Ana içeriğe geç
Sözlük

atacaklar ile cümle

atacaklar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Geçen yüzyılda onlar Tom gibi birini tımarhaneye atacaklardı.Last century they would have just thrown someone like Tom into a lunatic asylum.
Onlar bir göz atacaklar.They're going to have a look.
Seni böyle gördüklerinde iyi kahkaha atacaklar.They will have a good laugh when they see you like this.
Beni evden atacaklar.They're going to throw me out of the house.
Dikim sonrası atacaklar ise iz düşümüne denk gelen zamanda toprağa uygulama yapmalıdır.It is then revealed that they plan to use him as a figurehead once they take over the world.
Onu hapse atacaklardı.They put him in jail.
Onlar da size mesaj atacaklar.And they text back.
Akarsu kıyısında otlar arasında yükselen Kavaklar gibi boy atacaklar.›and they will spring up among the grass, as willows by the watercourses.
Atacakları adımlar, ülkelerinin iç politikasını ve ekonomisini önemli ölçüde etkileyecek.What they do will influence domestic politics and their countries' economies greatly.
Onu hapse atacaklardı.Sie haben mich ins Gefängnis geworfen.
Onu hapse atacaklardı.Il avait été emprisonné.
Beni evden atacaklar.Me van a echar de casa.
Onu hapse atacaklardı.Lo mettono in prigione.
Onu hapse atacaklardı.ثم أخذوه إلى السجن.
Dikim sonrası atacaklar ise iz düşümüne denk gelen zamanda toprağa uygulama yapmalıdır.جاءوا بعد قوم عاد فسكنوا الأرض التي استعمروها.
Onu hapse atacaklardı.Han kastas i fängelse.
Onu hapse atacaklardı.A fost în închisoare.
Onu hapse atacaklardı.Majd börtönbe zárják.
Onu hapse atacaklardı.Και τον πήγανε στη φυλακή.
Onu hapse atacaklardı.Hun kastes i fængsel.
Onu hapse atacaklardı.Hal ini membuat ia dipenjara.
Onu hapse atacaklardı.Thế là hắn ngồi tù.
Onu hapse atacaklardı.他被投入监狱。
Onu hapse atacaklardı.הוא נשלח לכלא.
Onu hapse atacaklardı.Nato so jo odvedli v ječo.
Akarsu kıyısında otlar arasında yükselen Kavaklar gibi boy atacaklar.›a budú rásť na spôsob trávy, jako vrbina pri potokoch vody.
Akarsu kıyısında otlar arasında yükselen Kavaklar gibi boy atacaklar.›Brotarán como entre la hierba, como los sauces junto a las corrientes de las aguas
Akarsu kıyısında otlar arasında yükselen Kavaklar gibi boy atacaklar.›cresceranno come erba in mezzo all'acqua, come salici lungo acque correnti
Akarsu kıyısında otlar arasında yükselen Kavaklar gibi boy atacaklar.›daß sie wachsen sollen wie Gras, wie Weiden an den Wasserbächen.
Akarsu kıyısında otlar arasında yükselen Kavaklar gibi boy atacaklar.›de skal spire som Græs mellem Vande, som Pile ved Bækkenes Løb.
Akarsu kıyısında otlar arasında yükselen Kavaklar gibi boy atacaklar.›e brotarão como a erva, como salgueiros junto �s correntes de águas.
Akarsu kıyısında otlar arasında yükselen Kavaklar gibi boy atacaklar.›És nevekednek mint fû között, és mint a fûzfák vizek folyásinál.
Akarsu kıyısında otlar arasında yükselen Kavaklar gibi boy atacaklar.›Ils pousseront comme au milieu de l`herbe, Comme les saules près des courants d`eau.
Akarsu kıyısında otlar arasında yükselen Kavaklar gibi boy atacaklar.›In razcveto se kakor med travo, kakor vrbe poleg vodotokov.
Akarsu kıyısında otlar arasında yükselen Kavaklar gibi boy atacaklar.›I porostou jako mezi bylinami, jako vrbí vedlé tekutých vod.
Akarsu kıyısında otlar arasında yükselen Kavaklar gibi boy atacaklar.›I rozkrzewią się jako między trawą, i jako wierzby przy ciekących wodach.
Akarsu kıyısında otlar arasında yükselen Kavaklar gibi boy atacaklar.›그들이 풀 가운데서 솟아나기를 시냇가의 버들같이 할 것이라
Akarsu kıyısında otlar arasında yükselen Kavaklar gibi boy atacaklar.›Mereka akan tumbuh subur seperti rumput di dekat air, seperti pohon gandarusa di tepi sungai
Akarsu kıyısında otlar arasında yükselen Kavaklar gibi boy atacaklar.›niin että ne kasvavat nurmikossa kuin pajut vesipurojen partaalla.
Akarsu kıyısında otlar arasında yükselen Kavaklar gibi boy atacaklar.›så att de växa upp mitt ibland gräset såsom pilträd vid vattenbäckar.
Akarsu kıyısında otlar arasında yükselen Kavaklar gibi boy atacaklar.›så de vokser op som iblandt gress, som piletrær ved bekkene.
Akarsu kıyısında otlar arasında yükselen Kavaklar gibi boy atacaklar.›şi vor răsări ca firele de iarbă între ape, ca sălciile lîngă pîraiele de apă.
Akarsu kıyısında otlar arasında yükselen Kavaklar gibi boy atacaklar.›Zij zullen opgroeien als mals, sappig gras en als wilgen langs de rivier.
Akarsu kıyısında otlar arasında yükselen Kavaklar gibi boy atacaklar.›και θελουσι βλαστησει ως μεταξυ χορτου, ως ιτεαι παρα τους ρυακας των υδατων.
Akarsu kıyısında otlar arasında yükselen Kavaklar gibi boy atacaklar.›И будут расти между травою, как ивы при потоках вод.
Akarsu kıyısında otlar arasında yükselen Kavaklar gibi boy atacaklar.›И те ще поникнат между тревата Като върби край течащи води.
Akarsu kıyısında otlar arasında yükselen Kavaklar gibi boy atacaklar.›וצמחו בבין חציר כערבים על יבלי מים׃
Akarsu kıyısında otlar arasında yükselen Kavaklar gibi boy atacaklar.›فينبتون بين العشب مثل الصفصاف على مجاري المياه.
Akarsu kıyısında otlar arasında yükselen Kavaklar gibi boy atacaklar.›他 們 要 發 生 在 草 中 、 像 溪 水 旁 的 柳 樹
Akarsu kıyısında otlar arasında yükselen Kavaklar gibi boy atacaklar.›他 們要發 生在 草中 、 像 溪水 旁 的 柳樹
Bir gün bu iki kardeş, dünyanın çevresinde 3 tur atacakları bir yarışa girmeye karar verdileri.Die beiden Brüder beschlossen eines Tages, um die Wette zu rennen, und zwar dreimal um die Welt.
Bir gün bu iki kardeş, dünyanın çevresinde 3 tur atacakları bir yarışa girmeye karar verdileri.I due fatelli un giorno decisero di gareggiare, girando tre volte intorno al mondo,
Bir gün bu iki kardeş, dünyanın çevresinde 3 tur atacakları bir yarışa girmeye karar verdileri.Kakak beradik itu suatu hari memutuskan untuk berlomba, tiga kali mengelilingi dunia.
Bir gün bu iki kardeş, dünyanın çevresinde 3 tur atacakları bir yarışa girmeye karar verdileri.Kartikeya. De twee broers besloten op een dag een wedstrijd te houden drie keer rond de wereld.
Bir gün bu iki kardeş, dünyanın çevresinde 3 tur atacakları bir yarışa girmeye karar verdileri.Kartikeya.
Bir gün bu iki kardeş, dünyanın çevresinde 3 tur atacakları bir yarışa girmeye karar verdileri.Kartikeya. Într-o zi, cei doi frați s-au hotărât să se întreacă, mergând de trei ori în jurul lumii.
Bir gün bu iki kardeş, dünyanın çevresinde 3 tur atacakları bir yarışa girmeye karar verdileri.Kartikeyaovi. Tito dva bratři se jednou rozhodli, že se utkají v závodě třikrát kolem světa.
Bir gün bu iki kardeş, dünyanın çevresinde 3 tur atacakları bir yarışa girmeye karar verdileri.Kartikról. A fivérek egy nap versenyre keltek, a világot háromszor megkerülni.
Bir gün bu iki kardeş, dünyanın çevresinde 3 tur atacakları bir yarışa girmeye karar verdileri.두 형제는 어느 날 세계를 세 바퀴 도는 경주를 벌이기로 했습니다.
Bir gün bu iki kardeş, dünyanın çevresinde 3 tur atacakları bir yarışa girmeye karar verdileri.Một ngày nọ 2 anh em họ quyết định thi tài chu du khắp thế giới ba vòng.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod