atıf ile cümle

atıf kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bu, The Number of the Beast albümündeki "22 Acacia Avenue" parçasına atıftır.Auf dem The Number of the Beast-Album lässt sich der zweite Teil 22, Acacia Avenue finden.
Atıf edilen metinler orijinal dillerinde sunulmuştur.Gesammelte Briefe in den Originalsprachen.
Yeni (sıfat) yakın zamanda keşfedilmiş, yapılmış ya da yaratılmış olana atıfta bulunan sıfattır.An ihrer Stelle (oder daneben) werden mehr oder weniger gelungene Neubauten errichtet.
1601) olduğuna dair atıflar mevcuttur.Wróblówka wurde 1601 angelegt.
Law & Order dizisinin bir bölümünde bu olaya atıfta bulundurulmuştur.In der Serie Law & Order hatte sie einen Gastauftritt.
Yayınlarına, Science Citation Index'de 100'den çok atıfta bulunulmuştur.Letztere wird im Science Citation Index Expanded gelistet.
Kâhin (Atıf Kaptan) — Kostok'un kâhini.Als Meister der Gardner-Verkündigung (engl.
Kültürler kavramı ise, kültürün oluşum yönüne atıfta bulunmaktadır.Das Motto der Stiftung lautet Wir bauen auf Kultur.
İskilipli Atıf Hoca, bu köylüdür.Der Ortsteil Ekenis, ein typisches Runddorf, ist der Ortskern.
Bu yüzden Küller Şehri, Sessiz Şehire bir atıftır.So soll die Kirche ein Ort der Stille in der lärmerfüllten Stadt sein.
Amerika Birleşik Devletleri bu denemeye kod adı olarak Jozef Stalin'e atıfla Joe-1 ismini kullanmıştır.Die USA gaben dem Test die Bezeichnung „Joe-1“.
Atıf Yılmaz filmi Eğreti Gelin ile sinemaya adım attı.Dennoch kehrte er mit einer Halskrause schnell zum Filmset zurück.
Ancak, Antisemitizm terimi özellikle Yahudilere karşı tavırlara atıfta bulunur.Insbesondere ist dies ein antisemitisches Stereotyp gegenüber den Juden.
Neticede birkaç makalede kendisine yapılan atıflardan başka bir şeye rastlayamadım.Hier fanden sich außer Fragmenten von Töpferwaren keine weiteren Objekte.
6. şeklinde bir esere ikinci kez atıf yapılıyorsa Ibid (a.g.e.) yazılır.Führt man den Prozess ein zweites Mal durch, entsteht eine zweite Lage und man nennt das Papier Ihapji (이합지).
Atıf maddelerinin sayısı ise 6539'dur.Die physikalische Anzahl an darstellbaren Farben beträgt 65.536.
Mağlup Edilemeyenler, Atıf Yılmaz'ın yönettiği 1976 yapımı bir Türk filmidir.Eh, ce n'est pas un péché 1996 Русские песни.
1601) olduğuna dair atıflar mevcuttur.Les remparts datent de 1681.
Bölümün başlığı, ikinci sezonun "What Kate Did" bölümüne atıfta bulunmaktadır.Le titre de cet épisode fait référence à l'épisode 9 de la saison 2, What Kate Did.
Benjamin Franklin’in ‘insan alet yapan hayvandır’ tanımına atıf yapılmıştır – yani ‘yapan insan’dır.Benjamin Franklin a également énoncé que « L’homme est un animal fabricateur d’outils » (toolmaking animal).
Bu çalışmalar 85.000 üzerinde atıf almıştır.Cette pétition a dépassé les 85 000 signataires.
Long Beach Arena yazısı, Live After Death albümünün çoğunlukla kaydedildiği Long Beach Arena'ya atıftır.La VHS Live After Death a été enregistrée à Long Beach Arena, mais à une date unique, différente de l'album.
Şiirde birçok folkorik ve klasik konuya atıfta bulunulur.Le poème utilise un grand nombre de références classiques et folkloriques.
İskilipli Atıf Hoca.Faucett Élève de Poufsouffle.
Atıf edilen metinler orijinal dillerinde sunulmuştur.Les ouvrages sont classés par date de parution dans la langue originale.
"Yeni karanlık", uygulama mağazalarının kapalı yapısına atıfta bulunur.Une épaisse fumée noire s'échappe du magasin des Nouvelles Galeries.
Atıf lisans sahibinin mevcut tüm bilgileri kullanılarak verilmelidir.Le robot doit toujours prendre en compte la totalité de l'information qui lui est fournie.
Eleştirmenler, karakter ve hikâyenin gelişimine atıfta bulundular.Anderson poursuit alors le développement des personnages et de l'histoire.
Bu isimle, Châtillonlu Renaud'a atıfta bulunulmuştu.Il ne manquait plus que la consécration par Renaud.
Hayatının yarısından fazlasını Atıf Yılmaz'la paylaştı.Elle est piétonnière sur plus de la moitié de son trajet.
Birinci bölüm, Roma imparatorlarının "Deniz Kanunu" onaylanmasına atıfta bulunmaktadır.La primera parte se refiere a la ratificación de la «Ley Naval» por parte de los emperadores romanos.
Lizzie ağlamaya başlar ve Nick'e atıfta bulunarak "Onu öldürdüler" der.Lizzie comienza a llorar: "Lo mataron", refiriéndose a Nick.
Nan Madol adı "aralarındaki boşluk" anlamına gelir ve kalıntıları çaprazlayan kanallara atıfta bulunur.Nan Madol significa "entre espacios" y hace referencia a sus canales.
Arap dünyasında Antisemitizm, Yahudilere karşı uygulanan ayrımcılığa atıfta bulunur.Antisemitismo en el mundo árabe se refiere a la discriminación contra judíos en países árabes.
Nalimov genelde atıf yapma endeksi (citation index) kavramı önerisiyle değeri anılır.Nalímov es usualmente considerado como quien propuso el concepto de índice de citación.
Scholarpedia'nın atıf sistemine revizyon sayılarına destek dahildir.El sistema de referencias de Scholarpedia incluye soporte para números de revisión.
İsveç Privy Konseyi, maden ocağına, ülkenin hazinesi ve kalesi olarak atıfta bulundu.El Consejo Privado de Suecia se refirió a la mina como la tesorería de la nación y la fortaleza.
Demokrasiye yapılan atıflarda görüleceği üzere, halkın kendi kendini yönetmesi temel dayanaktır.Para llegar al escenario de un proceso democrático resulta imprescindible dar pasos firmes como Pueblo.
Gökbilim Kataloğunda NGC 2264 gösteriminde sadece bulutsuya değil, iki nesneye de atıfta bulunulur.El nombre NGC 2264 en el Nuevo Catálogo General se refiere a ambos objectos y no solo a la nebulosa.
Law & Order dizisinin bir bölümünde bu olaya atıfta bulundurulmuştur.Ese tipo de investigaciones aparecieron en la serie Law & Order.
Yunan rebetika şarkılarında Yedi Kule hapishanesine atıflar bulunmaktadır.Las referencias a la infame prisión Yedi Kule abundan en las canciones griegas.
Terim, mobil iletime izin veren herhangi bir ürünün kullanımına atıfta bulunmak için kullanılmıştır.Más genéricamente se utiliza para designar a cualquier aparato que sirva de detonador.
Buna zıt olarak, millleştirme sosyal mülk veya ekonomik sistemin yeniden yapılandırılmasına atıfta bulunmaz.En otro orden de cosas, debe evitarse también poner en peligro algún ecosistema o hábitat.
Tutuklamalar genellikle karşı devrimci yasalara atıfta bulunarak yapılıyordu.En este período, la justicia ordinaria fue solapada por la justicia revolucionaria.
Zira 11:48'de bu olaya atıfta bulunulur.A las 10:48 de esa noche, Ritter murió.
Kültürler kavramı ise, kültürün oluşum yönüne atıfta bulunmaktadır.Luego, la personalidad se proyecta hacia la cultura de la sociedad.
"Yeni karanlık", uygulama mağazalarının kapalı yapısına atıfta bulunur.La "nuova oscurità" allude alla natura chiusa dei loro store di applicazioni.
Law & Order dizisinin bir bölümünde bu olaya atıfta bulundurulmuştur.In seguito apparve in un episodio di Law & Order.
1) Ahura Mazda'nın "onaltı mükemmel toprak" hakkındaki ifadelerinden birine yapılan atıftır.1) come una delle sedici terre perfette dell'Ahura Mazdā."
Aslında bu da Silent Hill 2'deki olaya atıftır.È qui che hanno luogo gli eventi di Silent Hill 2.
Atıf Yılmaz Kupa Kızı - Yön.La dama di picche, op.
Atıf edilen metinler orijinal dillerinde sunulmuştur.Le restanti tracce sono state ripubblicate in lingua originale.
Yehudim) ismi başlangıçta Yehuda kabilesine atıfta bulunmak üzere kullanılmaktaydı.Inizialmente il brano si sarebbe dovuto intitolare Correrei.
2004 yılından bu yana kullanılan tüm lisanslar atıf bilgisi gerektirmektedir.Dal 2004 tutte le licenze richiedono l'attribuzione dell'autore originale.
Bu isimle, Châtillonlu Renaud'a atıfta bulunulmuştu.In questo caso era identificata con Renenet.
Kararda konseyin konuyla ilgili daha önceki kararlarına da atıfta bulunuldu.Si risponde all'obiezione contro il Capitolo precedente.
Müzikler de Wagner'in operasına atıflar içerir.La musica presenta influenze wagneriane.
Gökbilim Kataloğunda NGC 2264 gösteriminde sadece bulutsuya değil, iki nesneye de atıfta bulunulur.Обозначение NGC 2264 в Новом общем каталоге относится к обоим объектам, не только к туманности.
Filmin ilk sahnesi Martin Scorsese'ın The Last Temptation of Christ adlı filmine atıfta bulunuyor.Именно здесь Мартин Скорсезе снимал «Последнее искушение Христа».
Sistem 1998'de piyasaya sürüldü ve işletim sistemine "Otomatik PC" olarak atıfta bulunuldu.Система была представлена в декабре 1998, и позиционировалась как автономная операционная система «Auto PC».

İlgili Sayfalar