atıf ile cümle

atıf kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Savcı, İskilipli Âtıf için 3 yıl hapis cezası istedi.Прокурор требовал для Самодурова трех лет лишения свободы.
Sergiye Kosova Cumhurbaşkanı Atifete Jahjaga ve Avusturya Dışişleri Bakanı Sebastian Kurz katılmıştır.В ней приняли участие президент Косово Атифете Яхьяга и министр иностранных дел Австрии Себастьян Курц.
Sol alttaki Ruskin Arms, Iron Maiden'ın ilk çaldığı yerlerden olan "The Ruskin Arms"'a atıftır.Надпись задом наперед сразу за правой ногой Эдди Пивная под названием «Ruskin Arms».
1601) olduğuna dair atıflar mevcuttur.По преданию Герб Пшыячель возникает в 1166 году.
1947'de Türkiye'ye döndükten sonra avukat Atıf Yönsel ile evlendi.После возвращения в Турцию в 1946 году супруги занялись политикой.
Marşın aslında Stalin`e atıfla bir dizesi bulunuyordu.На марке было запечатлено шествие, во главе которого шагал Сталин.
Dizide çizelgeye sıklıkla atıf yapılmaktadır.За симуляцию на поле часто даёт предупреждение.
Şehrin merkezindeki güzel havuza bir atıftır.С пляжа открывается красивый вид на центр города.
Kararda konseyin konuyla ilgili daha önceki kararlarına da atıfta bulunuldu.Он также рано определился с тематикой своих произведений.
Bu kez yönetmen Atıf Yılmaz'dır.«Тема коллекции на этот раз МОНСТР.
Bu, The Number of the Beast albümündeki "22 Acacia Avenue" parçasına atıftır.Второй песней саги была 22 Acacia Avenue (англ. Авеню Акаций, 22) с альбома The Number of the Beast.
Bu isim Ulam'in amcasinin kumar oynadığı Monaco'da bulunan Monte Carlo Kumarhanesi'ne bir atıftır.Название произошло от казино в городе Монте Карло, Монако, где дядя Улама занимал деньги для игры.
Bahsedilen nâm, ünlü bir kişinin, mekanın veya olayın şöhretine atıfta bulunabilir.Она содержит прославление героя, народа или важного события.
Şiirde birçok folkorik ve klasik konuya atıfta bulunulur.وتستخدم القصيدة عدداً من القصص الشعبية والكلاسيكية.
Atıflar ^ Neuberger; s.بي آر نيوزواير.
Arap dünyasında Antisemitizm, Yahudilere karşı uygulanan ayrımcılığa atıfta bulunur.معاداة السامية في العالم العربي، وهي تشير إلى التمييز ضد اليهود الذين يعيشيون في بعض البلدان العربية.
Bunlar arasından Masal'da kendi çocukluk yıllarına atıfta bulunmuştur.أمضت وقتا في كلا البلدين خلال طفولتها.
Kendisinin bu özelliğine atıfta bulunan diğer bir isim ise Galip Erdem'dir.أَهـْوَن (وكان يُسمى أيضاً أَوْهَد) هو الاسم الذي يطلق على يوم الإثنين في الجاهلية.
Akademik çalışmaları bilim atıf endeksinde (SCI) beş yüzün üzerinde atıf almıştır.محاضر في يوم علمي داخل الوطن 5 نقاط.
Tutuklamalar genellikle karşı devrimci yasalara atıfta bulunarak yapılıyordu.غالبًا ما تتم تغطية تهديدات الموت بقوانين الإكراه.
İttihat ve Terakki içinde "Bigalı Atıf" olarak bilinmekteydi.بدلا من ذلك، اعتقد ألتوسير أنها حوت "انقطاعا معرفيا".
42-44; Kitâbü’l-Îmân ve Kitâbü’l-İstihsân, Âtıf Ef.O capítulo 2, versículo 248 diz: "E seu mensageiro disse-lhes: Em verdade!
1" (N.W.A'ye atıf) olarak belirlendi, ancak yasal nedenlerden dolayı "The Documentary" olarak değiştirildi.1" (uma referência a NWA) , mas foi mudado para "The Documentary" devido a questões legais.
"Yeni karanlık", uygulama mağazalarının kapalı yapısına atıfta bulunur.A "nova escuridão" refere-se à natureza fechada das tradicionais lojas de aplicativos.
Nalimov genelde atıf yapma endeksi (citation index) kavramı önerisiyle değeri anılır.Nalimov é geralmente creditado com a proposta do conceito de índice de citação.
Hernasılsa, en eski yazarlar bile Arthur'u harika savaşçıların müdavimi atıfını yapmışlardır.Todavia, mesmo os primeiros autores atribuem a Arthur um séquito de guerreiros extraordinários.
Bu isim Ulam'in amcasinin kumar oynadığı Monaco'da bulunan Monte Carlo Kumarhanesi'ne bir atıftır.O nome é uma referência ao Casino Monte Carlo em Mônaco onde o tio de Ulam iria pedir dinheiro para jogar.
Amerika Birleşik Devletleri bu denemeye kod adı olarak Jozef Stalin'e atıfla Joe-1 ismini kullanmıştır.A bomba recebeu o nome código de Joe-1 pelos Estados Unidos em alusão a Josef Stalin, o líder soviético.
Yeni (sıfat) yakın zamanda keşfedilmiş, yapılmış ya da yaratılmış olana atıfta bulunan sıfattır.Ten (転, Ten?): Apresenta um tópico novo ou desconhecido.
Long Beach Arena yazısı, Live After Death albümünün çoğunlukla kaydedildiği Long Beach Arena'ya atıftır.O vídeo Live After Death também foi gravado na Long Beach Arena, mas em uma noite diferente.
Yayınlarına, Science Citation Index'de 100'den çok atıfta bulunulmuştur.Obteve cerca de 3.000 citações em revistas científicas, segundo o Science Citation Index.
Gökbilim Kataloğunda NGC 2264 gösteriminde sadece bulutsuya değil, iki nesneye de atıfta bulunulur.A designação de NGC 2264 no New General Catalogue refere-se a ambos os objetos e não apenas à nebulosa.
Bunlar arasından Masal'da kendi çocukluk yıllarına atıfta bulunmuştur.Ela passou um tempo em ambos os países durante a sua infância.
Ardından Bliss geldi ve bir kez daha James'in yaşına atıfta bulundu.Bliss insultou James novamente, antes de ser atacada por James.
Hazırlayanlara atıfla Hornbostel-Sachs sınıflanması adı verilen bu sistem 1914de ortaya atılmıştır.A primeira edição do sistema de classificação Hornborstel–Sachs em 1914 não contemplava essa classe.
Atıflar ^ Neuberger; s.Aspazoma N.E.Br.
Başlangıçta, hasar verme olarak değil, mecazi olarak iş anlaşmazlıklarına atıfta bulunmak için kullanılmıştır.Originalmente, isso era usado metaforicamente para se referir a disputas trabalhistas, e não a danos.
Türün bilimsel adı erkeklerin ince, uzun kuyruklarına atıfta bulunur.O nome científico da espécie radica-se na dimensão e protuberância dos olhos.
Atıf Yılmaz Zengin Mutfağı, 1988, Yön.Daqui em diante só há dragões, Venda Nova, 1988.
Aslında bu da Silent Hill 2'deki olaya atıftır.Novamente, isso dá muita ambigüidade sobre onde está Silent Hill.
Kardeşlerinden Atıf Sedat daha sonra bir pilot oldu ve 1973 Yom Kippur Savaşı sırasında hayatını kaybetti.Lá tiveram uma filha, mas precisaram deixar o país em 1973 por causa do golpe de estado do general Pinochet.
Long Beach Arena yazısı, Live After Death albümünün çoğunlukla kaydedildiği Long Beach Arena'ya atıftır."Long Beach Arena" verwijst naar het album Live After Death dat grotendeels in Long Beach Arena is opgenomen.
Nan Madol adı "aralarındaki boşluk" anlamına gelir ve kalıntıları çaprazlayan kanallara atıfta bulunur.De naam Nan Madol betekent letterlijk ruimte tussen, wat duidt op de kanalen tussen de deeleilanden.
Öldürme, sonunda Ron'un "The Truth" Killings gibi kendine atıfta bulunarak kendi adını kullanmaya başladı.Killings begon eventueel zijn naam te gebruiken en hernoemde zichzelf als Ron "The Truth" Killings.
Bu yeni kentin ismi içinde bulunan Milton Keynes'ten atıfla verilmiştir.Milton Keynes is vernoemd naar een dorp dat in de Nieuwe Stad lag en zo heette.
Ancient Mariner Restaurant, Powerslave albümündeki "Rime of the Ancient Mariner"'a atıftır.Ancient Mariner Seafood Restaurant verwijst naar het nummer Ancient Mariner van het album Powerslave.
Atıf maddelerinin sayısı ise 6539'dur.Het aantal pijpen van het orgel bedraagt 6954.
Bradbury Towers'ın üstünden düşen İkarus, Piece of Mind parçası Flight of Icarus'a atıftır.Boven de Bradbury Towers valt Icarus uit de lucht, net zoals op de hoes van de single The Flight of Icarus.
Bu mektupta "Thunderbird Field" isminde bir Amerikan Hava Kuvvetleri Üssüne atıfta bulunmaktadır.In een van zijn brieven noemde hij een militair vliegveld met de naam Thunderbird Field.
Sol alttaki Ruskin Arms, Iron Maiden'ın ilk çaldığı yerlerden olan "The Ruskin Arms"'a atıftır."The Ruskin Arms" verwijst naar één van de eerste concertzaaltjes waar Iron Maiden vaak optrad.
Atıf lisans sahibinin mevcut tüm bilgileri kullanılarak verilmelidir.De geadopteerde heeft toegang tot alle beschikbare informatie.
1601) olduğuna dair atıflar mevcuttur.De schilderijen zijn gemaakt rond 1601.
Tarihçi Stephanos Byzantinos da ona atıfta bulunmuştur.Marcianus van Byzantium erkent hem.
Lizzie ağlamaya başlar ve Nick'e atıfta bulunarak "Onu öldürdüler" der.Rowan ontwaakt, en schreeuwt tegen Michael om ‘het’ te doden.
Atıf Efendi elyazması sonraki yüzyıllarda birçok defa kopyalanmıştır.Zijn voorstelling werd in de eeuwen daarna in meerdere publicaties gekopieerd.
Geçen yüzyılda nadiren okunmuş ve atıfta bulunulmuştur.In de 19e eeuw werd ze veelvuldig afgebeeld en beschreven.
Mesut Bey: Atıf Bey'in dayısı.Calendula: de verloofde van oom Hermes.
Savcı, İskilipli Âtıf için 3 yıl hapis cezası istedi.Het Openbaar Ministerie eiste drie jaar gevangenisstraf.
Bir şehir adı içindeki en düşük sayılar, daha büyük şehirler için posta kutularına atıfta bulunur.De laagste nummers binnen een plaatsnaam betreffen bij grotere plaatsen de postbussen.
Böylece metinlerin atıf yaptığı metinlerle de yakın bir şekilde ilgilenmiştir.Została nagrana w tym samym studiu co Evildoers Beware!.

İlgili Sayfalar