atalarımız ile cümle
atalarımız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Bence bunu bilmek içerisinde atalarımızı düşünebileceğimiz çok önemli bir bağlam.Това знание дава много полезен контекст, в който можем да разсъждаваме за нашите предци.
Bence bunu bilmek içerisinde atalarımızı düşünebileceğimiz çok önemli bir bağlam.Я вважаю, що ці знання забезпечують нас корисною базою для вивчення нашого походження.
Bence bunu bilmek içerisinde atalarımızı düşünebileceğimiz çok önemli bir bağlam.Я думаю, что это полезный контекст для размышления о наших предках.
Bence bunu bilmek içerisinde atalarımızı düşünebileceğimiz çok önemli bir bağlam.בעיני, ידע זה מעניק הקשר מועיל מאד שבמסגרתו אנו יכולים להתייחס למוצאנו.
Bence bunu bilmek içerisinde atalarımızı düşünebileceğimiz çok önemli bir bağlam.أعتقد أن معرفة هذا مفيد للغاية في سياق الذي فيه يمكننا التفكير بأسلافنا.
Bence bunu bilmek içerisinde atalarımızı düşünebileceğimiz çok önemli bir bağlam.たいへん有益な情報です しかしながら この分析だけでは
Bence ilk şey şu ki bize atalarımızın yıllar yıllar öncesinde ne kadar birikimli olduklarını gösteriyor.Astrolabium przypomina nam, jak zaradni byli nasi przodkowie, już wiele lat temu.
Bence ilk şey şu ki bize atalarımızın yıllar yıllar öncesinde ne kadar birikimli olduklarını gösteriyor.그 옛날 우리들의 조상들이 참으로 비상했다는 것을 일깨워 줍니다.
Bence ilk şey şu ki bize atalarımızın yıllar yıllar öncesinde ne kadar birikimli olduklarını gösteriyor.Ten eerste herinnert het ons eraan hoe vindingrijk mensen waren, onze voorouders van jaren en jaren geleden.
Bence ilk şey şu ki bize atalarımızın yıllar yıllar öncesinde ne kadar birikimli olduklarını gösteriyor.Е, мисля, че първото нещо е, че ни напомня колко находчиви са хората, нашите предшественици, години назад.
Bence ilk şey şu ki bize atalarımızın yıllar yıllar öncesinde ne kadar birikimli olduklarını gösteriyor.אני חושב, שהדבר הראשון שזה מזכיר לנו הוא כמה אנשים היו רבי תושיה, אבותינו היו, לפני כל כך הרבה שנים.
Bence ilk şey şu ki bize atalarımızın yıllar yıllar öncesinde ne kadar birikimli olduklarını gösteriyor.أعتقد أن أول شيء أنه يذكرنا كيف كان الناس آنذاك " داهية في الذكاء " نعم ..أسلافنا .. منذ سنوات مضت
Bence ilk şey şu ki bize atalarımızın yıllar yıllar öncesinde ne kadar birikimli olduklarını gösteriyor.もうずっと昔の人々や 祖先がどんなに優れているか気付かせてくれます 素晴らしい装置です
Bizim atalarımız ovalara inmişti.A mi ősünk kiment a síkságra.
Bizim atalarımız ovalara inmişti.I nostri andarono nelle pianure.
Bizim atalarımız ovalara inmişti.우리 조상은 평지로 나왔습니다.
Bizim atalarımız ovalara inmişti.Los nuestros se fueron a las llanuras.
Bizim atalarımız ovalara inmişti.Naši předkové vyšli ven na pláně.
Bizim atalarımız ovalara inmişti.Nasz wyruszył na równiny.
Bizim atalarımız ovalara inmişti.Nos ancêtres sont partis pour les plaines.
Bizim atalarımız ovalara inmişti.Onze voorouders gingen de vlakte op.
Bizim atalarımız ovalara inmişti.Os nossos antepassados desceram à planície.
Bizim atalarımız ovalara inmişti.Strămoșii noștri au ieşit în câmpie.
Bizim atalarımız ovalara inmişti.Våra förfäder gick ut på slätten.
Bizim atalarımız ovalara inmişti.Vore forfædre gik ud i de åbne vidder.
Bizim atalarımız ovalara inmişti.Ο δικός μας πρόγονος βγήκε έξω στην πεδιάδα.
Bizim atalarımız ovalara inmişti.Наши предки переселились на равнины.
Bizim atalarımız ovalara inmişti.Нашите предци са отишли към равнините.
Bizim atalarımız ovalara inmişti.ושלנו יצאו אל המישורים.
Bizim atalarımız ovalara inmişti.اما جدودنا فقد نزلوا الى الارض
Bizim atalarımız ovalara inmişti.これがすべてを語ったのです
Bizim, taşların içinden yürüyemeyen, orta-boy atalarımızdan evrilmiş beyinlerimiz var.Aivomme kehittyivät keskikokoisissa esi-isissä, jotka eivät voineet kävellä kivien läpi.
Bizim, taşların içinden yürüyemeyen, orta-boy atalarımızdan evrilmiş beyinlerimiz var.A mi agyunk közepes méretű ősökben fejlődött ilyenné, akik nem tudtak átmenni a kősziklán.
Bizim, taşların içinden yürüyemeyen, orta-boy atalarımızdan evrilmiş beyinlerimiz var.Avem creiere care au evoluat din strămoşi de mărime medie care nu puteau să treacă prin perete.
Bizim, taşların içinden yürüyemeyen, orta-boy atalarımızdan evrilmiş beyinlerimiz var.Kita punya otak yang berevolusi dari nenek moyang berukuran sedang yang tak dapat berjalan menembus batu.
Bizim, taşların içinden yürüyemeyen, orta-boy atalarımızdan evrilmiş beyinlerimiz var.우리가 가진 뇌는 바위를 뚫고 지나지 못하는 중간 크기의 조상으로부터 진화한 것입니다.
Bizim, taşların içinden yürüyemeyen, orta-boy atalarımızdan evrilmiş beyinlerimiz var.Máme mozog, ktorý sa vyvinul v stredne veľkých predchodcoch, ktorí nedokážu prechádzať skalami.
Bizim, taşların içinden yürüyemeyen, orta-boy atalarımızdan evrilmiş beyinlerimiz var.My máme mozky, které se vyvinuly ve středně velkých předcích, kteří nemohli procházet skálou.
Bizim, taşların içinden yürüyemeyen, orta-boy atalarımızdan evrilmiş beyinlerimiz var.Nasze mózgi ewoluowały w skali naszych przodków, którzy nie potrafili przechodzić przez skały.
Bizim, taşların içinden yürüyemeyen, orta-boy atalarımızdan evrilmiş beyinlerimiz var.Nhưng não bộ của chúng ta, tiến hóa từ tổ tiên có kích thước vừa và không thể đi xuyên qua đá.
Bizim, taşların içinden yürüyemeyen, orta-boy atalarımızdan evrilmiş beyinlerimiz var.Nós temos cérebros que evoluíram de antepassados de tamanho médio que não conseguiam atravessar as rochas.
Bizim, taşların içinden yürüyemeyen, orta-boy atalarımızdan evrilmiş beyinlerimiz var.Onze hersenen zijn geëvolueerd in middelgrote voorouders die niet door rotsen konden lopen.
Bizim, taşların içinden yürüyemeyen, orta-boy atalarımızdan evrilmiş beyinlerimiz var.Tenemos cerebros que evolucionaron de ancestros tamaño medio que no podían atravesar rocas.
Bizim, taşların içinden yürüyemeyen, orta-boy atalarımızdan evrilmiş beyinlerimiz var.Vi har hjärnor som utvecklats i medelstora förfäder som inte kunde gå igenom stenar.
Bizim, taşların içinden yürüyemeyen, orta-boy atalarımızdan evrilmiş beyinlerimiz var.Vi har hjerner, der udvikledes i mellemstore forfædre, der ikke kunne gå igennem sten.
Bizim, taşların içinden yürüyemeyen, orta-boy atalarımızdan evrilmiş beyinlerimiz var.Wir haben Gehirne, die sich in mittelgroßen Vorfahren entwickelt haben, die nicht durch Steine gehen konnten.
Bizim, taşların içinden yürüyemeyen, orta-boy atalarımızdan evrilmiş beyinlerimiz var.Наш же мозг развился у предков среднего размера, которые не могли проходить сквозь камни.
Bizim, taşların içinden yürüyemeyen, orta-boy atalarımızdan evrilmiş beyinlerimiz var.Ние имаме мозъци, които са еволюирали в средни по размер прадеди които не са могли да минават през скали.
Bizim, taşların içinden yürüyemeyen, orta-boy atalarımızdan evrilmiş beyinlerimiz var.לנו יש מוחות שהתפתחו אצל אבות מסדר-גודל בינוני, שלא יכלו לעבור דרך סלעים.
Bizim, taşların içinden yürüyemeyen, orta-boy atalarımızdan evrilmiş beyinlerimiz var.لدينا أدمغة تطورت من أحجام أسلافنا في العالم-الوسط.. لم تكن بمقدورها المشي من خلال الصخور.
Bizim, taşların içinden yürüyemeyen, orta-boy atalarımızdan evrilmiş beyinlerimiz var.進化したのです 生存をする上で脳が必要とすることは
Böylece atalarımıza merhamet ederek Kutsal antlaşmasını anmış oldu.Aby učinil milosrdenství s otci našimi, a rozpomenul se na smlouvu svou svatou,
Böylece atalarımıza merhamet ederek Kutsal antlaşmasını anmış oldu.aby učinil milosrdenstvo našim otcom a rozpamätal sa na svoju svätú smluvu,
Böylece atalarımıza merhamet ederek Kutsal antlaşmasını anmış oldu.Aby uczynił miłosierdzie z ojcami naszymi, i wspomniał na przymierze swoje święte,
Böylece atalarımıza merhamet ederek Kutsal antlaşmasını anmış oldu.Astfel Îşi arată El îndurarea faţă de părinţii noştri, şi Îşi aduce aminte de legămîntul Lui cel sfînt,
Böylece atalarımıza merhamet ederek Kutsal antlaşmasını anmış oldu.C`est ainsi qu`il manifeste sa miséricorde envers nos pères, Et se souvient de sa sainte alliance,
Böylece atalarımıza merhamet ederek Kutsal antlaşmasını anmış oldu.Così egli ha concesso misericordia ai nostri padri e si è ricordato della sua santa alleanza
Böylece atalarımıza merhamet ederek Kutsal antlaşmasını anmış oldu.da izkaže usmiljenje očetom našim in se spomni svete zaveze svoje,
Böylece atalarımıza merhamet ederek Kutsal antlaşmasını anmış oldu.for å gjøre miskunn mot våre fedre og komme sin hellige pakt i hu,
Böylece atalarımıza merhamet ederek Kutsal antlaşmasını anmış oldu.for at gøre Barmhjertighed imod vore Fædre og ihukomme sin hellige Pagt,