Ayrıca alabalık çiftlikleri ve iki adet fındık kırma atölyesi bulunur.Sont représentés les deux bâtiments de l'exploitation et un bovin qui broute.
Bulut çalışmalarını halen İzmir'deki atölyesinde sürdürmektedir.Par la suite, il crée ses propres soirées à Ibiza.
Ayrıca köyde kol saaati imal eden bir atölye olup yaklaşık 80 kişiye istihdam sağlamaktadır.Par ailleurs, Couesques possède une salle des fêtes pouvant accueillir 80 personnes.
Sanatçı, halen kendi atölyesinde resim çalışmalarına devam etmektedir.Le peintre n'expose plus que dans son atelier.
1939'da ise Akademi resim bölümünde gravür atölyesi asistanlığı yapmıştır.En 1939, il participe à la fondation de l'académie de l'affiche.
1962 yılında kendi atölyesini açtı.Il ouvre sa maison en 1962.
12 yıldır kendi atölyesinde resim çalışmalarına devam etti.Il a poursuivi son travail personnel de peinture pendant environ 12 ans.
Atölye ise stüdyonun Fransızca karşılığı olan atelier sözcüğünden gelmiştir.Voici une approximation de ce que rapportent les différents contrats télévisuels au sport français.
Wright’ın kendi atölyesinde 1893-1894’te tasarladığı Winslow Evi çok beğenildi.Liverpool a gagné tous ses matchs à domicile lors de la saison 1893-1894.
Atölye Şefliği, Eğitim Şefliği görevlerinde bulundu.Mis au point sous la direction de prof.
Ressamın ilk atölyesi ailesinin evi oldu.Cuadro Primero Casa de Tom.
Piaget, Cenevre’nin en önemli mücevher atölyesine evsahipliği yapar.Piaget cuenta con el taller de joyería más importante de Ginebra.
Paris'te Michel Martin Drolling'in atölyesinde çalıştı.En París, Breton estudió en el taller Michel Martin Drolling.
Hayvanların derilerinin işlendiği atölyeler köpek dışkısı için yanar tutuşurlarmış.Todos los perros de los shows fueron rescatados del refugio de animales.
Bu parşömen muhtemelen bir saray atölyesinde yapılmış eserlerin bir kaydı idi.Lo más viable es que hubiera sido representada en algún jardín de palacio.
2011 - Türkiye: Atölye Tiyatrosu.1997: Teatro nuestro.
Atölye: Mevcut.Estado: Disponible.
Duvar Resmi Atölyesi’nde Mustafa Pilevneli ile çalıştı.Ella trabajó en el Taller de Pintura Mural, bajo el dirección de Mustafa Pilevneli.
Ayrıca St. Lazarus mermer sunağı da atölyesinde yapılmıştır.Aquí es donde se celebra también el Cross Internacional de Lasarte.
7 Mart 1917 yıllında atölye muhtarların yetkileri alındı.El 7 de marzo de 1970 se llevaría a cabo la firma de los contratos.
1993: Uygulamalı Teknoloji Atölyeleri (ATW) geliştirildi.Desarrolló Talleres de Tecnología Aplicada (ATWS).
Daha sonra aile kendi dikiş atölyesini açtı.Su esposa abrió su casa de moda propia.
Ayrıca köyde kol saaati imal eden bir atölye olup yaklaşık 80 kişiye istihdam sağlamaktadır.Aquí se inaugurará una exposición de Lola con alrededor de ochenta fotografías.
Roma'da kendi atölyesini kurdu.Su obra la desarrolló en Roma.
Ney imal ettiği bir atölyesi vardır, 12 yıldır da özel ney dersi vermektedir.Trabajo en Palencia, donde doy clases de pintura desde hace doce años.
Piaget, Cenevre’nin en önemli mücevher atölyesine evsahipliği yapar.Piaget ospita il più importante laboratorio di gioielleria di Ginevra.
15 Kasım 1886 tarihinde Stuttgart'ta kendi 'Hassas Mekanik ve Elektroteknik Atölyesi' ni açtı.Il 15 novembre 1886 aprì la sua “Officina di Precisione Meccanica e di Ingegneria Elettrica" a Stoccarda.
Bu parşömen muhtemelen bir saray atölyesinde yapılmış eserlerin bir kaydı idi.È stato probabilmente un record di lavori di piastrellatura svolto nel palazzo.
Ayrıca Amsterdam'da Uluslararası Tiyatro Atölyesi'nde oyunculuk dersi aldı.Inoltre ha studiato recitazione presso l'International Theater Workshop in Amsterdam.
Ayrıca küçük kilise yanında bir çömlek atölyesi (Çömlekhane) vardır.Accanto alla chiesa sorge inoltre un piccolo campanile.
1905'te Londra'ya gitti ve orada bir heykel atölyesi açtı.Nel 1965 si trasferì a Londra e aprì un piccolo laboratorio.
Oslo'ya geri dönen Vigeland burada terk edilmiş bir atölyeye yerleşmiştir.Alla fine, il guatemalteco viene trovato in un palazzo abbandonato.
Caspar David Friedrich atölyesinde palet ileDipinto di Caspar David Friedrich.
Ayrıca Londra'da birçok oyunculuk atölyesine katıldı.Tra l'altro, ha partecipato a diversi spettacoli a Londra.
Bu atölyeye ait ustalar Roma’ya kadar gitmiş ve burada eserler vermişlerdir."Il disco è stato prodotto a Roma e ho anche deciso di trasferirmi li.
Bu tarihten sonra tablo ressamın atölyesinden ancak o öldükten sonra çıkabildi.È ben noto che durante quel viaggio il pittore trovò la morte.
Feminist Atölye.Parti femminili.
İlçede sanayiye yönelik değirmen ve birkaç küçük atölyeden başka bir şey yoktur. ^ 2017.Alcuni avranno il mio perdono Edizioni e/o, 2017.
Ayrıca köyde marangoz doğrama ve kaynak atölyeleri bulunmaktadır.Nel territorio comunale, in particolare, insistono una discarica e un inceneritore.
Türkiye'de plakalar yetkili özel atölyeler tarafından yapılmaktadır.In Canada le dimostrazioni sono esclusivamente effettuate in appositi sedi professionali.
Oyuncu, atölyesine dönmüş bir ressamı kontrol etmektedir.Incontra così un giovane pittore che viaggia per il paese.
Nino bir süre sonra bir dikiş atölyesinde iş buldu.Intanto Jessa trova lavoro in un negozio di abbigliamento per bambini.
1988 - 1993 yılları arasında Grafik Bölümü özgün baskı resim atölyesinde görev aldı.Nella stagione 1998-1999 interpreta ruoli secondari in Totally Full Frontal.
Köyde 15 kadar çömlekçi atölyesi bulunmakta idi.Al servizio del cottage c'erano 15 persone.
Buluntlara göre bazı binaların atölye olarak kullanıldığı düşünülmektedir.Si dice che questo edificio sia stato impostato come una casa di piacere.
Ali merdiven altı bir atölyede çalışıyor.Али работает в нелегальной мастерской.
Kolaylıkla hasar görürler ve bu tür bebekler için özel atölyeler bulunmaktadır.Они легко повреждаются и существуют специальные мастерские для таких кукол.
1855'te Kudüs'teki ilk fotoğraf atölyesi Ermeni Mahallesi'nde kuruldu.В 1855 году в Армянском квартале была основана первая в Иерусалиме фотомастерская.
1974 yıllında deneysel atölyede ilk motor toplatıldı.В 1974 году в экспериментальном цеху был собран первый двигатель.
Bunlara kimi zaman çalışma odası (atölye) ve banyo eşlik ederdi.Со временем закрылись работавшие в посёлке школа, клуб и баня.
Oyuncu, atölyesine dönmüş bir ressamı kontrol etmektedir.Игрок берёт на себя роль художника, который возвращается в свою мастерскую.
Ayrıca köyde kol saaati imal eden bir atölye olup yaklaşık 80 kişiye istihdam sağlamaktadır.Существовал также совещательный совет, куда входило около 80 старейшин.
Bazı iskemle atölyeleri 60 yıldan uzun bir süredir iskemle örme işlerini sürdürmektedir.Кауфман более 60 лет ездит на мотоциклах.
1940ların sonunda şirket Boulevard Victor 15. Paris'te bir atölye açtı.В конце сороковых годов компания открыла мастерскую на бульваре Виктор в Париже.
Veragut atölyesinde çalışır ve orada yaşar.Она работает в книжном магазине, там же и живёт.
1717'de Lazzarini'nin atölyesinden ayrıldı ve Fraglia ressamlar loncasına kabul edildi.В 1717 году молодой художник покинул мастерскую Ладзарини и вступил в гильдию живописцев Фралья.
Şişli’de küçük bir atölye açtı.Вместе они открыли небольшой ресторан.
Kiev'deki demiryolu atölyelerinde çalışan Komsomol üyeleri tarafından yazıldı.Участвовал в работе в Киевского клуба русских националистов.
Savaştan sonra Caillebotte ressam Léon Bonnat'ın atölyesini ziyaret etmeye başladı.После войны Кайботт посещал студию художника Леона Бонна, где изучал живопись.
1880'den 1917'e kadar ailesinin evinin çatı katında kurduğu atölyesinde çalıştı.С 1880 по 1917 год его студия находилась на чердаке дома его родителей.