atadı ile cümle

atadı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Muhafız birliği komutanı Yusufu onların hizmetine atadı. Bir süre zindanda kaldılar.El capitán de la guardia se los encargó a José, y él les servía. Estuvieron algunos días bajo custodia
Muhafız birliği komutanı Yusufu onların hizmetine atadı. Bir süre zindanda kaldılar.e o capitão da guarda pô-los a cargo de José, que os servia. Assim estiveram por algum tempo em detenção.
Muhafız birliği komutanı Yusufu onların hizmetine atadı. Bir süre zindanda kaldılar.In načelnik telesne straže jima je odkazal Jožefa, da jima je stregel; in bila sta nekaj časa v ječi.
Muhafız birliği komutanı Yusufu onların hizmetine atadı. Bir süre zindanda kaldılar.I oddał im hetman żołnierzów Józefa, i służył im; i byli przez niemały czas w więzieniu.
Muhafız birliği komutanı Yusufu onların hizmetine atadı. Bir süre zindanda kaldılar.I postavil jim nejvyšší nad drabanty Jozefa k službě; a byli drahně dní u vězení.
Muhafız birliği komutanı Yusufu onların hizmetine atadı. Bir süre zindanda kaldılar.Ja henkivartijain päämies antoi heille Joosefin heitä palvelemaan. Niin he olivat jonkun aikaa vankeudessa.
Muhafız birliği komutanı Yusufu onların hizmetine atadı. Bir süre zindanda kaldılar.시위대장이 요셉으로 그들에게 수종하게 하매 요셉이 그들을 섬 겼더라 그들이 갇힌 지 수일이라
Muhafız birliği komutanı Yusufu onların hizmetine atadı. Bir süre zindanda kaldılar.Lama juga mereka di penjara itu, dan kepala pengawal istana menugaskan Yusuf untuk melayani mereka
Muhafız birliği komutanı Yusufu onların hizmetine atadı. Bir süre zindanda kaldılar.Quan thị vệ cắt phần Giô-sép hầu việc hai quan đó; họ bị ngồi ngục một ít lâu.
Muhafız birliği komutanı Yusufu onların hizmetine atadı. Bir süre zindanda kaldılar.Quan thị_vệ cắt phần Giô-sép hầu việc hai quan đó ; họ bị ngồi ngục một ít_lâu .
Muhafız birliği komutanı Yusufu onların hizmetine atadı. Bir süre zindanda kaldılar.Und der Hauptmann setzte Joseph über sie, daß er ihnen diente; und sie saßen etliche Tage im Gefängnis.
Muhafız birliği komutanı Yusufu onların hizmetine atadı. Bir süre zindanda kaldılar.Начальник телохранителей приставил к ним Иосифа, и он служил им. И пробыли они подстражею несколько времени.
Muhafız birliği komutanı Yusufu onların hizmetine atadı. Bir süre zindanda kaldılar.ויפקד שר הטבחים את יוסף אתם וישרת אתם ויהיו ימים במשמר׃
Muhafız birliği komutanı Yusufu onların hizmetine atadı. Bir süre zindanda kaldılar.فاقام رئيس الشرط يوسف عندهما فخدمهما. وكانا اياما في الحبس
Muhafız birliği komutanı Yusufu onların hizmetine atadı. Bir süre zindanda kaldılar.護 衛 長 把 他 們 交 給 約 瑟 、 約 瑟 便 伺 候 他 們 . 他 們 有 些 日 子 在 監 裡
Muhafız birliği komutanı Yusufu onların hizmetine atadı. Bir süre zindanda kaldılar.護衛長 把 他 們交給 約瑟 、 約瑟 便 伺候 他 們 . 他 們有些 日子 在 監裡
RAB, efendime söz verdiği bütün iyilikleri yerine getirip onu İsraile önder atadığında,Cînd va face Domnul domnului meu tot binele pe care ţi l -a făgăduit, şi te va pune mai mare peste Israel,
RAB, efendime söz verdiği bütün iyilikleri yerine getirip onu İsraile önder atadığında,Khi đức Giê-hô-va đã làm cho chúa tôi mọi sự lành mà Ngài đã hứa, và khi Ngài đã lập người làm đầu Y-sơ-ra-ên,
RAB, efendime söz verdiği bütün iyilikleri yerine getirip onu İsraile önder atadığında,여호와께서 내 주에 대하여 하신 말씀대로 모든 선을 내 주에게 행하사 내 주를 이스라엘의 지도자로 세우신 때에
RAB, efendime söz verdiği bütün iyilikleri yerine getirip onu İsraile önder atadığında,Når da Herren gjør mot dig alt det gode han har lovt dig, herre, og setter dig til fyrste over Israel,
RAB, efendime söz verdiği bütün iyilikleri yerine getirip onu İsraile önder atadığında,Når HERREN så for min Herre opfylder alt det gode, han lovede dig, og sætter dig til Fyrste over Israel,
RAB, efendime söz verdiği bütün iyilikleri yerine getirip onu İsraile önder atadığında,И когда сделает Господь господину моему все, что говорил о тебе доброго, и поставит тебя вождем над Израилем,
RAB, efendime söz verdiği bütün iyilikleri yerine getirip onu İsraile önder atadığında,והיה כי יעשה יהוה לאדני ככל אשר דבר את הטובה עליך וצוך לנגיד על ישראל׃
RAB, efendime söz verdiği bütün iyilikleri yerine getirip onu İsraile önder atadığında,ويكون عندما يصنع الرب لسيدي حسب كل ما تكلم به من الخير من اجلك ويقيمك رئيسا على اسرائيل
Rehavam bu kentlerin surlarını güçlendirerek buralara komutanlar atadı; yiyecek, zeytinyağı, şarap depoladı.A když upevnil města hrazená, osadil v nich knížata, a zdělal špižírny k potravám, k oleji a vínu.
Rehavam bu kentlerin surlarını güçlendirerek buralara komutanlar atadı; yiyecek, zeytinyağı, şarap depoladı.A keď opevnil ohradené mestá, dal do nich vojvodov a zásoby potravín a oleja i vína
Rehavam bu kentlerin surlarını güçlendirerek buralara komutanlar atadı; yiyecek, zeytinyağı, şarap depoladı.Egli rafforzò queste fortezze, vi prepose comandanti e vi stabilì depositi di cibarie, di olio e di vino
Rehavam bu kentlerin surlarını güçlendirerek buralara komutanlar atadı; yiyecek, zeytinyağı, şarap depoladı.Fortificou estas cidades e pôs nelas capitães, e armazéns de víveres, de azeite e de vinho.
Rehavam bu kentlerin surlarını güçlendirerek buralara komutanlar atadı; yiyecek, zeytinyağı, şarap depoladı.Hän varusti linnoitukset ja sijoitti niihin päämiehiä sekä muonavarastoja, öljyä ja viiniä
Rehavam bu kentlerin surlarını güçlendirerek buralara komutanlar atadı; yiyecek, zeytinyağı, şarap depoladı.Il les fortifia, et y établit des commandants, et des magasins de vivres, d`huile et de vin.
Rehavam bu kentlerin surlarını güçlendirerek buralara komutanlar atadı; yiyecek, zeytinyağı, şarap depoladı.In utrdil je trdnjave in namestil poveljnike vanje in preskrbel živeža, olja in vina,
Rehavam bu kentlerin surlarını güçlendirerek buralara komutanlar atadı; yiyecek, zeytinyağı, şarap depoladı.르호보암이 이 모든 성읍을 더욱 견고케 하고 장관을 그 가운데 두고 양식과 기름과 포도주를 저축하고
Rehavam bu kentlerin surlarını güçlendirerek buralara komutanlar atadı; yiyecek, zeytinyağı, şarap depoladı.Le -a întărit, a pus în ele căpitani şi magazii de bucate, de untdelemn şi vin.
Rehavam bu kentlerin surlarını güçlendirerek buralara komutanlar atadı; yiyecek, zeytinyağı, şarap depoladı.Người làm cho các đồn lũy ấy vững chắc, đặt những quan tướng ở đó, chứa lương thực, dầu, và rượu;
Rehavam bu kentlerin surlarını güçlendirerek buralara komutanlar atadı; yiyecek, zeytinyağı, şarap depoladı.Người_làm cho các đồn_lũy ấy vững_chắc , đặt những quan tướng ở đó , chứa lương_thực , dầu , và rượu ;
Rehavam bu kentlerin surlarını güçlendirerek buralara komutanlar atadı; yiyecek, zeytinyağı, şarap depoladı.También reforzó las fortificaciones y puso en ellas comandantes, provisiones, aceite y vino
Rehavam bu kentlerin surlarını güçlendirerek buralara komutanlar atadı; yiyecek, zeytinyağı, şarap depoladı.und machte sie stark und setzte Fürsten darein und Vorrat von Speise, Öl und Wein.
Rehavam bu kentlerin surlarını güçlendirerek buralara komutanlar atadı; yiyecek, zeytinyağı, şarap depoladı.Και ωχυρωσε τα φρουρια, και εβαλεν εις αυτα φρουραρχους και αποθηκας τροφων και ελαιου και οινου.
Rehavam bu kentlerin surlarını güçlendirerek buralara komutanlar atadı; yiyecek, zeytinyağı, şarap depoladı.И утвердил он крепости сии, и устроил в них начальников и хранилища для хлеба и деревянного масла и вина.
Rehavam bu kentlerin surlarını güçlendirerek buralara komutanlar atadı; yiyecek, zeytinyağı, şarap depoladı.Укрепи тия крепости, и тури в тях военачалници и запаси от храна, дървено масло и вино.
Rehavam bu kentlerin surlarını güçlendirerek buralara komutanlar atadı; yiyecek, zeytinyağı, şarap depoladı.ויחזק את המצרות ויתן בהם נגידים ואצרות מאכל ושמן ויין׃
Rehavam bu kentlerin surlarını güçlendirerek buralara komutanlar atadı; yiyecek, zeytinyağı, şarap depoladı.وشدد الحصون وجعل فيها قوادا وخزائن مأكل وزيت وخمر
Rehavam bu kentlerin surlarını güçlendirerek buralara komutanlar atadı; yiyecek, zeytinyağı, şarap depoladı.羅 波 安 又 堅 固 各 處 的 保 障 、 在 其 中 安 置 軍 長 、 又 豫 備 下 糧 食 、 油 、 酒
Rehavam bu kentlerin surlarını güçlendirerek buralara komutanlar atadı; yiyecek, zeytinyağı, şarap depoladı.羅波安 又 堅固 各 處 的 保障 、 在 其中 安置 軍長 、 又 豫備 下 糧食 、 油 、 酒
Rehavam Maakadan doğan Aviyayı kral yapmak amacıyla onu kardeşleri arasında önder ve tahta geçecek aday atadı.E Roboão designou Abias, filho de Maacá, chefe e príncipe entre os seus irmãos, porque queria fazê-lo rei.
Rehavam Maakadan doğan Aviyayı kral yapmak amacıyla onu kardeşleri arasında önder ve tahta geçecek aday atadı.És Roboám Abiját, a Maaka fiát tette testvérei között vezérré és elõljáróvá, mert õt akará királylyá tenni.
Rehavam Maakadan doğan Aviyayı kral yapmak amacıyla onu kardeşleri arasında önder ve tahta geçecek aday atadı.마아가의 아들 아비야를 세워 장자를 삼아 형제 중에 머리가 되게 하였으니 이는 저로 왕이 되게 하고자 함이라
Rehavam Maakadan doğan Aviyayı kral yapmak amacıyla onu kardeşleri arasında önder ve tahta geçecek aday atadı.Roboamo costituì Abia figlio di Maaca capo, ossia principe tra i suoi fratelli, perché pensava di farlo re
Rehavam Maakadan doğan Aviyayı kral yapmak amacıyla onu kardeşleri arasında önder ve tahta geçecek aday atadı.Roboam puso a Abías, hijo de Maaca, como jefe y príncipe entre sus hermanos, a fin de proclamarle rey
Rehavam Maakadan doğan Aviyayı kral yapmak amacıyla onu kardeşleri arasında önder ve tahta geçecek aday atadı.И поставил Ровоам Авию, сына Маахи, главою и князем надбратьями его, потому что хотел воцарить его.
Rehavam Maakadan doğan Aviyayı kral yapmak amacıyla onu kardeşleri arasında önder ve tahta geçecek aday atadı.и Ровоам постави Маахиния син Авия за княз да началствува над братята си, защото мислеше да го направи цар.
Rehavam Maakadan doğan Aviyayı kral yapmak amacıyla onu kardeşleri arasında önder ve tahta geçecek aday atadı.ויעמד לראש רחבעם את אביה בן מעכה לנגיד באחיו כי להמליכו׃
Rehavam Maakadan doğan Aviyayı kral yapmak amacıyla onu kardeşleri arasında önder ve tahta geçecek aday atadı.واقام رحبعام ابيا ابن معكة راسا وقائدا بين اخوته لكي يملّكه.
Rehavam Maakadan doğan Aviyayı kral yapmak amacıyla onu kardeşleri arasında önder ve tahta geçecek aday atadı.羅 波 安 立 瑪 迦 的 兒 子 亞 比 雅 作 太 子 、 在 他 弟 兄 中 為 首 . 因 為 想 要 立 他 接 續 作 王
Rehavam Maakadan doğan Aviyayı kral yapmak amacıyla onu kardeşleri arasında önder ve tahta geçecek aday atadı.羅波安 立瑪迦 的 兒子亞 比 雅作 太子 、 在 他 弟兄 中 為首 . 因為 想要 立 他 接續 作 王
Samuel yaşlanınca oğullarını İsraile önder atadı.Aconteció que habiendo envejecido Samuel, puso a sus hijos como jueces de Israel
Samuel yaşlanınca oğullarını İsraile önder atadı.A stalo sa, keď sa už bol Samuel zostarel, že ustanovil svojich synov za sudcov v Izraelovi.
Samuel yaşlanınca oğullarını İsraile önder atadı.Cînd a îmbătrînit Samuel, a pus pe fiii săi judecători peste Israel.
Samuel yaşlanınca oğullarını İsraile önder atadı.Da aber Samuel alt ward, setzte er seine Söhne zu Richtern über Israel.
Samuel yaşlanınca oğullarını İsraile önder atadı.Da Samuel blev gammel, satte han sine sønner til dommere over Israel.
İlgili Sayfalar