atölyesi ile cümle

atölyesi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Caspar David Friedrich atölyesinde palet ileDipinto di Caspar David Friedrich.
Ayrıca Londra'da birçok oyunculuk atölyesine katıldı.Tra l'altro, ha partecipato a diversi spettacoli a Londra.
Bu tarihten sonra tablo ressamın atölyesinden ancak o öldükten sonra çıkabildi.È ben noto che durante quel viaggio il pittore trovò la morte.
Oyuncu, atölyesine dönmüş bir ressamı kontrol etmektedir.Incontra così un giovane pittore che viaggia per il paese.
Nino bir süre sonra bir dikiş atölyesinde iş buldu.Intanto Jessa trova lavoro in un negozio di abbigliamento per bambini.
1988 - 1993 yılları arasında Grafik Bölümü özgün baskı resim atölyesinde görev aldı.Nella stagione 1998-1999 interpreta ruoli secondari in Totally Full Frontal.
Köyde 15 kadar çömlekçi atölyesi bulunmakta idi.Al servizio del cottage c'erano 15 persone.
1855'te Kudüs'teki ilk fotoğraf atölyesi Ermeni Mahallesi'nde kuruldu.В 1855 году в Армянском квартале была основана первая в Иерусалиме фотомастерская.
Oyuncu, atölyesine dönmüş bir ressamı kontrol etmektedir.Игрок берёт на себя роль художника, который возвращается в свою мастерскую.
Veragut atölyesinde çalışır ve orada yaşar.Она работает в книжном магазине, там же и живёт.
1717'de Lazzarini'nin atölyesinden ayrıldı ve Fraglia ressamlar loncasına kabul edildi.В 1717 году молодой художник покинул мастерскую Ладзарини и вступил в гильдию живописцев Фралья.
Savaştan sonra Caillebotte ressam Léon Bonnat'ın atölyesini ziyaret etmeye başladı.После войны Кайботт посещал студию художника Леона Бонна, где изучал живопись.
1880'den 1917'e kadar ailesinin evinin çatı katında kurduğu atölyesinde çalıştı.С 1880 по 1917 год его студия находилась на чердаке дома его родителей.
1829'da işe Paris’te bir baskı atölyesi açarak girişti.В 1828 открыл собственную мастерскую в Париже.
Michelangelo Dominico Ghirlandaio'nun atölyesinde çırak olarak yetişmişti.Микеланджело поступает учеником в мастерскую к Доменико Гирландайо.
Aynı yıllarda kurduğu atölyesinde öğrenci yetiştirmeye başladı.В студии мы неделями ожидали, пока он разродится.
Çizgiofisi adındaki atölyesinde çalışmaktadır.Работал на заводе имени Письменного слесарем-сборщиком.
Atölyesine döner, heykeli parçalar ve kendisi de avludaki bir heykele dönüşür.К несчастью, сам он падает в реку и превращается в статую.
Prag'da film atölyesini tamamladı.Закончил киношколу в Праге.
Mobilya atölyesi vardır.Есть несколько мебельных магазинов.
Çamaşırlık atölyesi olmuştu.Работает в химчистке.
1874 yılında kendi hesabına çalışmaya başladı ve 1876 yılında Warminster'da Woodcock Demir atölyesini kurdu.После этого он решил заняться собственным бизнесом и в 1896 году открыл склад древесины в Ларедо.
Veragut atölyesinde çalışır ve orada yaşar.تعيش وحدها في شقة وجو تعمل لديها.
Wright’ın kendi atölyesinde 1893-1894’te tasarladığı Winslow Evi çok beğenildi.كما فاز ليفربول في جميع مبارياته التي أقيمت في الأنفيلد خلال موسم 1893-94.
İlk animasyon atölyesi César Coelho tarafından önerildi.واندلعت أيضا الحرب الكارلية الثانية تشجيع من الكونت كارلوس.
15 yaşına geldiğinde bir marangoz atölyesinde çırak olarak çalışmaya başladı.قررت في سن الخامسة أن تصبح رسامة.
1967 yılında, New York'ta Washington Square Park'a çok yakın olan atölyesinde vefat etti.Morreu em 1967, no seu estúdio próximo ao Washington Square Park, na Cidade de Nova Iorque.
Ayrıca Amsterdam'da Uluslararası Tiyatro Atölyesi'nde oyunculuk dersi aldı.Ele também estudou na Oficina Internacional de Teatro em Amsterdam.
Ayrılmasından saatler önce Theo'nun eşliğinde Seurat'ın atölyesine ilk ve tek ziyaretini gerçekleştirdi.Ele fez junto com Theo sua primeira e única visita ao estúdio de Seurat pouco antes de partir.
Piaget, Cenevre’nin en önemli mücevher atölyesine evsahipliği yapar.A Piaget dispõe do mais importante ateliê de joalheria de Genebra.
Oyuncu, atölyesine dönmüş bir ressamı kontrol etmektedir.O jogador assume o controle de um artista que retornou para seu estúdio.
Ancak Sisley 1862‘de Gleyre'nin atölyesine girdi.Em 1863, Sisley abandonou o ateliê de Gleyre.
1856 yılında kendi atölyesini açtı.Em 1867 abriu seu próprio atelier.
Bölüm bir "donanım atölyesi" ve gerçek bir "çalışan garaj kapısı" içerir.Ele contém uma oficina de hardware, bem como uma porta de garagem real de trabalho.
Yakın dönemlerdeki çalışmalarını Beyoğlu'ndaki atölyesinde gerçekleştirdi.Contudo, as suas crenças começaram a mudar durante a sua viagem no Beagle.
Grup ilk olarak eskiden bir kasap dükkânı olan Kirchner'in atölyesinde buluştu.Reuniam-se inicialmente no primeiro estudo de Kirchner, que previamente fora um açougue.
Ayrıca küçük kilise yanında bir çömlek atölyesi (Çömlekhane) vardır.Ao lado da igreja está um pequeno campanário românico.
Roma'da kendi atölyesini kurdu.Na Venezuela teve seu próprio show.
Piaget, Cenevre’nin en önemli mücevher atölyesine evsahipliği yapar.Piaget bezit het belangrijkste juweliersatelier van Genève.
Halen atölyesinde üretici olmaya devam etmektedir.Hij zou wel actief blijven als uitvoerend producent.
Savaştan sonra Caillebotte ressam Léon Bonnat'ın atölyesini ziyaret etmeye başladı.Na de oorlog nam Caillebotte schilderlessen in het atelier van Léon Bonnat.
Roma'da kendi atölyesini kurdu.Hij heeft in Rome zijn kunst vervolledigd.
1962 yılında kendi atölyesini açtı.In 1976 opende hij een eigen atelier.
15 Kasım 1886 tarihinde Stuttgart'ta kendi 'Hassas Mekanik ve Elektroteknik Atölyesi' ni açtı.In 1886 stichtte hij zijn eigen bedrijf, de Werkstätte für Feinmechanik und Elektrotechnik te Stuttgart.
Ive, ilk tasarım eğitiminin temellerini babasının atölyesinde aldı.Hij ontving zijn eerste graveeropleiding in het atelier van zijn vader.
Bu ev Moore'un ölene kadar kalacağı ev ve atölyesi olacaktı.Dit zou voor Moore de laatste woning annex atelier worden.
Mobilya atölyesinde çalışmaktadır.Hij werkt in een motorwinkel.
2013-2014: Fikir Atölyesi ^ Eski kocam, yeni sevgilimi tanıyor.(23) 20-12-1983 - Liefde op het eerste gezicht - Koos en Mien gaan naar het huwelijk van Miens nichtje.
Ayrıca küçük kilise yanında bir çömlek atölyesi (Çömlekhane) vardır.Naast de kerk ligt een kleine kerktuin.
Burada ayrıca bir kartografya atolyesi kurmuştur.Ook werd er een keer met bankbiljetten gezwaaid.
Ayrılmasından saatler önce Theo'nun eşliğinde Seurat'ın atölyesine ilk ve tek ziyaretini gerçekleştirdi.Na kilka godzin przed odjazdem odwiedził po raz pierwszy, w towarzystwie Theo, Seurata w jego atelier.
1985 yılından bu yana kendi atölyesinde serbest fotoğrafçı olarak çalışmalarını sürdürmektedir.Od 1985 roku wykonuje wolny zawód artysty fotografika.
Joan Littlewood ve onun Tiyatro Atölyesi tarafından sahnelendi.Po ukończeniu studiów, dołączył do Theatre Workshop Joan Littlewood.
Veragut atölyesinde çalışır ve orada yaşar.Pochodzi z Kasiny Wielkiej i tam też mieszka.
Aynı yıl kendi atölyesini kurarak sanatsal çalışmalarına başladı.Samma år startade han egen arkitektverksamhet.
Çalışmalarını daha sonra Devrim Erbil Sanat Atölyesinde sürdürdü (1974-1980).Därefter fortsatte hon sina kompositionsstudier för Hans Keller (1974–80).
Babası, okumayan oğlunu bir kundura atölyesinde iş hayatına vermiştir.Bob förlorade sin son som jobbade i ett av tornen.
Oyuncu, atölyesine dönmüş bir ressamı kontrol etmektedir.Revyartist, är en skådespelare som framträder i revy.
2004 yılında ise Oyun Atölyesi’ne girdi.År 2004 satt han med i juryn för festivalen.
Önce Los Angeles'ta Stella Adler'ın oyunculuk atölyesine katıldı.Han är utbildad vid Stella Adler Academy of Acting i Los Angeles.
İlgili Sayfalar