atölyesi ile cümle
atölyesi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Metropolitan Sanat Müzesi, New York St. Eligius Atölyesinde, 1449.Metropolitan Museum of Art, New York St. Eligius in His Workshop, 1449.
Rubens AtölyesiWorkshop of Rubens
Atölyesi Malle'de bulunuyordu.Her studio was located in Malle.
Belgrad'daki kraliyet sarayında yüksek rütbeli insanları resmettiği kişisel bir atölyesi vardı.She had a personal atelier at the royal court in Belgrade, where she portrayed high-ranking people.
1910'da ressam Vasily Nikitich Meshkov'un atölyesinde eğitime başlamak için Moskova'ya gitti.In 1910, he travelled to Moscow to begin training in the studio of the artist V. N. Meshkov.
Eğitimine Vincenzo De Bonis adlı yerel bir sanatçının atölyesinde asistan olarak başladı.He began his training as an assistant in the workshop of a local artist named Vincenzo De Bonis.
Bu modlar Steam Topluluk Atölyesi'nde bulunabilir.These mods can be found in the Steam Community Workshop.
Rembrandt'ın öğrencisiydi ve onun Amsterdam'daki atölyesinde çalıştı.He was a pupil of Rembrandt and worked in his studio in Amsterdam.
1640'ların başında kardeşi Barent ile birlikte Rembrandt'ın Amsterdam'daki atölyesinde çalıştı.In the early 1640s he studied at Rembrandt's studio in Amsterdam, along with his brother Barent.
Thomas Bewick'in Atölyesi .Thomas Bewick and the North-Eastern Landscape.
1731'de Torino'da bir goblen atölyesi kurdu.In 1731 he established a tapestry workshop in Turin.
Daha sonra Cugaşvili kendi atölyesini açtı.Pfann eröffnete sein eigenes Atelier.
Sanatçı halen kendi sanat atölyesinde çalışmalarına devam etmektedir.Die Künstler suchen sich den Standort ihres Kunstwerks selbst aus.
1557'de Floransa'ya geçti ve kendi atölyesini açtı.Nach Bologna kehrte er 1565 zurück und eröffnete seine eigene Werkstatt.
Ayrıca Londra'da birçok oyunculuk atölyesine katıldı.Nebenbei belegte er mehrere Schauspielworkshops in London.
1985 yılından bu yana kendi atölyesinde serbest fotoğrafçı olarak çalışmalarını sürdürmektedir.Seit 1985 ist er als Frisör in seinem Beruf tätig.
Bu parşömen muhtemelen bir saray atölyesinde yapılmış eserlerin bir kaydı idi.Möglicherweise diente sie der Dokumentation von Arbeiten, die am Palast ausgeführt worden waren.
Prof. Hans Poelzig'in öğrencisi oldu ve onun özel atölyesinde de çalışma şansını elde etti.Er wurde Meisterschüler von Arthur Degner und erhielt ein eigenes Atelier.
1905'te Londra'ya gitti ve orada bir heykel atölyesi açtı.1906 ging er nach New York und eröffnete dort ein Atelier.
Sanatçı Beyoğlu'ndaki atölyesinde çalışmalarını sürdürmektedir.Seine künstlerische Arbeit führt er heute in Beyoğlu weiter.
Bu ev Moore'un ölene kadar kalacağı ev ve atölyesi olacaktı.Dieses Haus sollte Quizets Wohnsitz und Atelier bis zu seinem Lebensende bleiben.
1990 yılında Çağdaş Sanat Atölyesi’nin etkinliklerinde yer aldı.In dieser Funktion gründete er 1990 das Festival Theaterformen.
Aynı yıl kendi atölyesini kurarak sanatsal çalışmalarına başladı.Aufgrund der guten Geschäfte eröffnete er dort im selben Jahr ein eigenes Atelier.
1910 ile 1914 yılları arası Paris’te Fernand Cormon’un atölyesinde öğrenimini sürdürdü.1913 zog er nach Paris ins Atelier von Fernand Cormon.
Profesör Hermann Kahhn atölyesinde çalıştı.Er studierte bei Hermann Cohen.
15 Kasım 1886 tarihinde Stuttgart'ta kendi 'Hassas Mekanik ve Elektroteknik Atölyesi' ni açtı.Im Jahr 1886 eröffnete Robert Bosch die "Werkstätte für Feinmechanik und Elektrotechnik" in Stuttgart.
1503'de Hans Baldung Nuremberg'e gitti; Albercht Dürer'in resim atölyesinde çıraklığa başladı.Im Jahre 1503 wanderte Hans Baldung nach Nürnberg, um sich bei Albrecht Dürer weiterzuentwickeln.
Veragut atölyesinde çalışır ve orada yaşar.In dieser wohnt und arbeitet er.
Grup ilk olarak eskiden bir kasap dükkânı olan Kirchner'in atölyesinde buluştu.Celui-ci se réunissait dans le premier studio de Kirchner, une ancienne boutique de boucher.
Büyük İskender Apelle'nin atölyesinde (1725-1726).Alexandre le Grand à l'atelier d'Apelle (1725-1726).
Joan Littlewood ve onun Tiyatro Atölyesi tarafından sahnelendi.Repéré par Joan Littlewood, il rejoint son Theatre Workshop.
Oyuncu, atölyesine dönmüş bir ressamı kontrol etmektedir.Le joueur prend le contrôle d'un artiste qui est retourné dans son atelier.
Roma'da kendi atölyesini kurdu.C'est dans son atelier de Rome qu'il a mis son projet à exécution.
Savaştan sonra Caillebotte ressam Léon Bonnat'ın atölyesini ziyaret etmeye başladı.Admis aux Beaux-Arts, il entre dans l'atelier de Léon Bonnat.
Önce Münih'te Heimann Schule atölyesinde üç yıl çalıştı.Il passa tout d'abord trois ans à l'École Municipale de Dessin.
Bu parşömen muhtemelen bir saray atölyesinde yapılmış eserlerin bir kaydı idi.Une Pique était probablement une enseigne de cette auberge.
Duvar Resmi Atölyesi’nde Mustafa Pilevneli ile çalıştı.Elle a travaillé à l'atelier de peinture murale sous la direction de Mustafa Pilevneli.
Mobilya atölyesi vardır.1 porteur de meubles.
Ayrıca alabalık çiftlikleri ve iki adet fındık kırma atölyesi bulunur.Sont représentés les deux bâtiments de l'exploitation et un bovin qui broute.
Bulut çalışmalarını halen İzmir'deki atölyesinde sürdürmektedir.Par la suite, il crée ses propres soirées à Ibiza.
Sanatçı, halen kendi atölyesinde resim çalışmalarına devam etmektedir.Le peintre n'expose plus que dans son atelier.
1939'da ise Akademi resim bölümünde gravür atölyesi asistanlığı yapmıştır.En 1939, il participe à la fondation de l'académie de l'affiche.
1962 yılında kendi atölyesini açtı.Il ouvre sa maison en 1962.
12 yıldır kendi atölyesinde resim çalışmalarına devam etti.Il a poursuivi son travail personnel de peinture pendant environ 12 ans.
Wright’ın kendi atölyesinde 1893-1894’te tasarladığı Winslow Evi çok beğenildi.Liverpool a gagné tous ses matchs à domicile lors de la saison 1893-1894.
Ressamın ilk atölyesi ailesinin evi oldu.Cuadro Primero Casa de Tom.
Piaget, Cenevre’nin en önemli mücevher atölyesine evsahipliği yapar.Piaget cuenta con el taller de joyería más importante de Ginebra.
Paris'te Michel Martin Drolling'in atölyesinde çalıştı.En París, Breton estudió en el taller Michel Martin Drolling.
Bu parşömen muhtemelen bir saray atölyesinde yapılmış eserlerin bir kaydı idi.Lo más viable es que hubiera sido representada en algún jardín de palacio.
Duvar Resmi Atölyesi’nde Mustafa Pilevneli ile çalıştı.Ella trabajó en el Taller de Pintura Mural, bajo el dirección de Mustafa Pilevneli.
Ayrıca St. Lazarus mermer sunağı da atölyesinde yapılmıştır.Aquí es donde se celebra también el Cross Internacional de Lasarte.
Daha sonra aile kendi dikiş atölyesini açtı.Su esposa abrió su casa de moda propia.
Roma'da kendi atölyesini kurdu.Su obra la desarrolló en Roma.
Ney imal ettiği bir atölyesi vardır, 12 yıldır da özel ney dersi vermektedir.Trabajo en Palencia, donde doy clases de pintura desde hace doce años.
Piaget, Cenevre’nin en önemli mücevher atölyesine evsahipliği yapar.Piaget ospita il più importante laboratorio di gioielleria di Ginevra.
15 Kasım 1886 tarihinde Stuttgart'ta kendi 'Hassas Mekanik ve Elektroteknik Atölyesi' ni açtı.Il 15 novembre 1886 aprì la sua “Officina di Precisione Meccanica e di Ingegneria Elettrica" a Stoccarda.
Bu parşömen muhtemelen bir saray atölyesinde yapılmış eserlerin bir kaydı idi.È stato probabilmente un record di lavori di piastrellatura svolto nel palazzo.
Ayrıca Amsterdam'da Uluslararası Tiyatro Atölyesi'nde oyunculuk dersi aldı.Inoltre ha studiato recitazione presso l'International Theater Workshop in Amsterdam.
Ayrıca küçük kilise yanında bir çömlek atölyesi (Çömlekhane) vardır.Accanto alla chiesa sorge inoltre un piccolo campanile.
1905'te Londra'ya gitti ve orada bir heykel atölyesi açtı.Nel 1965 si trasferì a Londra e aprì un piccolo laboratorio.
İlgili Sayfalar