asma ile cümle

asma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Sana kendini asman için bir ip vereceğim dedi."Vou dar-lhe corda para se enforcar".
Sana kendini asman için bir ip vereceğim dedi.Он сказал, я завяжу для тебя петлю.
Sana kendini asman için bir ip vereceğim dedi.Той каза: "Ще ви дам въже да се обесите."
Sana kendini asman için bir ip vereceğim dedi.הוא אמר, אני אתן לכם חבל לתלות את עצמיכם.
Sana kendini asman için bir ip vereceğim dedi.سأعطيك حبلا لتشنق نفسك.
Sana kendini asman için bir ip vereceğim dedi.(笑)
Sanki, bilinç... onu aşmayı tecrübe etmek için bir mücadele algısı yaratıyor gibidir.E ca si cand constiinta creaza o senzatie de lupta in scopul de a experimenta transcenderea ei.
Sanki, bilinç... onu aşmayı tecrübe etmek için bir mücadele algısı yaratıyor gibidir.Es como si la consciencia crea una sensación de lucha para experimentar trascenderlo.
Sanki, bilinç... onu aşmayı tecrübe etmek için bir mücadele algısı yaratıyor gibidir.Будто сознание создает чувство борьбы чтобы пройти и трансформировать его.
Savaşı kaybetmek ve çizgiyi aşmak üzereyimJe suis sur le point de perdre la bataille et de franchir la ligne
Savaşı kaybetmek ve çizgiyi aşmak üzereyimإنّي على وشك أن أخسر المعركة وأتجاوز الخط
Şeker Kasabası'nda yüz asmak imkansızdır,누구나 행복한 캔디마을
Sen okulu hiç asmadın mı?Cậu chưa đào bao giờ à?
Sen okulu hiç asmadın mı?Du hast nie blau gemacht?
Sen okulu hiç asmadın mı?Har du aldrig skolkat?
Sen okulu hiç asmadın mı?Heb je nooit gespijbeld?
Sen okulu hiç asmadın mı?Kau tidak pernah?
Sen okulu hiç asmadın mı?N-ai chiulit niciodata?
Sen okulu hiç asmadın mı?Non hai mai saltato?
Sen okulu hiç asmadın mı?Tu n'as jamais séché ?
Sen okulu hiç asmadın mı?Δεν έκανες ποτέ κοπάνα;
Sen okulu hiç asmadın mı?Ты никогда не прогуливала?
Sen okulu hiç asmadın mı?نحن لم نتخلف عن الصف أبداً؟
Sen okulu hiç asmadın mı?制服を着てしたことないよ
Size daha önce söylediğim gibi bu boyut engelini aşmak için çok, bir çok robot kullanmak isteyebiliriz.Ahogy korábban mondtam, sok-sok robotra lehet szükségünk a méretkorlát legyőzéséhez.
Size daha önce söylediğim gibi bu boyut engelini aşmak için çok, bir çok robot kullanmak isteyebiliriz.Como les dije antes quisiéramos emplear gran cantidad de robots para sortear las limitaciones del tamaño.
Size daha önce söylediğim gibi bu boyut engelini aşmak için çok, bir çok robot kullanmak isteyebiliriz.E disse-vos há bocado que talvez queiramos empregar muitos robôs para superar as limitações de tamanho.
Size daha önce söylediğim gibi bu boyut engelini aşmak için çok, bir çok robot kullanmak isteyebiliriz.Ik zei al dat we heel veel robots nodig hebben om de beperkingen van de afmetingen te overwinnen.
Size daha önce söylediğim gibi bu boyut engelini aşmak için çok, bir çok robot kullanmak isteyebiliriz.Jak wspomniałem wcześniej, możemy potrzebować wielu robotów, by pokonać ograniczenia ich rozmiarów.
Size daha önce söylediğim gibi bu boyut engelini aşmak için çok, bir çok robot kullanmak isteyebiliriz.처음에 말씀드린대로, 크기 문제를 극복하기 위해서 더 많은 로봇들을 이용하기를 원한다고 했습니다.
Size daha önce söylediğim gibi bu boyut engelini aşmak için çok, bir çok robot kullanmak isteyebiliriz.Şi v-am spus mai devreme că poate trebuie să folosim mulţi, mulţi roboţi ca să depăşim limita dimensiunii.
Size daha önce söylediğim gibi bu boyut engelini aşmak için çok, bir çok robot kullanmak isteyebiliriz.Как я уже отметил, нам может понадобиться множество роботов для решения этой проблемы.
Size daha önce söylediğim gibi bu boyut engelini aşmak için çok, bir çok robot kullanmak isteyebiliriz.Як я вже казав, нам потрібно чимало роботів, щоб розв'язати цю проблему.
Size daha önce söylediğim gibi bu boyut engelini aşmak için çok, bir çok robot kullanmak isteyebiliriz.סיפרתי לכם קודם שאולי נשתמש במספרים מאוד גדולים של רובוטים כדי להתגבר על מיגבלות הגודל.
Size daha önce söylediğim gibi bu boyut engelini aşmak için çok, bir çok robot kullanmak isteyebiliriz.وأخبرتكم سابقاً ربما نحتاج إلى توظيف الكثير والكثير من الروبوتات لنتغلب على قيود الحجم.
Size daha önce söylediğim gibi bu boyut engelini aşmak için çok, bir çok robot kullanmak isteyebiliriz.大きさによる制限を克服するため たくさんのロボットを使おうというわけです ここで難しいのは
‹‹Size şunu söyleyeyim, Tanrının Egemenliği gelene dek, asmanın ürününden bir daha içmeyeceğim.››Albowiem powiadam wam, że nie będę pił z rodzaju winnej macicy, aż przyjdzie królestwo Boże.
‹‹Size şunu söyleyeyim, Tanrının Egemenliği gelene dek, asmanın ürününden bir daha içmeyeceğim.››denn ich sage euch: Ich werde nicht trinken von dem Gewächs des Weinstocks, bis das Reich Gottes komme.
‹‹Size şunu söyleyeyim, Tanrının Egemenliği gelene dek, asmanın ürününden bir daha içmeyeceğim.››For jeg sier eder: Fra nu av skal jeg aldri mere drikke av vintreets frukt før Guds rike er kommet.
‹‹Size şunu söyleyeyim, Tanrının Egemenliği gelene dek, asmanın ürününden bir daha içmeyeceğim.››Kajti pravim vam, da ne bom več pil od trtnega sadu, dokler ne pride kraljestvo Božje.
‹‹Size şunu söyleyeyim, Tanrının Egemenliği gelene dek, asmanın ürününden bir daha içmeyeceğim.››내가 너희에게 이르노니 내가 이제부터 하나님의 나라가 임할 때 까지 포도나무에서 난 것을 다시 마시지 아니하리라 하시고
‹‹Size şunu söyleyeyim, Tanrının Egemenliği gelene dek, asmanın ürününden bir daha içmeyeceğim.››Lebo hovorím vám, že odteraz už nebudem nikdy piť z plodu viniča, dokiaľ neprijde kráľovstvo Božie.
‹‹Size şunu söyleyeyim, Tanrının Egemenliği gelene dek, asmanın ürününden bir daha içmeyeceğim.››Mert mondom néktek, hogy nem iszom a szõlõtõkének gyümölcsébõl, míglen eljõ az Isten országa.
‹‹Size şunu söyleyeyim, Tanrının Egemenliği gelene dek, asmanın ürününden bir daha içmeyeceğim.››Neboť pravím vám, žeť nebudu píti z plodu vinného kořene, ažť království Boží přijde.
‹‹Size şunu söyleyeyim, Tanrının Egemenliği gelene dek, asmanın ürününden bir daha içmeyeceğim.››pentrucă vă spun că nu voi mai bea de acum încolo din rodul viţei, pănă cînd va veni Împărăţia lui Dumnezeu.``
‹‹Size şunu söyleyeyim, Tanrının Egemenliği gelene dek, asmanın ürününden bir daha içmeyeceğim.››poiché vi dico: da questo momento non berrò più del frutto della vite, finché non venga il regno di Dio»
‹‹Size şunu söyleyeyim, Tanrının Egemenliği gelene dek, asmanın ürününden bir daha içmeyeceğim.››porque os digo que desde ahora no beberé más del fruto de la vid hasta que venga el reino de Dios
‹‹Size şunu söyleyeyim, Tanrının Egemenliği gelene dek, asmanın ürününden bir daha içmeyeceğim.››porque vos digo que desde agora não mais beberei do fruto da videira, até que venha o reino de Deus.
‹‹Size şunu söyleyeyim, Tanrının Egemenliği gelene dek, asmanın ürününden bir daha içmeyeceğim.››Sillä minä sanon teille: tästedes minä en juo viinipuun antia, ennenkuin Jumalan valtakunta tulee."
‹‹Size şunu söyleyeyim, Tanrının Egemenliği gelene dek, asmanın ürününden bir daha içmeyeceğim.››Thi jeg siger eder, at fra nu af skal jeg ikke drikke af Vintræets Frugt, førend Guds Rige kommer."
‹‹Size şunu söyleyeyim, Tanrının Egemenliği gelene dek, asmanın ürününden bir daha içmeyeceğim.››Vì , ta nói cùng các ngươi , từ nay ta sẽ không uống trái nho nữa , cho tới khi nước Ðức_Chúa_Trời đến rồi .
‹‹Size şunu söyleyeyim, Tanrının Egemenliği gelene dek, asmanın ürününden bir daha içmeyeceğim.››Vì, ta nói cùng các ngươi, từ nay ta sẽ không uống trái nho nữa, cho tới khi nước Ðức Chúa Trời đến rồi.
‹‹Size şunu söyleyeyim, Tanrının Egemenliği gelene dek, asmanın ürününden bir daha içmeyeceğim.››want Ik zal geen wijn meer drinken tot het Koninkrijk van God is gekomen."
‹‹Size şunu söyleyeyim, Tanrının Egemenliği gelene dek, asmanın ürününden bir daha içmeyeceğim.››διοτι σας λεγω οτι δεν θελω πιει απο του γεννηματος της αμπελου, εωσου ελθη η βασιλεια του Θεου.
‹‹Size şunu söyleyeyim, Tanrının Egemenliği gelene dek, asmanın ürününden bir daha içmeyeceğim.››глаголю бо вам: Що не пити му вже від плоду винограднього, доки царство Боже прийде.
‹‹Size şunu söyleyeyim, Tanrının Egemenliği gelene dek, asmanın ürününden bir daha içmeyeceğim.››защото ви казвам, че няма вече да пия от плода на лозата, докато не дойде Божието царство.
‹‹Size şunu söyleyeyim, Tanrının Egemenliği gelene dek, asmanın ürününden bir daha içmeyeceğim.››ибо сказываю вам, что не буду пить от плода виноградного, доколе не придет Царствие Божие.
‹‹Size şunu söyleyeyim, Tanrının Egemenliği gelene dek, asmanın ürününden bir daha içmeyeceğim.››כי אמר אני לכם שתה לא אשתה מעתה מתנובת הגפן עד כי תבוא מלכות האלהים׃
‹‹Size şunu söyleyeyim, Tanrının Egemenliği gelene dek, asmanın ürününden bir daha içmeyeceğim.››لاني اقول لكم اني لا اشرب من نتاج الكرمة حتى يأتي ملكوت الله.
‹‹Size şunu söyleyeyim, Tanrının Egemenliği gelene dek, asmanın ürününden bir daha içmeyeceğim.››我 告 訴 你 們 、 從 今 以 後 、 我 不 再 喝 這 葡 萄 汁 、 直 等 神 的 國 來 到

İlgili Sayfalar