atıf ile cümle
atıf kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
1601) olduğuna dair atıflar mevcuttur.Wzmianki sięgają podobno roku 1601.
Atıf edilen metinler orijinal dillerinde sunulmuştur.Teksty źródłowe publikowane są w języku oryginału.
Başlangıçta , ekran bilgisayar ekranı terminalin ekrandan metin veri okuma uygulamasına atıfta kazıma .Pierwotnie termin ten odnosił się do czytania danych z pamięci ekranu terminala komputerowego.
Atifete Jahjaga, Astrit Kuçi adlı bir diş hekimi ile evlidir.Atifete Jahjaga jest zamężna (mąż Astrit Kuçi jest dentystą) i bezdzietna.
Law & Order dizisinin bir bölümünde bu olaya atıfta bulundurulmuştur.Krótko po zakończeniu tej produkcji dostał rolę w Law and Order SVU.
"K" ifadesi komünist ifadesini betimleyen ironik bir atıftır.Tytuł Ziemia obiecana jest więc ironiczny.
İttihat ve Terakki içinde "Bigalı Atıf" olarak bilinmekteydi.Całość opisał jako „załamaną w niezrozumiałym bałaganie”.
1926 - İskilipli Mehmed Âtıf'ın idamı.Dramat z 2000 roku w reżyserii debiutanta Hansal Mehta.
Atıf Efendi elyazması sonraki yüzyıllarda birçok defa kopyalanmıştır.Portret Wiery Sierow malował kilkakrotnie w późniejszym okresie.
Lizzie ağlamaya başlar ve Nick'e atıfta bulunarak "Onu öldürdüler" der.Tom chciał to zrobić, ale Lynette go zatrzymała i krzyknęła do sąsiadki by powiedziała "proszę".
Atıf Yılmaz tarafından sinemaya aktarıldı (1964).Pokazuje tam zrealizowany z okazji Kongresu film Znaki (1964).
Kâhin (Atıf Kaptan) — Kostok'un kâhini.Inka (Sapa inka) var titeln på Inkarikets härskare.
Kültürler kavramı ise, kültürün oluşum yönüne atıfta bulunmaktadır.Kulturpolitiken skulle således sättas i samhällets tjänst.
Atıflar ^ Henne; s.ᛅᚦᚢᚱ᛫ᛋᛁᚾ...
Buna zıt olarak, millleştirme sosyal mülk veya ekonomik sistemin yeniden yapılandırılmasına atıfta bulunmaz.Då riskerar man inte att värdehandlingen försvinner eller förstörs.
1" (N.W.A'ye atıf) olarak belirlendi, ancak yasal nedenlerden dolayı "The Documentary" olarak değiştirildi.1» (скорочено N.W.A vol.1), але згодом її було змінено на «The Documentary» через юридичні питання.
Sergiye Kosova Cumhurbaşkanı Atifete Jahjaga ve Avusturya Dışişleri Bakanı Sebastian Kurz katılmıştır.У ній взяли участь президент Косово Атіфете Ях'яґа і міністр закордонних справ Австрії Себастьян Курц.
Şehrin merkezindeki güzel havuza bir atıftır.З пляжу відкривається гарний вигляд на центр міста.
Atıflar ^ Henne; s.A. Лепікaшa // ГЖ.
Nan Madol adı "aralarındaki boşluk" anlamına gelir ve kalıntıları çaprazlayan kanallara atıfta bulunur.Назва «Нан-Мадол» означає «проміжки», тобто систему каналів, що його пронизують.
Dayito (大刀:だいとう) kelimesi Japon uzun kılıça atıfta bulunmaktadır.Дайто — довгий японський меч.
Bu isim Ulam'in amcasinin kumar oynadığı Monaco'da bulunan Monte Carlo Kumarhanesi'ne bir atıftır.Назва методу походить від назви казино Монте-Карло в Монако, де дядько Улама запозичував гроші для гри.
Filmin ilk sahnesi Martin Scorsese'ın The Last Temptation of Christ adlı filmine atıfta bulunuyor.Перша сцена фільму - це посилання на «Останню спокусу Христа" Мартіна Скорсезе.
1601) olduğuna dair atıflar mevcuttur.У першості забито 1661 м'яч.
Aslında bu da Silent Hill 2'deki olaya atıftır.Щось подібне робив та Джеймс з Silent Hill 2.
Savcı, İskilipli Âtıf için 3 yıl hapis cezası istedi.Владимирський суд призначив покарання 3 роки тюремного ув'язнення.
Film Müziği alanında ise Osman F. Seden ve Atıf Yılmaz gibi usta yönetmenlerle çalıştı.В області кіномузики, він працював з такими режисерами, майстрами, як Осман Ф. Seden і Atıf Йилмаз .
1 Ocak 2014 tarihinde kaynağından arşivlendi. ^ "Atıf Efendi Kütüphanesi".Takto vypadala struktura frameworku v roce 2014: Jádro knihovny.
1601) olduğuna dair atıflar mevcuttur.Prokop roku 1601 zemřel.
Atif bölgenin çeşitliliği çok arttı.Populace Atlitu prudce stoupla.
Bu kez yönetmen Atıf Yılmaz'dır.Básník tentokrát vede mantikoru.
Atıf edilen metinler orijinal dillerinde sunulmuştur.Jedná se o doslovný překlad z původních jazyků.
Bu çalışmalarına 100'e yakın atıf aldı.Odhaduje se, že za svou kariéru jich skočil kolem stovky.
Atıf Efendi elyazması sonraki yüzyıllarda birçok defa kopyalanmıştır.Tyto Boží muka byla v rámci staletí několikrát opravena.
Nagatachō'nun adı, idari anlamda Kasumigaseki'nin aksine, mecazi olarak Japon hükümetine atıfta bulunur.Naopak oslovení někoho příjmením Panie Nowaku je považováno na rozdíl od češtiny za neslušné.
Filmin erkekler üzerindeki etkisine de sıkça atıfta bulunulmuştur.A fost notat și impactul filmului asupra bărbaților.
Müzikler de Wagner'in operasına atıflar içerir.Ei au mici polemici legate de muzica lui Wagner.
Yehudim) ismi başlangıçta Yehuda kabilesine atıfta bulunmak üzere kullanılmaktaydı.A fost destinat inițial de fapt pentru Vama Sării de la Turda.
Bu tarih, vakayinamelerde Jang-Geum'a atıfta bulunulan son tarih oluyor.Acest lucru a fost posibil în principal din cauza detaliilor vagi cu privire la viața Jang-Geum.
Bob Marley'in ölümünden sonra yayınlanan Demir Aslan Siyon (Iron Lion Zion) şarkısı Haile Selassie'ye atıftır.Szelasszié oroszlánt ábrázoló gyűrűjét halála után Bob Marley kapta.
Law & Order dizisinin bir bölümünde bu olaya atıfta bulundurulmuştur.Az Egyesült Államokban a Dr. House és a Law & Order néhány epizódját rendezte.
Komutların pek çoğu tek bir değere veya değer çiftine atıfta bulunurlar.A csukabálnák többnyire egyesével vagy néhány fős csapatokban járnak.
1601) olduğuna dair atıflar mevcuttur.Első írásos említése 1601-ből származik.
Bahsedilen nâm, ünlü bir kişinin, mekanın veya olayın şöhretine atıfta bulunabilir.Jellemzően egy eseményt, híres épületet vagy személyt örökítenek meg.
Savcı, İskilipli Âtıf için 3 yıl hapis cezası istedi.A bíróság három év letöltendő szabadságvesztésre ítélte.
Benjamin Franklin’in ‘insan alet yapan hayvandır’ tanımına atıf yapılmıştır – yani ‘yapan insan’dır.Benjamin Franklin määritteli ihmisen olevan työkaluja käyttävä eläin.
House'ın apartman numarası olan 221B, Holmes'un sokak numarasına bir atıfdır.Housen asunnon numero, 221B, on viittaus Holmesin kotiosoitteeseen.
Ardından İsviçreli sanatçı Adolf Wölfli'den ilham aldı ve birçok Nørgård eserlerinde ona atıfta bulundu.Myöhemmin sveitsiläinen taiteilija Adolf Wölfli on toiminut inspiraation lähteenä monille Nørgårdin teoksille.
Senaristliğe 1983’te “Seni Seviyorum” adlı film ile Atıf Yılmaz'ın teşvikiyle başladı.Ekenäs tryckeri, Ekenäs 1983 Elämä rakastaa sinua.
Kararda konseyin konuyla ilgili daha önceki kararlarına da atıfta bulunuldu.Päätöksistä valittaminen tapahtui samoin kuin ennenkin.
1601) olduğuna dair atıflar mevcuttur.Kartano on mainittu asiakirjoissa vuodelta 1601.
Öldürme, sonunda Ron'un "The Truth" Killings gibi kendine atıfta bulunarak kendi adını kullanmaya başladı.Hän paini aiemmin TNA:ssa nimellä Ron" The Truth" Killings.
Avcılığa merakına, özellikle yaban eşeği avlamayı sevmesine atıftır.Rotu liikkuu mielellään etenkin metsästäessään.
Law & Order dizisinin bir bölümünde bu olaya atıfta bulundurulmuştur.Fi Tämä lakiin tai oikeuteen liittyvä artikkeli on tynkä.
Âtıf Hoca kimdir?Kumpi on psyykeltään terveempi?
Orta Çağ'dan itibaren "Strovolos" veya "Strovilos" adları altında yerleşime atıfta bulunulmaktadır.Stróvolos on ollut olemassa kylänä viimeistään keskiajalla nimellä Strovilos.
Kurucularından biri olan Gracie'ye atıfla Gracie Jui-Jutsu da denilmektedir.Laji myös tunnetaan lyhenteellä 'BJJ', sekä nimellä Gracie Jiu-jitsu, Gracien suvun mukaan nimettynä.
Miragaya, The Female Olympian, 314, atıf yaptığı DeFrantz, A. (1997).Miragaya, The Female Olympian, 314, ο οποίος αναφέρει τον DeFrantz, A.
Eleştirmenler, karakter ve hikâyenin gelişimine atıfta bulundular.Άλλοι ήταν επικριτικοί για την ιστορία και την ανάπτυξη των χαρακτήρων.
Adı İbranicede, Musevilerin İspanya'dan sürgün edilişine atıfta bulunmaktadır.Στη διάρκεια του ποντιφικάτου του, εκχριστιανίστηκαν οι Βησιγότθοι της Ισπανίας.