Manet, imzasını sol alt köşedeki şişenin üzerine atarak onun bir marka gibi görünmesini sağlamıştır.马奈签了自己的名字在左下方的酒瓶标签上。
Aynı şekilde kendini uçurumdan aşağıya atarak kendini evinde bulur ve her şey yoluna girer.好像回到家,關起門來睡一覺,一切就都會好起來似的。
Örneğin Yengeç bulutsusunun merkezindeki atarca saniyede 30 kere döner.예를 들면 게성운 중심부에 남은 펄서는 초당 30번 회전한다.
Savaşta şöyle nâra atarlardı: Baruk Khazâd!결국 수는 이 전쟁으로 국력을 소진하여 멸망하였으다.
O, atardamarların tamamıyla hava dolu olduğuna ve hayvansal ruhu (pneuma) taşıdığına inanmıştır.덧붙여 난쟁이는 사후, 구조주마할(아우레)에 의해서, 전용의 만도스의 관에 데리고 가지는 것이라고 믿고 있다.
Tom fişeği atar.그녀는 버림을 받는다.
Daha sonra atarcanın ismi resmi olarak CP 1919 olarak belirlendi.이후 LGM-1이 펄서로 판명된 뒤 CP 1919라는 새 명칭이 붙었다.
Kış eğlencelerinde erkekler bir evde toplanır, sohbet ederler, yorgunluk atarlar.덴카이 : 때때로 수행도중에 나미타로의 저택에 가서, 천하 국가에대해 이야기한다.
Sürekli Koku Atar.항상 오징어 냄새를 풍기며 다닌다.
Aynı anda iki bezelye atar.일단 두 수를 소인수 분해한다.
İlk 2 maçı kaybettikten sonra Nowitzki 3. ve 4. maçlarda 33 sayı atarak serinin eşitlenmesini sağladı.먼저 2번의 패배이후 노비츠키는 3,4경기에 33득점을 기록함으로써 시리즈 타이를 만들었다.
Zarları oyuncular atar .이들은 놀이터를 망가뜨려 놓는다.
Ben ise merdivenden kendini atarak intihar ettiğini duymuştum.자살을 시도하다 계단에서 굴러 다쳤던 그는 병원에 입원하기도 했다.
Yaptığından pişmanlık duyan genç yayını kırıp atar.자기가 한 짓을 뉘우치는 정신 작용.
Puan, ev'in merkezine karşı takımdan daha yakına taş atarak kazanılır.경기의 목적은 하우스 중심에 있는 버튼에 상대 팀의 스톤보다 자기 팀의 스톤을 더 가까이 붙여서 점수를 득점하는 것이다.
Maksimum 5 tane atar.최대 5점 최소 1점이다.
Çok sinirlendiği zaman çığlık atar.화가 나면 엄청나게 분노한다.
Atari 2600, 1977 Ekim ayında piyasaya sürülmüş olan ikinci jenerasyon oyun konsoludur.아타리 2600(Atari 2600)은 1977년 10월 발매된 가정용 게임기로 마이크로프로세서와 카트리지 방식을 사용하였다.
Ama, Elaine Noelle'in resitalinde kahkaha atar.다음은 음반의 라이너 노츠에서 발췌한 것이다.
Bu bitki pullu(kepekli) olan yapraklarından tuzu dışarı atar.이 곤충은 기주 식물의 잎에서 빨아들이는 수액을 먹이로 한다.
Atıcılar bir adımla dönerek zıplar ve diski atar.걷기와 점프를 반복하며 파이어볼을 쏜다.
Safari 5 ile bazı web sitelerine göz atarken bir VoiceOver sorunu giderir.자신의 관심 분야에 따라 S.O.A.를 통하여 5개 분야에 선택하여 응시하여야 한다.
Clear çığlık atar ve ambulansı arar.카메라는 철수하고, 응급실엔 고요가 찾아왔다.
Bu sahne içinde bir oyuncu çığlık atar, nefes alıp verir.이 씬에선 배우들이 번갈아 짝 호흡을 했다.
Teklifin dehşetinden beti benzi atar, artık her şey bitmiştir.여러 사정으로 인해 자페는 각본을 완성하지 못했고, 이 프로젝트는 끝이 났다.
Normal x-ışını atarcaları ikili sistemlerde ortaya çıkmaktadırlar.낙진에서 방사선은 두 가지 형태로 나타난다.
Hayal kırıklığına uğrayan Smithers, Homer'ın suçunu üstlenen Karl'ı işten atar.그래서 경찰에게 잡힌 바트는 호머에게 실망하게 된다.
Onun yerine kendi oğlunu buraya kral atar.그의 뒤는 아들 왕제 대신 그의 숙부 공민왕이 차지하였다.
Fransız matematikçi Pierre de Fermat (1601-1665), Yunanların hiç aklına gelmemiş bir soru ortaya atar.거의 같은 시기에 프랑스의 수학자 피에르 드 페르마(1601~1665)도 독자적으로 좌표기하학에 대한 아이디어를 확립해가고 있었다.
Sonra kahkahalar atarak oradan ayrılır.그 후, 그는 미소를 지으며 가던 길을 계속 걸어간다.
Fırat'a sinirlendiği zaman tokat atar.나무방패를 잘라버리면 화를 낸다.
Böyle bir durumda genellikle karşı tarafa ilk atari veren yarışı kazanır.맞고의 경우 보통 7점 이상 먼저 내는 사람이 이긴다.
Atıcılar çeliği mümkün olduğunca uzağa atarak rakip takımı yormaya çalışır.플레이어는 가능한 빨리 발사 버튼을 반복적으로 누름으로써 보스의 레이저를 제압해야 한다.
Louis'e kızar ve onu dışarı atar.그녀는 필린을 질투하고, 밖으로 퇴장한다.
Çocuklar sırayla ellerindeki çomakları atarak çubukları devirmeeye çalışırlar.난폭한 그녀는 손에 닿을 때마다 고아들을 마구 때린다.
Tom fişeği atar.מייקל נָעַל נַעַל.
Bazen balıkları çekmek için su yüzüne yiyecek atarlar.לעיתים נוהגים להשליך למים עיסת לחם על מנת למשוך את הדגים.
X gibi dört tarafa çapraz rutabaga atar.X2: הזז את הפאה X חצי סיבוב.
Olivia çığlık atar ve kurtulmaya çalışır.ג'וני בורח ומנסה לחשוב על נקמה.
Bu darbeler, hiçbiri bir atardamara rast gelmediğinden etkili olmadı.אף אחד לא מגלה לך שבעצם לא מכרת אפילו כרטיס אחד להופעה.
Pilot bu paketi hızlı bir şekilde aşağıya doğru atarak yedeği açar.הטייס ניסה "לתקן" תנועה זו של המסוק לאחור בכך שהפנה אותו קדימה.
Abdul-Jabbar, kariyeri boyunca 38,387 sayı atarak NBA tarihinde en çok sayı atan oyuncusu unvanına sahip oldu.לאורך קריירת המשחק שלו קלע עבדול-ג'באר 38,387 נקודות בסך הכול, המקבעות אותו כקלע הפורה ביותר בתולדות ה-NBA.
Daha sonra atarcanın ismi resmi olarak CP 1919 olarak belirlendi.שם הקרחון ניתן לו רשמית בשנת 1959.
Genç kadın aniden uyanır ve genç keşişe tokat atar.כשהוא מתעורר הוא מגרש את הצעירות.
Yavaşlık oku atarlar.לאט לאט מתפתחת ההתכתבות.
Spartalılar ise kestirmeden, bir kuyuya atarak öldürdüler.המנטינאים סרבו, והספרטנים הטילו עליהם מצור.
Kilis tarafına atar.עקמת בעמוד השדרה.
Minnie kendini baygın olarak yerde bulunan Johnson üzerine atar.ניקסון הכחיש בפני ג'ונסון שהיה מעורב בכך.
Çocuğu çalar ve okyanusa atar.מוציאים אותו ומריצים אותו דרומה.
Kaynayan suya bir kurbağa atarsanız, elbette ki çılgınca kaptan çıkmaya çalışacaktır.הנחת היסוד היא שכאשר צפרדע תוכנס למים רותחים, היא תנסה לקפוץ החוצה ולהימלט.
Çığlık atarken, bir figür, annesinin elbiselerini giymiş bir bıçak Norman Bates ile odaya fırladı.כשהיא צורחת, נורמן בייטס נכנס לחדר עם סכין.
Onu dereye atar ve köpeğinin bu taşı gidip bulabileceğini söyler.הוא פונה אל הקצב ושואל אותו האם הכלב הביא את הבשר.
Yaklaşık olarak dakikada iki ok atar.Приблизително по гръм в секунда.
2002'de Atari oyunu Windows Me ve Windows XP gibi yeni işletim sistemleri için yeniden piyasaya sürdü.През 2002 г. Atari преиздават играта за по-нови операционни системи, като Windows Me и Windows XP.
Tom fişeği atar.Atiro antgalis.
Oyun Atari tarafından yayınlandı.Играта е създадена от Атари.
Tom fişeği atar.Стефан Гърдев Доц.
Kakaoda bulunan flavonoidler de atardamar sağlığı için olumlu etkiler vardır.Тютюнопушене Пушене Пура Лула Ефекти върху здравето разширите.
Onun yerine kendi oğlunu buraya kral atar.Той оставя и царството си на сина си.
Bereket tanrıçası Astart, tarım tanrıçası Atargatis en büyük tanrılarındandı.Парис отсъдил, че най-красива от богините е Афродита.