atalarımız ile cümle
atalarımız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
5
HECE
13
ORT. KELİME
Şimdi ise, Tanrının atalarımıza olan vaadine umut bağladığım için burada bulunmakta ve yargılanmaktayım.In sedaj stojim pred sodbo zavoljo upanja v obljubo, ki jo je Bog dal očetom našim,
Şimdi ise, Tanrının atalarımıza olan vaadine umut bağladığım için burada bulunmakta ve yargılanmaktayım.이제도 여기 서서 심문 받는 것은 하나님이 우리 조상에게 약속하신 것을 바라는 까닭이니
Şimdi ise, Tanrının atalarımıza olan vaadine umut bağladığım için burada bulunmakta ve yargılanmaktayım.Most is az Istentõl a mi atyáinknak tett ígéret reménységéért állok itt ítélet alatt:
Şimdi ise, Tanrının atalarımıza olan vaadine umut bağladığım için burada bulunmakta ve yargılanmaktayım.Nu sta ik hier terecht omdat ik verwacht dat God zal doen wat Hij onze voorouders heeft beloofd.
Şimdi ise, Tanrının atalarımıza olan vaadine umut bağladığım için burada bulunmakta ve yargılanmaktayım.Och nu står jag här till rätta för vårt hopp om det som Gud har lovat våra fäder,
Şimdi ise, Tanrının atalarımıza olan vaadine umut bağladığım için burada bulunmakta ve yargılanmaktayım.Og nu står jeg her og dømmes for Håbet på den Forjættelse, som er given af Gud til vore Fædre,
Şimdi ise, Tanrının atalarımıza olan vaadine umut bağladığım için burada bulunmakta ve yargılanmaktayım.Og nu står jeg her og skal dømmes for håp på det løfte som av Gud er gitt fedrene,
Şimdi ise, Tanrının atalarımıza olan vaadine umut bağladığım için burada bulunmakta ve yargılanmaktayım.Şi acum, sînt dat în judecată, pentru nădejdea făgăduinţei, pe care a făcut -o Dumnezeu părinţilor noştri,
Şimdi ise, Tanrının atalarımıza olan vaadine umut bağladığım için burada bulunmakta ve yargılanmaktayım.Y ahora soy sometido a juicio por la esperanza de la promesa que Dios hizo a nuestros padres
Şimdi ise, Tanrının atalarımıza olan vaadine umut bağladığım için burada bulunmakta ve yargılanmaktayım.А тепер за надїю обітування, зробленого отцям нашим од Бога, стою на суді,
Şimdi ise, Tanrının atalarımıza olan vaadine umut bağladığım için burada bulunmakta ve yargılanmaktayım.Защото да се мисли между вас нещо не за вярване, че Бог възкресява мъртвите?
Şimdi ise, Tanrının atalarımıza olan vaadine umut bağladığım için burada bulunmakta ve yargılanmaktayım.И ныне я стою перед судом за надежду на обетование,данное от Бога нашим отцам,
Şimdi ise, Tanrının atalarımıza olan vaadine umut bağladığım için burada bulunmakta ve yargılanmaktayım.ועתה אני עמד להשפט על תקות ההבטחה אשר הבטיחה האלהים את אבותינו׃
Şimdi ise, Tanrının atalarımıza olan vaadine umut bağladığım için burada bulunmakta ve yargılanmaktayım.والآن انا واقف أحاكم على رجاء الوعد الذي صار من الله لآبائنا
Şimdi ise, Tanrının atalarımıza olan vaadine umut bağladığım için burada bulunmakta ve yargılanmaktayım.現 在 我 站 在 這 裡 受 審 、 是 因 為 指 望 神 向 我 們 祖 宗 所 應 許 的
Şimdi ise, Tanrının atalarımıza olan vaadine umut bağladığım için burada bulunmakta ve yargılanmaktayım.現 在 我 站在 這裡 受審 、 是 因 為 指望 神向 我 們 祖宗 所 應許的
‹‹Sonra bütün Mısır ve Kenan ülkesini kıtlık vurdu, büyük sıkıntılar başladı. Atalarımız yiyecek bulamadılar.A venit o foamete în tot Egiptul şi Canaanul. Nevoia era mare, şi părinţii noştri nu găseau merinde.
‹‹Sonra bütün Mısır ve Kenan ülkesini kıtlık vurdu, büyük sıkıntılar başladı. Atalarımız yiyecek bulamadılar.Ja tuli nälänhätä koko Egyptiin ja Kanaaniin ja suuri vaiva, eivätkä meidän isämme saaneet mistään ravintoa.
‹‹Sonra bütün Mısır ve Kenan ülkesini kıtlık vurdu, büyük sıkıntılar başladı. Atalarımız yiyecek bulamadılar.그 때에 애굽과 가나안 온 땅에 흉년들어 큰 환난이 있을새 우리 조상들이 양식이 없는지라
‹‹Sonra bütün Mısır ve Kenan ülkesini kıtlık vurdu, büyük sıkıntılar başladı. Atalarımız yiyecek bulamadılar.Men der kom Hungersnød over hele Ægypten og Kanån og en stor Trængsel, og vore Fædre fandt ikke Føde.
‹‹Sonra bütün Mısır ve Kenan ülkesini kıtlık vurdu, büyük sıkıntılar başladı. Atalarımız yiyecek bulamadılar.Och hungersnöd kom över hela Egypten och Kanaan med stort betryck, och våra fäder kunde icke få något att äta.
‹‹Sonra bütün Mısır ve Kenan ülkesini kıtlık vurdu, büyük sıkıntılar başladı. Atalarımız yiyecek bulamadılar.Potom přišel hlad na všecku zemi Egyptskou i Kananejskou, a soužení veliké, aniž měli pokrmů otcové naši.
‹‹Sonra bütün Mısır ve Kenan ülkesini kıtlık vurdu, büyük sıkıntılar başladı. Atalarımız yiyecek bulamadılar.Potom prišiel hlad na celý Egypt a na Kanaán a veľké súženie, a naši otcovia nachádzali potravín.
‹‹Sonra bütün Mısır ve Kenan ülkesini kıtlık vurdu, büyük sıkıntılar başladı. Atalarımız yiyecek bulamadılar.Så kom det hungersnød over hele Egyptens land og Kana'an, og stor trengsel, og våre fedre fant ikke føde.
‹‹Sonra bütün Mısır ve Kenan ülkesini kıtlık vurdu, büyük sıkıntılar başladı. Atalarımız yiyecek bulamadılar.Sobreveio então uma fome a todo o Egito e Canaã, e grande tribulação; e nossos pais não achavam alimentos.
‹‹Sonra bütün Mısır ve Kenan ülkesini kıtlık vurdu, büyük sıkıntılar başladı. Atalarımız yiyecek bulamadılar.И настана глад по цялата Египетска и Ханаанска земя и голямо бедствие; и бащите ни не намираха прехрана.
‹‹Sonra bütün Mısır ve Kenan ülkesini kıtlık vurdu, büyük sıkıntılar başladı. Atalarımız yiyecek bulamadılar.И пришел голод и великая скорбь на всю землю Египетскую и Ханаанскую, и отцы наши не находили пропитания.
‹‹Sonra bütün Mısır ve Kenan ülkesini kıtlık vurdu, büyük sıkıntılar başladı. Atalarımız yiyecek bulamadılar.Прийшла ж голоднеча на всю землю Єгипецьку та Ханаанську, та горе велике; і не знайшли поживи отцї наші.
‹‹Sonra bütün Mısır ve Kenan ülkesini kıtlık vurdu, büyük sıkıntılar başladı. Atalarımız yiyecek bulamadılar.ויהי רעב על כל ארץ מצרים וכנען וצרה גדולה ואבותינו לא מצאו אכל׃
‹‹Sonra bütün Mısır ve Kenan ülkesini kıtlık vurdu, büyük sıkıntılar başladı. Atalarımız yiyecek bulamadılar.ثم أتى جوع على كل ارض مصر وكنعان وضيق عظيم فكان آباؤنا لا يجدون قوتا.
‹‹Sonra bütün Mısır ve Kenan ülkesini kıtlık vurdu, büyük sıkıntılar başladı. Atalarımız yiyecek bulamadılar.後 來 埃 及 和 迦 南 全 地 遭 遇 饑 荒 、 大 受 艱 難 、 我 們 的 祖 宗 、 就 絕 了 糧
‹‹Sonra bütün Mısır ve Kenan ülkesini kıtlık vurdu, büyük sıkıntılar başladı. Atalarımız yiyecek bulamadılar.後 來 埃及 和 迦南 全 地 遭遇 饑荒 、 大 受 艱難 、 我們 的 祖宗 、 就 絕了糧
Şu bağlamda düşünün: 5.93 milyon yıl önce eski zamanlardaki ilk atalarımız ayağa kalktı.Ale dejme si to do kontextu: v době před 5,93 milionem let se napřímil primát, nejstarší předchůdce člověka.
Şu bağlamda düşünün: 5.93 milyon yıl önce eski zamanlardaki ilk atalarımız ayağa kalktı.Но посмотрите на это в контексте того, что 5,93 миллиона лет назад приматы, предки человека, встали на ноги.
Tam olarak değil. Çünkü Darwin uzak atalarımızdan, maymunlarla olan ortak atalarımızdan basediyor.음 꼭 그렇지는 않죠. 왜냐하면 다윈은 우리의 먼 조상을 말하고 있기 때문입니다.
Tam olarak değil. Çünkü Darwin uzak atalarımızdan, maymunlarla olan ortak atalarımızdan basediyor.Nie do końca, ponieważ Darwin mówił o naszym dalekim rodowodzie, wspólnym z małpami człekokształtnymi.
Tam olarak değil. Çünkü Darwin uzak atalarımızdan, maymunlarla olan ortak atalarımızdan basediyor.טוב, לא בדיוק. כי דארווין דיבר על השושלת המרוחקת שלנו,
Tam olarak değil. Çünkü Darwin uzak atalarımızdan, maymunlarla olan ortak atalarımızdan basediyor.في الحقيقة ، ليس تماماً. لان (داروين) كان يتكلم عن اصولنا البعيدة جدا
Tam olarak değil. Çünkü Darwin uzak atalarımızdan, maymunlarla olan ortak atalarımızdan basediyor.類人猿と共通の祖先
Tanrı eski zamanlarda peygamberler aracılığıyla birçok kez çeşitli yollardan atalarımıza seslendi.Après avoir autrefois, à plusieurs reprises et de plusieurs manières, parlé à nos pères par les prophètes,
Tanrı eski zamanlarda peygamberler aracılığıyla birçok kez çeşitli yollardan atalarımıza seslendi.Częstokroć i wieloma sposobami mawiał niekiedy Bóg ojcom przez proroków;
Tanrı eski zamanlarda peygamberler aracılığıyla birçok kez çeşitli yollardan atalarımıza seslendi.Dios, habiendo hablado en otro tiempo muchas veces y de muchas maneras a los padres por los profetas
Tanrı eski zamanlarda peygamberler aracılığıyla birçok kez çeşitli yollardan atalarımıza seslendi.Ðời xưa , Ðức_Chúa_Trời đã dùng các đấng tiên_tri phán dạy tổ_phụ chúng_ta nhiều lần nhiều cách ,
Tanrı eski zamanlarda peygamberler aracılığıyla birçok kez çeşitli yollardan atalarımıza seslendi.Ðời xưa, Ðức Chúa Trời đã dùng các đấng tiên tri phán dạy tổ phụ chúng ta nhiều lần nhiều cách,
Tanrı eski zamanlarda peygamberler aracılığıyla birçok kez çeşitli yollardan atalarımıza seslendi.După ce a vorbit în vechime părinţilor noştri prin prooroci, în multe rînduri şi în multe chipuri, Dumnezeu,
Tanrı eski zamanlarda peygamberler aracılığıyla birçok kez çeşitli yollardan atalarımıza seslendi.Havendo Deus antigamente falado muitas vezes, e de muitas maneiras, aos pais, pelos profetas,
Tanrı eski zamanlarda peygamberler aracılığıyla birçok kez çeşitli yollardan atalarımıza seslendi.옛적에 선지자들로 여러 부분과 여러 모양으로 우리 조상들에게 말씀하신 하나님이
Tanrı eski zamanlarda peygamberler aracılığıyla birçok kez çeşitli yollardan atalarımıza seslendi.Nachdem vorzeiten Gott manchmal und mancherleiweise geredet hat zu den Vätern durch die Propheten,
Tanrı eski zamanlarda peygamberler aracılığıyla birçok kez çeşitli yollardan atalarımıza seslendi.Potem ko je Bog nekdaj mnogokrat in na razne načine govoril očetom po prorokih,
Tanrı eski zamanlarda peygamberler aracılığıyla birçok kez çeşitli yollardan atalarımıza seslendi.Sedan Gud fordom många gånger och på många sätt hade talat till fäderna genom profeterna,
Tanrı eski zamanlarda peygamberler aracılığıyla birçok kez çeşitli yollardan atalarımıza seslendi.Sittenkuin Jumala muinoin monesti ja monella tapaa oli puhunut isille profeettain kautta,
Tanrı eski zamanlarda peygamberler aracılığıyla birçok kez çeşitli yollardan atalarımıza seslendi.Ο Θεος, αφου ελαλησε το παλαι προς τους πατερας ημων δια των προφητων πολλακις και πολυτροπως,
Tanrı eski zamanlarda peygamberler aracılığıyla birçok kez çeşitli yollardan atalarımıza seslendi.Бог, многократно и многообразно говоривший издревле отцам в пророках,
Tanrı eski zamanlarda peygamberler aracılığıyla birçok kez çeşitli yollardan atalarımıza seslendi.И пак: "В началото Ти, Господи си основал земята, И делото на твоите ръце е небето;
Tanrı eski zamanlarda peygamberler aracılığıyla birçok kez çeşitli yollardan atalarımıza seslendi.Почасту і всяково промовляючи здавна Бог до батьків через пророків,
Tanrı eski zamanlarda peygamberler aracılığıyla birçok kez çeşitli yollardan atalarımıza seslendi.האלהים אשר דבר מקדם פעמים רבות ובפנים שנים אל אבתינו ביד הנביאים דבר אלינו באחרית הימים האלה ביד בנו׃
Tanrı eski zamanlarda peygamberler aracılığıyla birçok kez çeşitli yollardan atalarımıza seslendi.الله بعد ما كلم الآباء بالانبياء قديما بانواع وطرق كثيرة
Tanrı eski zamanlarda peygamberler aracılığıyla birçok kez çeşitli yollardan atalarımıza seslendi.神 既 在 古 時 藉 著 眾 先 知 、 多 次 多 方 的 曉 諭 列 祖
Tanrı eski zamanlarda peygamberler aracılığıyla birçok kez çeşitli yollardan atalarımıza seslendi.神 既 在 古 時 藉著 眾 先知 、 多 次 多 方 的 曉諭 列祖
Tanrımız RAB atalarımızla olduğu gibi bizimle de olsun ve bizi hiç bırakmasın, bizden ayrılmasın.Budiž Hospodin Bůh náš s námi, jako byl s otci našimi; nezamítejž nás, ani opouštěj.