Ana içeriğe geç
Sözlük

asma ile cümle

asma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
LeSportsac marka omuzdan asmalı çantasını gösterdi.حقيبة كتف ماروون لي سبورتساك.
LeSportsac marka omuzdan asmalı çantasını gösterdi.考えてみると これらのハンドバッグは あの工場で作られているもので
‹‹Levililere şöyle de: ‹En iyisini sunduğunuzda, geri kalanı harman ya da asma ürünü olarak size sayılacaktır.Het zal u worden toegerekend als kwam het van uw eigen dorsvloer en wijnpers.
‹‹Levililere şöyle de: ‹En iyisini sunduğunuzda, geri kalanı harman ya da asma ürünü olarak size sayılacaktır.이러므로 너는 그들에게 이르라 너희가 그 중에서 아름다운 것을 취하여 드리고 남은 것은 너희 레위인에게는 타작 마당의 소출과 포도즙 틀의 소출같이 되리니
‹‹Levililere şöyle de: ‹En iyisini sunduğunuzda, geri kalanı harman ya da asma ürünü olarak size sayılacaktır.ואמרת אלהם בהרימכם את חלבו ממנו ונחשב ללוים כתבואת גרן וכתבואת יקב׃
‹‹Levililere şöyle de: ‹En iyisini sunduğunuzda, geri kalanı harman ya da asma ürünü olarak size sayılacaktır.وتقول لهم. حين ترفعون دسمه منه يحسب للاويين كمحصول البيدر وكمحصول المعصرة.
‹‹Levililere şöyle de: ‹En iyisini sunduğunuzda, geri kalanı harman ya da asma ürünü olarak size sayılacaktır.所 以 你 要 對 利 未 人 說 、 你 們 從 其 中 將 至 好 的 舉 起 、 這 就 算 為 你 們 場 上 的 糧 、 又 如 酒 醡 的 酒
‹‹Levililere şöyle de: ‹En iyisini sunduğunuzda, geri kalanı harman ya da asma ürünü olarak size sayılacaktır.所以 你 要 對利未 人說 、 你 們從 其中 將至好 的 舉起 、 這就算為 你 們場 上 的 糧 、 又 如 酒醡 的 酒
Magdalene'nin kurucuları eski gazeteciler Devi Asmarani, Hera Diani ve Karima Anjani.Las fundadoras de la revistas son las experiodistas Devi Asmarani, Hera Diani y Karima Anjani.
Magdalene'nin kurucuları eski gazeteciler Devi Asmarani, Hera Diani ve Karima Anjani.Le fondatrici di Magdalene sono le ex giornaliste Devi Asmarani, Hera Diani e Karima Anjani.
Magdalene'nin kurucuları eski gazeteciler Devi Asmarani, Hera Diani ve Karima Anjani.Les fondatrices de Magdalene sont d'anciennes journalistes : Devi Asmarani, Hera Diani et Karima Anjani.
Magdalene'nin kurucuları eski gazeteciler Devi Asmarani, Hera Diani ve Karima Anjani.Спустя пять лет Magdalene продолжает публиковать истории, которые часто игнорируются основными СМИ.
Mısırdan bir asma çubuğu getirdin, Ulusları kovup onu diktin.(79:9) Из Египта перенес Ты виноградную лозу, выгнал народы и посадил ее;
Mısırdan bir asma çubuğu getirdin, Ulusları kovup onu diktin.(80:9) Tu avais arraché de l`Égypte une vigne; Tu as chassé des nations, et tu l`as plantée.
Mısırdan bir asma çubuğu getirdin, Ulusları kovup onu diktin.Bože Zástupov, navráť nás a daj svietiť svojej tvári, a budeme spasení!
Mısırdan bir asma çubuğu getirdin, Ulusları kovup onu diktin.Du hast einen Weinstock aus Ägypten geholt und hast vertrieben die Heiden und denselben gepflanzt.
Mısırdan bir asma çubuğu getirdin, Ulusları kovup onu diktin.Du rykked en Vinstok op i Ægypten, drev Folkeslag bort og plantede den;
Mısırdan bir asma çubuğu getirdin, Ulusları kovup onu diktin.Gud, hærskarenes Gud, reis oss op igjen, og la ditt åsyn lyse, så vi blir frelst!
Mısırdan bir asma çubuğu getirdin, Ulusları kovup onu diktin.Gud Sebaot, upprätta oss, och låt ditt ansikte lysa, så att vi varda frälsta.
Mısırdan bir asma çubuğu getirdin, Ulusları kovup onu diktin.Jumala Sebaot, saata meidät entisellemme, valista kasvosi, niin me autetuiksi tulemme.
Mısırdan bir asma çubuğu getirdin, Ulusları kovup onu diktin.주께서 한 포도나무를 애굽에서 가져다가 열방을 쫓아내시고 이를 심으셨나이다
Mısırdan bir asma çubuğu getirdin, Ulusları kovup onu diktin.O Boże zastępów; przywróć nas, a rozjaśnij nad nami oblicze twoje, a będziemy zbawieni.
Mısırdan bir asma çubuğu getirdin, Ulusları kovup onu diktin.Ó Bože zástupů, navrať nás, a dej, ať nám svítí oblíčej tvůj, a spaseni budeme.
Mısırdan bir asma çubuğu getirdin, Ulusları kovup onu diktin.Rialzaci, Dio degli eserciti, fà risplendere il tuo volto e noi saremo salvi
Mısırdan bir asma çubuğu getirdin, Ulusları kovup onu diktin.Seregek Istene, állíts helyre minket; világoltasd a te orczádat, hogy megszabaduljunk!
Mısırdan bir asma çubuğu getirdin, Ulusları kovup onu diktin.Trajiste una vid de Egipto; echaste a las naciones y la plantaste
Mısırdan bir asma çubuğu getirdin, Ulusları kovup onu diktin.Trouxeste do Egito uma videira; lançaste fora as nações, e a plantaste.
Mısırdan bir asma çubuğu getirdin, Ulusları kovup onu diktin.Trto si bil prestavil iz Egipta, pregnal si narode, da bi jo zasadil.
Mısırdan bir asma çubuğu getirdin, Ulusları kovup onu diktin.Tu ai adus o vie din Egipt, ai izgonit neamuri, şi ai sădit -o.
Mısırdan bir asma çubuğu getirdin, Ulusları kovup onu diktin.Từ Ê - díp-tô Chúa đã dời sang một cây nho ; Chúa đuổi các dân ra , rồi trồng cây ấy ;
Mısırdan bir asma çubuğu getirdin, Ulusları kovup onu diktin.Từ Ê-díp-tô Chúa đã dời sang một cây nho; Chúa đuổi các dân ra, rồi trồng cây ấy;
Mısırdan bir asma çubuğu getirdin, Ulusları kovup onu diktin.Αμπελον εξ Αιγυπτου μετεκομισας εξεδιωξας εθνη και εφυτευσας αυτην.
Mısırdan bir asma çubuğu getirdin, Ulusları kovup onu diktin.Пренесъл си лоза из Египет. И като си изгонил народите нея си насадил.
Mısırdan bir asma çubuğu getirdin, Ulusları kovup onu diktin.גפן ממצרים תסיע תגרש גוים ותטעה׃
Mısırdan bir asma çubuğu getirdin, Ulusları kovup onu diktin.كرمة من مصر نقلت. طردت امما وغرستها‎.
Mısırdan bir asma çubuğu getirdin, Ulusları kovup onu diktin.你 從 埃 及 挪 出 一 棵 葡 萄 樹 、 趕 出 外 邦 人 、 把 這 樹 栽 上
Mısırdan bir asma çubuğu getirdin, Ulusları kovup onu diktin.你 從 埃及 挪出 一 棵 葡萄樹 、 趕出 外邦人 、 把 這樹 栽上
Neden soruyorlar bunu? Adam asmaca mı oynuyoruz?¿Es un juego de adivinanzas?
Ne var ki Ammon Kralı, Yiftahın kendisine ilettiği bu sözlere kulak asmadı.Aber der König der Kinder Ammon erhörte die Rede Jephthahs nicht, die er zu ihm sandte.
Ne var ki Ammon Kralı, Yiftahın kendisine ilettiği bu sözlere kulak asmadı.Ale nepočul kráľ synov Ammonových na slová Jeftu, ktoré poslal k nemu.
Ne var ki Ammon Kralı, Yiftahın kendisine ilettiği bu sözlere kulak asmadı.Ale nie usłuchał król synów Ammonowych słów Jeftego, które wskazał do niego.
Ne var ki Ammon Kralı, Yiftahın kendisine ilettiği bu sözlere kulak asmadı.Ali kralj Amonovih sinov ni poslušal Jeftovih besed, ki mu jih je sporočil.
Ne var ki Ammon Kralı, Yiftahın kendisine ilettiği bu sözlere kulak asmadı.Contudo o rei dos amonitas não deu ouvidos � mensagem que Jefté lhe enviou.
Ne var ki Ammon Kralı, Yiftahın kendisine ilettiği bu sözlere kulak asmadı.De az Ammon fiainak királya nem hallgatott Jefte szavaira, a melyeket izent néki.
Ne var ki Ammon Kralı, Yiftahın kendisine ilettiği bu sözlere kulak asmadı.De koning van de Ammonieten reageerde niet op Jefta's boodschap.
Ne var ki Ammon Kralı, Yiftahın kendisine ilettiği bu sözlere kulak asmadı.Împăratul fiilor lui Amon n'a ascultat cuvintele pe cari a trimes Iefta să i le spună.
Ne var ki Ammon Kralı, Yiftahın kendisine ilettiği bu sözlere kulak asmadı.암몬 자손의 왕이 입다의 보내어 말한 것을 듣지 아니하였더라
Ne var ki Ammon Kralı, Yiftahın kendisine ilettiği bu sözlere kulak asmadı.Král pak Ammonitský neuposlechl slov Jefte, kteráž vzkázal jemu.
Ne var ki Ammon Kralı, Yiftahın kendisine ilettiği bu sözlere kulak asmadı.Le roi des fils d`Ammon n`écouta point les paroles que Jephthé lui fit dire.
Ne var ki Ammon Kralı, Yiftahın kendisine ilettiği bu sözlere kulak asmadı.Ma il re degli Ammoniti non ascoltò le parole che Iefte gli aveva mandato a dire
Ne var ki Ammon Kralı, Yiftahın kendisine ilettiği bu sözlere kulak asmadı.Men Ammoniternes Konge ænsede ikke Jeftas Ord, som hans Sendebud overbragte.
Ne var ki Ammon Kralı, Yiftahın kendisine ilettiği bu sözlere kulak asmadı.Men ammonittenes konge hørte ikke på de ord som Jeftas sendebud bar frem til ham.
Ne var ki Ammon Kralı, Yiftahın kendisine ilettiği bu sözlere kulak asmadı.Men Ammons barns konung hörde icke på vad Jefta lät säga honom genom sändebuden.
Ne var ki Ammon Kralı, Yiftahın kendisine ilettiği bu sözlere kulak asmadı.Mutta ammonilaisten kuningas ei ottanut kuuloonsa, mitä Jefta lähetti hänelle sanomaan.
Ne var ki Ammon Kralı, Yiftahın kendisine ilettiği bu sözlere kulak asmadı.Nhưng vua dân Am-môn không khứng nghe lời của Giép-thê sai nói cùng người .
Ne var ki Ammon Kralı, Yiftahın kendisine ilettiği bu sözlere kulak asmadı.Nhưng vua dân Am-môn không khứng nghe lời của Giép-thê sai nói cùng người.
Ne var ki Ammon Kralı, Yiftahın kendisine ilettiği bu sözlere kulak asmadı.Sin embargo, el rey de los hijos de Amón no hizo caso del mensaje que Jefté le envió
Ne var ki Ammon Kralı, Yiftahın kendisine ilettiği bu sözlere kulak asmadı.Tetapi raja Amon tidak menghiraukan pesan dari Yefta itu
Ne var ki Ammon Kralı, Yiftahın kendisine ilettiği bu sözlere kulak asmadı.Αλλα δεν εισηκουσεν ο βασιλευς των υιων Αμμων εις τους λογους του Ιεφθαε, τους οποιους εστειλε προς αυτον.
Ne var ki Ammon Kralı, Yiftahın kendisine ilettiği bu sözlere kulak asmadı.Но царь Аммонитский не послушал слов Иеффая, с которыми он посылал к нему.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod