atıyorlar ile cümle

atıyorlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
12
ORT. KELİME
Kildaniler onları oltayla, ağla, Serpme ağla tutar gibi tutuyor Ve sevinç çığlıkları atıyorlar.Всех их таскает удою, захватывает в сеть свою и забирает их в неводы свои, и от того радуется и торжествует.
Kildaniler onları oltayla, ağla, Serpme ağla tutar gibi tutuyor Ve sevinç çığlıkları atıyorlar.כלה בחכה העלה יגרהו בחרמו ויאספהו במכמרתו על כן ישמח ויגיל׃
Kildaniler onları oltayla, ağla, Serpme ağla tutar gibi tutuyor Ve sevinç çığlıkları atıyorlar.تطلع الكل بشصّها وتصطادهم بشبكتها وتجمعهم في مصيدتها فلذلك تفرح وتبتهج.
Kildaniler onları oltayla, ağla, Serpme ağla tutar gibi tutuyor Ve sevinç çığlıkları atıyorlar.他 用 鉤 鉤 住 、 用 網 捕 獲 、 用 拉 網 聚 集 他 們 . 因 此 、 他 歡 喜 快 樂
Kildaniler onları oltayla, ağla, Serpme ağla tutar gibi tutuyor Ve sevinç çığlıkları atıyorlar.他 用 鉤鉤 住 、 用網 捕獲 、 用 拉網 聚集 他 們 . 因此 、 他 歡喜 快樂
Onları ağ ile boğmadıkları zaman, ağızlarını kesip atıyorlar.Als ze niet verdrinken in de netten dan snijden ze gewoon hun bek af.
Onları ağ ile boğmadıkları zaman, ağızlarını kesip atıyorlar.만약 그들이 직접 그물에 걸려 익사하지 않으면, 그들은 단지 그들의 콧대만 꺾을 뿐입니다.
Onları ağ ile boğmadıkları zaman, ağızlarını kesip atıyorlar.משמעו שאם הם לא יטבעו ברשת, אז פשוט מאוד יכרתו להם את חוטמם.
Onları ağ ile boğmadıkları zaman, ağızlarını kesip atıyorlar.يعني أنه إذا لم يغرق في الشباك، ثم قطعوا ببساطة مناقيرها
Onları ağ ile boğmadıkları zaman, ağızlarını kesip atıyorlar.口を切ってしまうやからもいるんです ハラジロカマイルカは
Önüne geliyor, ‹‹Selam, ey Yahudilerin Kralı!›› diyor, yüzüne tokat atıyorlardı.A mówili: Bądź pozdrowiony, królu żydowski! i dawali mu policzki.
Önüne geliyor, ‹‹Selam, ey Yahudilerin Kralı!›› diyor, yüzüne tokat atıyorlardı.Apoi, s'au apropiat de El, şi ziceau: ,,Plecăciune, Împăratul Iudeilor!`` Şi -I dădeau palme.
Önüne geliyor, ‹‹Selam, ey Yahudilerin Kralı!›› diyor, yüzüne tokat atıyorlardı.a prichádzali k nemu a hovorili: Nech žije kráľ Židov! A bili ho po hlave.
Önüne geliyor, ‹‹Selam, ey Yahudilerin Kralı!›› diyor, yüzüne tokat atıyorlardı.A říkali: Zdráv buď, Králi Židovský. A dávali jemu poličky.
Önüne geliyor, ‹‹Selam, ey Yahudilerin Kralı!›› diyor, yüzüne tokat atıyorlardı."Dag, Jodenkoning!" Daarbij sloegen zij Hem in het gezicht.
Önüne geliyor, ‹‹Selam, ey Yahudilerin Kralı!›› diyor, yüzüne tokat atıyorlardı.Ðoạn , họ đến gần , nói với Ngài rằng : Lạy_Vua dân Giu-đa ! Họ lại cho Ngài mấy cái vả .
Önüne geliyor, ‹‹Selam, ey Yahudilerin Kralı!›› diyor, yüzüne tokat atıyorlardı.Ðoạn, họ đến gần, nói với Ngài rằng: Lạy Vua dân Giu-đa! Họ lại cho Ngài mấy cái vả.
Önüne geliyor, ‹‹Selam, ey Yahudilerin Kralı!›› diyor, yüzüne tokat atıyorlardı.e chegando-se a ele, diziam: Salve, rei dos judeus! e e davam-lhe bofetadas.
Önüne geliyor, ‹‹Selam, ey Yahudilerin Kralı!›› diyor, yüzüne tokat atıyorlardı.És mondának: Üdvöz légy zsidók királya! És arczul csapdossák vala õt.
Önüne geliyor, ‹‹Selam, ey Yahudilerin Kralı!›› diyor, yüzüne tokat atıyorlardı."Hil være dig, du Jødernes Konge!" og de sloge ham i Ansigtet.
Önüne geliyor, ‹‹Selam, ey Yahudilerin Kralı!›› diyor, yüzüne tokat atıyorlardı.ils disaient: Salut, roi des Juifs! Et ils lui donnaient des soufflets.
Önüne geliyor, ‹‹Selam, ey Yahudilerin Kralı!›› diyor, yüzüne tokat atıyorlardı.in pristopajo k njemu in govore: Zdrav, kralj Judov! in ga bijejo po licu.
Önüne geliyor, ‹‹Selam, ey Yahudilerin Kralı!›› diyor, yüzüne tokat atıyorlardı.ja tulivat hänen luoksensa ja sanoivat: "Terve, juutalaisten kuningas"; ja he antoivat hänelle korvapuusteja.
Önüne geliyor, ‹‹Selam, ey Yahudilerin Kralı!›› diyor, yüzüne tokat atıyorlardı.앞에 와서 가로되 유대인의 왕이여 평안할찌어다 하며 손바닥으로 때리더라
Önüne geliyor, ‹‹Selam, ey Yahudilerin Kralı!›› diyor, yüzüne tokat atıyorlardı.lalu berkali-kali datang kepada-Nya dan berkata, "Hidup raja orang Yahudi!" Kemudian mereka menampari Dia
Önüne geliyor, ‹‹Selam, ey Yahudilerin Kralı!›› diyor, yüzüne tokat atıyorlardı.«Salve, re dei Giudei!». E gli davano schiaffi
Önüne geliyor, ‹‹Selam, ey Yahudilerin Kralı!›› diyor, yüzüne tokat atıyorlardı.Sedan trädde de fram till honom och sade: »Hell dig, du judarnas konung!» och slogo honom på kinden.
Önüne geliyor, ‹‹Selam, ey Yahudilerin Kralı!›› diyor, yüzüne tokat atıyorlardı.und sprachen: Sei gegrüßt, lieber Judenkönig! und gaben ihm Backenstreiche.
Önüne geliyor, ‹‹Selam, ey Yahudilerin Kralı!›› diyor, yüzüne tokat atıyorlardı.Vær hilset, du jødenes konge! Og de slo ham i ansiktet.
Önüne geliyor, ‹‹Selam, ey Yahudilerin Kralı!›› diyor, yüzüne tokat atıyorlardı.y venían hacia él y le decían: --¡Viva el rey de los judíos! Y le daban de bofetadas
Önüne geliyor, ‹‹Selam, ey Yahudilerin Kralı!›› diyor, yüzüne tokat atıyorlardı.και ελεγον Χαιρε βασιλευ των Ιουδαιων και εδιδον εις αυτον ραπισματα.
Önüne geliyor, ‹‹Selam, ey Yahudilerin Kralı!›› diyor, yüzüne tokat atıyorlardı.и говорили: радуйся, Царь Иудейский! и били Его по ланитам.
Önüne geliyor, ‹‹Selam, ey Yahudilerin Kralı!›› diyor, yüzüne tokat atıyorlardı.і казали: Радуй ся, царю Жидівський! і били Його в лице.
Önüne geliyor, ‹‹Selam, ey Yahudilerin Kralı!›› diyor, yüzüne tokat atıyorlardı.Тогава юдеите роптаеха против Него, за гдето рече: Аз съм хлябът, който е слязъл от небето.
Önüne geliyor, ‹‹Selam, ey Yahudilerin Kralı!›› diyor, yüzüne tokat atıyorlardı.ויאמרו שלום לך מלך היהודים ויכהו על הלחי׃
Önüne geliyor, ‹‹Selam, ey Yahudilerin Kralı!›› diyor, yüzüne tokat atıyorlardı.وكانوا يقولون السلام يا ملك اليهود وكانوا يلطمونه.
Önüne geliyor, ‹‹Selam, ey Yahudilerin Kralı!›› diyor, yüzüne tokat atıyorlardı.又 挨 近 他 說 、 恭 喜 猶 太 人 的 王 阿 . 他 們 就 用 手 掌 打 他
Önüne geliyor, ‹‹Selam, ey Yahudilerin Kralı!›› diyor, yüzüne tokat atıyorlardı.又 挨近 他 說 、 恭喜 猶 太 人 的 王阿.他們 就 用 手掌 打他
Orta Doğuda bunu görebilirsiniz. Gazzeliler İsraile roket atıyorlar.Скажем, на Ближнем востоке, в секторе Газа запускают ракеты в сторону Израиля.
Rodeoda, boga ve yabani atlar vahsi olduklari için degil, aci çektikleri için binicileri üzerinden atiyorlar.A rodeókban a bikák és lovak nem azért állnak ellen, mert vadak, hanem mert fájdalmaik vannak.
Rodeoda, boga ve yabani atlar vahsi olduklari için degil, aci çektikleri için binicileri üzerinden atiyorlar.Auf Rodeos buckeln Bullen und Pferde nicht, weil sie wild sind, sondern Schmerzen haben.
Rodeoda, boga ve yabani atlar vahsi olduklari için degil, aci çektikleri için binicileri üzerinden atiyorlar.Dalam rodeo, kerbau dan banteng memberontak bukan karena mereka buas, tapi karena mereka kesakitan.
Rodeoda, boga ve yabani atlar vahsi olduklari için degil, aci çektikleri için binicileri üzerinden atiyorlar.La rodeo, taurii si armasarii nu se cambreaza fiindca sunt salbatici, ci pentru ca simt durerea.
Rodeoda, boga ve yabani atlar vahsi olduklari için degil, aci çektikleri için binicileri üzerinden atiyorlar.Nei rodei, i tori e i cavalli non sgroppano perché sono selvatici ma perché stanno soffrendo.
Rodeoda, boga ve yabani atlar vahsi olduklari için degil, aci çektikleri için binicileri üzerinden atiyorlar.På rodeos sparkar inte tjurar och otämjda hästar bakut av vildhet, utan av smärta.
Rodeoda, boga ve yabani atlar vahsi olduklari için degil, aci çektikleri için binicileri üzerinden atiyorlar.ברודאו, פרים וסוסי פרא לא דוחקים .מפני שהם פראיים, אלא בגלל שכואב להם
Rodeoda, boğa ve yabani atlar vahşi oldukları için değil, acı çektikleri için binicileri üzerinden atıyorlar.A rodeókban a bikák és lovak nem azért állnak ellen, mert vadak, hanem mert fájdalmaik vannak.
Rodeoda, boğa ve yabani atlar vahşi oldukları için değil, acı çektikleri için binicileri üzerinden atıyorlar.Auf Rodeos buckeln Bullen und Pferde nicht, weil sie wild sind, sondern Schmerzen haben.
Rodeoda, boğa ve yabani atlar vahşi oldukları için değil, acı çektikleri için binicileri üzerinden atıyorlar.Dalam rodeo, sapi jantan dan tidak Broncos buck karena mereka pembohong, tetapi karena mereka kesakitan.
Rodeoda, boğa ve yabani atlar vahşi oldukları için değil, acı çektikleri için binicileri üzerinden atıyorlar.En los rodeos, los toros y caballos no se agitan por ser salvajes, lo hacen porque sienten dolor.
Rodeoda, boğa ve yabani atlar vahşi oldukları için değil, acı çektikleri için binicileri üzerinden atıyorlar.La rodeo, taurii si armasarii nu se cambreaza fiindca sunt salbatici, ci pentru ca simt durerea.
Rodeoda, boğa ve yabani atlar vahşi oldukları için değil, acı çektikleri için binicileri üzerinden atıyorlar.Na rodeih biki in konji ne skačejo, ker so divji, ampak zato, ker jih boli.
Rodeoda, boğa ve yabani atlar vahşi oldukları için değil, acı çektikleri için binicileri üzerinden atıyorlar.Nei rodei, i tori e i cavalli non sgroppano perché sono selvatici ma perché stanno soffrendo.
Rodeoda, boğa ve yabani atlar vahşi oldukları için değil, acı çektikleri için binicileri üzerinden atıyorlar.På rodeos sparkar inte tjurar och otämjda hästar bakut av vildhet, utan av smärta.
Rodeoda, boğa ve yabani atlar vahşi oldukları için değil, acı çektikleri için binicileri üzerinden atıyorlar.Při rodeu se býci a divocí koně nevzpínají proto, že jsou divocí, ale protože jsou v bolestech.
Rodeoda, boğa ve yabani atlar vahşi oldukları için değil, acı çektikleri için binicileri üzerinden atıyorlar.Rodeossa härät ja mustangit eivät pukita koska ne olisivat villejä, vaan koska niitä sattuu.
Rodeoda, boğa ve yabani atlar vahşi oldukları için değil, acı çektikleri için binicileri üzerinden atıyorlar.W rodeo byki i konie nie brykają z powodu swej dzikości - brykają z powodu bólu
Rodeoda, boğa ve yabani atlar vahşi oldukları için değil, acı çektikleri için binicileri üzerinden atıyorlar.В родео быки и полудикие лошади не взбрыкивают потому что они дики, но потому что они находятся в боли.
Rodeoda, boğa ve yabani atlar vahşi oldukları için değil, acı çektikleri için binicileri üzerinden atıyorlar.ברודאו, פרים וסוסי פרא לא דוחקים מפני שהם פראיים, אלא בגלל שכואב להם.
Rum ateşi dolu seramik kapları, mancınıkla işgal ordusuna atıyorlardı.점토항아리에 그리스 화약을 채워 투석기로 발사했습니다.

İlgili Sayfalar