Sürüler halinde, tiz çığlıklar atarak uçarlar.Bydło odchodząc ryczało głośno.
Buz kristali: Buz ve kar topu atar ve düşmanı dondurur.Foo-Mróz – atak polegający na „wystrzeleniu” z rąk śniegu i mrozu by przeciwnicy zamarzli.
Fotsis 19 Ocak, 2002 tarihinde Orlando Magic'e karşı 21 sayı atarak kariyer rekorunu kırdı.Najwięcej punktów w karierze w NBA zdobył 19 stycznia 2002 roku przeciwko Orlando Magic, rzucając 21 punktów.
Bunun üzerine Musa, asasını yere atar asa yılana dönüşür.Bóg ukazuje się Mojżeszowi pod Horebem (Synajem) w krzewie gorejącym.
Burada 9 maçta 5 gol atarak iyi bir performans gösterdi.Świetne widowisko i walka przez pięć setów!
Carrie ise ona kız bir çocuğunun olacağını söyler ve evden dışarı atar.Anna traktuje to jako żart chłopca i wyrzuca go z domu.
Ancak Dent, adama yumruk atar ve silahı elinden alıp salondan çıkar.Zaraz po przebudzeniu Dante bierze swoje pistolety, miecz i wychodzi z biura.
Charlie uyuşturucuya bakar ve onu gülümseyerek ateşe atar.Peter daje mu strzykawkę z narkotykiem, a on sam ją sobie wstrzykuje.
Louis'e kızar ve onu dışarı atar.Boi się, że wyrzuci ją na zewnątrz.
Bir rivayete göre de ıslatılmış mermer üzerine çıplak elle tokat atarak talim ederlerdi.Według legendy, ćwiczyli uderzając gołą ręką marmur.
Canını tehlikeye atarak, savaşta yaralı birini kurtarmak.Ratuje ludzi w razie wypadku.
Tom fişeği yakar, fıçının içine atar.Nitka pręcika owłosiona i zgrubiała w nasadzie.
Kilis tarafına atar.Lewę kładzie obok siebie.
Grup, samanlığa bir göz atar ve ne yapmaları gerektiği konusunda tartışırlar.Teraz zwierzęciu wystarczy rzucić okiem, aby rozpoznać z kim ma do czynienia.
Atari 2600, 1977 Ekim ayında piyasaya sürülmüş olan ikinci jenerasyon oyun konsoludur.Atari 2600 – konsola gier wideo produkowana od 1977 roku przez firmę Atari.
Maksimum 5 tane atar.Pręcików jest 5.
Kurallara uymayan çocukların popolarına şaplak atar.Czy oddziaływania redukujące deficyty wychowawcze u osób naruszających normy prawne mają sens?
Alman sürücü pit dönüşü en hızlı tur rakamlarına imza atarak Coulthard'a bir kez daha yaklaşmaya başladı.Niemiec natychmiast zaczął ustanawiać najszybsze czasy okrążeń i ponownie zbliżył się do Coultharda.
Kral Julien ise bundan hoşlanmaz ve onu ayağından atar.Dr Menville nie wytrzymuje i zrzuca ją ze schodów.
Alt böbrek üstü atar damarı (böbrek atardamarından ayrılır.)Zewnętrzne szczecinki skapularne (se) nitkowate.
Başkan başbakanı atar.Prezydent mianuje premiera.
Sıradaki oyuncular da aynı markadan bir kart atar.Kolejni gracze dorzucają po jednej swojej karcie.
Bucaklarda belediye meclis üyelerini belediye başkanı atar.Na zaproszenie burmistrza miasto zawsze odwiedzają przedstawiciele miast partnerskich.
Daha sonra atarcanın ismi resmi olarak CP 1919 olarak belirlendi.Początkowo nadano mu oznaczenie CP 1919.
Messi, iyileştikten sonra sahalara Mallorca karşısında 1-1 biten maçta gol atarak döndü.Kiedy Messi wrócił do gry zdobył gola na 1:1 przeciwko RCD Mallorca.
Robert da onu susturmak için tokat atar.Richard błaga, by przestał.
Apple ve Atari gibi şirketler için yazılım geliştirmeye gitti.Wydaniem zajęły się firmy EMI oraz Apple.
Süratli; iki zamanlı bir yürüyüş şeklidir ve at çapraz ayaklarını aynı zamanda atar.Ciekawostką jest przedstawienie konia z jednocześnie uniesionymi obiema prawymi nogami.
Ben, Alex'in geleceği için geri adım atar.John wraca do związku z Alex.
Yeti birden arkasına dönünce Pia korkudan çığlık atar.Nagle odwraca się, i przerażona krzyczy.
Bu silah lazer atar.Jest to pistolet laserowy.
Atari 400 ve 800 donanım bakımından C64'e bayağı benziyordu ama üretimi pahalıydı.Z zewnątrz C16 przypominał komputery VIC-20 czy C64, jednak obudowa była czarna z szarymi klawiszami.
Gece akın ettik (ve) Bulçu’ya tan atarken vardık’.Andra kvällar doppar vi inte (brödet), men ikväll doppar vi två gånger?"
Çocuklardan biri Kristen'ın bedenine yaklaşır ve elini ona uzatır iken Kristen uyanır ve çığlık atar.En av pojkarna går fram till Kristen och tar tag i hennes arm, då hon vaknar upp och skriker i panik.
VI. Henry tahta yeniden geçer ve Warwick Kontu ile George Plantagenet'i "Taht Koruyucu Lord" olarak atar.Henrik återinsätts på tronen och gör Warwick tillsammans med George Plantagenet till lordprotektor.
Oyun Atari tarafından yayınlandı.Spelet är utgivet av Atari.
İlk ikisini o zaman atar ancak 2 tane kalır.Återstår nu bara tvåan, som skall stå först.
Kurban "Katil var!" diye bağırarak kendini yere atar.Plötsligt skriker han: "Mördare!"
Tom fişeği atar.Spelpjäser Tärningen!
Yenildiğini anlayan sfenks kendini yüksek bir kayalıktan atar ve ölür.De jagar då drottningen, som sedan faller nedför en hög klippa och dör.
Sırça köşklerde ayak ayak üstüne atarak roman yazılmaz.Jag har inte skrivit på min tredje roman på grund av direkt politiskt arbete.
10 Mart 2009'da oyun tekrar kutusuyla birlikte Atari tarafından dağıtılmaya başlandı.Den 10 maj 2009 släpptes spelet i en traditionell fysisk förpackning distribuerad av Atari.
Onu tutup hapse atarlardı.Hon grips och sätts i fängelse.
Octo Zombie: Bitkilere ahtapot atar.Grönare tak - extensiv vegetation på tak.
Timon bu ılık suyu misafirlerinin üzerilerine serper ve onlara boş tasları atarak gûya misafir ağırlar.Timon kastar vattnet i gästernas ansikten, och slänger tallrikarna efter dem.
Böylece atarcaların nötron yıldızları oldukları ispatlanmış oldu.Detta stämmer överens med observationer om att stjärnhopar är vanliga.
Geçmişle ilgili hava atar ve aynısının gelecek için olmasını ister.Det förflutna var dött och framtiden fick komma som den ville.
1979 yılında aynı şarkıyı Gali Atari & Milk and Honey seslendirmiştir.Låten framfördes av Gali Atari och gruppen Milk and Honey.
Abdul-Jabbar, kariyeri boyunca 38,387 sayı atarak NBA tarihinde en çok sayı atan oyuncusu unvanına sahip oldu.Under hela sin NBA-karriär lyckades han samla ihop 38 387 poäng, högsta någonsin i NBA.
Sezon boyunca oynadığı 36 maçta 11 gol atarak takımının en golcü futbolcusu olmuştur.Hans 36 mål samma säsong var flest i laget.
1990'da ise 4 gol atarak İngiltere'nin yarı-finale kadar yükselmesinde rol oynadı.Han spelade även i VM 1990 för England då han gjorde fyra mål.
Oyuna başlayacak oyuncu yere bir kart atar.Den som börjar skall lägga ut ett kort.
Yavaşlık oku atarlar.Då tickar de sakta ner.
Bununla beraber atarcanın periyodu oldukça yavaş artar.I motsats till detta är energiinnehållet ofta relativt låg.
Atari salonu adı 1980'li yıllarda çok popüler olan Atari oyun konsolundan gelir.Tempest är ett arkadspel från Atari år 1980.
Ardından kılıcını tahtın önüne atar.Denne är själv ute efter tronen.
A-B, A-C ve B-C yazı tura atarlar.A-, B- eller C-vingar.
Atari Jaguar için tasarlanmış, Allien vs Predator oyunu ile tanındılar.Spelet är avsett att användas tillsammans med en Atari Jaguar.
Bir anda kendisini lavabodan dışarı atar.Plötsligt kastar hon sig i vattnet.
Kan basıncı, dolaşım sistemi atardamarları içindeki kanın basıncıdır.Blodtryck är det cirkulerande blodets tryck på kärlväggarna.