Ana içeriğe geç
Sözlük

atar ile cümle

atar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Fakat aniden görülmeyen bir saldırgan, Guy'ı kendine doğru çeker ve trenin dışına atar.Однако какое-то существо, не дав ему сделать этого, утаскивает его под поезд.
Mormont odaya girdiğinde Jon, sıcak feneri wight'ın üzerine atar ve eli yanar.Когда входит Мормонт, Джон бросает в упыря фонарь.
1835'te Heinrich von Gagern yolların "politik vücudun atar ve toplardamarları" olduğunu yazdı.في عام 1835، كتب هنريك فون غاغرن حول الطرق قائلا أنها "أوردة وشرايين الجسم السياسي..."
Onu aldatmaya çalıştığı için kadına bir tokat atar.تصدم سلوى حبيبها سعيد لتوهمه بخداعها.
Oyun Atari tarafından yayınlandı.اللعبة من نشر آتاري.
1917'de Einstein, kuramını, evrenin bütününe uygular ve göreli kozmolojinin temelini atar.طبق أنيشتاين في سنة 1917 نظريته على الكون ككل، والشروع في النسبية الكونية.
Çok sinirlendiği zaman çığlık atar.أما عندما يكون غاضبًا فإنه يقاتل.
Tom fişeği atar.والتَّجْمِيرُ رمْيُ الجِمارِ.
Tabure yerde taklalar atarken, gözlerimi tavana dikip tekrar tekrar düşündüm.أمكنني رؤية أصابع قدميه وعندما قفز على سقف سيارتي.
İlk ikisini o zaman atar ancak 2 tane kalır.إذا ليسا بعد اثنين بل جسد واحد.
Bazen balıkları çekmek için su yüzüne yiyecek atarlar.يخرج الله لهم كل يوم سمكة من البحر لطعامهم.
Buraya hiç gelmemeliydin." der ve Soap onu ve kendini aşağı atar.قيل فيها: " سر نحو سرياقوس وانزل بفنا * أرجائها ياذا النهي والرشد.
A. ↑ Gamper, bir maçta dokuz gol atarak rekor kırdı.A. ^ غامبر أكثر من أحرز أهداف في مباراة واحدة بواقع تسعة أهداف.
Bunun üzerine Musa, asasını yere atar asa yılana dönüşür.وأمر موسى باستبدالها بقدم أخرى من الذهب.
2007: Ataraxis (Albüm).1994 : Balafres (ندوب) .
Atari 2600, 1977 Ekim ayında piyasaya sürülmüş olan ikinci jenerasyon oyun konsoludur.أتاري 2600 (بالإنجليزية: Atari 2600) هو نظام ألعاب فيديو صدر في سبتمبر 1977 من قبل شركة أتاري.
Sağlama kötüyse, yönlendirme düğüm paketi atar.اما إذا كان خاطئ فيحصل فقط على رصيد جولات الحلقة.
Ormanda kahkaha atar ve yakaladığı insanların dişlerini çeker.فاخذ اليهود يضحكون منها ويتندرون عليها فصاحت تستنجد من يعينها عليهم.
Başka proteinler hücre zarından içeri besin ithal eder, veya atık maddeleri sitoplazmadan dışarı atar.حيث تقوم بروتينات أخرى بنقل المواد الغذائية عبر غشاء الخلية، أو تطرد الجزيئيات غير المرغوب بها من الستوبلازم.
Atari, 1976 yılında aynı yarışmaya, bu kez de "The same old game" şarkısıyla katıldı.Atari voltou a participar nesse festival em 1976, desta feita com o tema "The same old game".
Çocuğu çalar ve okyanusa atar.Agarrem-me e me atirem ao mar...
Doktor, Tzim-Sha'ya geri çağırma aygıtını atar ve onu uzağa ışınlar.A Doutora empurra o dispositivo de recordação em Tzim-Sha e ele se transporta para longe.
Biff'e bir yumruk atar.Você perde um aqué para o bofe.
Pat, Peter ve Brian'ın yasak odaya girdiklerini gördüğünde ikiliyi bira fabrikasından atar.Quando Pat encontra Peter e Brian na sala proibida, expulsa-os da cervejaria.
Heihachi finalde Kazuya'yı yenip volkandan aşağı atar.Heihachi joga Kazuya no vulcão e foge.
Elinde dönen markadan kalmayan oyuncu, koz oynanıyorsa; İsterse koz atar.A cada pato que jogador erra, ele ri.
Ölçüm yapılacak kişinin kolundaki atardamar el yardımıyla bulunur.A ajuda dada a ele pela Mércia deve ser reconhecida.
Kiss gollerini 69', 72' ve 76'. dakikalarda atarak 7 dakikada hat-trick yapmış oldu.Ele marcou os gols aos 69', 72' e 76' minutos.
Atarca gezegenin başlangıcı hâlâ kesin değilse de ihtimalle şu anda bulunduğu yerde oluşmamışdır.A origem deste planeta ainda é incerta, mas provavelmente não foi formado como o vemos hoje.
Onun yerine kendi oğlunu buraya kral atar.Seu filho Jorão reinou em seu lugar.
Ağzından ses dalgaları atar, konuşamaz.Se comunica através de berros, não fala.
29 Nisan 2012 tarihinde Viyana'da yaşarken kendini Tuna Nehri'ne atarak intihar etti.Em 29 de abril de 2012, seu corpo foi encontrado flutuando no Novo Danúbio, Viena.
Atarcalar arasındaki bu fark yapılarından kaynaklanmaktadır.Achando assim a diferença entre os fusos horários.
Bu silah lazer atar.Ele empunha um rifle de laser.
Theon ardından Robb Stark'a babasının Kuzeye saldıracağı planını yazar fakat mektubu sonra ateşe atar.Ele escreve uma carta para Robb avisando sobre os planos de seu pai, porém a queima antes de enviá-la.
Çok sinirlendiği zaman çığlık atar.Quando a perde fica muito nervoso.
Bowser sonunda Mario'yu camdan dışarı atar.Bowser finalmente derrota Mario enviando-o para um lugar desconhecido.
Ancak her zaman olduğu gibi ilk golü rakip takım atar.Não é difícil, como as primeiras fases atestarão.
Nureddin ileri görüşlü bir liderdi, adımlarını daima geleceği düşünerek atardı.Sonhadora, quimérica, sempre tentando adivinhar o futuro.
O devirde atardamarın hava taşıdığı düşünülüyordu.Julgava-se que ele corria misturado com o ar.
Birbirleri üzerine iftiralar atarlar.Pedem perdão um ao outro.
Generations Resmi Nintendo Wi-Fi bağlantı sayfası More Nintendo DS Nintendo Atari oyunları Wii Oyun oynaJogo no GameFaqs Wii Fit Plus na Nintendo Wii Fit
Uçaktan bulutlara CO2 buzu atarak denediler.Consequentemente, a aeronave decolou com gelo claro nas asas.
4 Nisan 2010 günü Indiana Pacers karşısında 15 sayı atarak kariyer rekorunu kırdı.Em 30 de Novembro de 2007, Durant marcou 35 pontos contra o Indiana Pacers.
Cole bunun karşılığında Lawler’ın yüzüne su atarak arenadan kaçtı.Cole respondeu jogando água na cara de Lawler.
Allen Iverson 26 sayı atarak maçın en skorer oyuncusu olmuştur.Allen Iverson, do Philadelphia 76ers, foi o outro jogador que recebeu um voto.
Fossa cubitalisten sinirler, atardamarlar (arter) ve toplardamarlar (ven) geçer.Entre eles, destacam-se corais escleractíneos, pterópodos e algas calcárias.
Kakaoda bulunan flavonoidler de atardamar sağlığı için olumlu etkiler vardır.O efeito atrativo que a luz exerce sobre os insetos também tem consequências sanitárias.
Yelken Atarcası da bu kalıntıyla ilişkilidir.A produção de Aguardente de Medronho está também bastante associada a esta freguesia.
Onunla ilgili hazırlatmış olduğu bir dosyayı önüne atar.Ele assinou um documento que ia.
Ben ise merdivenden kendini atarak intihar ettiğini duymuştum.Dave diz que para isso ele precisa cometer suicídio pulando de um penhasco.
Patlayıcı ateş topu atarlar.Seu tiro 1 solta uma bola explosiva.
Beyin atardamarları ve aort damarı, anevrizmaların en sık yerleştiği bölgelerdir.As vértebras lombares e torácicas inferiores são as áreas da coluna mais frequentemente afetadas.
Tom fişeği atar.Leça do Farol.
Bu türe ilk defa 1979 yılında Atari-2600 için hazırlanan Advanture isimli oyunda rastlanır.O primeiro jogo deste gênero foi Adventure (1979), lançado para Atari 2600.
İlk Palmtop PC 1989'da Atari Portföyü olan DIP Pocket PC idi.O primeiro dispositivo handheld compatível com o desktop IBM PC da época foi o Atari Portfolio, de 1989.
Messi, iyileştikten sonra sahalara Mallorca karşısında 1-1 biten maçta gol atarak döndü.Após a sua recuperação, retornou em outubro marcando no empate por 1–1 contra o Mallorca.
Sezonu 16 gol atarak tamamlamıştır.Encerrou a temporada de estreia com 16 gols marcados.
Atargatis, Kuzey Suriye'nin büyük tanrıçası.Asgard é a terra santa dos deuses do norte.
Bu rekor daha sonra Erman Kunter tarafından, bir maçta 153 sayı atarak kırıldı.Já numa partida profissional, o recorde pertence ao turco Erman Kunter, com 153 pontos.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
atar ile cümle - Sayfa 12 - atar kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App