atalarımız ile cümle
atalarımız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Çünkü bütün bunları bizim atalarımız, Homo erektus yaptı da ondan.Porque isto é o que o Homo erectus, nosso antepassado, fez.
Çünkü bütün bunları bizim atalarımız, Homo erektus yaptı da ondan.Protože přesně takto se choval náš předek Homo erectus.
Çünkü bütün bunları bizim atalarımız, Homo erektus yaptı da ondan.Vieme to preto, že toto je presne to, čo robili naši predkovia, Homo erectus.
Çünkü bütün bunları bizim atalarımız, Homo erektus yaptı da ondan.Επειδή αυτό ακριβώς έκαναν οι πρόγονοί μας, οι Χόμο ερέκτους.
Çünkü bütün bunları bizim atalarımız, Homo erektus yaptı da ondan.Від наших предків - Людей прямоходячих - саме так робили вони.
Çünkü bütün bunları bizim atalarımız, Homo erektus yaptı da ondan.Потому что наш далёкий предок, человек прямоходящий, делал то же самое.
Çünkü bütün bunları bizim atalarımız, Homo erektus yaptı da ondan.Това е точно онова, което нашите предци, хомо еректус, са вършили.
Çünkü bütün bunları bizim atalarımız, Homo erektus yaptı da ondan.בגלל שזה בדיוק מה שאבותינו, ההומו ארקטוס, עשו.
Çünkü bütün bunları bizim atalarımız, Homo erektus yaptı da ondan.لأنه بالضبط مافعله سابقونا، إنسان الهومو اركتس (الإنسان المنتصب).
Çünkü bütün bunları bizim atalarımız, Homo erektus yaptı da ondan.このホモエレクトスは
Çünkü Darwin uzak atalarımızdan, maymunlarla olan ortak atalarımızdan basediyor.Darwin sprach ja von unseren entfernten Vorfahren, unseren gemeinsamen Vorfahren mit den Menschenaffen.
Çünkü Darwin uzak atalarımızdan, maymunlarla olan ortak atalarımızdan basediyor.Deoarece Darwin se referea la strămoşii noştri îndepărtaţi, la strămoşii noştri comuni cu maimuţele.
Çünkü Darwin uzak atalarımızdan, maymunlarla olan ortak atalarımızdan basediyor.Parce-que Darwin parlait de notre distante ascendance, de nos communs ancêtres avec les singes.
Çünkü Darwin uzak atalarımızdan, maymunlarla olan ortak atalarımızdan basediyor.Perché Darwin parlava dei nostri antenati lontani, quelli in comune con le scimmie.
Çünkü Darwin uzak atalarımızdan, maymunlarla olan ortak atalarımızdan basediyor.Porque Darwin estaba hablando sobre nuestros ancestros distantes, nuestros ancestros comunes con los simios.
Çünkü Darwin uzak atalarımızdan, maymunlarla olan ortak atalarımızdan basediyor.Sebab Darwin berbicara tentang moyang jauh kita, moyang bersama antara kita dan kera.
Çünkü Darwin uzak atalarımızdan, maymunlarla olan ortak atalarımızdan basediyor.Want Darwin had het over onze verre voorouders, onze gemeenschappelijke afkomst met de apen.
Çünkü Darwin uzak atalarımızdan, maymunlarla olan ortak atalarımızdan basediyor.Дело в том, что Дарвин писал о наших давних, общих предках с обезьянами.
Çünkü Darwin uzak atalarımızdan, maymunlarla olan ortak atalarımızdan basediyor.Понеже Дарвин е говорил за нашите далечни прадеди, нашите общи предци с маймуните.
Denizi karaya çevirdi, Atalarımız yaya geçtiler ırmaktan. Yaptığına sevindik orada.(65:6) Он превратил море в сушу; через реку перешли стопами, там веселились мы о Нем.
Denizi karaya çevirdi, Atalarımız yaya geçtiler ırmaktan. Yaptığına sevindik orada.A tengert szárazzá változtatta, a folyamon gyalog mentek át: ott örvendeztünk õ benne.
Denizi karaya çevirdi, Atalarımız yaya geçtiler ırmaktan. Yaptığına sevindik orada.Converteu o mar em terra seca; passaram o rio a pé; ali nos alegramos nele.
Denizi karaya çevirdi, Atalarımız yaya geçtiler ırmaktan. Yaptığına sevindik orada.Egli cambiò il mare in terra ferma, passarono a piedi il fiume; per questo in lui esultiamo di gioia
Denizi karaya çevirdi, Atalarımız yaya geçtiler ırmaktan. Yaptığına sevindik orada.El a prefăcut marea în pămînt uscat, şi rîul a fost trecut cu piciorul: atunci ne-am bucurat în El.
Denizi karaya çevirdi, Atalarımız yaya geçtiler ırmaktan. Yaptığına sevindik orada.Él convirtió el mar en tierra seca, y por el río pasaron a pie. ¡Regocijémonos en él
Denizi karaya çevirdi, Atalarımız yaya geçtiler ırmaktan. Yaptığına sevindik orada.Er verwandelt das Meer ins Trockene, daß man zu Fuß über das Wasser ging; dort freuten wir uns sein.
Denizi karaya çevirdi, Atalarımız yaya geçtiler ırmaktan. Yaptığına sevindik orada.Han förvandlade havet till torrt land; till fots gingo de genom floden; då gladdes vi över honom.
Denizi karaya çevirdi, Atalarımız yaya geçtiler ırmaktan. Yaptığına sevindik orada.Han forvandlede Hav til Land, de vandrede til Fods over Strømmen; lad os fryde os højlig i ham.
Denizi karaya çevirdi, Atalarımız yaya geçtiler ırmaktan. Yaptığına sevindik orada.Han gjorde havet om til tørt land, gjennem strømmen gikk de til fots; der gledet vi oss i ham.
Denizi karaya çevirdi, Atalarımız yaya geçtiler ırmaktan. Yaptığına sevindik orada.Hij maakte land droog door de zee te laten opdrogen; het volk ging te voet dwars door de rivier.
Denizi karaya çevirdi, Atalarımız yaya geçtiler ırmaktan. Yaptığına sevindik orada.Il changea la mer en une terre sèche, On traversa le fleuve à pied: Alors nous nous réjouîmes en lui.
Denizi karaya çevirdi, Atalarımız yaya geçtiler ırmaktan. Yaptığına sevindik orada.하나님이 바다를 변하여 육지되게 하셨으므로 무리가 도보로 강을 통과하고 우리가 거기서 주로 인하여 기뻐하였도다
Denizi karaya çevirdi, Atalarımız yaya geçtiler ırmaktan. Yaptığına sevindik orada.Meren hän muutti kuivaksi maaksi, jalkaisin käytiin virran poikki; silloin me iloitsimme hänestä.
Denizi karaya çevirdi, Atalarımız yaya geçtiler ırmaktan. Yaptığına sevindik orada.Morje je izpremenil v suho, prek velike reke so šli peš; tam smo se radovali v njem.
Denizi karaya çevirdi, Atalarımız yaya geçtiler ırmaktan. Yaptığına sevindik orada.Ngài đổi biển ra đất khô ; Người_ta đi bộ ngang qua sông : Tại nơi ấy chúng_tôi vui_mừng trong Ngài .
Denizi karaya çevirdi, Atalarımız yaya geçtiler ırmaktan. Yaptığına sevindik orada.Ngài đổi biển ra đất khô; Người ta đi bộ ngang qua sông: Tại nơi ấy chúng tôi vui mừng trong Ngài.
Denizi karaya çevirdi, Atalarımız yaya geçtiler ırmaktan. Yaptığına sevindik orada.Obrátil more na sušinu; cez rieku prešli pešo; tam sme sa radovali v ňom!
Denizi karaya çevirdi, Atalarımız yaya geçtiler ırmaktan. Yaptığına sevindik orada.Obrátil moře v suchost, řeku přešli nohou po suše, tuť jsme se veselili v něm.
Denizi karaya çevirdi, Atalarımız yaya geçtiler ırmaktan. Yaptığına sevindik orada.Obrócił morze w ziemię suchą; rzekę przeszli suchą nogą; tameśmyć się weselili w nim.
Denizi karaya çevirdi, Atalarımız yaya geçtiler ırmaktan. Yaptığına sevindik orada.Μετεβαλε την θαλασσαν εις ξηραν πεζοι διεβησαν δια του ποταμου εκει ευφρανθημεν εις αυτον.
Denizi karaya çevirdi, Atalarımız yaya geçtiler ırmaktan. Yaptığına sevindik orada.Превърна морето в суша; Пеши преминаха през реката; Там се развеселиха в Него.
Denizi karaya çevirdi, Atalarımız yaya geçtiler ırmaktan. Yaptığına sevindik orada.הפך ים ליבשה בנהר יעברו ברגל שם נשמחה בו׃
Denizi karaya çevirdi, Atalarımız yaya geçtiler ırmaktan. Yaptığına sevindik orada.حول البحر الى يبس وفي النهر عبروا بالرجل. هناك فرحنا به.
Denizi karaya çevirdi, Atalarımız yaya geçtiler ırmaktan. Yaptığına sevindik orada.他 將 海 變 成 乾 地 . 眾 民 步 行 過 河 . 我 們 在 那 裡 因 他 歡 喜
Denizi karaya çevirdi, Atalarımız yaya geçtiler ırmaktan. Yaptığına sevindik orada.他 將海變成 乾地 . 眾民 步行 過河 . 我 們在 那 裡 因 他 歡喜
Dolayısıyla artık en erken atalarımızın그래서 우리는
Dolayısıyla artık en erken atalarımızınאז נשארנו במצב בו
Dolayısıyla artık en erken atalarımızınنحن نحن الان في موقف حيث اننا
Dolayısıyla artık en erken atalarımızınサバンナの生態系が存在する以前に
Duyduğumuzu, bildiğimizi, Atalarımızın bize anlattığını.(77:3) Что слышали мы и узнали, и отцы наши рассказали нам,
Duyduğumuzu, bildiğimizi, Atalarımızın bize anlattığını.A miket hallottunk és tudunk; és a miket atyáink beszéltek nékünk,
Duyduğumuzu, bildiğimizi, Atalarımızın bize anlattığını.Ce am auzit, ce ştim, ce ne-au povestit părinţii noştri,
Duyduğumuzu, bildiğimizi, Atalarımızın bize anlattığını.Ce que nous avons entendu, ce que nous savons, Ce que nos pères nous ont raconté,
Duyduğumuzu, bildiğimizi, Atalarımızın bize anlattığını.Ciò che abbiamo udito e conosciuto e i nostri padri ci hanno raccontato
Duyduğumuzu, bildiğimizi, Atalarımızın bize anlattığını.coisas que temos ouvido e sabido, e que nossos pais nos têm contado.
Duyduğumuzu, bildiğimizi, Atalarımızın bize anlattığını.Co jsme slýchali i poznali, a co nám otcové naši vypravovali,
Duyduğumuzu, bildiğimizi, Atalarımızın bize anlattığını.Cośmy słyszeli, i poznali, i co nam ojcowie nasi opowiadali.
Duyduğumuzu, bildiğimizi, Atalarımızın bize anlattığını.Det vi har hørt og vet, og det våre fedre har fortalt oss,
Duyduğumuzu, bildiğimizi, Atalarımızın bize anlattığını.die wir gehört haben und wissen und unsre Väter uns erzählt haben,
Duyduğumuzu, bildiğimizi, Atalarımızın bize anlattığını.hal-hal yang kami dengar dan kami terima, yang dikisahkan oleh nenek moyang kami