atalarımız ile cümle

atalarımız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
5
HECE
10
ORT. KELİME
Evet, atalarımız hakkında günümüz kadar bilgi sahibi olmamız... ...aslında gerçekten şaşırtıcıdır.To całkowicie zaskakujące, że wiemy tak wiele o naszych przodkach, ponieważ jest to niewiarygodnie trudne.
Evet, atalarımız hakkında günümüz kadar bilgi sahibi olmamız... ...aslında gerçekten şaşırtıcıdır.Это просто удивительно, что сегодня мы так много знаем o наших предках.
Evet, atalarımız hakkında günümüz kadar bilgi sahibi olmamız... ...aslında gerçekten şaşırtıcıdır.אוקיי, לכן כ"כ מפתיע שאנחנו יודעים כל כך הרבה כמו שאנחנו יודעים היום, על אבותינו הקדמוניים,
Evet, atalarımız hakkında günümüz kadar bilgi sahibi olmamız... ...aslında gerçekten şaşırtıcıdır.حسنا، لذا من المستغرب جدا أن نعرف قدر ما نعرفه عن أسلافنا،
Evet, atalarımız hakkında günümüz kadar bilgi sahibi olmamız... ...aslında gerçekten şaşırtıcıdır.私たちが今日祖先について持っている知識は 収集がいかに困難か考えると驚くほど豊富です 私たちが今日祖先について持っている知識は 収集がいかに困難か考えると驚くほど豊富です
Ey Tanrı, kulaklarımızla duyduk, Atalarımız anlattı bize, Neler yaptığını onların gününde, eski günlerde.Al maestro del coro. Dei figli di Core. Maskil
Ey Tanrı, kulaklarımızla duyduk, Atalarımız anlattı bize, Neler yaptığını onların gününde, eski günlerde.Az éneklõmesternek; a Kóráh fiainak tanítása.
Ey Tanrı, kulaklarımızla duyduk, Atalarımız anlattı bize, Neler yaptığını onların gününde, eski günlerde.Een leerzaam gezang van de Korachieten voor de koordirigent.
Ey Tanrı, kulaklarımızla duyduk, Atalarımız anlattı bize, Neler yaptığını onların gününde, eski günlerde.För sångmästaren; av Koras söner; en sång.
Ey Tanrı, kulaklarımızla duyduk, Atalarımız anlattı bize, Neler yaptığını onların gününde, eski günlerde.하나님이여 주께서 우리 열조의 날 곧 옛날에 행하신 일을 저희가 우리에게 이르매 우리 귀로 들었나이다
Ey Tanrı, kulaklarımızla duyduk, Atalarımız anlattı bize, Neler yaptığını onların gününde, eski günlerde.Náčelníkovi speváckeho sboru. Žalm synov Kórachových, vyučujúci.
Ey Tanrı, kulaklarımızla duyduk, Atalarımız anlattı bize, Neler yaptığını onların gününde, eski günlerde.Přednímu zpěváku z synů Chóre, vyučující.
Ey Tanrı, kulaklarımızla duyduk, Atalarımız anlattı bize, Neler yaptığını onların gününde, eski günlerde.(Przedniejszemu śpiewakowi z synów Korego psalm nauczający.)
Ey Tanrı, kulaklarımızla duyduk, Atalarımız anlattı bize, Neler yaptığını onların gününde, eski günlerde.Til sangmesteren; av Korahs barn; en læresalme.
Ey Tanrı, kulaklarımızla duyduk, Atalarımız anlattı bize, Neler yaptığını onların gününde, eski günlerde.Veisuunjohtajalle; koorahilaisten mietevirsi.
Ey Tanrı, kulaklarımızla duyduk, Atalarımız anlattı bize, Neler yaptığını onların gününde, eski günlerde.למנצח לבני קרח משכיל אלהים באזנינו שמענו אבותינו ספרו לנו פעל פעלת בימיהם בימי קדם׃
Ey Tanrı, kulaklarımızla duyduk, Atalarımız anlattı bize, Neler yaptığını onların gününde, eski günlerde.لامام المغنين. لبني قورح. قصيدة‎. ‎اللهم بآذاننا قد سمعنا. آباؤنا اخبرونا بعمل عملته في ايامهم في ايام القدم‎.
Ey Tanrı, kulaklarımızla duyduk, Atalarımız anlattı bize, Neler yaptığını onların gününde, eski günlerde.〔 可 拉後裔 的 訓誨詩 、 交與 伶長 。 〕 神阿 、 你 在 古時 、 我 們 列祖 的 日子 、 所 行 的 事 、 我們親 耳聽見 了 、 我們 的 列祖 、 也給 我 們述說過
Fakat bu insanların sadece bazıları bizim atalarımızdı. 60.000 yıl önce atalarımız göç etti.6万年前、わたしたちの祖先は移動していました。
Fakat bu insanların sadece bazıları bizim atalarımızdı.Homo sapiens žili napříč Afrikou, ale pouze někteří z těchto lidí byli naši předci.
Fakat bu insanların sadece bazıları bizim atalarımızdı.Homo sapiens žil po celej Afrike, ale iba niektorí z týchto ľudí boli našimi predchodcami
Fakat bu insanların sadece bazıları bizim atalarımızdı.하지만 그들 중 일부만이 우리의 조상들이었습니다.
Fakat bu insanların sadece bazıları bizim atalarımızdı.Гомо сапієнс жили на території Африки, але лиш декого з них можна вважати нашим предком.
Fakat bu insanların sadece bazıları bizim atalarımızdı.אבל רק כמה מהם היו אבות אבותינו.
Fakat bu insanların sadece bazıları bizim atalarımızdı.ولكن فقط البعض من هؤلاء الناس هم أسلافنا
Fosil kayıtlar, atalarımızın uzun ve olaylı geçmişini ortaya çıkarır.Die Fossilgeschichte deckt eine lange und ereignisreiche Abfolge menschlicher Vorfahren auf.
Fosil kayıtlar, atalarımızın uzun ve olaylı geçmişini ortaya çıkarır.El registro fósil revela una larga y accidentada Desfile de ancestros humanos.
Fosil kayıtlar, atalarımızın uzun ve olaylı geçmişini ortaya çıkarır.Fosilné záznamy nám odhaľujú dlhý sprievod plný rôznych dôležitých udalostí pre našich predkov
Fosil kayıtlar, atalarımızın uzun ve olaylı geçmişini ortaya çıkarır.Fosilní nálezy odhalují dlouhou a pestrou přehlídku lidských předků.
Fosil kayıtlar, atalarımızın uzun ve olaylı geçmişini ortaya çıkarır.Fossielen onthullen een lange en veelbewogen parade aan voorouders van de mens.
Fosil kayıtlar, atalarımızın uzun ve olaylı geçmişini ortaya çıkarır.화석은 인간의 조상들의 길고도 많은 일이 있었던 역사를 기록하고 있습니다
Fosil kayıtlar, atalarımızın uzun ve olaylı geçmişini ortaya çıkarır.Những lưu giữ hoá thạch tiết lộ một loạt nhiều tổ tiên loài người mang đầy những sự kiện.
Fosil kayıtlar, atalarımızın uzun ve olaylı geçmişini ortaya çıkarır.The fossil record reveals a long and eventful parade of human ancestors.
Fosil kayıtlar, atalarımızın uzun ve olaylı geçmişini ortaya çıkarır.Znalezione skamieliny zdradzają długą i urozmaiconą defiladę ludzkich przodków.
Fosil kayıtlar, atalarımızın uzun ve olaylı geçmişini ortaya çıkarır.За даними викопних решток ми бачимо довгу та насичену подіями історію людських предків.
Fosil kayıtlar, atalarımızın uzun ve olaylı geçmişini ortaya çıkarır.Познанията за фосилите разкриват дълъг и изпълнен със събития набор от човешки предшественици.
Fosil kayıtlar, atalarımızın uzun ve olaylı geçmişini ortaya çıkarır.يكشف سجل الحفريات عن استعراض طويل وحافل بالأحداث لأجداد الانسان.
Fosil kayıtlar, atalarımızın uzun ve olaylı geçmişini ortaya çıkarır.数世紀の間、複数の祖先がともに存在していました。
Geçmişte atalarımız birisi öldüğü zaman bu soruyla bu kadar cebelleşmiyorlardı.과거에는, 우리의 조상들은 누군가가 죽었을 때 생기는 질문들에 관해 애쓸 필요가 없었습니다.
Geçmişte atalarımız birisi öldüğü zaman bu soruyla bu kadar cebelleşmiyorlardı.Nel passato i nostri antenati non dovevano arrovellarsi tanto con questo problema.
Geçmişte atalarımız birisi öldüğü zaman bu soruyla bu kadar cebelleşmiyorlardı.No passado, os nossos ancestrais nunca tiveram de se debater tanto com esta questão de quando alguém morreu.
Geçmişte atalarımız birisi öldüğü zaman bu soruyla bu kadar cebelleşmiyorlardı.Nuestros antepasados nunca tuvieron que vérselas con esta cuestión de si alguien estaba muerto.
Geçmişte atalarımız birisi öldüğü zaman bu soruyla bu kadar cebelleşmiyorlardı.Onze voorouders worstelden in het verleden nooit zo veel met deze vraag wanneer iemand dood was.
Geçmişte atalarımız birisi öldüğü zaman bu soruyla bu kadar cebelleşmiyorlardı.Trong quá khứ, tổ tiên của chúng ta đã chẳng phải vật lộn với câu hỏi khi nào thì một người nào đó chết.
Geçmişte atalarımız birisi öldüğü zaman bu soruyla bu kadar cebelleşmiyorlardı.Unsere Vorfahren hatten früher nie so schwer mit der Frage zu kämpfen, wann jemand tot war.
Geçmişte atalarımız birisi öldüğü zaman bu soruyla bu kadar cebelleşmiyorlardı.Våra förfäder behövde inte kämpa med frågan om när någon var död.
Geçmişte atalarımız birisi öldüğü zaman bu soruyla bu kadar cebelleşmiyorlardı.V minulosti sa naši predkovia nemuseli tak trápiť s otázkou niečej smrti.
Geçmişte atalarımız birisi öldüğü zaman bu soruyla bu kadar cebelleşmiyorlardı.W przeszłości nasi przodkowie nie musieli rozważać, kiedy ktoś jest martwy.
Geçmişte atalarımız birisi öldüğü zaman bu soruyla bu kadar cebelleşmiyorlardı.В прошлом нашим предкам не приходилось сомневаться по поводу того, когда провозглашать человека мёртвым.
Geçmişte atalarımız birisi öldüğü zaman bu soruyla bu kadar cebelleşmiyorlardı.У минулому наші предки не мали жодних сумнівів з приводу того, коли саме вважати людину мертвою.
Geçmişte atalarımız birisi öldüğü zaman bu soruyla bu kadar cebelleşmiyorlardı.בעבר, אבותינו מעולם לא נאלצו להיאבק כל כך בשאלת הכרזתו של מישהו כמת.
Geçmişte atalarımız birisi öldüğü zaman bu soruyla bu kadar cebelleşmiyorlardı.في الماضي , لم يكن أجدادنا يعانون كثيراً مع هذا السؤال متى يعتبر شخص ما ميت .
Geçmişte atalarımız birisi öldüğü zaman bu soruyla bu kadar cebelleşmiyorlardı.昔はこれほどまで難しくはありませんでした 鼻の下を羽根で触ったとき
Geleneklerimizi, atalarımızın nereden geldiklerini merak ediyorum.전통, 가문의 이야기 조상에 대한 관심까지요.
Geleneklerimizi, atalarımızın nereden geldiklerini merak ediyorum.التي تحكي عن تاريخ وثقافة أجدادنا.
Geleneklerimizi, atalarımızın nereden geldiklerini merak ediyorum.祖先の残した土地の事に関して 私の兄達は私ほど 興味を持ってはいませんでしたが
Hikayemiz, atalarımızın ortak geçmişiyle başlar.Câu chuyện về tổ tiên của riêng bạn bắt đầu bằng câu chuyện chung về tổ tiên loài người của chúng ta.
Hikayemiz, atalarımızın ortak geçmişiyle başlar.Historia twojej rodziny zaczyna się z początkiem historii całej ludzkości.
Hikayemiz, atalarımızın ortak geçmişiyle başlar.Jouw persoonlijke afstamming begint bij het gedeelde verhaal van de afstamming van de mens.
Hikayemiz, atalarımızın ortak geçmişiyle başlar.당신 개인의 조상에 대한 이야기는 인류 공통 조상의 이야기로부터 시작됩니다

İlgili Sayfalar