Ana içeriğe geç
Sözlük

atılı ile cümle

atılı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Herkes onun sandalyesine doğru koştu, çığlıklar atılıyordu, bağrışmalar vardı, dosyalar dalgalanıyordu.Alle løb hen til hans stol, der var skrig, der var råben, viftning med deres sagsmapper.
Herkes onun sandalyesine doğru koştu, çığlıklar atılıyordu, bağrışmalar vardı, dosyalar dalgalanıyordu.Iedereen rende naar zijn stoel, er was geschreeuw, er was gegil, dossiers wapperden in de lucht.
Herkes onun sandalyesine doğru koştu, çığlıklar atılıyordu, bağrışmalar vardı, dosyalar dalgalanıyordu.Jeder rannte zu seinem Stuhl, es gab ein Gezeter, es gab ein Gebrüll, es wurde mit Dossiers gefuchtelt.
Herkes onun sandalyesine doğru koştu, çığlıklar atılıyordu, bağrışmalar vardı, dosyalar dalgalanıyordu.모두가 그 아이에게 달려들었습니다. 비명지르는 아이도 있었고, 소리치거나 서류를 흔드는 아이들도 있었습니다.
Herkes onun sandalyesine doğru koştu, çığlıklar atılıyordu, bağrışmalar vardı, dosyalar dalgalanıyordu.Mindenki odafutott a székéhez, kiabáltak, kiáltoztak, lobogtatták a dossziéikat.
Herkes onun sandalyesine doğru koştu, çığlıklar atılıyordu, bağrışmalar vardı, dosyalar dalgalanıyordu.Semua anak berlarian ke kursi mereka, ada jeritan, ada teriakan, melambaikan berkas mereka.
Herkes onun sandalyesine doğru koştu, çığlıklar atılıyordu, bağrışmalar vardı, dosyalar dalgalanıyordu.Toți au fugit la locurile lor, erau ţipete, erau strigăte, își fluturau dosarele.
Herkes onun sandalyesine doğru koştu, çığlıklar atılıyordu, bağrışmalar vardı, dosyalar dalgalanıyordu.Tout le monde a couru à sa chaise, ça criait, ça hurlait, en agitant des dossiers.
Herkes onun sandalyesine doğru koştu, çığlıklar atılıyordu, bağrışmalar vardı, dosyalar dalgalanıyordu.Tutti corsero alla sua sedia, gridando urlando, agitando dossiers.
Herkes onun sandalyesine doğru koştu, çığlıklar atılıyordu, bağrışmalar vardı, dosyalar dalgalanıyordu.Všetci sa rozbehli k jeho stoličke. Bolo tam veľa vreskotu, kriku, deti mávali svojimi fasciklami.
Herkes onun sandalyesine doğru koştu, çığlıklar atılıyordu, bağrışmalar vardı, dosyalar dalgalanıyordu.Všichni běželi k jeho židli, křičeli, hulákali, mávali svými akty.
Herkes onun sandalyesine doğru koştu, çığlıklar atılıyordu, bağrışmalar vardı, dosyalar dalgalanıyordu.Wszyscy podbiegli do niego, było mnóstwo wrzasku, krzyku, machania segregatorami.
Herkes onun sandalyesine doğru koştu, çığlıklar atılıyordu, bağrışmalar vardı, dosyalar dalgalanıyordu.Όλοι έτρεξαν στη θέση του, φωνάζοντας, ουρλιάζοντας, κουνώντας τα ντοσιέ τους.
Herkes onun sandalyesine doğru koştu, çığlıklar atılıyordu, bağrışmalar vardı, dosyalar dalgalanıyordu.Все побежали к его месту, был шум, был гам, размахивание папками.
Herkes onun sandalyesine doğru koştu, çığlıklar atılıyordu, bağrışmalar vardı, dosyalar dalgalanıyordu.Всички изтичаха до столовете си, имаше крещене, имаше писъци, махане с техните папки.
Herkes onun sandalyesine doğru koştu, çığlıklar atılıyordu, bağrışmalar vardı, dosyalar dalgalanıyordu.כולם רצו לכיסא שלו, היו צרחות, היו צעקות, נפנופים של תיקי ניירות.
Herkes onun sandalyesine doğru koştu, çığlıklar atılıyordu, bağrışmalar vardı, dosyalar dalgalanıyordu.أسرع الكل نحو كراسيهم، كان هنالك ضجيج، كان هنالك صراخ، تلويح بالملفات.
Herkes onun sandalyesine doğru koştu, çığlıklar atılıyordu, bağrışmalar vardı, dosyalar dalgalanıyordu.叫び、わめき、書類をなびかせていました この書類は機密書類でした
İhtiyatlı kişi tehlikeyi görünce saklanır, Bönse öne atılır ve zarar görür.Az eszes meglátja a bajt, elrejti magát; az esztelenek neki mennek, kárát vallják.
İhtiyatlı kişi tehlikeyi görünce saklanır, Bönse öne atılır ve zarar görür.Az eszes meglátja a bajt és elrejti magát; a bolondok pedig neki mennek és kárát vallják.
İhtiyatlı kişi tehlikeyi görünce saklanır, Bönse öne atılır ve zarar görür.Den kloge ser Faren og søger i Skjul, tankeløse går videre og bøder,
İhtiyatlı kişi tehlikeyi görünce saklanır, Bönse öne atılır ve zarar görür.Den kloge ser Faren og søger i Skjul, tankeløse går videre og bøder.
İhtiyatlı kişi tehlikeyi görünce saklanır, Bönse öne atılır ve zarar görür.Den kloke ser faran och söker skydd; de fåkunniga löpa åstad och få plikta därför.
İhtiyatlı kişi tehlikeyi görünce saklanır, Bönse öne atılır ve zarar görür.Den kloke ser faran och söker skydd; men de fåkunniga löpa åstad och få plikta därför.
İhtiyatlı kişi tehlikeyi görünce saklanır, Bönse öne atılır ve zarar görür.Den kloke ser ulykken og skjuler sig; de uerfarne går videre og må bøte.
İhtiyatlı kişi tehlikeyi görünce saklanır, Bönse öne atılır ve zarar görür.Den kloke ser ulykken og skjuler sig, men de uerfarne går videre og må bøte.
İhtiyatlı kişi tehlikeyi görünce saklanır, Bönse öne atılır ve zarar görür.Der Kluge sieht das Unglück und verbirgt sich; die Unverständigen gehen hindurch und werden beschädigt.
İhtiyatlı kişi tehlikeyi görünce saklanır, Bönse öne atılır ve zarar görür.Ein Kluger sieht das Unglück und verbirgt sich; aber die Unverständigen gehen hindurch und leiden Schaden.
İhtiyatlı kişi tehlikeyi görünce saklanır, Bönse öne atılır ve zarar görür.El prudente ve el mal y se esconde, pero los ingenuos pasan y reciben el daño
İhtiyatlı kişi tehlikeyi görünce saklanır, Bönse öne atılır ve zarar görür.슬기로운 자는 재앙을 보면 숨어 피하여도 어리석은 자들은 나아가다가 해를 받느니라
İhtiyatlı kişi tehlikeyi görünce saklanır, Bönse öne atılır ve zarar görür.L'accorto vede il pericolo e si nasconde, gli inesperti vanno avanti e la pagano
İhtiyatlı kişi tehlikeyi görünce saklanır, Bönse öne atılır ve zarar görür.L`homme prudent voit le mal et se cache; Les simples avancent et sont punis.
İhtiyatlı kişi tehlikeyi görünce saklanır, Bönse öne atılır ve zarar görür.L`homme prudent voit le mal et se cache, Mais les simples avancent et sont punis.
İhtiyatlı kişi tehlikeyi görünce saklanır, Bönse öne atılır ve zarar görür.Mielevä näkee vaaran ja kätkeytyy, mutta yksinkertaiset käyvät kohti ja saavat vahingon.
İhtiyatlı kişi tehlikeyi görünce saklanır, Bönse öne atılır ve zarar görür.Người khôn khéo thấy trước sự tai hại, bèn lo ẩn núp mình; Còn kẻ ngu muội cứ đi qua, và phải mang lấy tai vạ.
İhtiyatlı kişi tehlikeyi görünce saklanır, Bönse öne atılır ve zarar görür.Người khôn ngoan thấy đều tai vạ, và ẩn mình; Nhưng kẻ ngu muội cứ đi luôn, và mắc phải vạ.
İhtiyatlı kişi tehlikeyi görünce saklanır, Bönse öne atılır ve zarar görür.Người khôn_ngoan thấy đều tai_vạ , và ẩn mình ; Nhưng kẻ ngu_muội cứ đi luôn , và mắc phải vạ .
İhtiyatlı kişi tehlikeyi görünce saklanır, Bönse öne atılır ve zarar görür.Omul chibzuit vede nenorocirea şi se ascunde, dar cei proşti merg înainte şi sînt pedepsiţi. -
İhtiyatlı kişi tehlikeyi görünce saklanır, Bönse öne atılır ve zarar görür.Omul chibzuit vede răul şi se ascunde; dar proştii merg spre el şi sînt pedepsiţi. -
İhtiyatlı kişi tehlikeyi görünce saklanır, Bönse öne atılır ve zarar görür.Opatrný, keď vidí zlé, skryje sa; ale hlupáci prejdú a pykajú.
İhtiyatlı kişi tehlikeyi görünce saklanır, Bönse öne atılır ve zarar görür.Opatrný vida zlé, vyhne se, ale hloupí předce jdouce, těžkosti docházejí.
İhtiyatlı kişi tehlikeyi görünce saklanır, Bönse öne atılır ve zarar görür.Opatrný vidiac zlé skryje sa; hlupáci prejdúc zamiešajú sa a pykajú.
İhtiyatlı kişi tehlikeyi görünce saklanır, Bönse öne atılır ve zarar görür.O prudente vê o mal e se esconde; mas os insensatos passam adiante e sofrem a pena.
İhtiyatlı kişi tehlikeyi görünce saklanır, Bönse öne atılır ve zarar görür.O prudente vê o perigo e esconde-se; mas os simples passam adiante e sofrem a pena.
İhtiyatlı kişi tehlikeyi görünce saklanır, Bönse öne atılır ve zarar görür.Orang bijaksana menghindar apabila melihat bahaya; orang bodoh berjalan terus lalu tertimpa malapetaka
İhtiyatlı kişi tehlikeyi görünce saklanır, Bönse öne atılır ve zarar görür.Ostrożny, upatrując złe, ukrywa się; ale prostak wprost idąc, w szkodę popada.
İhtiyatlı kişi tehlikeyi görünce saklanır, Bönse öne atılır ve zarar görür.Ostrożny widząc złe ukrywa się; ale prostacy wprost idąc wpadają w szkodę.
İhtiyatlı kişi tehlikeyi görünce saklanır, Bönse öne atılır ve zarar görür.Razumni vidi hudo ter se skrije, abotni pa gredo naprej in morajo trpeti.
İhtiyatlı kişi tehlikeyi görünce saklanır, Bönse öne atılır ve zarar görür.Ο φρονιμος προβλεπει το κακον και κρυπτεται οι αφρονες εξακολουθουσι και τιμωρουνται.
İhtiyatlı kişi tehlikeyi görünce saklanır, Bönse öne atılır ve zarar görür.Ο φρονιμος προβλεπει το κακον και κρυπτεται οι αφρονες ομως προχωρουσι και τιμωρουνται.
İhtiyatlı kişi tehlikeyi görünce saklanır, Bönse öne atılır ve zarar görür.Благоразумният предвижда злото и се укрива, А неразумните вървят напред - и страдат.
İhtiyatlı kişi tehlikeyi görünce saklanır, Bönse öne atılır ve zarar görür.Благоразумният предвижда злото и се укрива. А неразумните вървят напред - и страдат.
İhtiyatlı kişi tehlikeyi görünce saklanır, Bönse öne atılır ve zarar görür.Благоразумный видит беду и укрывается; а неопытные идут вперед и наказываются.
İhtiyatlı kişi tehlikeyi görünce saklanır, Bönse öne atılır ve zarar görür.Благоразумный видит беду, и укрывается; анеопытные идут вперед, и наказываются.
İhtiyatlı kişi tehlikeyi görünce saklanır, Bönse öne atılır ve zarar görür.ערום ראה רעה ויסתר ופתיים עברו ונענשו׃
İhtiyatlı kişi tehlikeyi görünce saklanır, Bönse öne atılır ve zarar görür.ערום ראה רעה נסתר פתאים עברו נענשו׃
İhtiyatlı kişi tehlikeyi görünce saklanır, Bönse öne atılır ve zarar görür.الذكي يبصر الشر فيتوارى. الاغبياء يعبرون فيعاقبون.
İhtiyatlı kişi tehlikeyi görünce saklanır, Bönse öne atılır ve zarar görür.الذكي يبصر الشر فيتوارى والحمقى يعبرون فيعاقبون.
İhtiyatlı kişi tehlikeyi görünce saklanır, Bönse öne atılır ve zarar görür.通 達 人 見 禍 藏 躲 . 愚 蒙 人 前 往 受 害
İhtiyatlı kişi tehlikeyi görünce saklanır, Bönse öne atılır ve zarar görür.通達 人 見禍 藏躲 . 愚蒙 人 前往 受害
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod