asma ile cümle
asma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
‹‹Size şunu söyleyeyim, Tanrının Egemenliği gelene dek, asmanın ürününden bir daha içmeyeceğim.››我 告訴 你 們 、 從今以 後 、 我 不 再 喝 這 葡萄汁 、 直 等 神 的 國來 到
Sıradaki aşmamız gereken büyük engelimiz su konusu olacak; susuzluğu gidermek.A água vai ser nosso grande, enorme problema: acabar com a sede.
Sıradaki aşmamız gereken büyük engelimiz su konusu olacak; susuzluğu gidermek.Air akan jadi tantangan yang benar-benar besar bagi kita: memuaskan dahaga.
Sıradaki aşmamız gereken büyük engelimiz su konusu olacak; susuzluğu gidermek.Apa va fi marea, imensa noastră provocare: potolirea setei.
Sıradaki aşmamız gereken büyük engelimiz su konusu olacak; susuzluğu gidermek.A víz nagy kihívás lesz, a szomj csillapítása.
Sıradaki aşmamız gereken büyük engelimiz su konusu olacak; susuzluğu gidermek.Das Wasser wird unsere größte Herausforderung sein: Durst zu löschen.
Sıradaki aşmamız gereken büyük engelimiz su konusu olacak; susuzluğu gidermek.El agua será nuestro gran reto: saciar la sed.
Sıradaki aşmamız gereken büyük engelimiz su konusu olacak; susuzluğu gidermek.물은 우리의 크고, 대단한 해결 과제입니다: 갈증의 해결.
Sıradaki aşmamız gereken büyük engelimiz su konusu olacak; susuzluğu gidermek.L'acqua sarà la nostra grande, grandiosa sfida: spegnere la sete.
Sıradaki aşmamız gereken büyük engelimiz su konusu olacak; susuzluğu gidermek.L'eau va devenir notre défi suprême: étancher la soif.
Sıradaki aşmamız gereken büyük engelimiz su konusu olacak; susuzluğu gidermek.Water zal onze grote uitdaging zijn: dorst lessen.
Sıradaki aşmamız gereken büyük engelimiz su konusu olacak; susuzluğu gidermek.Woda będzie naszym ogromnym wyzwaniem: gaszenie pragnienia.
Sıradaki aşmamız gereken büyük engelimiz su konusu olacak; susuzluğu gidermek.Získavanie vody sa stane pre nás veľkou skúškou: Ako uhasiť smäd?
Sıradaki aşmamız gereken büyük engelimiz su konusu olacak; susuzluğu gidermek.Το νερό είναι η μεγάλη μας πρόκληση: η ικανοποίηση της δίψας.
Sıradaki aşmamız gereken büyük engelimiz su konusu olacak; susuzluğu gidermek.Вода — дефицитный ресурс, проблема мировой жажды не за горами.
Sıradaki aşmamız gereken büyük engelimiz su konusu olacak; susuzluğu gidermek.Водата ще е нашето най-голямо предизвикателство: утоляваща жажда.
Sıradaki aşmamız gereken büyük engelimiz su konusu olacak; susuzluğu gidermek.מים הולכים להיות האתגר הגדול, המרכזי שלנו: להרוות צימאון.
Sıradaki aşmamız gereken büyük engelimiz su konusu olacak; susuzluğu gidermek.المياه ستكون التحدي الكبير لنا: التغلب على العطش.
Sıradaki aşmamız gereken büyük engelimiz su konusu olacak; susuzluğu gidermek.のどの乾きをいかに癒すか 水を引き込む二つの生物がいます
‹‹Sonra ağaçlar asmaya, ‹Gel sen bizim kralımız ol› dediler.Azután a szõlõtõnek mondák a fák: Jer el te, uralkodjál rajtunk.
‹‹Sonra ağaçlar asmaya, ‹Gel sen bizim kralımız ol› dediler.Då sade träden till vinträdet: 'Kom du och bliv konung över oss.'
‹‹Sonra ağaçlar asmaya, ‹Gel sen bizim kralımız ol› dediler.Da sa trærne til vintreet: Kom du og vær konge over oss!
‹‹Sonra ağaçlar asmaya, ‹Gel sen bizim kralımız ol› dediler.Da sprachen die Bäume zum Weinstock: Komm du und sei unser König!
‹‹Sonra ağaçlar asmaya, ‹Gel sen bizim kralımız ol› dediler.Disseram então as árvores � videira: Vem tu, e reina sobre nós.
‹‹Sonra ağaçlar asmaya, ‹Gel sen bizim kralımız ol› dediler.Dissero gli alberi alla vite: Vieni tu, regna su di noi
‹‹Sonra ağaçlar asmaya, ‹Gel sen bizim kralımız ol› dediler.Ðoạn , các cây_cối nói cùng cây nho rằng : Hãy đến cai_trị chúng_tôi .
‹‹Sonra ağaçlar asmaya, ‹Gel sen bizim kralımız ol› dediler.Ðoạn, các cây cối nói cùng cây nho rằng: Hãy đến cai trị chúng tôi.
‹‹Sonra ağaçlar asmaya, ‹Gel sen bizim kralımız ol› dediler.Et les arbres dirent à la vigne: Viens, toi, règne sur nous.
‹‹Sonra ağaçlar asmaya, ‹Gel sen bizim kralımız ol› dediler.나무들이 또 포도나무에게 이르되 너는 와서 우리의 왕이 되라 하매
‹‹Sonra ağaçlar asmaya, ‹Gel sen bizim kralımız ol› dediler.Luego dijeron los árboles a la vid: "¡Ven tú, y reina sobre nosotros!
‹‹Sonra ağaçlar asmaya, ‹Gel sen bizim kralımız ol› dediler.Nato reko drevesa vinski trti: Pridi ti in kraljuj nad nami!
‹‹Sonra ağaçlar asmaya, ‹Gel sen bizim kralımız ol› dediler.Niin puut sanoivat viinipuulle: `Tule sinä ja ole meidän kuninkaamme`.
‹‹Sonra ağaçlar asmaya, ‹Gel sen bizim kralımız ol› dediler.Potem rzekły drzewa do macicy winnej: Pójdź ty, króluj nad nami.
‹‹Sonra ağaçlar asmaya, ‹Gel sen bizim kralımız ol› dediler.Potom povedaly stromy viniču: Nože poď ty, kraľuj nad nami!
‹‹Sonra ağaçlar asmaya, ‹Gel sen bizim kralımız ol› dediler.Řeklo opět dříví vinnému kořenu: Poď ty a kraluj nad námi.
‹‹Sonra ağaçlar asmaya, ‹Gel sen bizim kralımız ol› dediler.Så sagde Træerne til Vinstokken: Kom du og vær vor Konge!
‹‹Sonra ağaçlar asmaya, ‹Gel sen bizim kralımız ol› dediler.Setelah itu, berkatalah pohon-pohon kepada pokok anggur, 'Nah, kaulah yang menjadi raja kami.
‹‹Sonra ağaçlar asmaya, ‹Gel sen bizim kralımız ol› dediler.Şi copacii au zis viţei: ,Vino, tu, şi domneşte peste noi.`
‹‹Sonra ağaçlar asmaya, ‹Gel sen bizim kralımız ol› dediler.Toen gingen ze naar de wijnstok: 'U moet over ons regeren!'
‹‹Sonra ağaçlar asmaya, ‹Gel sen bizim kralımız ol› dediler.Και ειπον τα δενδρα προς την αμπελον, Ελθε συ, βασιλευσον εφ' ημων.
‹‹Sonra ağaçlar asmaya, ‹Gel sen bizim kralımız ol› dediler.И сказали дерева виноградной лозе: иди ты, царствуй над нами.
‹‹Sonra ağaçlar asmaya, ‹Gel sen bizim kralımız ol› dediler.После дърветата рекли на лозата: Дойди та царувай над нас.
‹‹Sonra ağaçlar asmaya, ‹Gel sen bizim kralımız ol› dediler.ויאמרו העצים לגפן לכי את מלוכי עלינו׃
‹‹Sonra ağaçlar asmaya, ‹Gel sen bizim kralımız ol› dediler.فقالت الاشجار للكرمة تعالي انت املكي علينا.
‹‹Sonra ağaçlar asmaya, ‹Gel sen bizim kralımız ol› dediler.樹 木 對 葡 萄 樹 說 、 請 你 來 作 我 們 的 王
‹‹Sonra ağaçlar asmaya, ‹Gel sen bizim kralımız ol› dediler.樹木對 葡萄 樹說 、 請 你 來作 我 們 的 王
Sonuçta bu -- sınırları aşmak, arayı aşmak--Así que ese es uno; el cruzar esta frontera, este intermediario el cual...
Sonuçta bu -- sınırları aşmak, arayı aşmak--Così che questo è uno - questo trapassare i confini questo farsi tramite che --
Sonuçta bu -- sınırları aşmak, arayı aşmak--Deci, această depășire a limitelor, un fel de strecurare...
Sonuçta bu -- sınırları aşmak, arayı aşmak--Dus dat is het -- die grensoverschrijding, deze tussenstap die --
Sonuçta bu -- sınırları aşmak, arayı aşmak--En voilà un -- ce dépassement de limites ce médiateur qui --
Sonuçta bu -- sınırları aşmak, arayı aşmak--그 하나로, -- 이런 경계를 넘나드는 것, 이런 중개자의 예로 말이죠. --
Sonuçta bu -- sınırları aşmak, arayı aşmak--Nên vậy đấy..., sự vượt ranh giới này, người trung gian này...
Sonuçta bu -- sınırları aşmak, arayı aşmak--Portanto, esta é uma — este ultrapassar os limites, este mediador...
Sonuçta bu -- sınırları aşmak, arayı aşmak--Så der er en ... denne grænseoverskridelse, denne mægling mellem -
Sonuçta bu -- sınırları aşmak, arayı aşmak--Så det är en -- detta överskridande av gränser, detta gå-emellan som --
Sonuçta bu -- sınırları aşmak, arayı aşmak--Soviel zu Grenzenüberschreitung, dieser Vermittler,
Sonuçta bu -- sınırları aşmak, arayı aşmak--To pierwsze - przekraczanie granic, pośrednictwo -
Sonuçta bu -- sınırları aşmak, arayı aşmak--Това е едно... това преминаване на граници, това посредничество, което...
Sonuçta bu -- sınırları aşmak, arayı aşmak--אז זה הדבר הראשון -- חציית הגבולות הזו. התיווך הזה אשר --