atıyor ile cümle

atıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Önüne geliyor, ‹‹Selam, ey Yahudilerin Kralı!›› diyor, yüzüne tokat atıyorlardı."Hil være dig, du Jødernes Konge!" og de sloge ham i Ansigtet.
Önüne geliyor, ‹‹Selam, ey Yahudilerin Kralı!›› diyor, yüzüne tokat atıyorlardı.ils disaient: Salut, roi des Juifs! Et ils lui donnaient des soufflets.
Önüne geliyor, ‹‹Selam, ey Yahudilerin Kralı!›› diyor, yüzüne tokat atıyorlardı.in pristopajo k njemu in govore: Zdrav, kralj Judov! in ga bijejo po licu.
Önüne geliyor, ‹‹Selam, ey Yahudilerin Kralı!›› diyor, yüzüne tokat atıyorlardı.ja tulivat hänen luoksensa ja sanoivat: "Terve, juutalaisten kuningas"; ja he antoivat hänelle korvapuusteja.
Önüne geliyor, ‹‹Selam, ey Yahudilerin Kralı!›› diyor, yüzüne tokat atıyorlardı.앞에 와서 가로되 유대인의 왕이여 평안할찌어다 하며 손바닥으로 때리더라
Önüne geliyor, ‹‹Selam, ey Yahudilerin Kralı!›› diyor, yüzüne tokat atıyorlardı.lalu berkali-kali datang kepada-Nya dan berkata, "Hidup raja orang Yahudi!" Kemudian mereka menampari Dia
Önüne geliyor, ‹‹Selam, ey Yahudilerin Kralı!›› diyor, yüzüne tokat atıyorlardı.«Salve, re dei Giudei!». E gli davano schiaffi
Önüne geliyor, ‹‹Selam, ey Yahudilerin Kralı!›› diyor, yüzüne tokat atıyorlardı.Sedan trädde de fram till honom och sade: »Hell dig, du judarnas konung!» och slogo honom på kinden.
Önüne geliyor, ‹‹Selam, ey Yahudilerin Kralı!›› diyor, yüzüne tokat atıyorlardı.und sprachen: Sei gegrüßt, lieber Judenkönig! und gaben ihm Backenstreiche.
Önüne geliyor, ‹‹Selam, ey Yahudilerin Kralı!›› diyor, yüzüne tokat atıyorlardı.Vær hilset, du jødenes konge! Og de slo ham i ansiktet.
Önüne geliyor, ‹‹Selam, ey Yahudilerin Kralı!›› diyor, yüzüne tokat atıyorlardı.y venían hacia él y le decían: --¡Viva el rey de los judíos! Y le daban de bofetadas
Önüne geliyor, ‹‹Selam, ey Yahudilerin Kralı!›› diyor, yüzüne tokat atıyorlardı.και ελεγον Χαιρε βασιλευ των Ιουδαιων και εδιδον εις αυτον ραπισματα.
Önüne geliyor, ‹‹Selam, ey Yahudilerin Kralı!›› diyor, yüzüne tokat atıyorlardı.и говорили: радуйся, Царь Иудейский! и били Его по ланитам.
Önüne geliyor, ‹‹Selam, ey Yahudilerin Kralı!›› diyor, yüzüne tokat atıyorlardı.і казали: Радуй ся, царю Жидівський! і били Його в лице.
Önüne geliyor, ‹‹Selam, ey Yahudilerin Kralı!›› diyor, yüzüne tokat atıyorlardı.Тогава юдеите роптаеха против Него, за гдето рече: Аз съм хлябът, който е слязъл от небето.
Önüne geliyor, ‹‹Selam, ey Yahudilerin Kralı!›› diyor, yüzüne tokat atıyorlardı.ויאמרו שלום לך מלך היהודים ויכהו על הלחי׃
Önüne geliyor, ‹‹Selam, ey Yahudilerin Kralı!›› diyor, yüzüne tokat atıyorlardı.وكانوا يقولون السلام يا ملك اليهود وكانوا يلطمونه.
Önüne geliyor, ‹‹Selam, ey Yahudilerin Kralı!›› diyor, yüzüne tokat atıyorlardı.又 挨 近 他 說 、 恭 喜 猶 太 人 的 王 阿 . 他 們 就 用 手 掌 打 他
Önüne geliyor, ‹‹Selam, ey Yahudilerin Kralı!›› diyor, yüzüne tokat atıyorlardı.又 挨近 他 說 、 恭喜 猶 太 人 的 王阿.他們 就 用 手掌 打他
Orta Doğuda bunu görebilirsiniz. Gazzeliler İsraile roket atıyorlar.Скажем, на Ближнем востоке, в секторе Газа запускают ракеты в сторону Израиля.
Ortalama bir aile aldıkları yiyeceğin 1/3'ünü çöpe atıyor.Bene Si dice che in media una famiglia butti via circa un terzo di tutto il cibo che acquista.
Ortalama bir aile aldıkları yiyeceğin 1/3'ünü çöpe atıyor.Es wurde behauptet das die durchschnittliche Familie ungefähr 1/3 des gekauften Essens wegwirft.
Ortalama bir aile aldıkları yiyeceğin 1/3'ünü çöpe atıyor.Et bien, il est dit qu'en moyenne une famille jettera environ 1/3 de la nourriture qu'elle achète.
Ortalama bir aile aldıkları yiyeceğin 1/3'ünü çöpe atıyor.Filtros de cerámica Desinfección solar y floculación / desinfección
Ortalama bir aile aldıkları yiyeceğin 1/3'ünü çöpe atıyor.Nah, dikatakan bahwa rata-rata keluarga akan membuang sekitar 1/3 dari makanan yang mereka telah beli.
Ortalama bir aile aldıkları yiyeceğin 1/3'ünü çöpe atıyor.Средно домакинствата изхвърлят около 1/3 от храната, която купуват.
"Oy vermenizi istemiyorlar. İsteselerdi, Kasım ayının bir Salı gününde oy atıyor olmazdık.만약 원했더라면 우리가 11월의 화요일에 투표를 하지 않았겠죠.
"Oy vermenizi istemiyorlar. İsteselerdi, Kasım ayının bir Salı gününde oy atıyor olmazdık.Inaczej nie byłoby to w listopadowy wtorek.
"Oy vermenizi istemiyorlar. İsteselerdi, Kasım ayının bir Salı gününde oy atıyor olmazdık.Nếu họ muốn, chúng ta đã không bầu cử vào ngày thứ ba trong tháng 11
"Oy vermenizi istemiyorlar. İsteselerdi, Kasım ayının bir Salı gününde oy atıyor olmazdık.Se volessero, non voteremmo un martedì di novembre.
"Oy vermenizi istemiyorlar. İsteselerdi, Kasım ayının bir Salı gününde oy atıyor olmazdık.Если бы хотели, выборы не выпадали бы на вторник в ноябре.
"Oy vermenizi istemiyorlar. İsteselerdi, Kasım ayının bir Salı gününde oy atıyor olmazdık.אם הם היו רוצים, לא היינו מצביעים ביום שלישי בנובמבר.
"Oy vermenizi istemiyorlar. İsteselerdi, Kasım ayının bir Salı gününde oy atıyor olmazdık.لو أنهم أرادوا ذلك، ما كنا لنصوت يوم الثلاثاء في نوفمبر.
"Oy vermenizi istemiyorlar. İsteselerdi, Kasım ayının bir Salı gününde oy atıyor olmazdık.火曜日に設定しないでしょ? 火曜日にパーティーを
O zamanlar bunun farkında değildik, ancak aslında bu değişik satış kanallarında kendi temellerimizi atıyorduk.Ми не знали це в той час, але ми пробували різні канали збуту.
Paraların hepsini birden atıyorum.Misschien gooi ik ze allemaal tegelijk.
Paraların hepsini birden atıyorum.Mogę rzucić wszystkimi jednocześnie.
Paraların hepsini birden atıyorum.Talvez eu realize todos os lançamentos de uma só vez.
Paraların hepsini birden atıyorum.Vielleicht werfe ich auch alle auf einmal.
Parayı 5 kez atıyoruz. Hepsini yazayım. Bir, iki, üç, dört, beş.동전을 5번 던집니다 (그려보겠습니다)
Parayı 5 kez atıyoruz. Hepsini yazayım. Bir, iki, üç, dört, beş.Máme 5 hodů (nakřeslím je)
Parayı 5 kez atıyoruz. Hepsini yazayım. Bir, iki, üç, dört, beş.Mamy 5 rzutów (rozrysuję je tutaj).
Parayı 5 kez atıyoruz. Hepsini yazayım. Bir, iki, üç, dört, beş.Nós temos 5 lançamentos aqui (deixe-me desenhar os lançamentos).
Parayı 5 kez atıyoruz. Hepsini yazayım. Bir, iki, üç, dört, beş.We hebben 5 trekkingen (laat me deze uittekenen).
Parayı 5 kez atıyoruz. Hepsini yazayım. Bir, iki, üç, dört, beş.Ми маємо 5 жбурлянь (нумо намалюю їх).
Parayı 5 kez atıyoruz. Hepsini yazayım. Bir, iki, üç, dört, beş.Тук имаме 5 хвърляния (Нека ги изобразя).
Rodeoda, boga ve yabani atlar vahsi olduklari için degil, aci çektikleri için binicileri üzerinden atiyorlar.A rodeókban a bikák és lovak nem azért állnak ellen, mert vadak, hanem mert fájdalmaik vannak.
Rodeoda, boga ve yabani atlar vahsi olduklari için degil, aci çektikleri için binicileri üzerinden atiyorlar.Auf Rodeos buckeln Bullen und Pferde nicht, weil sie wild sind, sondern Schmerzen haben.
Rodeoda, boga ve yabani atlar vahsi olduklari için degil, aci çektikleri için binicileri üzerinden atiyorlar.Dalam rodeo, kerbau dan banteng memberontak bukan karena mereka buas, tapi karena mereka kesakitan.
Rodeoda, boga ve yabani atlar vahsi olduklari için degil, aci çektikleri için binicileri üzerinden atiyorlar.La rodeo, taurii si armasarii nu se cambreaza fiindca sunt salbatici, ci pentru ca simt durerea.
Rodeoda, boga ve yabani atlar vahsi olduklari için degil, aci çektikleri için binicileri üzerinden atiyorlar.Nei rodei, i tori e i cavalli non sgroppano perché sono selvatici ma perché stanno soffrendo.
Rodeoda, boga ve yabani atlar vahsi olduklari için degil, aci çektikleri için binicileri üzerinden atiyorlar.På rodeos sparkar inte tjurar och otämjda hästar bakut av vildhet, utan av smärta.
Rodeoda, boga ve yabani atlar vahsi olduklari için degil, aci çektikleri için binicileri üzerinden atiyorlar.ברודאו, פרים וסוסי פרא לא דוחקים .מפני שהם פראיים, אלא בגלל שכואב להם
Rodeoda, boğa ve yabani atlar vahşi oldukları için değil, acı çektikleri için binicileri üzerinden atıyorlar.A rodeókban a bikák és lovak nem azért állnak ellen, mert vadak, hanem mert fájdalmaik vannak.
Rodeoda, boğa ve yabani atlar vahşi oldukları için değil, acı çektikleri için binicileri üzerinden atıyorlar.Auf Rodeos buckeln Bullen und Pferde nicht, weil sie wild sind, sondern Schmerzen haben.
Rodeoda, boğa ve yabani atlar vahşi oldukları için değil, acı çektikleri için binicileri üzerinden atıyorlar.Dalam rodeo, sapi jantan dan tidak Broncos buck karena mereka pembohong, tetapi karena mereka kesakitan.
Rodeoda, boğa ve yabani atlar vahşi oldukları için değil, acı çektikleri için binicileri üzerinden atıyorlar.En los rodeos, los toros y caballos no se agitan por ser salvajes, lo hacen porque sienten dolor.
Rodeoda, boğa ve yabani atlar vahşi oldukları için değil, acı çektikleri için binicileri üzerinden atıyorlar.La rodeo, taurii si armasarii nu se cambreaza fiindca sunt salbatici, ci pentru ca simt durerea.
Rodeoda, boğa ve yabani atlar vahşi oldukları için değil, acı çektikleri için binicileri üzerinden atıyorlar.Na rodeih biki in konji ne skačejo, ker so divji, ampak zato, ker jih boli.
Rodeoda, boğa ve yabani atlar vahşi oldukları için değil, acı çektikleri için binicileri üzerinden atıyorlar.Nei rodei, i tori e i cavalli non sgroppano perché sono selvatici ma perché stanno soffrendo.

İlgili Sayfalar