atalarımız ile cümle
atalarımız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Atalarımızın kullandığı aletlerle kıyaslayın;Vergleiche sie mit den Werkzeugen unserer Vorfahren.
Atalarımızın kullandığı aletlerle kıyaslayın;Сравните их с инструментами, которыми пользовались наши предки.
Atalarımızın kullandığı aletlerle kıyaslayın;בהשוואה למה שאבותינו ייצרו,
Atalarımızın kullandığı aletlerle kıyaslayın;مقارنة بما كان يستعمله أجدادنا،
Atalarımızın kullandığı aletlerle kıyaslayın;カンジのものと とてもよく似ています
‹‹Atalarımızın Mısırda çektiklerini gördün, Kızıldenizde yakarışlarını işittin.A pohliadol si na trápenie našich otcov v Egypte a ich krik si počul pri Rudom mori.
‹‹Atalarımızın Mısırda çektiklerini gördün, Kızıldenizde yakarışlarını işittin.Chúa có thấy sự khốn khổ của tổ phụ chúng tôi tại Ê-díp-tô, có nghe tiếng kêu la của chúng tại bên Biển đỏ,
‹‹Atalarımızın Mısırda çektiklerini gördün, Kızıldenizde yakarışlarını işittin.Du så våre fedres nød i Egypten, og du hørte deres rop ved det Røde Hav,
‹‹Atalarımızın Mısırda çektiklerini gördün, Kızıldenizde yakarışlarını işittin.Ja sinä näit meidän isiemme kurjuuden Egyptissä ja kuulit heidän huutonsa Kaislameren rannalla.
‹‹Atalarımızın Mısırda çektiklerini gördün, Kızıldenizde yakarışlarını işittin.Kaulihat sengsara leluhur kami di waktu lampau; Kaudengar tangisnya di Mesir dan di Laut Teberau
‹‹Atalarımızın Mısırda çektiklerini gördün, Kızıldenizde yakarışlarını işittin.주께서 우리 열조가 애굽에서 고난 받는 것을 감찰하시며 홍해에서 부르짖음을 들으시고
‹‹Atalarımızın Mısırda çektiklerini gördün, Kızıldenizde yakarışlarını işittin."Miraste la aflicción de nuestros padres en Egipto, y escuchaste su clamor junto al mar Rojo
‹‹Atalarımızın Mısırda çektiklerini gördün, Kızıldenizde yakarışlarını işittin.Och du såg till våra fäders betryck i Egypten och hörde deras rop vid Röda havet.
‹‹Atalarımızın Mısırda çektiklerini gördün, Kızıldenizde yakarışlarını işittin.Og da du så vore Fædres Nød i Ægypten og hørte deres Råb ved det røde Hav,
‹‹Atalarımızın Mısırda çektiklerini gördün, Kızıldenizde yakarışlarını işittin.Popatřil jsi zajisté na trápení otců našich v Egyptě, a křik jejich vyslyšel jsi při moři Rudém.
‹‹Atalarımızın Mısırda çektiklerini gördün, Kızıldenizde yakarışlarını işittin.Também viste a aflição de nossos pais no Egito, e ouviste o seu clamor junto ao Mar Vermelho;
‹‹Atalarımızın Mısırda çektiklerini gördün, Kızıldenizde yakarışlarını işittin.Ti si videl nadlogo očetov naših v Egiptu in slišal njih vpitje ob Rdečem morju;
‹‹Atalarımızın Mısırda çektiklerini gördün, Kızıldenizde yakarışlarını işittin.Tu ai văzut necazul părinţilor noştri în Egipt, şi le-ai auzit strigătele la Marea Roşie.
‹‹Atalarımızın Mısırda çektiklerini gördün, Kızıldenizde yakarışlarını işittin.Tu hai visto l'afflizione dei nostri padri in Egitto e hai ascoltato il loro grido presso il Mare Rosso
‹‹Atalarımızın Mısırda çektiklerini gördün, Kızıldenizde yakarışlarını işittin.Tu vis l`affliction de nos pères en Égypte, et tu entendis leurs cris vers la mer Rouge.
‹‹Atalarımızın Mısırda çektiklerini gördün, Kızıldenizde yakarışlarını işittin.Und du hast angesehen das Elend unsrer Väter in Ägypten und ihr Schreien erhört am Schilfmeer
‹‹Atalarımızın Mısırda çektiklerini gördün, Kızıldenizde yakarışlarını işittin.Wejżałeś zaiste na utrapienie ojców naszych w Egipcie, a wołanie ich wysłuchałeś nad morzem Czerwonem.
‹‹Atalarımızın Mısırda çektiklerini gördün, Kızıldenizde yakarışlarını işittin.Και ειδες την θλιψιν των πατερων ημων εν Αιγυπτω, και ηκουσας την κραυγην αυτων επι την Ερυθραν θαλασσαν
‹‹Atalarımızın Mısırda çektiklerini gördün, Kızıldenizde yakarışlarını işittin.И Ти видя теглото на бащите ни в Египет, и чу вика им при Червеното море.
‹‹Atalarımızın Mısırda çektiklerini gördün, Kızıldenizde yakarışlarını işittin.Ты увидел бедствие отцов наших в Египте и услышал вопль их у Чермного моря,
‹‹Atalarımızın Mısırda çektiklerini gördün, Kızıldenizde yakarışlarını işittin.ותרא את עני אבתינו במצרים ואת זעקתם שמעת על ים סוף׃
‹‹Atalarımızın Mısırda çektiklerini gördün, Kızıldenizde yakarışlarını işittin.ورأيت ذلّ آبائنا في مصر وسمعت صراخهم عند بحر سوف
‹‹Atalarımızın Mısırda çektiklerini gördün, Kızıldenizde yakarışlarını işittin.你 曾 看 見 我 們 列 祖 在 埃 及 所 受 的 困 苦 、 垂 聽 他 們 在 紅 海 邊 的 哀 求
‹‹Atalarımızın Mısırda çektiklerini gördün, Kızıldenizde yakarışlarını işittin.你 曾 看見 我 們 列祖 在 埃及 所 受 的 困苦 、 垂聽 他 們在紅 海邊 的 哀求
Atalarımızın sana övgü sunduğu Kutsal ve görkemli tapınağımız yandı, Değer verdiğimiz her yer yıkıntıya döndü.Dopo tutto questo, resterai ancora insensibile, o Signore, tacerai e ci umilierai sino in fondo
Atalarımızın sana övgü sunduğu Kutsal ve görkemli tapınağımız yandı, Değer verdiğimiz her yer yıkıntıya döndü.Hát megtartóztatod-é magad mind e mellett is, Uram; hallgatsz-é és gyötörsz minket felettébb?
Atalarımızın sana övgü sunduğu Kutsal ve görkemli tapınağımız yandı, Değer verdiğimiz her yer yıkıntıya döndü.Izali nad tem zatrzymasz się Panie? izali milczeć a nas tak bardzo trapić będziesz?
Atalarımızın sana övgü sunduğu Kutsal ve görkemli tapınağımız yandı, Değer verdiğimiz her yer yıkıntıya döndü.우리 열조가 주를 찬송하던 우리의 거룩하고 아름다운 전이 불에 탔으며 우리의 즐거워하던 곳이 다 황무하였나이다
Atalarımızın sana övgü sunduğu Kutsal ve görkemli tapınağımız yandı, Değer verdiğimiz her yer yıkıntıya döndü.Onze heilige, prachtige tempel, waar onze vaders U loofden, is platgebrand en alle mooie dingen zijn verwoest.
Atalarımızın sana övgü sunduğu Kutsal ve görkemli tapınağımız yandı, Değer verdiğimiz her yer yıkıntıya döndü.Ser du roligt HERRE, på sligt, kan du tie og bøje os så dybt?
Atalarımızın sana övgü sunduğu Kutsal ve görkemli tapınağımız yandı, Değer verdiğimiz her yer yıkıntıya döndü.Vil du tross dette holde dig tilbake, Herre? Vil du tie og trykke oss så tungt?
Atalarımızın sana övgü sunduğu Kutsal ve görkemli tapınağımız yandı, Değer verdiğimiz her yer yıkıntıya döndü.בית קדשנו ותפארתנו אשר הללוך אבתינו היה לשרפת אש וכל מחמדינו היה לחרבה׃
Atalarımızın sana övgü sunduğu Kutsal ve görkemli tapınağımız yandı, Değer verdiğimiz her yer yıkıntıya döndü.بيت قدسنا وجمالنا حيث سبحك آباؤنا قد صار حريق نار وكل مشتهياتنا صارت خرابا.
Atalarımızın sana övgü sunduğu Kutsal ve görkemli tapınağımız yandı, Değer verdiğimiz her yer yıkıntıya döndü.我 們 聖 潔 華 美 的 殿 、 就 是 我 們 列 祖 讚 美 你 的 所 在 、 被 火 焚 燒 . 我 們 所 羨 慕 的 美 地 、 盡 都 荒 廢
Atalarımızın sana övgü sunduğu Kutsal ve görkemli tapınağımız yandı, Değer verdiğimiz her yer yıkıntıya döndü.我 們聖潔華 美 的 殿 、 就是 我 們列祖 讚 美 你 的 所在 、 被 火焚 燒 . 我 們所羨慕 的 美地 、 盡都 荒廢
Atalarımızın suçlarını artık önümüze sürme, Sevecenliğini hemen göster bize, Çünkü tükendikçe tükendik.(78:8) Не помяни нам грехов наших предков; скоро да предварятнас щедроты Твои, ибо мы весьма истощены.
Atalarımızın suçlarını artık önümüze sürme, Sevecenliğini hemen göster bize, Çünkü tükendikçe tükendik.Gedenke nicht unsrer vorigen Missetaten; erbarme dich unser bald, denn wir sind sehr dünn geworden.
Atalarımızın suçlarını artık önümüze sürme, Sevecenliğini hemen göster bize, Çünkü tükendikçe tükendik.Jangan menghukum kami karena dosa leluhur kami. Kasihanilah kami segera, sebab kami putus asa
Atalarımızın suçlarını artık önümüze sürme, Sevecenliğini hemen göster bize, Çünkü tükendikçe tükendik.우리 열조의 죄악을 기억하여 우리에게 돌리지 마옵소서 우리가 심히 천하게 되었사오니 주의 긍휼하심으로 속히 우리를 영접하소서
Atalarımızın suçlarını artık önümüze sürme, Sevecenliğini hemen göster bize, Çünkü tükendikçe tükendik.Ne emlékezzél meg rovásunkra elõdeink vétkérõl; siess elénk irgalmasságoddal, mert megnyomorodunk nagyon.
Atalarımızın suçlarını artık önümüze sürme, Sevecenliğini hemen göster bize, Çünkü tükendikçe tükendik.Tilregn os ikke Fædrenes Brøde, lad din Barmhjertighed komme os snarlig i Møde, thi vi er såre ringe,
Atalarımızın suçlarını artık önümüze sürme, Sevecenliğini hemen göster bize, Çünkü tükendikçe tükendik.אל תזכר לנו עונת ראשנים מהר יקדמונו רחמיך כי דלונו מאד׃
Atalarımızın suçlarını artık önümüze sürme, Sevecenliğini hemen göster bize, Çünkü tükendikçe tükendik.لا تذكر علينا ذنوب الاولين. لتتقدمنا مراحمك سريعا لاننا قد تذللنا جدا.
Atalarımızın suçlarını artık önümüze sürme, Sevecenliğini hemen göster bize, Çünkü tükendikçe tükendik.求 你 不 要 記 念 我 們 先 祖 的 罪 孽 、 向 我 們 追 討 . 願 你 的 慈 悲 快 迎 著 我 們 . 因 為 我 們 落 到 極 卑 微 的 地 步
Atalarımızın suçlarını artık önümüze sürme, Sevecenliğini hemen göster bize, Çünkü tükendikçe tükendik.求 你 不 要 記念 我 們先祖 的 罪孽 、 向 我 們追討 . 願 你 的 慈悲 快 迎著 我 們 . 因為 我 們落 到 極 卑微 的 地步
Atalarımızın Tanrısı, sizin çarmıha gererek öldürdüğünüz İsayı diriltti.A mi atyáinknak Istene feltámasztotta Jézust, kit ti fára függesztve megölétek.
Atalarımızın Tanrısı, sizin çarmıha gererek öldürdüğünüz İsayı diriltti.Bog očetov naših je obudil Jezusa, ki ste ga vi obesili na les in umorili.
Atalarımızın Tanrısı, sizin çarmıha gererek öldürdüğünüz İsayı diriltti.Bóg on ojców naszych wzbudził Jezusa, któregoście wy zabili, zawiesiwszy na drzewie.
Atalarımızın Tanrısı, sizin çarmıha gererek öldürdüğünüz İsayı diriltti.Bôh našich otcov vzkriesil Ježiša, ktorého ste vy zabili povesiac ho na drevo.
Atalarımızın Tanrısı, sizin çarmıha gererek öldürdüğünüz İsayı diriltti.Bůh otců našich vzkřísil Ježíše, kteréhož jste vy zamordovali, pověsivše na dřevě.
Atalarımızın Tanrısı, sizin çarmıha gererek öldürdüğünüz İsayı diriltti.Der Gott unserer Väter hat Jesus auferweckt, welchen ihr erwürgt habt und an das Holz gehängt.
Atalarımızın Tanrısı, sizin çarmıha gererek öldürdüğünüz İsayı diriltti.Dumnezeul părinţilor noştri a înviat pe Isus, pe care voi L-aţi omorît, atîrnîndu -L pe lemn.
Atalarımızın Tanrısı, sizin çarmıha gererek öldürdüğünüz İsayı diriltti.El Dios de nuestros padres levantó a Jesús, a quien vosotros matasteis colgándole en un madero
Atalarımızın Tanrısı, sizin çarmıha gererek öldürdüğünüz İsayı diriltti.Il Dio dei nostri padri ha risuscitato Gesù, che voi avevate ucciso appendendolo alla croce
Atalarımızın Tanrısı, sizin çarmıha gererek öldürdüğünüz İsayı diriltti.너희가 나무에 달아 죽인 예수를 우리 조상의 하나님이 살리시고