atıyorlar ile cümle

atıyorlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Hayatlarını tehlikeye atıyorlar, bizim için, sizin için, ve onları hayal kırıklığına uğratamayız.Ρισκάρουν τη ζωή τους, για εμάς, εσάς, και δεν πρέπει να τους απογοητεύσουμε.
Hayatlarını tehlikeye atıyorlar, bizim için, sizin için, ve onları hayal kırıklığına uğratamayız.Вони ризикують своїм життям за нас, за вас, і ми не можемо їх підвести.
Hayatlarını tehlikeye atıyorlar, bizim için, sizin için, ve onları hayal kırıklığına uğratamayız.Они рискуют жизнью ради нас, ради вас, и мы не в праве их подвести.
Hayatlarını tehlikeye atıyorlar, bizim için, sizin için, ve onları hayal kırıklığına uğratamayız.Те излагат на риск техния живот, за нас, за вас, и ние не бива да ги предаваме.
Hayatlarını tehlikeye atıyorlar, bizim için, sizin için, ve onları hayal kırıklığına uğratamayız.הם מסכנים את חייהם על קווי החזית, עבורנו, עבורכם, ואין אנו יכולים לאכזבם.
Hayatlarını tehlikeye atıyorlar, bizim için, sizin için, ve onları hayal kırıklığına uğratamayız.فهم يضعون حياتهم على المحك من أجلنا .. من أجلكم ولايمكننا أن نخذلهم
Hayatlarını tehlikeye atıyorlar, bizim için, sizin için, ve onları hayal kırıklığına uğratamayız.命を危険に晒しています 我々は彼らを見捨てることはできません ぜひ尊敬していただけることを望みます、
Hiç gitmediğim ülkelerden öğretmenler mail atıyorlar bana,Ainda recebo e-mails de professores de países onde nunca fui a dizer:
Hiç gitmediğim ülkelerden öğretmenler mail atıyorlar bana,Đến bây giờ tôi vẫn còn nhận email của những giáo viên ở những nước tôi chưa từng tới nói rằng "Tuyệt vời.
Hiç gitmediğim ülkelerden öğretmenler mail atıyorlar bana,Dostaję e-maile od nauczycieli z wielu krajów.
Hiç gitmediğim ülkelerden öğretmenler mail atıyorlar bana,Dostávám e-maily od učitelů v zemích, které jsem nikdy nenavštívil, kteří mi píšou:
Hiç gitmediğim ülkelerden öğretmenler mail atıyorlar bana,Je reçois des emails de professeurs de pays où je n'ai jamais été me disant :
Hiç gitmediğim ülkelerden öğretmenler mail atıyorlar bana,전 아직 제가 가본 적도 없는 나라의 선생님들한테 이메일을 받고 있습니다.
Hiç gitmediğim ülkelerden öğretmenler mail atıyorlar bana,Még mindig kapok e-maileket tanároktól olyan országokban, ahol soha nem jártam üzenve, "Wow, ez igen.
Hiç gitmediğim ülkelerden öğretmenler mail atıyorlar bana,Primesc e-mailuri de la profesori din ţări pe care nu le-am vizitat care-mi spun "Uau, da.
Hiç gitmediğim ülkelerden öğretmenler mail atıyorlar bana,Recibo correos electrónicos de maestros en países que nunca he visitado diciendo, "¡Genial!
Hiç gitmediğim ülkelerden öğretmenler mail atıyorlar bana,Ricevo email da insegnanti in paesi che non ho mai visitato che dicono:
Hiç gitmediğim ülkelerden öğretmenler mail atıyorlar bana,Δέχομαι emails από καθηγητές σε χώρες που δεν έχω επισκεφτεί ποτέ που λένε, "Ουάου, ναι.
Hiç gitmediğim ülkelerden öğretmenler mail atıyorlar bana,Мне приходят письма от учителей из стран, в которых я никогда не был, со словами:
Hiç gitmediğim ülkelerden öğretmenler mail atıyorlar bana,Получавам имейли от учители от страни, които дори не съм посещавал казвайки, "Уау, да.
Hiç gitmediğim ülkelerden öğretmenler mail atıyorlar bana,אני עדין מקבל מיילים ממורים במדינות שמעולם לא ביקרתי בהן
Hiç gitmediğim ülkelerden öğretmenler mail atıyorlar bana,تصلني رسائل بريد إلكتروني من معلمين في بلدان لم أزرها من قبل
Hiç gitmediğim ülkelerden öğretmenler mail atıyorlar bana,「素晴らしい。実のある議論になりました
İnsanlar, gerçek bir cumhuriyet için imza atıyorlardıAs pessoas começaram a assinatura assinaturas para na verdade tenho uma República.
İnsanlar, gerçek bir cumhuriyet için imza atıyorlardıDie Menschen begannen Unterschriften zu geben,um eine Republik zu haben.
İnsanlar, gerçek bir cumhuriyet için imza atıyorlardı사람들은 진짜 공화제를 위해 서명을 시작했습니다
İnsanlar, gerçek bir cumhuriyet için imza atıyorlardıLe persone cominciarono a firmare per avere realmente una repubblica.
İnsanlar, gerçek bir cumhuriyet için imza atıyorlardıLidé se začali podepisovat, aby nakonec vznikla republika.
İnsanlar, gerçek bir cumhuriyet için imza atıyorlardıLudzie zaczęli zbierać podpisy że rzeczywiście chcą republikę.
İnsanlar, gerçek bir cumhuriyet için imza atıyorlardıPopulatia incepuse sa stranga semnaturi pentru ca de fapt sa ceara sa se faca republica
İnsanlar, gerçek bir cumhuriyet için imza atıyorlardıPuis, quand on leur a tiré dessus, cela avait fait en sorte qu'ils voulaient une république encore plus.
İnsanlar, gerçek bir cumhuriyet için imza atıyorlardıVimos que durante los fusilamientos del campo de marte
İnsanlar, gerçek bir cumhuriyet için imza atıyorlardıЛюди почали збирати підписи за створення республіки.
İnsanlar, gerçek bir cumhuriyet için imza atıyorlardıХората започват да подписват петиция, с която да има република.
İnsanlar, gerçek bir cumhuriyet için imza atıyorlardıبدأ الناس بالفعل بالتوقيع علي إقامة جمهورية.
İnsanlar, gerçek bir cumhuriyet için imza atıyorlardı署名が始まっていたんだ。 そこで虐殺が起こったことで、人々の共和政への思いは
Kalanlarsa bu asteroid yüzünden 30 yıldır çığlık atıyorlar ve sağ diyor ki, "Ha?진보측은 30년 동안 이 소행성에 대해 외쳐 왔습니다.
Kalanlarsa bu asteroid yüzünden 30 yıldır çığlık atıyorlar ve sağ diyor ki, "Ha?Al 30 jaar schreeuwt links moord en brand over deze meteoriet en rechts zegt:
Kalanlarsa bu asteroid yüzünden 30 yıldır çığlık atıyorlar ve sağ diyor ki, "Ha?Cei din stânga au strigat despre existența acestui asteroid de 30 de ani, și cei de dreapta spun "Ah, ce?
Kalanlarsa bu asteroid yüzünden 30 yıldır çığlık atıyorlar ve sağ diyor ki, "Ha?Die Linke lamentiert seit 30 Jahren über diesen Asteroiden und die Rechte sagt:
Kalanlarsa bu asteroid yüzünden 30 yıldır çığlık atıyorlar ve sağ diyor ki, "Ha?La gauche sonne l'alerte depuis 30 ans au sujet de cet astéroïde, et la droite répond : " Quoi ?
Kalanlarsa bu asteroid yüzünden 30 yıldır çığlık atıyorlar ve sağ diyor ki, "Ha?La izquierda ha estado gritando sobre este asteroide por 30 años ya, y la derecha dice, "¿Eh, qué?
Kalanlarsa bu asteroid yüzünden 30 yıldır çığlık atıyorlar ve sağ diyor ki, "Ha?La sinistra è in allarme per questo asteroide da 30 anni, e la destra dice, "Eh, cosa?
Kalanlarsa bu asteroid yüzünden 30 yıldır çığlık atıyorlar ve sağ diyor ki, "Ha?Lewica krzyczy o tej asteroidzie od 30 lat, a prawica mówi:
Kalanlarsa bu asteroid yüzünden 30 yıldır çığlık atıyorlar ve sağ diyor ki, "Ha? Ne dedin?A baloldal erről az aszteroidáról üvöltözik már 30 éve, és a jobboldal azt mondja, "Hogy mi?
Kalanlarsa bu asteroid yüzünden 30 yıldır çığlık atıyorlar ve sağ diyor ki, "Ha?Phía cánh tả đang gào thét về vấn đề này trong 30 năm ròng, còn phía cánh hữu thì nói" Hả?
Kalanlarsa bu asteroid yüzünden 30 yıldır çığlık atıyorlar ve sağ diyor ki, "Ha?Η Αριστερά φωνάζει για τον αστεροειδή αυτόν εδώ και 30 χρόνια, και η Δεξιά λέει:
Kalanlarsa bu asteroid yüzünden 30 yıldır çığlık atıyorlar ve sağ diyor ki, "Ha?Левые кричали о приближающемся астероиде 30 лет подряд, а правые отвечали:
Kalanlarsa bu asteroid yüzünden 30 yıldır çığlık atıyorlar ve sağ diyor ki, "Ha?כמה מאיתנו יושבים בטוחים ונינוחים ביאכטות-ענק פרטיות.
Kalanlarsa bu asteroid yüzünden 30 yıldır çığlık atıyorlar ve sağ diyor ki, "Ha?صرخ اليساريون بخصوص هذا الكويكب لـ٣٠ عاماً حتى الان
Kalanlarsa bu asteroid yüzünden 30 yıldır çığlık atıyorlar ve sağ diyor ki, "Ha?それに対して右派勢力は 「ん?え?問題ないよ」と言ってきました
Kildaniler onları oltayla, ağla, Serpme ağla tutar gibi tutuyor Ve sevinç çığlıkları atıyorlar.A todos saca con anzuelo; los atrapa en su red y los junta en su malla, por lo cual se alegra y se regocija
Kildaniler onları oltayla, ağla, Serpme ağla tutar gibi tutuyor Ve sevinç çığlıkları atıyorlar.Egli li prende tutti all'amo, li tira su con il giacchio, li raccoglie nella rete, e contento ne gode
Kildaniler onları oltayla, ağla, Serpme ağla tutar gibi tutuyor Ve sevinç çığlıkları atıyorlar.Han fisker dem alle med Krog, slæber dem bort i sit Vod og samler dem i sit Garn; derfor er han jublende glad;
Kildaniler onları oltayla, ağla, Serpme ağla tutar gibi tutuyor Ve sevinç çığlıkları atıyorlar.그가 낚시로 모두 취하며 그물로 잡으며 초망으로 모으고 인하여 기뻐하고 즐거워하여
Kildaniler onları oltayla, ağla, Serpme ağla tutar gibi tutuyor Ve sevinç çığlıkları atıyorlar.Mindnyáját kivonsza horoggal, gyalomjába keríti, és hálójába takarítja be õket; ezért örül és vígad.
Kildaniler onları oltayla, ağla, Serpme ağla tutar gibi tutuyor Ve sevinç çığlıkları atıyorlar.Moeten wij aan hun haken worden opgevist of uit hun netten worden gehaald terwijl zij juichen over hun vangst?
Kildaniler onları oltayla, ağla, Serpme ağla tutar gibi tutuyor Ve sevinç çığlıkları atıyorlar.Všecky napořád udicí vytahuje, zatahuje je sítí svou, a zahrnuje je nevodem svým, protož veselí se a pléše.
Kildaniler onları oltayla, ağla, Serpme ağla tutar gibi tutuyor Ve sevinç çığlıkları atıyorlar.Vse jih lovi s trnkom, jih vleče v mreži svoji in zbira v svojo vršo; ob tem se veseli in vriska.
Kildaniler onları oltayla, ağla, Serpme ağla tutar gibi tutuyor Ve sevinç çığlıkları atıyorlar.Všetko to vyťahuje na udici, tiahne to vo svojej sieti a sberá to do svojho vleku, preto sa raduje a plesá.

İlgili Sayfalar