atıf ile cümle

atıf kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Atıflar ^ Herwig, s.Ευριπιδ. εις Ιππολυτ. ς.
Âtıf Hoca kimdir?Og hvem er stammeflækkeren?
1200), Danlara atıfta bulunmuştur. ^ Jordanes.Lignede digte blev (ca. 1200?) omdigtet til danske kæmpeviser.
Binanın içinde ve dışında, Hollanda sanat tarihine atıfta bulunan zengin süslemeler yerleştirildi.Bygningen skulle både indvendigt og udvendigt dekoreres med referencer til den hollandske kunsthistorie.
Bu çalışmalar 85.000 üzerinde atıf almıştır.Medlemstallet har passeret 85.000.
Nan Madol adı "aralarındaki boşluk" anlamına gelir ve kalıntıları çaprazlayan kanallara atıfta bulunur.Navnet Nan Madol betyr "avstand mellom" og refererer til kanalene som skiller ruinene på alle kanter.
MS 142-143 döneminde basılan paralarda Britanya'da kazanılan zafere atıfta bulunulmaktadır.Minnemynter slått i Britannia i 142 eller 143 forteller om en seier i provinsen.
Polonyalı lider Józef Piłsudski de bu döneme sık sık atıfta bulunmuştur.I tillegg er den polske lederen Józef Piłsudskis hjerte begravet her.
J-Pop, Japanese Pop (Japon pop müziği) öbeğinin kısaltmasıdır ve popüler Japon şarkıcılarına atıfta bulunur.J-pop (eller Jpop) er en forkortelse av Japanese popular music, det vil si popmusikk fra Japan.
Milliyetçi yönüne ise Türkiye'deki bazı parti liderlerince atıf yapılmaktadır.Juntos Podemos Más er en allianse av venstreorienterte politiske partier i Chile.
Ayrıca yarı-sabit iç atıfta monolog bir bilinçli veya yarı bilinçli düzeyde kendini ile vardır.De har også høy hastighet ved å ha et halvplanende eller planende skrog.
Bu makale derginin tarihinde beşinci en çok atıf alan makale olmuştur.Dette var det femte raskeste løpet innendørs i historien.
Yeni (sıfat) yakın zamanda keşfedilmiş, yapılmış ya da yaratılmış olana atıfta bulunan sıfattır.Kejadian yang bersyarat dapat pula digunakan selayaknya; dikomposisi, dibangun, atau dibuat (diproduksi).
Kararda konseyin konuyla ilgili daha önceki kararlarına da atıfta bulunuldu.Keputusan ini juga bertentangan dengan kasus-kasus sebelumnya.
Nan Madol adı "aralarındaki boşluk" anlamına gelir ve kalıntıları çaprazlayan kanallara atıfta bulunur.Tên gọi Nan Madol có nghĩa là "khoảng không ở giữa" là tham chiếu cho những con kênh rạch khắp tàn tích.
Komutların pek çoğu tek bir değere veya değer çiftine atıfta bulunurlar.Hầu hết các chỉ thị lệnh đều tham khảo tới một giá trị đơn hoặc cặp giá trị.
Bu kez yönetmen Atıf Yılmaz'dır.Lần này lãnh đạo là Trần Nhân Tông.
Bunlar arasından Masal'da kendi çocukluk yıllarına atıfta bulunmuştur.Đó cũng là nơi gắn liền với những năm tháng tuổi thơ của anh.
Argand'ın kanıtını içermektedir; ancak Argand'a herhangi bir atıf yapılmamıştır.Trong cuốn sách này trình bày chứng minh của Argand, tuy nhiên Argand không được ghi nhận cho chứng minh này.
Atıf Efendi elyazması sonraki yüzyıllarda birçok defa kopyalanmıştır.Bản sao của hình ảnh gốc này đã được sao chép nhiều lần trong nhiều thế kỷ.
Bununla ilgili atıflar Galatians 1:8’de yer alır.Vlaardingen bao gồm 8 phường: 1.
Yükleme teorisi (Atıf kuramı) (İng.Mộng chiều mưa (hát Hồ Quảng).
Insanlık tarihinde Uzay Çağı'nın başlangıcına atıfta bulunan, Doğu Bloku'nda tarihi bir ifade haline geldi.この言葉は、人類史の宇宙時代(英語版)の幕開けを告げる言葉として、東側諸国で歴史的な言葉となった。
Hayatının yarısından fazlasını Atıf Yılmaz'la paylaştı.人生の半分以上を「幸楽」で過ごしてきた。
İçinde iş süreci modelleme kurumsal süreç modeli sık sık atıfta olarak iş süreci modeli.例えば、事業プロセス・モデリング における事業体プロセス・モデルは、しばしば事業プロセス・モデルとして参照される。
Geniş anlamda aile fertlerinden tehcirde ölenlere atıfta bulunulur.奴隷同然の過酷な環境に家族の死。
Hukuk Uyuşmalıklarında Arabuluculuk Mevzuatı (Gerekçeli-Atıflı-Notlu).天命に則り性法に率ふと謂う。
Diyerek atıfta bulunmuştur.昭和づらと評される。
Kheora'nın müslüman nüfusu günümüzde bile kendisine "bizim annemiz" adıyla atıfta bulunurlar.至今,Kheora的穆斯林仍尊她為「我們的Ma」。
Gerçekten de "susam" kelimesinin aslında susam bitkisine veya tohumuna atıfta bulunduğu kesin değildir.事实上,人们并不确定“芝麻”指的是植物还是种子。
Yeni (sıfat) yakın zamanda keşfedilmiş, yapılmış ya da yaratılmış olana atıfta bulunan sıfattır.因信三世六道,故信善惡定有果報,或報之自身體,或報之子孫,或報之來世。
İskilipli Âtıf'ın sicili de gündeme gelmiştir.《GE真面目──揭開由盛世到亂世之謎》作者。
"Yeni karanlık", uygulama mağazalarının kapalı yapısına atıfta bulunur.新的黑暗(new darkness)指传统应用商店的封闭性。
Fütürizme atıfta bulunan bildiri "Biz genç ve güçlüyüz!" mesajı vermekteydi.」、「無畏的 Go Sign」、「我們還年輕!
Scholarpedia'nın atıf sistemine revizyon sayılarına destek dahildir.Scholarpedia的引用系统同时支持使用修订号。
42-44; Kitâbü’l-Îmân ve Kitâbü’l-İstihsân, Âtıf Ef.242년 위(魏) 요동의 서안평(西安平)을 공격하였으나 실패하였으며, 244년 유주자사 관구검(毌丘儉)이 고구려를 침공하였다.
Diyerek atıfta bulunmuştur.라고 말하며 분개하였다.
Kitaba, ilk basıldığı yıl olan 1939'dan itibaren 30 yıl içerisinde 16.000 den fazla atıf yapılmıştır.이 책의 초판이 출판된 1939년으로부터 30년이 흐를 때까지 이 책은 16000 번 이상 인용되었다.
Tegmark'ın yazısına birçok atıfta bulunuldu.“마드리드”의 지명에 대해서는 많은 이론이 재기되고 있다.
Terim, mobil iletime izin veren herhangi bir ürünün kullanımına atıfta bulunmak için kullanılmıştır.이 용어는 모바일 통신을 허용하는 모든 제품의 사용을 가리키는데 사용되고 있다.
1601) olduğuna dair atıflar mevcuttur.총 1600여명의 화자가 있다.
Son sözleri "Hepimiz kurbanız." ile Ermeni Soykırımı'na atıfta bulunmuştur.נאמר עליה שמילותיה האחרונות היו "אנחנו כולנו קורבנות", כשהיא מתייחסת לרצח העם הארמני.
Atıflar ^ Neuberger; s.ראו נויברגר.
Bu yüzden Küller Şehri, Sessiz Şehire bir atıftır.והפוליטיקה // איך הופכים ישיבה חרדית לעיר?
Ardından Bliss geldi ve bir kez daha James'in yaşına atıfta bulundu.בסופו של דבר הובס ג'יימס ונאלץ לצאת לגלות בצרפת פעם נוספת.
Atıflar ^ Henne; s.אלשיך, י"א א'.
Amerika Birleşik Devletleri bu denemeye kod adı olarak Jozef Stalin'e atıfla Joe-1 ismini kullanmıştır.האמריקאים קראו לפצצה הסובייטית "ג'ו 1" (על שם יוזף סטלין).
Kitaba, ilk basıldığı yıl olan 1939'dan itibaren 30 yıl içerisinde 16.000 den fazla atıf yapılmıştır.בשלושים השנים שחלפו מאז 1939, כשהמהדורה הראשונה שלו יצאה לאור, צוטט ספר זה יותר מ-16,000 פעמים.
Bu kez yönetmen Atıf Yılmaz'dır.זמן זה מציין את ראש השנה הפרסי.
Lizzie ağlamaya başlar ve Nick'e atıfta bulunarak "Onu öldürdüler" der.סמית'), מחליט שכדי לרפא את לארי יש "להפחיד אותו למוות".
Bu isimle, Châtillonlu Renaud'a atıfta bulunulmuştu.בכך חזר התואר לנציג משפחת רנשו.
J-Pop, Japanese Pop (Japon pop müziği) öbeğinin kısaltmasıdır ve popüler Japon şarkıcılarına atıfta bulunur.ג'ייפופ (J-pop, קיצור של פופ יפני) הוא כינויה של מוזיקת הפופ המודרנית ביפן.
Geçen yüzyılda nadiren okunmuş ve atıfta bulunulmuştur.האם פורסם או עודכן בזמן האחרון?
Bu kez yönetmen Atıf Yılmaz'dır.Този път режисьор е Atıf Yılmaz.
Bu, The Number of the Beast albümündeki "22 Acacia Avenue" parçasına atıftır.Втората е „22 Acacia Avenue“ от „The Number of the Beast“.
Müzikler de Wagner'in operasına atıflar içerir.Пускат музика на Вагнер.
Yükleme teorisi (Atıf kuramı) (İng.Прехвърляне на доказателствената тежест).
Yayınlarına, Science Citation Index'de 100'den çok atıfta bulunulmuştur.Списанието е включено в Emerging Sources Citation Index.
Atıf edilen metinler orijinal dillerinde sunulmuştur.Самите протоколи били изготвени на староеврейски език.
Nan Madol adı "aralarındaki boşluk" anlamına gelir ve kalıntıları çaprazlayan kanallara atıfta bulunur.Ime Nan Madol znači „međuprostor”, što se odnosi na mrežu vodenih kanala koji prekrivaju ruševine.

İlgili Sayfalar