Ana içeriğe geç
Sözlük

asma ile cümle

asma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
RAB peygamber kullarını defalarca size gönderdi, ama dinlemediniz, kulak asmadınız.Door de jaren heen heeft God steeds weer Zijn profeten naar u toegestuurd, maar u weigerde te luisteren.
RAB peygamber kullarını defalarca size gönderdi, ama dinlemediniz, kulak asmadınız.여호와께서 그 모든 종 선지자를 너희에게 보내시되 부지런히 보내셨으나 너희가 듣지 아니하였으며 귀를 기울여 들으려고도 아니하였도다
RAB peygamber kullarını defalarca size gönderdi, ama dinlemediniz, kulak asmadınız.ושלח יהוה אליכם את כל עבדיו הנבאים השכם ושלח ולא שמעתם ולא הטיתם את אזנכם לשמע׃
RAB peygamber kullarını defalarca size gönderdi, ama dinlemediniz, kulak asmadınız.وقد ارسل الرب اليكم كل عبيده الانبياء مبكرا ومرسلا فلم تسمعوا ولم تميلوا اذنكم للسمع.
RAB peygamber kullarını defalarca size gönderdi, ama dinlemediniz, kulak asmadınız.耶 和 華 也 從 早 起 來 、 差 遣 他 的 僕 人 眾 先 知 到 你 們 這 裡 來 、 ( 只 是 你 們 沒 有 聽 從 、 也 沒 有 側 耳 而 聽
RAB peygamber kullarını defalarca size gönderdi, ama dinlemediniz, kulak asmadınız.耶和華 也 從 早起來 、 差遣 他 的 僕人 眾 先知 到 你 們這裡來 、 ( 只是 你們沒 有 聽從 、 也沒 有 側耳而聽
Sana kendini asman için bir ip vereceğim dedi.A spus: "Îți voi da o frânghie să te spânzuri singur."
Sana kendini asman için bir ip vereceğim dedi.Dijo, "Te doy una soga para que tu mismo te cuelgues.
Sana kendini asman için bir ip vereceğim dedi.Disse, ti darò una corda con la quale ti impiccherai da solo.
Sana kendini asman için bir ip vereceğim dedi.Er sagte: Ich werde dir ein Seil geben, an dem du dich aufhängen kannst.
Sana kendini asman için bir ip vereceğim dedi.Ik geef je een touw om jezelf aan op te hangen."
Sana kendini asman için bir ip vereceğim dedi.Il m'a dit, je vais vous donner la corde pour que vous vous pendiez.
Sana kendini asman için bir ip vereceğim dedi.'나중에 목 매달때 로프 걱정은 말게.' 라고까지 말하셨죠.
Sana kendini asman için bir ip vereceğim dedi.Powiedział: "Dam ci linę, żebyś się powiesił."
Sana kendini asman için bir ip vereceğim dedi."Vou dar-lhe corda para se enforcar".
Sana kendini asman için bir ip vereceğim dedi.Он сказал, я завяжу для тебя петлю.
Sana kendini asman için bir ip vereceğim dedi.Той каза: "Ще ви дам въже да се обесите."
Sana kendini asman için bir ip vereceğim dedi.הוא אמר, אני אתן לכם חבל לתלות את עצמיכם.
Sana kendini asman için bir ip vereceğim dedi.سأعطيك حبلا لتشنق نفسك.
Sana kendini asman için bir ip vereceğim dedi.(笑)
Şeker Kasabası'nda yüz asmak imkansızdır,누구나 행복한 캔디마을
Sen okulu hiç asmadın mı?Cậu chưa đào bao giờ à?
Sen okulu hiç asmadın mı?Du hast nie blau gemacht?
Sen okulu hiç asmadın mı?Har du aldrig skolkat?
Sen okulu hiç asmadın mı?Heb je nooit gespijbeld?
Sen okulu hiç asmadın mı?Kau tidak pernah?
Sen okulu hiç asmadın mı?N-ai chiulit niciodata?
Sen okulu hiç asmadın mı?Non hai mai saltato?
Sen okulu hiç asmadın mı?Tu n'as jamais séché ?
Sen okulu hiç asmadın mı?Δεν έκανες ποτέ κοπάνα;
Sen okulu hiç asmadın mı?Ты никогда не прогуливала?
Sen okulu hiç asmadın mı?نحن لم نتخلف عن الصف أبداً؟
Sen okulu hiç asmadın mı?制服を着てしたことないよ
‹‹Size şunu söyleyeyim, Tanrının Egemenliği gelene dek, asmanın ürününden bir daha içmeyeceğim.››Albowiem powiadam wam, że nie będę pił z rodzaju winnej macicy, aż przyjdzie królestwo Boże.
‹‹Size şunu söyleyeyim, Tanrının Egemenliği gelene dek, asmanın ürününden bir daha içmeyeceğim.››denn ich sage euch: Ich werde nicht trinken von dem Gewächs des Weinstocks, bis das Reich Gottes komme.
‹‹Size şunu söyleyeyim, Tanrının Egemenliği gelene dek, asmanın ürününden bir daha içmeyeceğim.››For jeg sier eder: Fra nu av skal jeg aldri mere drikke av vintreets frukt før Guds rike er kommet.
‹‹Size şunu söyleyeyim, Tanrının Egemenliği gelene dek, asmanın ürününden bir daha içmeyeceğim.››Kajti pravim vam, da ne bom več pil od trtnega sadu, dokler ne pride kraljestvo Božje.
‹‹Size şunu söyleyeyim, Tanrının Egemenliği gelene dek, asmanın ürününden bir daha içmeyeceğim.››내가 너희에게 이르노니 내가 이제부터 하나님의 나라가 임할 때 까지 포도나무에서 난 것을 다시 마시지 아니하리라 하시고
‹‹Size şunu söyleyeyim, Tanrının Egemenliği gelene dek, asmanın ürününden bir daha içmeyeceğim.››Lebo hovorím vám, že odteraz už nebudem nikdy piť z plodu viniča, dokiaľ neprijde kráľovstvo Božie.
‹‹Size şunu söyleyeyim, Tanrının Egemenliği gelene dek, asmanın ürününden bir daha içmeyeceğim.››Mert mondom néktek, hogy nem iszom a szõlõtõkének gyümölcsébõl, míglen eljõ az Isten országa.
‹‹Size şunu söyleyeyim, Tanrının Egemenliği gelene dek, asmanın ürününden bir daha içmeyeceğim.››Neboť pravím vám, žeť nebudu píti z plodu vinného kořene, ažť království Boží přijde.
‹‹Size şunu söyleyeyim, Tanrının Egemenliği gelene dek, asmanın ürününden bir daha içmeyeceğim.››pentrucă vă spun că nu voi mai bea de acum încolo din rodul viţei, pănă cînd va veni Împărăţia lui Dumnezeu.``
‹‹Size şunu söyleyeyim, Tanrının Egemenliği gelene dek, asmanın ürününden bir daha içmeyeceğim.››poiché vi dico: da questo momento non berrò più del frutto della vite, finché non venga il regno di Dio»
‹‹Size şunu söyleyeyim, Tanrının Egemenliği gelene dek, asmanın ürününden bir daha içmeyeceğim.››porque os digo que desde ahora no beberé más del fruto de la vid hasta que venga el reino de Dios
‹‹Size şunu söyleyeyim, Tanrının Egemenliği gelene dek, asmanın ürününden bir daha içmeyeceğim.››porque vos digo que desde agora não mais beberei do fruto da videira, até que venha o reino de Deus.
‹‹Size şunu söyleyeyim, Tanrının Egemenliği gelene dek, asmanın ürününden bir daha içmeyeceğim.››Sillä minä sanon teille: tästedes minä en juo viinipuun antia, ennenkuin Jumalan valtakunta tulee."
‹‹Size şunu söyleyeyim, Tanrının Egemenliği gelene dek, asmanın ürününden bir daha içmeyeceğim.››Thi jeg siger eder, at fra nu af skal jeg ikke drikke af Vintræets Frugt, førend Guds Rige kommer."
‹‹Size şunu söyleyeyim, Tanrının Egemenliği gelene dek, asmanın ürününden bir daha içmeyeceğim.››Vì , ta nói cùng các ngươi , từ nay ta sẽ không uống trái nho nữa , cho tới khi nước Ðức_Chúa_Trời đến rồi .
‹‹Size şunu söyleyeyim, Tanrının Egemenliği gelene dek, asmanın ürününden bir daha içmeyeceğim.››Vì, ta nói cùng các ngươi, từ nay ta sẽ không uống trái nho nữa, cho tới khi nước Ðức Chúa Trời đến rồi.
‹‹Size şunu söyleyeyim, Tanrının Egemenliği gelene dek, asmanın ürününden bir daha içmeyeceğim.››want Ik zal geen wijn meer drinken tot het Koninkrijk van God is gekomen."
‹‹Size şunu söyleyeyim, Tanrının Egemenliği gelene dek, asmanın ürününden bir daha içmeyeceğim.››διοτι σας λεγω οτι δεν θελω πιει απο του γεννηματος της αμπελου, εωσου ελθη η βασιλεια του Θεου.
‹‹Size şunu söyleyeyim, Tanrının Egemenliği gelene dek, asmanın ürününden bir daha içmeyeceğim.››глаголю бо вам: Що не пити му вже від плоду винограднього, доки царство Боже прийде.
‹‹Size şunu söyleyeyim, Tanrının Egemenliği gelene dek, asmanın ürününden bir daha içmeyeceğim.››защото ви казвам, че няма вече да пия от плода на лозата, докато не дойде Божието царство.
‹‹Size şunu söyleyeyim, Tanrının Egemenliği gelene dek, asmanın ürününden bir daha içmeyeceğim.››ибо сказываю вам, что не буду пить от плода виноградного, доколе не придет Царствие Божие.
‹‹Size şunu söyleyeyim, Tanrının Egemenliği gelene dek, asmanın ürününden bir daha içmeyeceğim.››כי אמר אני לכם שתה לא אשתה מעתה מתנובת הגפן עד כי תבוא מלכות האלהים׃
‹‹Size şunu söyleyeyim, Tanrının Egemenliği gelene dek, asmanın ürününden bir daha içmeyeceğim.››لاني اقول لكم اني لا اشرب من نتاج الكرمة حتى يأتي ملكوت الله.
‹‹Size şunu söyleyeyim, Tanrının Egemenliği gelene dek, asmanın ürününden bir daha içmeyeceğim.››我 告 訴 你 們 、 從 今 以 後 、 我 不 再 喝 這 葡 萄 汁 、 直 等 神 的 國 來 到
‹‹Size şunu söyleyeyim, Tanrının Egemenliği gelene dek, asmanın ürününden bir daha içmeyeceğim.››我 告訴 你 們 、 從今以 後 、 我 不 再 喝 這 葡萄汁 、 直 等 神 的 國來 到
‹‹Sonra ağaçlar asmaya, ‹Gel sen bizim kralımız ol› dediler.Azután a szõlõtõnek mondák a fák: Jer el te, uralkodjál rajtunk.
‹‹Sonra ağaçlar asmaya, ‹Gel sen bizim kralımız ol› dediler.Då sade träden till vinträdet: 'Kom du och bliv konung över oss.'
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod