Ana içeriğe geç
Sözlük

ataları ile cümle

ataları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Atalarınla tanışma zamanı, Haji.Time to meet your ancestors, Haji.
Onlar da şimdiki insanların atalarıyla melezlendiler mi?Did they mix with ancestors of present day people?
İnsanların ve şempanzelerin 6.5 milyon yıl önce yaşamış ortak ataları vardır.We can learn about this common ancestor by noting what makes us similar to chimps.
Ortak atalarımız hakkındaki bilgileri şempanzelerle olan benzerliklerimizi bularak öğrenebiliriz.But many things also distinguish us from chimpanzees,
Fosil kayıtlar, atalarımızın uzun ve olaylı geçmişini ortaya çıkarır.Doing some periods, several of our ancestors coexisted.
Bazı devirlerde, atalarımızın birkaçı aynı anda var olmuştur.Gradually, they became more efficient upright walkers.
Atalarımız zamanla, daha dik durabilmiş, daha iyi yürümeyi öğrenmişlerdir.And later, developed skulls with larger brain cases, devoted more time thinking and less to chewing.
Sadece modern insanda değil, uzak atalarımızdan birisinde; Neanderthal'lerde de.Not just in modern humans, but in one of our distant unrelated ancestors, the Neanderthals.
Sen de esenlik içinde atalarına kavuşacaksın. İleri yaşta ölüp gömüleceksin.but you will go to your fathers in peace. You will be buried in a good old age.
RAB Musaya, ‹‹Midyanlılardan İsraillilerin öcünü al; sonra ölüp atalarına kavuşacaksın›› dedi.Yahweh spoke to Moses, saying,
Davut ölüp atalarına kavuşunca, kendi adıyla bilinen kentte gömüldü.David slept with his fathers, and was buried in the city of David.
atalarımıza verdiğin bu ülkede yaşadıkları sürece senden korksunlar.that they may fear you all the days that they live in the land which you gave to our fathers.
Tanrımız RAB atalarımızla olduğu gibi bizimle de olsun ve bizi hiç bırakmasın, bizden ayrılmasın.May Yahweh our God be with us, as he was with our fathers. Let him not leave us, nor forsake us;
Baaşa ölüp atalarına kavuşunca, Tirsada gömüldü ve yerine oğlu Ela kral oldu.Baasha slept with his fathers, and was buried in Tirzah; and Elah his son reigned in his place.
Omri ölüp atalarına kavuşunca, Samiriyede gömüldü ve yerine oğlu Ahav kral oldu.So Omri slept with his fathers, and was buried in Samaria; and Ahab his son reigned in his place.
Ahav ölüp atalarına kavuşunca yerine oğlu Ahazya kral oldu.So Ahab slept with his fathers; and Ahaziah his son reigned in his place.
Yehu ölüp atalarına kavuşunca, Samiriyede gömüldü. Yerine oğlu Yehoahaz kral oldu.Jehu slept with his fathers; and they buried him in Samaria. Jehoahaz his son reigned in his place.
Ölüsü at sırtında Yeruşalime getirildi, Davut Kentinde atalarının yanına gömüldü.They brought him on horses; and he was buried at Jerusalem with his fathers in the city of David.
Menahem ölüp atalarına kavuşunca, yerine oğlu Pekahya kral oldu.Menahem slept with his fathers; and Pekahiah his son reigned in his place.
Hizkiya ölüp atalarına kavuşunca, yerine oğlu Manaşşe kral oldu.Hezekiah slept with his fathers; and Manasseh his son reigned in his place.
Atalarının Tanrısı RABbi terk etti, Onun yolunda yürümedi.and he forsook Yahweh, the God of his fathers, and didn't walk in the way of Yahweh.
Yehoahaz ataları gibi RABbin gözünde kötü olanı yaptı.He did that which was evil in the sight of Yahweh, according to all that his fathers had done.
Yehoyakim ataları gibi RAB'bin gözünde kötü olanı yaptı.He did that which was evil in the sight of Yahweh, according to all that his fathers had done.
Yehoyakim ölüp atalarına kavuşunca, yerine oğlu Yehoyakin kral oldu.So Jehoiakim slept with his fathers; and Jehoiachin his son reigned in his place.
Asa krallığının kırk birinci yılında ölüp atalarına kavuştu.Asa slept with his fathers, and died in the one and fortieth year of his reign.
Ölüsü at sırtında getirildi, Yahuda Kenti'ndefç atalarının yanına gömüldü.They brought him on horses, and buried him with his fathers in the city of Judah.
‹‹Atalarımızın Mısırda çektiklerini gördün, Kızıldenizde yakarışlarını işittin."You saw the affliction of our fathers in Egypt, and heard their cry by the Red Sea ,
‹‹Ama atalarımız gurura kapıldı; dikbaşlılık edip buyruklarına uymadılar."But they and our fathers dealt proudly and hardened their neck, didn't listen to your commandments,
‹‹Lütfen, önceki kuşaklara sor, Atalarının neler öğrendiğini iyice araştır."Please inquire of past generations. Find out about the learning of their fathers.
Bilgelerin atalarından öğrenip bildirdiği, Gizlemediği gerçekleri;(Which wise men have told by their fathers, and have not hidden it;
Sana güvendiler atalarımız, Sana dayandılar, onları kurtardın.Our fathers trusted in you. They trusted, and you delivered them.
Atalarının yerini oğulların alacak, Onları önder yapacaksın bütün ülkeye.Your sons will take the place of your fathers. You shall make them princes in all the earth.
Atalarının kuşağına katılacak, Onlar ki asla ışık yüzü görmeyecekler.he shall go to the generation of his fathers. They shall never see the light.
Denizi karaya çevirdi, Atalarımız yaya geçtiler ırmaktan. Yaptığına sevindik orada.He turned the sea into dry land. They went through the river on foot. There, we rejoiced in him.
Duyduğumuzu, bildiğimizi, Atalarımızın bize anlattığını.Which we have heard and known, and our fathers have told us.
Mısırda, Soan bölgesinde Tanrı harikalar yapmıştı atalarının önünde.He did marvelous things in the sight of their fathers, in the land of Egypt, in the field of Zoan.
Yaptıklarımı görmelerine karşın, Atalarınız orada beni sınayıp denediler.when your fathers tempted me, tested me, and saw my work.
Atalarımız gibi biz de günah işledik, Suç işledik, kötülük ettik.We have sinned with our fathers. We have committed iniquity. We have done wickedly.
O zaman atalarımız Onun sözlerine inandılar, Ezgiler söyleyerek Onu övdüler.Then they believed his words. They sang his praise.
Atalarının belirlediği Eski sınır taşlarının yerini değiştirme.Don't move the ancient boundary stone, which your fathers have set up.
Atalarımız günah işledi, Ama artık onlar yok; Suçlarının cezasını biz yüklendik.Our fathers sinned, and are no more; We have borne their iniquities.
‹‹RAB atalarınıza çok öfkelendi."Yahweh was very displeased with your fathers.
Hani atalarınız nerede? Peygamberler de sonsuza kadar mı yaşar?Your fathers, where are they? And the prophets, do they live forever?
Haydi, atalarınızın başlattığı işi bitirin!Fill up, then, the measure of your fathers.
Böylece atalarımıza merhamet ederek Kutsal antlaşmasını anmış oldu.to show mercy towards our fathers, to remember his holy covenant,
Vay halinize! Peygamberlerin anıtlarını yaparsınız, oysa onları sizin atalarınız öldürmüştür.Woe to you! For you build the tombs of the prophets, and your fathers killed them.
Atalarınız çölde man yediler, yine de öldüler.Your fathers ate the manna in the wilderness, and they died.
Atalarımızın Tanrısı, sizin çarmıha gererek öldürdüğünüz İsayı diriltti.The God of our fathers raised up Jesus, whom you killed, hanging him on a tree.
Mısırda tahıl bulunduğunu duyan Yakup, atalarımızı oraya ilk yolculuklarına gönderdi.But when Jacob heard that there was grain in Egypt, he sent out our fathers the first time.
Böylece Yakup Mısıra gitti. Kendisi de atalarımız da orada öldüler.Jacob went down into Egypt, and he died, himself and our fathers,
Atalarınız beni orada sınayıp denediler Ve kırk yıl boyunca yaptıklarımı gördüler.where your fathers tested me by proving me, and saw my works for forty years.
Atalarımız bununla Tanrının beğenisini kazandılar.For by this, the elders obtained testimony.
‹‹Atalarımız çölde man yediler. Yazılmış olduğu gibi, ‹Yemeleri için onlara gökten ekmek verdi.› ››Our fathers did eat manna in the desert; as it is written, He gave them bread from heaven to eat.
Tanrı eski zamanlarda peygamberler aracılığıyla birçok kez çeşitli yollardan atalarımıza seslendi.God, who at sundry times and in divers manners spake in time past unto the fathers by the prophets,
Atalarım İbrahim, İshak ve Ya'kub'un dinine uydum.I follow the faith of my fathers, of Abraham and Isaac and Jacob.
Bu hususta ne kendilerinin, ne de atalarının hiçbir bilgisi yoktur.They have no knowledge of this, as their fathers did not have.
(Musa): "O sizin de Rabbiniz, önceki atalarınızın da Rabbidir" dedi.(Moses continued): "Your Lord and the Lord of your fathers before you."
Siz ve eski atalarınız?You and your fathers?
Bu tehdid, bize de; önceden atalarımıza da yapıldı.Indeed we and our fathers had been promised this before.
Evvelki atalarımız da mı?And our fathers too?"
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod