Akarsu kıyısında otlar arasında yükselen Kavaklar gibi boy atacaklar.›cresceranno come erba in mezzo all'acqua, come salici lungo acque correnti
Akarsu kıyısında otlar arasında yükselen Kavaklar gibi boy atacaklar.›daß sie wachsen sollen wie Gras, wie Weiden an den Wasserbächen.
Akarsu kıyısında otlar arasında yükselen Kavaklar gibi boy atacaklar.›de skal spire som Græs mellem Vande, som Pile ved Bækkenes Løb.
Akarsu kıyısında otlar arasında yükselen Kavaklar gibi boy atacaklar.›e brotarão como a erva, como salgueiros junto �s correntes de águas.
Akarsu kıyısında otlar arasında yükselen Kavaklar gibi boy atacaklar.›És nevekednek mint fû között, és mint a fûzfák vizek folyásinál.
Akarsu kıyısında otlar arasında yükselen Kavaklar gibi boy atacaklar.›Ils pousseront comme au milieu de l`herbe, Comme les saules près des courants d`eau.
Akarsu kıyısında otlar arasında yükselen Kavaklar gibi boy atacaklar.›In razcveto se kakor med travo, kakor vrbe poleg vodotokov.
Akarsu kıyısında otlar arasında yükselen Kavaklar gibi boy atacaklar.›I porostou jako mezi bylinami, jako vrbí vedlé tekutých vod.
Akarsu kıyısında otlar arasında yükselen Kavaklar gibi boy atacaklar.›I rozkrzewią się jako między trawą, i jako wierzby przy ciekących wodach.
Akarsu kıyısında otlar arasında yükselen Kavaklar gibi boy atacaklar.›그들이 풀 가운데서 솟아나기를 시냇가의 버들같이 할 것이라
Akarsu kıyısında otlar arasında yükselen Kavaklar gibi boy atacaklar.›Mereka akan tumbuh subur seperti rumput di dekat air, seperti pohon gandarusa di tepi sungai
Akarsu kıyısında otlar arasında yükselen Kavaklar gibi boy atacaklar.›niin että ne kasvavat nurmikossa kuin pajut vesipurojen partaalla.
Akarsu kıyısında otlar arasında yükselen Kavaklar gibi boy atacaklar.›så att de växa upp mitt ibland gräset såsom pilträd vid vattenbäckar.
Akarsu kıyısında otlar arasında yükselen Kavaklar gibi boy atacaklar.›så de vokser op som iblandt gress, som piletrær ved bekkene.
Akarsu kıyısında otlar arasında yükselen Kavaklar gibi boy atacaklar.›şi vor răsări ca firele de iarbă între ape, ca sălciile lîngă pîraiele de apă.
Akarsu kıyısında otlar arasında yükselen Kavaklar gibi boy atacaklar.›Zij zullen opgroeien als mals, sappig gras en als wilgen langs de rivier.
Akarsu kıyısında otlar arasında yükselen Kavaklar gibi boy atacaklar.›και θελουσι βλαστησει ως μεταξυ χορτου, ως ιτεαι παρα τους ρυακας των υδατων.
Akarsu kıyısında otlar arasında yükselen Kavaklar gibi boy atacaklar.›И будут расти между травою, как ивы при потоках вод.
Akarsu kıyısında otlar arasında yükselen Kavaklar gibi boy atacaklar.›И те ще поникнат между тревата Като върби край течащи води.
Akarsu kıyısında otlar arasında yükselen Kavaklar gibi boy atacaklar.›וצמחו בבין חציר כערבים על יבלי מים׃
Akarsu kıyısında otlar arasında yükselen Kavaklar gibi boy atacaklar.›فينبتون بين العشب مثل الصفصاف على مجاري المياه.
Akarsu kıyısında otlar arasında yükselen Kavaklar gibi boy atacaklar.›他 們 要 發 生 在 草 中 、 像 溪 水 旁 的 柳 樹
Akarsu kıyısında otlar arasında yükselen Kavaklar gibi boy atacaklar.›他 們要發 生在 草中 、 像 溪水 旁 的 柳樹
Ama kulak asmayan her ulusu kökünden söküp atacak, yok edeceğim›› diyor RAB.Pero si no escuchan, yo arrancaré a tal nación. La arrancaré y la destruiré, dice Jehovah
Ama kulak asmayan her ulusu kökünden söküp atacak, yok edeceğim›› diyor RAB.Se invece non ascoltano, estirperò tutto questo popolo ed esso perirà». Oracolo del Signore
Ama kulak asmayan her ulusu kökünden söküp atacak, yok edeceğim›› diyor RAB.Ako pa ne bodo poslušali, tedaj izpulim tisti narod, izpulim ga in pokončam, govori GOSPOD.
Ama kulak asmayan her ulusu kökünden söküp atacak, yok edeceğim›› diyor RAB.Ale ak nebudú poslúchať, vyplienim ten národ, vyplienim a zahubím, hovorí Hospodin.
Ama kulak asmayan her ulusu kökünden söküp atacak, yok edeceğim›› diyor RAB.Ale jeźliby nie usłuchali, tedy wykorzenię ten naród, wyplenię i wytracę go, mówi Pan.
Ama kulak asmayan her ulusu kökünden söküp atacak, yok edeceğim›› diyor RAB.Ha pedig nem hallgatnak meg, akkor bizony kigyomlálom azt a népet, és elvesztem, azt mondja az Úr.
Ama kulak asmayan her ulusu kökünden söküp atacak, yok edeceğim›› diyor RAB.Jestliže by pak neposlouchali, tedy pléniti budu národ ten ustavičně a hubiti, dí Hospodin.
Ama kulak asmayan her ulusu kökünden söküp atacak, yok edeceğim›› diyor RAB.그들이 그리하지 아니하면 내가 반드시 그 나라를 뽑으리라 뽑아 멸하리라 여호와의 말이니라
Ama kulak asmayan her ulusu kökünden söküp atacak, yok edeceğim›› diyor RAB.Maar ieder volk dat weigert Mij te gehoorzamen, zal weer worden weggejaagd en vernietigd", zegt de HERE.
Ama kulak asmayan her ulusu kökünden söküp atacak, yok edeceğim›› diyor RAB.Mais s`ils n`écoutent rien, Je détruirai une telle nation, Je la détruirai, je la ferai périr, dit l`Éternel.
Ama kulak asmayan her ulusu kökünden söküp atacak, yok edeceğim›› diyor RAB.Mas, se não quiserem ouvir, totalmente arrancarei a tal nação, e a farei perecer, diz o Senhor.
Ama kulak asmayan her ulusu kökünden söküp atacak, yok edeceğim›› diyor RAB.Men hører de ikke, rykker jeg et sådant Folk helt op og tilintetgør det, lyder det fra HERREN.
Ama kulak asmayan her ulusu kökünden söküp atacak, yok edeceğim›› diyor RAB.Men om de icke vilja höra, så skall jag alldeles bortrycka och förgöra det folket, säger HERREN.
Ama kulak asmayan her ulusu kökünden söküp atacak, yok edeceğim›› diyor RAB.Men vil de ikke høre, da vil jeg rykke det folk op og tilintetgjøre det, sier Herren.
Ama kulak asmayan her ulusu kökünden söküp atacak, yok edeceğim›› diyor RAB.Mutta jos he eivät kuule, niin minä tempaan pois ja hukutan sen kansan, sanoo Herra."
Ama kulak asmayan her ulusu kökünden söküp atacak, yok edeceğim›› diyor RAB.Nhưng nếu chúng nó không nghe, ta sẽ nhổ dân tộc đó đi, nhổ đi và làm cho diệt mất, Ðức Giê-hô-va phán vậy.
Ama kulak asmayan her ulusu kökünden söküp atacak, yok edeceğim›› diyor RAB.Wo sie aber nicht hören wollen, so will ich solches Volk ausreißen und umbringen, spricht der HERR.
Ama kulak asmayan her ulusu kökünden söküp atacak, yok edeceğim›› diyor RAB.Αλλ' εαν δεν υπακουσωσι, θελω αποσπασει ολοτελως και εξολοθρευσει το εθνος εκεινο, λεγει Κυριος.
Ama kulak asmayan her ulusu kökünden söküp atacak, yok edeceğim›› diyor RAB.Если же не послушаются, то Я искореню и совершенно истреблю такой народ, говорит Господь.
Ama kulak asmayan her ulusu kökünden söküp atacak, yok edeceğim›› diyor RAB.Но ако не послушат, Съвсем ще изтръгна и ще изтребя оня народ, Казва Господ.
Ama kulak asmayan her ulusu kökünden söküp atacak, yok edeceğim›› diyor RAB.ואם לא ישמעו ונתשתי את הגוי ההוא נתוש ואבד נאם יהוה׃
Ama kulak asmayan her ulusu kökünden söküp atacak, yok edeceğim›› diyor RAB.وان لم يسمعوا فاني اقتلع تلك الامة اقتلاعا وابيدها يقول الرب
Ama kulak asmayan her ulusu kökünden söküp atacak, yok edeceğim›› diyor RAB.他 們 若 是 不 聽 、 我 必 拔 出 那 國 、 拔 出 而 且 毀 滅 . 這 是 耶 和 華 說 的
Ama kulak asmayan her ulusu kökünden söküp atacak, yok edeceğim›› diyor RAB.他 們 若 是 不 聽 、 我 必 拔出 那 國 、 拔出 而且 毀滅 . 這是 耶和華 說的
Ama Tanrı onlara ok atacak, Ansızın yaralanacaklar.Nhưng Ðức Chúa Trời sẽ bắn chúng nó: Thình lình chúng nó bị trên thương tích.
Ama Tanrı onlara ok atacak, Ansızın yaralanacaklar.(63:8) Но поразит их Бог стрелою: внезапно будут они уязвлены;
Ama Tanrı onlara ok atacak, Ansızın yaralanacaklar.(64:8) Dieu lance contre eux ses traits: Soudain les voilà frappés.
Ama Tanrı onlara ok atacak, Ansızın yaralanacaklar.Aber Gott wird sie plötzlich schießen, daß es ihnen wehe tun wird.
Ama Tanrı onlara ok atacak, Ansızın yaralanacaklar.Ali Bog ustreli vanje, naglo prileti pšica, hipoma bodo ranjeni
Ama Tanrı onlara ok atacak, Ansızın yaralanacaklar.Álnokságokat koholnak; a kikoholt tervet végrehajták; mindenikök keble és szíve kikutathatatlan.
Ama Tanrı onlara ok atacak, Ansızın yaralanacaklar.Da rammer Gud dem med en Pil af Slaget rammes de brat;
Ama Tanrı onlara ok atacak, Ansızın yaralanacaklar.Dar Dumnezeu aruncă săgeţi împotriva lor: deodată iată -i loviţi.
Ama Tanrı onlara ok atacak, Ansızın yaralanacaklar.De uttenker ugjerninger: Vi er ferdige, tanken er uttenkt - og menneskenes tanker og hjerter er dype.
Ama Tanrı onlara ok atacak, Ansızın yaralanacaklar.He miettivät vääryyksiä: "Meillä on juoni valmiiksi mietittynä". Syvä on miehen sisu ja sydän.
Ama Tanrı onlara ok atacak, Ansızın yaralanacaklar.그러나 하나님이 저희를 쏘시리니 저희가 홀연히 살에 상하리로다
Ama Tanrı onlara ok atacak, Ansızın yaralanacaklar.Mas Deus disparará sobre eles uma seta, e de repente ficarão feridos.
Ama Tanrı onlara ok atacak, Ansızın yaralanacaklar.Meditano iniquità, attuano le loro trame: un baratro è l'uomo e il suo cuore un abisso