Ana içeriğe geç
Sözlük

aslan ile cümle

aslan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Aslan IV, Samanyolu'nun en küçük ve en sönük uydu gökadalarından birisidir.Leo IV ist eine der kleinsten und lichtschwächsten Trabanten unserer Milchstraße.
Roma İmparatorluğu'nda arenalarda ayılar, aslanlar, kaplanlar, köpekler ve insanlarla dövüştürülmüşlerdir.Im antiken Rom ließ man in der Arena Hunde gegen Bären, Löwen und auch Gladiatoren kämpfen.
Kapak üzerinde aslan başı çörtenler bulunur.Es zeigt einen Löwen mit Widderkopf unter den Pranken.
Güneybatısındaki giriş kapısında iki aslan heykeli vardır.Vor dem Eingang stehen zwei Löwenskulpturen.
Derileri ve yağları sebebiyle Güney Amerika deniz aslanları geçtiğimiz yüzyıllarda topluca öldürülmüşlerdir.Aufgrund ihres Felles und ihres Fleisches wurden sie von den Menschen in Japan jahrhundertelang bejagt.
Sürümün takma ismi "dağ aslanı"dır.Sein Spitzname war „der Löwe vom Hohentwiel“.
Dönüşümün insan gövdesi ve aslan kafası vardır.Greife haben einen adlerartigen Kopf und den Körper eines Löwen.
Bir aslan görüyorum.Je vois un lion.
Aslan kükremesi duydunuz mu?Avez-vous entendu le lion rugir ?
Irak'ın son aslanı 1918'de katledilmişti.Le dernier lion d'Irak a été tué en 1918.
Eskiden İran'da aslanlar vardı.Auparavant, il y avait des lions en Iran.
Bir erkek aslan etrafta dolaşmaktadır.Lion : Un lion passant.
M96 Grubu (ayrıca Aslan I Grubu olarak da bilinir) Aslan takımyıldızında bulunan gökada kümesi.Le groupe de M96, aussi appelé groupe du Lion I, est un amas de galaxies dans la constellation du Lion.
Bu inanıştan hareketle bazen bir aslanla beraber çizildiği de olur.Elle est parfois accompagnée d'un lion,,.
Maskotu şen bir aslandır.Sa mascotte est un lion.
Aslanlar, ejderhalar ve boğalar bu hayvanlardan bazılarıdır.Lions, dragons et taureaux y sont représentés.
M96 Grubu, Aslan üçlüsü'ne fiziksel olarak yakındır.Le groupe de M96 est assez proche de ce groupe du Triplet.
Gölet Asya aslanı.Lion asiatique.
Saray girişindeki iki kapı aslanı özellikle ilginçtir.En particulier, les deux chapiteaux à l'entrée du chœur sont remarquables.
Bu kez aslanı meydana salarlar, aslanı da öldürür.Plus précisément, un lion va les tuer.
Bir şâh-ı alîşan iken şâh-ı cihâna kıydılar Gayretlü genç aslan iken şâh-ı cihâna kıydılar.Ils jetèrent alors leur dévolu sur un cousin du petit âne, et créèrent un élevage de mulets.
Bir dişi Asya aslanı (Panthera leo persica).Il existe peu de différence entre le lion d'Asie et le lion d'Afrique (Panthera leo leo).
"Havlar tazda" öksürük genelde fok veya deniz aslanının çıkarttığı seslere benzer.La toux « aboyante » est souvent décrite comme ressemblant au cri du pinnipède ou du lion de mer.
Afrika'ya gitti aslan avladı.Reconstitution d'une chasse aux lions en Afrique.
"Elektrikli aslan".Le « tueur au rouge à lèvres ».
Bu versiyona Leo Hollandicus yani Hollanda Aslanı denmektedir ve sadece Hollanda bölgesini içermektedir.Une représentation particulariste est celle du Leo Hollandicus, le Lion Hollandais.
Evine çağırırlar, gelir; ama tekrar aslanın yanına gider.Il accomplit sa mission et revient chez lui avec les vers à soie.
Aniden bir aslan çıkagelir, kızı koklar, fakat kıza dokunmaz.Alors un requin attaque la fille, mais son petit ami ne l'entend pas.
Bir aslandır ve sürekli olarak şapka takar.C'est un ours qui fait toujours des blagues et porte un chapeau.
Aslan başlı bir kuş görünümdedir.Il a l'apparence d'un lion blanc.
Avından dönüp yere çömelir, aslan gibi, dişi bir aslan gibi yatarsın.L'homme se lève de son lit et se dirige vers sa chambre tandis qu'elle lèche un bol de lait comme un chat.
Aslan, Türkiye'de idam cezası uygulanan son kişi oldu.Il est le dernier condamné à mort exécuté en Norvège.
Ek olarak aslanlar ve kaplanlar büyük parslara da saldırırlar.Il arrive aussi que des ours ou des tigres mâles tuent les jeunes tigres.
Beyaz Aslanlar’dan dünyada sadece 30 adet kaldı.En 1995, il y avait moins de dix lions blancs dans le monde.
1986'da Paris’te ressam Yüksel Aslan ile birlikte Fransızca Türk edebiyatı dergisi “Anka”yı kurdu ve yönetti.En 1986, il publie en français Anka, revue de la littérature turque.
Afrika'da Serengeti Millî Parkındaki aslanlar günde 20 saat uyur.Chaque samedi le carillonneur joue une sonate pendant 20 minutes.
Aslanlar ve piramitler yeni macera kaynaklarıdır.Les pins et le bouleau sont des essences pionnières.
Aslan hayvanların kralıdır.El león es el rey de los animales.
Aslanlar ve kaplanlar nerede?¿Dónde están los leones y los tigres?
Hangisi daha kuvvetlidir,bir kaplan mı yoksa bir aslan mı?¿Qué es más fuerte, un tigre o un león?
Joe ve ben dün bir aslan gördük.Juan y yo vimos un león ayer.
Bu bir aslandır.Este es un león.
Aslanlar geyiklerden çok daha güçlülerdir.Los leones son mucho más fuertes que los ciervos.
Aslanın hikâyesini dinlemeden avcının hikâyesine inanma.No te creas la historia del cazador sin haber oído la del león.
On yaşıma kadar hiç aslan görmemiştim.No vi un león hasta los diez años.
Batı Avrupa'da aslanların soyu tükenmiştir.En Europa Occidental se extinguen los leones.
Bu versiyona Leo Hollandicus yani Hollanda Aslanı denmektedir ve sadece Hollanda bölgesini içermektedir.Se le llamó Leo Hollandicus, el león holandés, y mostraba solo la provincia de Holanda.
Yahuda Aslanı tekrar ayağa kalkmıştır.El estandarte del León de Judá fue resucitado.
Aslanpençesi (Lat.Sobre los edificios (lat.
IMDb'de Aslan Kral II: Simba'nın OnuruEl rey león El rey león II: El tesoro de Simba
Bununla birlikte gözlemciler aslan ve diğer tehlikeli yırtıcılarla dolu bir alan buldular.Sin embargo, los observadores encontraron una tierra peligrosa llena de leones y otras criaturas.
Pazuzu genellikle bir erkeğin vücudu ve bir köpek veya aslan'ın kafasıyla tasvir edilmiştir.Pazuzu es descrito como una figura con cuerpo de un humano, la cabeza de un león o un águila.
Ama ister leopar, aslan, çakal veya kuzu olalım kendimizi bu toprağın özü saymaya devam edeceğiz".Pero los leopardos, chacales y ovejas seguiremos considerándonos como la sal de la tierra."
Aslan Asker Şvayk Bertolt Brecht'e esin kaynağı olarak II. Dünya Savaşı'ndaki maceralarını yazdırdı.El buen soldado Švejk inspiró a Bertolt Brecht una continuación de sus aventuras en la Segunda Guerra Mundial.
1687 yılında Yunanistan'dan alınan iki aslan yanına eklendi.Dos leones traídos de Grecia fueron añadidos en 1687 a ambos lados de la puerta.
Genelde avlanan kadın aslan grupları, çoğunlukla büyük toynaklıları hedef alır.Los grupos de leonas suelen cazar juntos, atacando principalmente a grandes ungulados.
Lejyonun arması bir ihtimale göre aslandır.El símbolo de esta legión probablemente era el león.
"Şimdi kral Aslan".«El Rey León».
Kabkaba: Aslandır.Drooper: Es un león.
Bölgede aslanlar en son 1940'lı yıllarda görülmüştür.Aquí vivieron los últimos leones del Sahara, vistos por última vez en los años cuarenta.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod