Ana içeriğe geç
Sözlük

atacak ile cümle

atacak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Türkiye, Liradan Altı Sıfır AtacakTurkey to Remove Six Zeroes From Turkish Lira
SETimes: Kuzeydeki yetkili Kosova makamları gelecekte ne gibi adımlar atacak?SETimes: What are the future steps of Kosovo authorities in the north?
Atacakları adımlar, ülkelerinin iç politikasını ve ekonomisini önemli ölçüde etkileyecek.What they do will influence domestic politics and their countries' economies greatly.
Onu hapse atacaklardı.Sie haben mich ins Gefängnis geworfen.
Uydu 93 dakikada bir dünyanın çevresinde bir tur atacak.Sputnik bewegte sich auf seiner Umlaufbahn zunächst in etwa 96 Minuten einmal um die Erde.
Artık o da bu kuklaya istediği gibi sövüp sayacak, kinini atacak ve rahatlayacaktır.Um ihn als Aufschnitt zu verwenden, wird er mit der Schwarte sanft gebacken und diese dann entfernt.
Buraya sadece imza atacaksınız.Vous avez juste à signer ici.
İsrail'den kötülüğü atacaksınız.Tu feras disparaître d'Israël le mal.
Uydu 93 dakikada bir dünyanın çevresinde bir tur atacak.Ce satellite fait un tour de la Terre en 99 minutes.
Onu hapse atacaklardı.Il avait été emprisonné.
Beni evden atacaklar.Me van a echar de casa.
Tom sana mesaj atacak.Tom te mandará un mensaje.
İsrail'den kötülüğü atacaksınız.Profetismo en Israel.
Onu hapse atacaklardı.Lo mettono in prigione.
Ancak Arda abi iki pozisyonda da topu getirip, "Sen atacaksın" dedi.Solo due volte al giorno gli dava la mano da baciare dicendo: C'est bon.
Birleşik Devletler, Kralcılar'a ait topraklara el konulmasını önleyici adımlar atacaktır.Tuttavia, gli Stati Uniti fecero pressioni per accaparrare ordini per i propri cantieri.
Ama özgür olmak isteyince, onun boyunduruğunu kırıp atacaksın."«Если вы не стремитесь к своей мечте, значит, вы чините ей препятствия».
Kendini tehlikeye atacak kadar cesurdur.Обладает сильной интуицией, позволяющей ей чувствовать опасность.
Onu hapse atacaklardı.ثم أخذوه إلى السجن.
Dikim sonrası atacaklar ise iz düşümüne denk gelen zamanda toprağa uygulama yapmalıdır.جاءوا بعد قوم عاد فسكنوا الأرض التي استعمروها.
Kendini tehlikeye atacak kadar cesurdur.كما يكون شجاعاً بإمكانه التغلب على مخاوفه ..
İsrail'den kötülüğü atacaksınız.Desse modo, você eliminará o mal de Israel.
Kendini tehlikeye atacak kadar cesurdur.Muitas vezes é corajoso ao ponto de arriscar a si mesmo.
Kendisi de defalarca söylemişti ki eğer canını da verirse bu yolda adım atacaktır.Ele também prometeu que um dia ela iria se juntar a sua banda.
Keşke atacak bir şeyim olsaydı.Als ik maar iets had om te gooien.
Sokaklarda yetişen Endoğan, havalara girmezse bizi gelecek yıllarda çok sevindirecek maçlara imza atacak.Świeczki, które nie zgasną, to szczęśliwe miesiące w przyszłym roku.
Onu hapse atacaklardı.Han kastas i fängelse.
Kendini tehlikeye atacak kadar cesurdur.Вона сповнена рішучості проявити себе.
Kendisi de defalarca söylemişti ki eğer canını da verirse bu yolda adım atacaktır.Також вона йому дуже вдячна за те, що він колись, ризикуючи власним життям, заступився за неї.
Kendisi de defalarca söylemişti ki eğer canını da verirse bu yolda adım atacaktır.Ta zopakovala, že když jí to usnadní pomstu, tak do toho jde.
Onu hapse atacaklardı.A fost în închisoare.
İsrail'den kötülüğü atacaksınız.Izraelt majd elűzik földjéről.
Onu hapse atacaklardı.Majd börtönbe zárják.
Ama özgür olmak isteyince, onun boyunduruğunu kırıp atacaksın."Mutta kun sinä kerran riistäydyt irti, silloin karistat hänen ikeensä niskastasi.» (1. Moos.
Kendisi de defalarca söylemişti ki eğer canını da verirse bu yolda adım atacaktır.Hän kertoi aina totuuden vaikka se riskeeraisi hänen henkensä.
Bu harekât Britanya birliklerini Bingazi'ye kadar geri atacaktır.Tämä pakottaisi Britannian siirtämään joukkoja pois Irlannista.
Raporuma göz atacak mısın?Voisitko vilkaista raporttiani?
Onu hapse atacaklardı.Και τον πήγανε στη φυλακή.
İsrail'den kötülüğü atacaksınız.Κατατρόπωση όλων των εχθρών του Ισραήλ.
Onu hapse atacaklardı.Hun kastes i fængsel.
Kendini tehlikeye atacak kadar cesurdur.Han må gerne være god til at bunte.
Yeşiller içerisinden, adeta haykırarak fışkıran pembe, Ispartanın nice zaferlere imza atacak, renkleri oldu.Ved hjelp av et bilde, måtte de samle fargepulver, som er laget av ris, og fylle mønsteret etter bildet.
Onu hapse atacaklardı.Hal ini membuat ia dipenjara.
Onu hapse atacaklardı.Thế là hắn ngồi tù.
Kendini tehlikeye atacak kadar cesurdur.Người ấy vũ dũng khó địch nổi.
İsrail'den kötülüğü atacaksınız.あなたはイスラエルのうちから悪を除き去りなさい。
Kendini tehlikeye atacak kadar cesurdur.危険を顧みず行動する勇敢な青年。
Onu hapse atacaklardı.他被投入监狱。
Kendini tehlikeye atacak kadar cesurdur.他以他相当的才能为自己辩护。
Rakibin güvenliğini tehlikeye atacak müdahaleler ciddi faullü oyun olarak değerlendirilir.冒險遊戲是玩家操控角色進行虛擬冒險的遊戲。
İsrail'den kötülüğü atacaksınız.이에 훌다는 이스라엘에 큰 재앙이 내릴 것을 예언했다.
Kendini tehlikeye atacak kadar cesurdur.정직하게 자기를 개방할 수 있는 용기를 가지라는 것."이다.
Onu hapse atacaklardı.הוא נשלח לכלא.
Topçu bataryaları atacak mermi bile bulamıyordu.בנוסף, אפודי מגן אינם יכולים לעצור כדורים חודרי שריון.
Uydu 93 dakikada bir dünyanın çevresinde bir tur atacak.Една пълна обиколка около Земята МКС прави за около 92 минути.
Uydu 93 dakikada bir dünyanın çevresinde bir tur atacak.Mogu se iskrcati na bilo kojoj obali svijeta u roku od 96 sati.
Onu hapse atacaklardı.Nato so jo odvedli v ječo.
Kendini tehlikeye atacak kadar cesurdur.Julgeb võtta elus suuri riske.
Akarsu kıyısında otlar arasında yükselen Kavaklar gibi boy atacaklar.›a budú rásť na spôsob trávy, jako vrbina pri potokoch vody.
Akarsu kıyısında otlar arasında yükselen Kavaklar gibi boy atacaklar.›Brotarán como entre la hierba, como los sauces junto a las corrientes de las aguas
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod