atalarımız ile cümle
atalarımız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
5
HECE
7
ORT. KELİME
Atalarımızın Tanrısı, sizin çarmıha gererek öldürdüğünüz İsayı diriltti.Le Dieu de nos pères a ressuscité Jésus, que vous avez tué, en le pendant au bois.
Atalarımızın Tanrısı, sizin çarmıha gererek öldürdüğünüz İsayı diriltti.Meidän isiemme Jumala on herättänyt Jeesuksen, jonka te ripustitte puuhun ja surmasitte.
Atalarımızın Tanrısı, sizin çarmıha gererek öldürdüğünüz İsayı diriltti.O Deus de nossos pais ressuscitou a Jesus, ao qual vós matastes, suspendendo-o no madeiro;
Atalarımızın Tanrısı, sizin çarmıha gererek öldürdüğünüz İsayı diriltti.Våra fäders Gud har uppväckt Jesus, som I haden upphängt på trä och dödat.
Atalarımızın Tanrısı, sizin çarmıha gererek öldürdüğünüz İsayı diriltti.Våre fedres Gud opvakte Jesus, som I drepte ved å henge ham på et tre;
Atalarımızın Tanrısı, sizin çarmıha gererek öldürdüğünüz İsayı diriltti.Vore Fædres Gud oprejste Jesus, hvem I hængte på et Træ og sloge ihjel.
Atalarımızın Tanrısı, sizin çarmıha gererek öldürdüğünüz İsayı diriltti.Yesus, yang kalian salibkan, sudah dihidupkan kembali dari kematian oleh Allah nenek moyang kita
Atalarımızın Tanrısı, sizin çarmıha gererek öldürdüğünüz İsayı diriltti.Ο Θεος των πατερων ημων ανεστησε τον Ιησουν, τον οποιον σεις εθανατωσατε κρεμασαντες επι ξυλου
Atalarımızın Tanrısı, sizin çarmıha gererek öldürdüğünüz İsayı diriltti.Бог отцїв наших підняв Ісуса, що Його ви вбили, повісивши на дереві.
Atalarımızın Tanrısı, sizin çarmıha gererek öldürdüğünüz İsayı diriltti.Бог отцов наших воскресил Иисуса, Которого вы умертвили, повесив на древе.
Atalarımızın Tanrısı, sizin çarmıha gererek öldürdüğünüz İsayı diriltti.Него Бог, възвиси до десницата си за началник и спасител, да даде покаяние на Израиля и прощение на греховете.
Atalarımızın Tanrısı, sizin çarmıha gererek öldürdüğünüz İsayı diriltti.אלהי אבותינו הקים את ישוע אשר שלחתם ידכם בו ותתלו אותו על העץ׃
Atalarımızın Tanrısı, sizin çarmıha gererek öldürdüğünüz İsayı diriltti.اله آبائنا اقام يسوع الذي انتم قتلتموه معلقين اياه على خشبة.
Atalarımızın Tanrısı, sizin çarmıha gererek öldürdüğünüz İsayı diriltti.你 們 掛 在 木 頭 上 殺 害 的 耶 穌 、 我 們 祖 宗 的 神 已 經 叫 他 復 活
Atalarımızın Tanrısı, sizin çarmıha gererek öldürdüğünüz İsayı diriltti.你 們掛 在 木頭 上 殺害 的 耶穌 、 我 們 祖宗 的 神 已 經叫 他 復活
Atalarımızın yaptığı gibi yapalım mı? Ekonomikman sömürmek mi istiyorsun beni?Resolvamos esto como Io hacían mis ancestros. - ?Quieres explotarme económicamente?
Atalarımızın yaptığı gibi yapalım mı?Hai să rezolvăm asta ca strămoşii mei, da?
Atalarımızın yaptığı gibi yapalım mı?Hãy giải quyết điều này giống như tổ tiên của tôi đã làm, được không?
Atalarımızın yaptığı gibi yapalım mı?Laat ons dit settelen zoals mijn voorouders het deden, niet waar?
Atalarımızın yaptığı gibi yapalım mı?Narediva to, kot so to storili najini predniki, kaj praviš?
Atalarımızın yaptığı gibi yapalım mı?Pojï to vyøešit tak jak to dìlali mí pøedci, ok?
Atalarımızın yaptığı gibi yapalım mı?Ας το κάνουμε αυτό όπως οι πρόγονοι μου.
‹Atalarımızın yaşadığı günlerde yaşasaydık, onlarla birlikte peygamberlerin kanına girmezdik› diyorsunuz.a hovoríte: Keby sme boli žili za dní našich otcov, neboli by sme bývali ich spoluúčastníkmi na krvi prorokov.
‹Atalarımızın yaşadığı günlerde yaşasaydık, onlarla birlikte peygamberlerin kanına girmezdik› diyorsunuz.'Als wij toen hadden geleefd, zouden wij de profeten nooit hebben vermoord.'
‹Atalarımızın yaşadığı günlerde yaşasaydık, onlarla birlikte peygamberlerin kanına girmezdik› diyorsunuz.A říkáte: Kdybychom byli za dnů otců našich, nebyli bychom účastníci jejich ve krvi proroků.
‹Atalarımızın yaşadığı günlerde yaşasaydık, onlarla birlikte peygamberlerin kanına girmezdik› diyorsunuz.És ezt mondjátok: Ha mi atyáink korában éltünk volna, nem lettünk volna az õ bûntársaik a próféták vérében.
‹Atalarımızın yaşadığı günlerde yaşasaydık, onlarla birlikte peygamberlerin kanına girmezdik› diyorsunuz.Hadde vi levd i våre fedres dager, da hadde vi ikke vært medskyldige med dem i profetenes blod!
‹Atalarımızın yaşadığı günlerde yaşasaydık, onlarla birlikte peygamberlerin kanına girmezdik› diyorsunuz.Havde vi været til i vore Fædres Dage, da havde vi ikke været delagtige med dem i Profeternes Blod.
‹Atalarımızın yaşadığı günlerde yaşasaydık, onlarla birlikte peygamberlerin kanına girmezdik› diyorsunuz.I mówicie: Byśmy byli za dni ojców naszych, nie bylibyśmy uczestnikami ich we krwi proroków.
‹Atalarımızın yaşadığı günlerde yaşasaydık, onlarla birlikte peygamberlerin kanına girmezdik› diyorsunuz.in pravite: Da smo živeli v dnevih očetov svojih, ne bi bili ž njimi deležni krvi prorokov.
‹Atalarımızın yaşadığı günlerde yaşasaydık, onlarla birlikte peygamberlerin kanına girmezdik› diyorsunuz.만일 우리가 조상 때에 있었더면 우리는 저희가 선지자의 피를 흘리는데 참예하지 아니하였으리라 하니
‹Atalarımızın yaşadığı günlerde yaşasaydık, onlarla birlikte peygamberlerin kanına girmezdik› diyorsunuz.Niin te siis todistatte itsestänne, että olette niiden lapsia, jotka tappoivat profeetat.
‹Atalarımızın yaşadığı günlerde yaşasaydık, onlarla birlikte peygamberlerin kanına girmezdik› diyorsunuz.и говорите: если бы мы были во дни отцов наших, то не были бы сообщниками их в пролитии крови пророков;
‹Atalarımızın yaşadığı günlerde yaşasaydık, onlarla birlikte peygamberlerin kanına girmezdik› diyorsunuz.і мовляєте: Коли б ми були за часів батьків наших, не були б спільниками їх у крові пророків.
‹Atalarımızın yaşadığı günlerde yaşasaydık, onlarla birlikte peygamberlerin kanına girmezdik› diyorsunuz.Ние, ако бяхме живели в дните на бащите си, не бихме съучаствували с тях в проливане кръвта на пророците.
‹Atalarımızın yaşadığı günlerde yaşasaydık, onlarla birlikte peygamberlerin kanına girmezdik› diyorsunuz.ואמרתם אם היינו בימי אבותינו לא היתה ידנו עמהם לשפך דם הנביאים׃
‹Atalarımızın yaşadığı günlerde yaşasaydık, onlarla birlikte peygamberlerin kanına girmezdik› diyorsunuz.وتقولون لو كنا في ايام آبائنا لما شاركناهم في دم الانبياء.
‹Atalarımızın yaşadığı günlerde yaşasaydık, onlarla birlikte peygamberlerin kanına girmezdik› diyorsunuz.若 是 我 們 在 我 們 祖 宗 的 時 候 、 必 不 和 他 們 同 流 先 知 的 血
‹Atalarımızın yaşadığı günlerde yaşasaydık, onlarla birlikte peygamberlerin kanına girmezdik› diyorsunuz.若是 我 們在 我 們 祖宗 的 時候 、 必不 和 他 們同流 先知 的 血
Atalarımız kısa, kıllı maymunsulardı.I nostri antenati erano scimmie basse e pelose.
Atalarımız kısa, kıllı maymunsulardı.우리 조상들은 키가 작고 털이 많은 유인원들이었어요.
Atalarımız kısa, kıllı maymunsulardı.Našimi predkami boli nízke chlpaté opice.
Atalarımız kısa, kıllı maymunsulardı.Naši predniki so bili majhne kosmate opice.
Atalarımız kısa, kıllı maymunsulardı.Nasi przodkowie byli niskimi, włochatymi małpami.
Atalarımız kısa, kıllı maymunsulardı.Nos ancêtres étaient des singes petits et velus.
Atalarımız kısa, kıllı maymunsulardı.Nuestros antepasados eran simios peludos y bajos.
Atalarımız kısa, kıllı maymunsulardı.Strămoșii noștri erau maimuțe mici și păroase.
Atalarımız kısa, kıllı maymunsulardı.Tổ tiên chúng ta là những dã nhân thấp và lông lá.
Atalarımız kısa, kıllı maymunsulardı.Unsere Ahnen waren kleine, haarige Affen.
Atalarımız kısa, kıllı maymunsulardı.Οι πρόγονοί μας ήταν κοντοί, τριχωτοί πίθηκοι.
Atalarımız kısa, kıllı maymunsulardı.Наши предки были короткими, волосатыми обезьянами.
Atalarımız kısa, kıllı maymunsulardı.אבות אבותינו היו קופים נמוכים, ושעירים.
Atalarımız kısa, kıllı maymunsulardı.كان أسلافنا قصارا وكثيفي الشعر.
Atalarımız kısa, kıllı maymunsulardı.まだ体毛はあるが
Atalarımızla ilgili olasılıklar ama aradığımız ihtimaller değil.[Abbiamo] La possibilità che siano nostri antenati, ma non le probabilità che stiamo cercando.
Atalarımızla ilgili olasılıklar ama aradığımız ihtimaller değil.Ce sont des possibilités, mais pas les probabilités que l'on cherche.
Atalarımızla ilgili olasılıklar ama aradığımız ihtimaller değil.Die Möglichkeit besteht für alle, aber wir kennen die Wahrscheinlichkeiten nicht.
Atalarımızla ilgili olasılıklar ama aradığımız ihtimaller değil.Itu semua kemungkinan tentang nenek moyang, tapi bukan probabilitas yang kita cari.
Atalarımızla ilgili olasılıklar ama aradığımız ihtimaller değil.가능성이 더 나은 조상입니다, 그러나 가능성은 우리가 진짜로 찾는 것이 아닙니다.
Atalarımızla ilgili olasılıklar ama aradığımız ihtimaller değil.La posibilidad es un mejor ancestro, pero no son las probabilidades que realmente estamos buscando