu.
DFB-Ligapokal'daki ilk golünü de bu maçta 2 gol atarak kaydetti.Pirmą kartą BMW Sauber komanda iškovojo abi pirmąsias vietas.
Atari 2600, 1977 Ekim ayında piyasaya sürülmüş olan ikinci jenerasyon oyun konsoludur.Atari 2600 on teise põlvkonna mängukonsool, mille ettevõte Atari, Inc. lasi välja 1977. aasta oktoobris.
10 Mart 2009'da oyun tekrar kutusuyla birlikte Atari tarafından dağıtılmaya başlandı.2009. aasta 10. märtsil avaldas Atari mängu taas füüsiliste koopiatena.
Tom fişeği atar.Theo hakksb sõudma.
25 Şubat'ta Orlando Magic'e karşı alınan 130-114 galibiyetinde 10 üçlük atarak 51 sayıya ulaştı.3. veebruaril viskas James 51 punkti 104-100 võidumängus Orlando Magicu vastu.
İlk espirileri de o ortaya atar.Sel ajal ilmusid ka tema esimesed esseed.
Diğer oyuncu da atılan karta karşı kendi elinden bir kart atar.Partner annab talle ühe kaardi omal valikul vastu.
Minnie kendini baygın olarak yerde bulunan Johnson üzerine atar.Minnie võtab Johnsoni oma toas vastu.
Aynı anda iki bezelye atar.Kaks Maarjat korraga.
Ebülhasan pek az resmine imza atardı.Raamatu ilmumise ajal loeti seda vähe.
Bu nedenle "Radyo Atarcalar" olarak adlandırılar.Sealt sai ta hüüdnime "raadiotädi".
IBM PC ve Apple II 1200$'ın üzerinde, Atari 800 ise 900$ civarındaydı.Apple II maksis sel ajal 1200 ja Atari 899 USA dollarit.
Robb varisini atar.Mida rääkis Ralf Parve.
Ernesto, Héctor'un fotoğrafını çalar ve hem onu hem Miguel'i cenote çukuruna atar.Et säilitada tema pärand, Ernesto varastab ja foto on Miguel ja Héctor visatud cenote auku.
Atarneus MÖ 4. yüzyılda ün kazandı.Alençon rajati arvatavasti 4. sajandil.
Altına imzamızı atarız.Pealuu märgi all.
Bu beklenmedik bir soru ortaya atar.Sel juhul väljendatakse hämmastusevarjundiga küsimust.
Koridorlara tuzaklar kurar, öğrencilere eşyalar atar.Andmaks näpunäiteid, jagati õpilastele õppematerjalid.
Bazen herkese saçları ya da kasları hakkında hava atar.Soenguid kaunistavad juuksenõelad või -pulgad.
1976 senesinde, Warner, Atari'yi satın alır, çünkü video oyunları yükseliştedir.Das Jahr ist 1976, und Warner kauft Atari, weil Videospiele auf dem Vormarsch sind.
1976 senesinde, Warner, Atari'yi satın alır, çünkü video oyunları yükseliştedir.È il 1976 e Warner compra Atari perché i videogiochi sono in ascesa.
1976 senesinde, Warner, Atari'yi satın alır, çünkü video oyunları yükseliştedir.Nous sommes en 1976, et Warner achète Atari parce que les jeux vidéos sont en hausse.
1976 senesinde, Warner, Atari'yi satın alır, çünkü video oyunları yükseliştedir.Suntem în 1976 iar Warner cumpără Atari pentru că jocurile video sunt în trend.
1976 senesinde, Warner, Atari'yi satın alır, çünkü video oyunları yükseliştedir.Годината е 1976-та и Уорнър купува "Атари", защото видеоигрите са във възход.
[2. kadın, kendi dilinde konuşur] [kadın kahkaha atar][2ª mulher a falar em idioma nativo] [mulher a rir]
[2. kadın, kendi dilinde konuşur] [kadın kahkaha atar][여자 #2 현지어로 얘기함] [여자 웃음]
[2. kadın, kendi dilinde konuşur] [kadın kahkaha atar][2. nő anyanyelvén beszél] [nő nevet]
[2. kadın, kendi dilinde konuşur] [kadın kahkaha atar][2η γυναίκα που μιλάει στη γλώσσα της] [γυναίκα που γελάει]
[2. kadın, kendi dilinde konuşur] [kadın kahkaha atar] Adam: Vay.Whoa.
[2. kadın, kendi dilinde konuşur] [kadın kahkaha atar][anden kvinde taler lokalt sprog] [kvinde griner]
[2. kadın, kendi dilinde konuşur] [kadın kahkaha atar][donna n. 2 che parla nella sua lingua] [la donna ride]
[2. kadın, kendi dilinde konuşur] [kadın kahkaha atar][druga kobieta mówiąca w ojczystym języku] [śmiech kobiety]
[2. kadın, kendi dilinde konuşur] [kadın kahkaha atar][kvinna nr 2 pratar på inhemskt språk] [kvinna som skrattar]
[2. kadın, kendi dilinde konuşur] [kadın kahkaha atar][mujer n.º 2 hablando idioma nativo] [mujer ríe]
[2. kadın, kendi dilinde konuşur] [kadın kahkaha atar][nainen #2 puhuu omaa kieltään] [nainen nauraa]
[2. kadın, kendi dilinde konuşur] [kadın kahkaha atar][vrouw 2 spreekt in eigen taal] [vrouw lacht]
[2. kadın, kendi dilinde konuşur] [kadın kahkaha atar][žena 2 hovoří rodnou řečí] [ženský smích]
[2. kadın, kendi dilinde konuşur] [kadın kahkaha atar][другая женщина говорит на родном языке] [женщина смеется]
[2. kadın, kendi dilinde konuşur] [kadın kahkaha atar][المرأة الثانية تتحدث لغتها الأصلية] [امرأة تضحك]
[2. kadın, kendi dilinde konuşur] [kadın kahkaha atar][女が笑う] 男: おお [笑]
30 adımı eksponansiyel şekilde atarsam, iki, dört, sekiz, 16, bir milyar'a varırım.10億になります 本当に大きな違いです
30 adımı eksponansiyel şekilde atarsam, iki, dört, sekiz, 16, bir milyar'a varırım.30걸음을 기하급수적으로 간다면, 둘, 넷, 여덟, 열여섯, 10억까지 가게 됩니다.
30 adımı eksponansiyel şekilde atarsam, iki, dört, sekiz, 16, bir milyar'a varırım.Als ik 30 exponentiële stappen neem: 2, 4, 8, 16... kom ik tot een miljard.
30 adımı eksponansiyel şekilde atarsam, iki, dört, sekiz, 16, bir milyar'a varırım.Dacă fac 30 paşi în mod exponenţial, doi, patru, opt, 16, Ajung la un miliard.
30 adımı eksponansiyel şekilde atarsam, iki, dört, sekiz, 16, bir milyar'a varırım.Ha harmincat lépek exponenciálisan -- kettő, négy, nyolc, tizenhat -- egymilliárdig jutok.
30 adımı eksponansiyel şekilde atarsam, iki, dört, sekiz, 16, bir milyar'a varırım.Hvis jeg rykker 30 trin eksponentielt, to, fire, otte, 16, får jeg en milliard.
30 adımı eksponansiyel şekilde atarsam, iki, dört, sekiz, 16, bir milyar'a varırım.Jeśli zrobię 30 wykładniczych kroków: dwa, cztery, osiem, 16, to skończę na miliardzie.
30 adımı eksponansiyel şekilde atarsam, iki, dört, sekiz, 16, bir milyar'a varırım.Jika saya berjalan 30 langkah secara eksponansial, dua, empat, delapan, 16. Anda dapat satu miliar langkah.
30 adımı eksponansiyel şekilde atarsam, iki, dört, sekiz, 16, bir milyar'a varırım.Když udělám 30 kroků exponenciálně, dva, čtyři, šestnáct, dostanu se k miliardě.
30 adımı eksponansiyel şekilde atarsam, iki, dört, sekiz, 16, bir milyar'a varırım.Se eu der 30 passos de forma exponencial — 2, 4, 8, 16 — chego a mil milhões.
30 adımı eksponansiyel şekilde atarsam, iki, dört, sekiz, 16, bir milyar'a varırım.Se faccio 30 incrementi esponenziali: due quattro, otto, 16, arrivo a un miliardo.
30 adımı eksponansiyel şekilde atarsam, iki, dört, sekiz, 16, bir milyar'a varırım.Si doy 30 pasos exponenciales: 2, 4, 8, 16 llego a mil millones.
30 adımı eksponansiyel şekilde atarsam, iki, dört, sekiz, 16, bir milyar'a varırım.Si je fais 30 pas exponentiellement, deux, quatre, huit, seize, j'arrive à un milliard.
30 adımı eksponansiyel şekilde atarsam, iki, dört, sekiz, 16, bir milyar'a varırım.Wenn ich 30 Schritte in exponentieller Weise gehe - zwei, vier, acht, 16, komme ich zu einer Milliarde.
30 adımı eksponansiyel şekilde atarsam, iki, dört, sekiz, 16, bir milyar'a varırım.Εάν πάρω 30 βήματα εκθετικά, δύο, τέσσερα, οχτώ, 16, φτάνω στο δισεκατομμύριο.
30 adımı eksponansiyel şekilde atarsam, iki, dört, sekiz, 16, bir milyar'a varırım.Ако направя 30 крачки експонентно, две, четири, осем, 16, Ще стигна до милиард.
30 adımı eksponansiyel şekilde atarsam, iki, dört, sekiz, 16, bir milyar'a varırım.Если рост экспоненциальный, то 30 шагов: два, четыре, восемь, 16... приведут к миллиарду.
30 adımı eksponansiyel şekilde atarsam, iki, dört, sekiz, 16, bir milyar'a varırım.אם אבצע 30 צעדים בצורה אקספוננציאלית, שתיים, ארבע, שמונה, 16, אגיע למיליארד.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod